{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2024/2623 <br>KARAR NO:2025/439<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:11/11/2024<br>NUMARASI:2024/307 Esas - 2024/747 Karar<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:06/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/11/2016 tarihinde sürücü dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ... istikametinden ... köyü istikametine seyri sırasında ... sayılı evin önüne geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda karşı istikametten gelen... plakalı araçla çarpışarak... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının ağır yaralandığını ve Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinden alınan rapora göre %17 oranında malul kaldığını, müvekkilinin maluliyetinin bu orandan çok daha yüksek olduğunu, kazada müvekkilinin yolcu olduğu ve ZMMS poliçesi bulunmayan ... plakalı karşı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25,00 TL geçici iş göremezlik, 25 TL geçici bakıcı giderleri ve 50,00 TL sürekli maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın  (belirsiz alacak davası olarak) davalı ...na başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 11/11/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin  sorumluluğunun 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin kazada ZMMS sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının dava öncesi yapmış olduğu başvuru neticesinde alınan aktüerya raporu dahilinde ve imzalanan ibraname ile 04/07/2017 tarihinde 84.839,00 TL tazminat ödemesi yapılarak sorumluluklarının yerine getirildiğini, kazanın 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelmiş olması nedeni ile hesaplamaların yeni genel şartlarda belirtilen şekilde yapılması gerektiğini, maluliyetinin  ATK tarafından düzenlenecek maluliyet raporu ile tespitinin gerektiğini, davayı kabul manasına gelmemek kaydıyla davacı adına talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı giderlerinin tedavi giderleri olarak kendilerinden talep edilemeyeceğini ve 6111 sayılı Kanun gereği ...'nın sorumluluğunda olduğunu, davacının sigortasız araçta yolcu konumunda olması nedeni ile hatır taşıması indiriminin uygulanması ve içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün alkollü olduğunun bilinerek araçta seyir halinde olması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulüne, 04.07.2017 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 230.276,00 TL (Sürekli maluliyet tazminatı 225.161,00.-TL + geçici bakıcı giderleri 5.115,00 TL) maddi tazminatın (poliçe limitleri dahilinde) davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  müvekkili kurum ... tarafından davacı ...'e dava konusu kaza dolayısıyla ibraname mukabilinde ödeme yapılarak  herhangi bir sorumluluğu kalmamış olması nedenleriyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınarak bakılması gerektiğini, ... tarafından yapılan ödemenin yeterli olduğunu, Karayolları Trafik Kanununun 111. maddesine göre davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,aktüer tarafından tespit edilen işbu 84.839,00 TL tazminat tutarının başvurana ödenmiş olduğunu, yapılan ödeme mukabilinde müvekkili şirketin başvuru sahiplerince ibra edildiğini,davacı ...'in trafik kazasından kaynaklı daimi maluliyet oranlarının net bir şekilde tespit edilemediğini, maluliyet oranlarının  tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden yeniden rapor tanzim edilmesi gerektiğini,  dosya kapsamında maluliyet oranları arasında açık çelişki bulunduğunu ve mahkeme tarafından maluliyet oranları arasında çelişki giderilmeksizin hüküm kurulduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı ihtiyacı talepleri ...'nın sorumluluğunda olduğunu, ...'nın sorumluluğunun söz konusu olmadığını, Adli Tıp Kurumu rapor ücretinin ve kusur raporu keşif ücretinin de ... teminatında olmadığını, ...'nın bu taleplerden dolayı sorumluluğu bulunmadığını, hesaplanacak tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili kurum yönünden davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin  04/04/2024 tarih, 2021/1864 Esas - 2024/561 Karar sayılı kararı ile \"...  Davacı hakkında ATK 2. İhtisas Dairesinin 30/09/2019 tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen rapordaki sürekli maluliyet oranı %23, iyileşme süresi 9 ay  ve  iyileşme süresinin ilk 3 ayında geçici bakıcı ihtiyacının bulunduğu yönündeki belirleme doğrultusunda  aktüer bilirkişiden;  Davadan önce ödeme yapılması, ibraname düzenlenmiş olması ve KTK'nın 111. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre de açılmış olması nedeniyle ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi amacı ile ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi;Ödeme yetersiz ise  hükme esas alınan aktüerya  rapor tarihi itibariyle  davalının davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih (hükme esas alınan rapor hesaplama tarihi) arasında işleyen yasal faiz hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi, hesaplamada sürekli iş göremezlik yönünden sakatlık limiti,  geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri için  tedavi gideri limitinin esas alınması sonucuna göre usulü kazanılmış haklar da gözetilerek  karar verilmesi  olmalıdır...\" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Davalı vekilinin maluliyet, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri,hesaplama yöntemi, hatır taşıması ve faiz başlangıç tarihine  ilişkin istinaf taleplerinin  Dairemiz ilk kararında gerekçeli olarak değerlendirilmiş olup isabetsizlik de bulunmadığından yeniden değerlendirme konusu yapılmamıştır.İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı davalı tarafından verilen istinaf dilekçesinde, ... tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi ödeme araştırılması, Adli Tıp ücreti, kusur raporu keşif ücretinin ... teminatında olmadığına ilişkin ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talebi bulunmadığından  davacı taraf lehine bu hususlarda usuli kazanılmış hak oluşmuştur.İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Davacı, dava açmadan önce davalıya başvurmuş olup davalı tarafından davacıya  30/03/2017 tarihli ibraname uyarınca 04/07/2017 tarihinde 84.839,00 TL ödeme yapılmıştır. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama davacı için 110.235,68  TL maluliyet tazminatı hesaplanmış olup bu halde ödemenin yetersiz olduğu tespit edildiğinden KTK'nın 111.maddesi gereğince  ibranamenin iptali şartları somut olayda gerçekleşmemiştir.Davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacının sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için davadan önce yapılan ödeme hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi gerektiğinden hükme esas alınan  aktüerya bilirkişi raporunda davadan önce yapılan ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 15.730,15 TL harçtan peşin alınan 3.932,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.797,62‬ TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.06/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4709253fe2308ccd","SID":"c4b6ddaf7821a1df"}}