{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2025/210  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/245                 \t\t\t\t\t\t\t\t   (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t               (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi <br>\t\t\t\tHMK 353/1-a-6)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/388 Esas-2024/802 Karar<br><br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tYenimahalle/ ANKARA<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 11/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/03/2025<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketler tarafından kurulan ... - ... adi ortaklığı tarafından 12/01/2007 tarihinde \"Ankara - Konya Demiryolu Alt Yapı İşleri Sözleşmesi\" imzalandığını ve davacı şirketler tarafından yüklenilen işin tamamlanarak kesin kabulünün yapılması sonrasında davacı şirketler tarafından kurulan yeni bir iş ortaklığı ile TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü arasında bu kez 03/03/2008 tarihinde \"Eskişehir Gar Geçişi alt yapı işleri inşaat sözleşmesi\" imzalandığını ve davacı şirketler tarafından bu projenin de yapım işinin üstlenildiğini, davacı şirketler tarafından yapımı üstlenilen Eskişehir projesinin geçici kabulünün yapılması akabinde Ankara - Konya projesinin kesin hak edişinin düzenlenmiş olmasına ve 25/05/2008 tarihli tasfiye tutanağının oluşturularak davacı şirketler tarafından yatırılan teminatın davalı idare tarafından iade edilmiş olmasına karşın davalı tarafça gönderilen 17/10/2016 tarihli yazı ile teşekküllerince ödenmek zorunda kalınacak dava dilekçesinde her biri tek tek belirtilen toplam 1.925.000,00 TL'lik kısım için mevcut hak ediş ve nakit teminatları üzerine bloke konulduğunun bildirildiğini, yine 16/11/2016 tarihli yazı ile davacı şirketlerin teminatından 262.185,42 TL kesinti yapıldığının bildirildiğini, bunun üzerine davacı ... tarafından davalıya 30/12/2017 tarihli yazı ile başvurularak toplam 2.187.185,41 TL'nin haksız ve hukuka uyarlı olmayan gerekçelerle el konulduğu, ayrıca şirketin bloke hesabından bir kusur tespiti yapılmadan doğrudan firmanın sorumlu olduğu peşinen kabul edilerek firmanın bloke alacağından mahsup yapılmış olduğu belirtilmek suretiyle bu bedellerin müvekkillerine ödenmesinin talep olunduğunu, 27/01/2017 tarihli cevabi yazı ile hak edişe konulan 22.000,00 TL'lik blokenin kaldırıldığını, ancak bunun dışındaki blokelerin kaldırılmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, Ankara - Konya demiryolu alt yapı işlerinin tüm yükümlülüklerinin yerine getirilip idare tarafından da gerekli araştırmalar yapılarak işin eksiksiz ve gereği gibi yerine getirildiğinin tespit edildiğini, sonrasında da kesin kabul ve kesin hak ediş düzenlenerek yatırılan teminatın hiç bir kesinti yapılmaksızın iade edildiğini, kurulan iş ortaklığının da tasfiye edilerek vergi levhasından kaydının sildirildiğini, sonrasında davacı şirketlerin tekrar bir araya gelerek Eskişehir Gar geçişi alt yapı inşaatını yüklenmek üzere ikinci farklı bir vergi numarası ile yeni bir iş ortaklığı kurduğunu, kurulan ikinci iş ortaklığınca inşaatın tamamlanması üzerine idarece 30/09/2014 tarihinde geçici kabulün yapıldığını, kesintiye gerekçe olarak gösterilen davalara konu uyuşmazlıkların tümünün, birinci iş ortaklığınca yapımı üstlenilen ve eksiksiz ifa olunarak 15/08/2008 tarihinde kesin kabulü yapılan Ankara - Konya demiryolu alt yapı işlerine ilişkin olduğunu, davacı şirketlerin hak edişinden yapılan kesintilerin bu sebeple haksız olduğunu, blokenin de yerinde olmadığını belirterek şimdilik 50.000,00 TL'nin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davacılar vekili 19/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 2.187.185,42 TL'ye yükselterek harcını ikmal etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görev itirazında bulunduklarını, dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, iş ortaklığının çalışma yaptığı güzergah üzerindeki taşınmazlardan ... parsel sayılı taşınmazın yüklenici tarafından hafriyat döküm alanı olarak kullanılması sonucu kullanılamaz hale getirildiğinden bahisle açılan kamulaştırmasız el atma davası sonucu TCDD yönünden davanın kısmen kabulü ile taşınmazın TCDD adına tesciline ve kamulaştırmasız el atma tazminatı, ürün bedeli, nispi vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacıya ödenmesine karar verildiğini, taşınmaz maliki tarafından icra takibine geçildiğini, temyiz incelemesi sonucunda dosyaya ödeme yapılmak zorunda kalındığını, ... parselde kayıtlı taşınmaza yüklenici tarafından kum, taş ve toprak dökmek, üst kısmına yol açmak suretiyle taşınmazın kullanılamaz hale geldiği iddiası ile açılan tazminat davası sonucu verilen karar kapsamında karşı tarafa ödeme yapılmak zorunda kalındığını, yine Yunak Asliye Hukuk Mahkemesinde yüklenicinin sözleşme kapsamını aşan kusurlu eylemi sonucunda üçüncü kişinin taşınmazına verilen zarar nedeniyle açılan dava sonucu verilen karar kapsamında icra dosyasına ödeme yapılmak zorunda kalındığını, yine davalar nedeniyle ödemeler yapıldığını, henüz sonuçlanmayan davaların sonuçlanması halinde teşekküllerince davacılara ödeme yapılacak olup bu meblağların sözleşmeden kaynaklanan sorumluluk nedeniyle yükleniciye rücu edileceğini, eser sözleşmesi gereği üçüncü şahıslara verilecek her türlü zarar ve ziyandan yüklenici firmaların sorumlu olduğunu, karşılıklı para borcu söz konusu olduğundan takas mahsup definde bulunduklarını belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2024 tarihli ve 2024/388 Esas ve 2024/802 Karar sayılı kararında özetle; Dava; eser sözleşmesine dayalı hakedişlerden haksız kesinti yapıldığı iddiası ile kesinti yapılan, bloke konulan bedelin iadesi isteğine ilişkindir.<br> Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesince 24/05/2018 tarih, 2018/236 sayılı kararla taraflar tacir olup uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu, görevli mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karar 27/02/2019 tarihinde kesinleşmiş, yasal süresinde sunulan 01/03/2019 tarihli dilekçe ile gönderme talebinde bulunulmakla dosya tevzi müdürlüğünce mahkememizin 2019/148 esasına tevzi edilerek yargılama mahkememizce sürdürülmüştür.<br>Mahkememizin 2019/148 esasına kayıtla yapılan yargılamada; davanın alacak miktarı için kabulü ile 2.187.185,42 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacı tarafça davalıya 30/12/2016 tarihli gönderilen yazının içeriği itibariyle  temerrüde düşürücü nitelikte olmadığı anlaşılmakla alacağın 50.000,00 TL'sine dava, geri kalan 2.137.185,42 TL'sine ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine ilişkin 23/02/2022 tarih, 2022/99 sayılı karara verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 14/05/2024 tarih, 2022/659 esas, 2024/523 sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin hususları incelenmeksizin ayrı ayrı kabulüne, mahkememiz kararının HMK'nun 353/1-a-6.maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın daire kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 14/05/2024 tarih,. 2022/659 esas, 2024/523 sayılı kararında;Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının bu sebeple  esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra esas yönünden sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" karar verilmiştir. <br>Kaldırma kararında belirtilen dava dosyaları ilgili mahkemelerden UYAP üzerinden yeniden celp edilmiş, dosyanın kaldırma kararı öncesi rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi ile kaldırma kararı doğrultusunda rapor alınmış, bilirkişi heyeti 13/09/2024 tarihli raporlarında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, takas-mahsup talebine esas alınabilecek tutarlar dosya bazlı tablo halinde belirtilmiş, BAM kararı gereğince yapılan hesaplamalar sonucunda öncelikle dosya arasında ödemeye ilişkin bir bilgi bulunmadığı için davalının Diyarbakır 1. İş Mahkemesi'nin 2007/326 esas sayılı ilamı uyarınca alacaklısına ödeme yapmış ise buna ilişkin bilgi ve belgeleri dosyaya sunması halinde bu dosya yönünden de değerlendirme ve hesaplama yapılabileceğini, bu dosya dışındaki diğer dosyalar yönünden yapılan hesaplama sonucunda davacıların hakedişleri toplamı olan 2.187.185,42TL'den BAM kararı gereğince davalı alacaklının takas mahsubu sonucunda, Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/10 esas sayılı ilamı uyarınca takas-mahsup talebine esas alınabilecek tutar belirtilmiş, taşınmazın TCDD adına olan tapusunun iptali ile davacı şirket adına tescili gerekeceğine işaret edilmiş, Yunak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/34 esas sayılı ilamı uyarınca takas-mahsup talebine esas alınabilecek tutar belirtilmiş, taşınmazın TCDD adına olan tapusunun iptali ile davacı şirket adına tescili gerekeceğine işaret edilmiş, yine Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/470 esas sayılı ilamı uyarınca takas-mahsup talebine esas alınabilecek tutar belirtilmiş, taşınmazın TCDD adına olan tapusunun iptali ile davacı şirket adına tescili gerekeceğine işaret edilmiş, bu üç dosya kapsamında toplam tutar 1.860.854,49‬TL olup davacıların hakedişi toplamı olan 2.187.185,42TL'den mahsubu sonucu talep edilebilecek tutarın 326.330,93TL olacağı belirtilmiştir. <br>Davalı vekili bilirkişi raporunda Ankara 7. İş Mahkemesi'nin 2016/380 esas sayılı dosyada dava tarihinden önceki tarihli ödeme olmadığı belirtilmiş ise de, bu dosyanın Ankara 7. İş Mahkemesi'nin 2010/1102 esas, 2010/601 karar sayılı ilamının bozulması nedeniyle aldığı esas olup, bu ilama dayalı olarak Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2345 sayılı dosyasına 10/02/2015 tarihinde yapılan 9.058,97TL'nin davalı şirketin blokeli hesabından kesilerek icra dairesine ödendiği bildirilmiş, yine Diyarbakır 1. İş Mahkemesi'nin 2007/326 esas sayılı dosya için Diyarbakır 5. İcra Dairesi'nin 2009/2704 esas sayılı icra dosyasına 12.021,17TL ve Diyarbakır 2. İş Mahkemesi'nin 2007/305 esas sayılı dosya için Diyarbakır 5. İcra Dairesi'nin 2009/2705 esas sayılı icra dosyasına 10.392,28TL ödeme yapıldığı belirtilmiş, icra dosyalarına ödeme belgesi girilmediğinden belgelerin ilgili icra müdürlüğünden celbi talebinde bulunulmuştur.<br>Diyarbakır 5. İcra Dairesi'nin 2009/2704-2705 sayılı dosyalarda yapılan ödemelere/tahsilatlara ilişkin belge örneklerinin gönderilmesi için ilgili icra müdürlüğüne yazı yazılmış, verilen cevapta müdürlükleri UYAP sorgulamalarında 04/10/2010 tarihi itibariyle dosyanın takipsizlik nedeniyle kapalı olduğunun görüldüğü, dosyanın 10 yıllık zaman aşımına uğradığı ve imha edildiğinin tespit edildiği, müdürlük dosyasından istenilen evrakın gönderilemediği bildirilmiştir. <br>Dosya kapsamından; davacı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık ile davalı idare arasında 12/01/2007 tarihli Ankara - Konya Demiryolu, Ankara - Konya I kesimi alt yapı işleri sözleşmesi düzenlendiği, yine taraflar arasında 03/03/2008 tarihli Eskişehir Gar geçişi alt yapı işleri yapım işine ait sözleşme imzalandığı, Konya işine ait sözleşmenin sonlandırıldığı ve bu sözleşme kapsamında yükleniciden alınan teminat mektuplarının davacılara iade edildiği, ayrıca davacı yüklenicilerin Eskişehir işine ilişkin sözleşme tahtında idareye verdikleri teminatların iade edilmediği, dava dilekçesinde bahsedilen davalı idarenin uhdesinde davacının teminat ve hakedişlerinden toplam 1.925.000,00 TL'lik kesinti yapıldığı ve uhdesinde olduğu, ayrıca 262.185,42 TL kesildiği, toplam kesinti tutarının 2.187.185,42TL olduğu, kesintiye konu dosyaların Yunak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/34 esas sayılı ilamı uyarınca, Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/405 esas sayılı ilamı uyarınca, Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/10 esas sayılı ilamı uyarınca, Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/470 esas sayılı ilamı uyarınca ödenen miktar, Eskişehir 2. İdare Mahkemesinin 2013/465 esas sayılı dosyasına konu, Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2007/326 esas sayılı dosyasına konu, Diyarbakır 2. İş Mahkemesinin 2017/305 esas sayılı dosyasına konu, Ankara 7. İş Mahkemesinin 2016/380 esas sayılı dosyasına konu, Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2016/245 esas sayılı dosyasına konu miktarlar olduğu, davacıların hakediş toplamının 2.187.185,42TL olduğu hususları sabittir.<br>Mahkemece yapılan inceleme, kaldırma kararı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; kaldırma kararı kapsamında takas ve mahsubun değerlendirilmesi gerekmiş olup, takas mahsuba konu olan dosyaların bilirkişi raporunda tablo olarak belirtildiği, bunlardan Eskişehir 2. İş Mahkemesi'nin 2016/245 esas sayılı, Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/405 esas sayılı  dosyalarda davadan önce yapılmış bir ödeme olmadığı, bu kapsamda takas mahsuba konu edilemeyeceği, <br>Diyarbakır 2. İş Mahkemesi'nin 2017/305 esas sayılı dosyasına ilişkin karar örneğinin davalı vekilinin 27/09/2024 tarihli rapora itirazlarını içerir dilekçe ekinde sunulduğu, taraflarla ilgili olduğu görülmüş, Diyarbakır 1. İş Mahkemesi ve Diyarbakır 2. İş Mahkemesi dosyalarında ödemelere ilişkin evrakın celbi için ilgili icra müdürlüğüne yazı yazılmış, ancak imha nedeniyle belgelerin gönderilemediği bildirilmiş, ödemenin davalı tarafça yapıldığı, belgelendirilememiş, bu sebeple bu dosyalar için yapılan ödeme takas mahsupta gözetilememiş, Ankara 7. İş Mahkemesi'nin 2016/380 esas sayılı dosyasında, raporda davadan önce yapılmış ödeme olmadığı bildirilmiş ise de, davalı beyan dilekçesi ekinde sunulan karar örneğinin incelenmesinde dava tarihi belirtilmiş ve bozma sonrası verilen karara ilişkin olduğu, bu haliyle dava tarihinden önce olduğu anlaşılmış, ancak ödeme belgesi olarak sunulan belgede firmanın bloke hesabından kesilerek ödendiği belirtilmiş, bu haliyle davalı tarafça kendi hesabından yapılan bir ödeme olmadığı anlaşılmakla takas mahsup da gözetilememiş, <br>Eskişehir 2. İdare Mahkemesi'nin 2013/465 esas sayılı ilamında kararın davacı ve davalı lehine verildiği, yapılmış bir ödeme olmadığı, bu kapsamda takas ve mahsuba da konu edilemeyeceği, <br>Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/10 esas sayılı, Yunak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/34 esas sayılı ve Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/470 esas sayılı ilamlarında ödemelerin dava tarihinden önce olduğu, mahkemece kamulaştırmaya konu olan dosyalarda tescil kararı verilip bedel ödendiği, ödenen bedelin rücu halinde takas mahsuba konu edilmesi halinde taşınmazın da davacılar adına tescil edilmesi gerektiği, ancak işbu dava alacak davası olup, şarta bağlı takas mahsuba konu edilemeyeceği, ayrı açılacak bedelin iadesi koşuluyla tapu iptal ve tescil davasına konu edilebileceği anlaşılmakla bu davalar kapsamında ödenen tutarlarında indirime tabi tutulamayacağı anlaşılmakla davacıların hakediş bedeli olan 2.187.185,42TL üzerinden davanın kabulüne, 30/12/2016 tarihli gönderilen yazının temerrüde düşürücü nitelikte olmadığı kanaatine varılmakla alacağın 50.000,00TL'sine dava tarihinden, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine ve bu şekilde davanın kabulüne dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili tarafından verilen 24/01/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Eldeki davanın, davacı iş ortaklığının müvekkili idare ile 03.03.2008 tarihinde imzaladığı  \"Eskişehir Gar Geçişi Altyapı İnşaat İşleri Sözleşmesi\" kapsamında 2.187.185,42 TL alacaklarının haksız nedenle blokede tutulduğu iddiasıyla açıldığını, yerel mahkemenin, 2019/148 E.  23.02.2022  tarih ve 2022/99 K. sayılı ilam ile davanın kabulüne karar verildiğini, bu karara karşı taraflarınca istinaf yoluna başvurulduğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2022/659 E. 2024/523 K. sayılı ilam ile istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiğini, kaldırma kararı ile birlikte Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2024/388 E. sayılı dosyasına kayden yargılamaya devam olunduğunu, dosyaya sunulan 13.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda kesintiye esas mahkeme kararlarının tek tek değerlendirildiğini ve takas mahsup kapsamında \"davacı tarafın huzurdaki bu dava ile talep edebileceği alacak tutarının 2.187.185,42 - 1.860.854,49 = 326.330,93 TL olduğu, yine BAM kararı gereği Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/10 E., Yunak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/34 E. ve Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/470 E. sayılı kararlarında TCDD adına tapu tesciline karar verilen taşınmazların tapularının davacılar adına tescili gerekeceği \" görüşünün bildirildiğini, yerel mahkemenin kaldırma kararına apaçık aykırı bir gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2022/659 E. 2024/523 K. sayılı ilamı verilen kaldırma kararında tescile konu taşınmazlar yönünden yapılan ödemelerin de yüklenicinden rücuen tahsil edilebileceği hususuna değinildiğini, yerel mahkemenin, kaldırma kararına karşı deyim yerinde ise direnmek suretiyle ilk kararını yinelediğini, takas mahsup defilerinin bir kez daha hukuka aykırı gerekçelerle reddedildiğini, yine mahkemece tescil hükmü içeren ilamlar dışında kesintilere konu olan Ankara 7. İş Mahkemesinin 2016/380 Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2015/2345 Esas sayılı doyasına 10/02/2015 tarihinde yapılan 9.058,97 TL ödeme dekontunu ve yine Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2007/326 Esas sayılı dosyası için Diyarbakır 5. İcra Dairesinin 2009/2704 Esas sayılı icra dosyasına yapılan 12.021,17 TL'nin ve Diyarbakır 2. İş Mahkemesinin 2007/305 Esas sayılı dosyası için Diyarbakır 5. İcra Dairesinin 2009/2705 Esas sayılı icra dosyasına yapılan 10.392,28 TL'lik ödemelerin yapıldığına ilişkin yazışmaları dikkate almayarak hüküm kurduğunu ve yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacılar vekili tarafından verilen istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; Olayların gelişimine ilişkin dava dilekçesi ile aşamalardaki beyanlarını aynen tekrar ettiklerini, davalı tarafından, müvekkili şirketler tarafından oluşturulan adi ortaklığın hakedişinden yapılan kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,  sözleşmenin \"kamulaştırma\" başlıklı 33/2. Maddesi uyarınca yapılacak kamulaştırma işlemlerinin davalı idarenin sorumluluğunda olduğunu, bu sebeple davalının sözleşme hükümlerini yok sayarak kamulaştırma bedellerini ödeme yükümlülüğü açıkça kendisine ait olmasına rağmen müvekkili şirketlerin hakediş ve teminatlarından peşinen bloke etmesinin hukuken kabul edilebilir nitelikte olmadığını, önceki tüm beyan ve itirazlarını aynen tekrar ettiklerini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasındaki 12/01/2007 tarihli  \"Ankara - Konya Demiryolu Altyapı İşleri Sözleşmesi\" ile 03/03/2008 tarihli  \"Eskişehir Gar Geçişi Altyapı İnşaat İşleri Sözleşmesi\"nden kaynaklanmakta olup, davacı ortaklık yüklenici, davalı kurum ise iş sahibi durumundadır. <br>Davacı yüklenici ortaklık vekili eldeki dava dilekçesinde, davalı iş sahibince müvekkiline gönderilen 17/10/2016 tarihli yazı ile taraflar arasındaki 03/03/2008 tarihli sözleşme kapsamında müvekkilinin hak etmiş olduğu hakediş alacakları üzerine toplam 1.925.000,00 TL'lik bloke konulduğunu ve yine teminatlarından da 262.185,42 TL kesinti yapıldığını, haksız olarak yapılan bu kesintilerin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, zira taraflar arasındaki ilk iş olan 12/01/2007 tarihli sözleşmenin işin kesin kabulünün yapılmış olması ve işin tasfiye edilmiş olması sebebi ile tamamlandığını, 03/03/2008 tarihli sözleşmenin ayrı bir sözleşme olduğunu, bu sözleşme için davacı şirketler arasında yeni bir ortaklık ilişkisi kurulduğunu ve vergi numarası alındığını, kesintiye gerekçe olarak gösterilen hususların taraflar arasındaki tasfiyesi ve kesin kabulü tamamlanan Ankara - Konya Demiryolu Altyapı Sözleşmesinden kaynaklandığını, bu işten kaynaklı olarak davalı idarece yapılan ödemelerin ikinci işe ait hak edişlerinden kesilemeyeceğini, yapılan kesintilerin iadesi istenilmesine rağmen davalı iş sahibi tarafından bu taleplerinin 22.000,00 TL'lik miktar yönünden kabul edilerek bu miktar yönünden kaldırıldığını, kalan kısım yönünden hak edişlerine konulan blokenin kaldırılmadığını belirterek ıslah ile birlikte toplam 2.187.185,42 TL'lik alacakları üzerine konula blokenin kaldırılarak bu miktar alacağın kesinti yapılan tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece davanın kabulüne dair olarak verilen 23/02/2022 tarihli 2022/659 Esas 2024/523 Karar sayılı  kararın, taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 14/05/2024 tarihli 2022/659 Esas 2024/523 Karar sayılı kararı ile; somut uyuşmazlıkta davalı yanın süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesi ile davacı yüklenici ortaklık tarafından her iki sözleşme kapsamında yapılan çalışmalar sırasında üçüncü kişilerin taşınmazlarına verilen zararların ve yine davacı ortaklığın çalıştırdığı işçilerin açmış oldukları işçilik alacaklarına ilişkin davaların yapılan yargılamaları sonucunda, müvekkili tarafından dava dışı kişilere zararları karşılığında ödemeler yapıldığını ve yargılama giderlerinin de ödenmek zorunda kalındığını, bu kapsamda sonuçlanan ve ödemesi yapılan davalar olduğu gibi henüz derdest bulunan davaların da bulunduğunu ve bu davalar sonucunda yapılabilecek ödemeler nedeniyle de müvekkilinin davacı ortaklığa rücu edebileceğini, taraflar arasındaki eser sözleşmeleri kapsamında üçüncü şahıslara verilen zararlardan ve davacı yüklenici ortaklığın çalıştırdığı işçilerin işçilik alacaklarından davacının sorumlu olduğunu ve davacının sorumlu olduğu bu ödemeler nedeniyle müvekkili davalı idare tarafından yapılan ödemelerden kaynaklı olarak müvekkilinin davacı ortaklıktan alacağı bulunduğunu ve bu nedenle karşılıklı para borcu söz konusu olduğundan takas mahsup definde bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup mahkemece bu talebin aynı sözleşme ilişkisinden doğmamış olması sebebi ile takas edilemeyeceğinin kabulü ile takas definin reddine karar verilmiş olmasının TBK'nın 139. Maddesinde düzenlenen takas kurumunun düzenlemelerine aykırı düştüğü, bu sebeple davalı tarafından yapılan takas defi kapsamında  davalı idarenin ödemiş olduğu yine taraflar arasındaki eser sözleşmeleri kapsamında davacı yüklenici ortaklığın sorumlu olduğu tüm ödemelerin tespit edilerek bu ödemelerin takasa konu edilebilecekleri gözetilerek davanın esas yönünden sonuçlandırılması gerektiği, <br>Yine taraflar arasındaki sözleşme ile bu sözleşmenin eki olan YİGŞ ve İdari Şartname hükümleri de değerlendirilerek üçüncü kişilere verilen zararlardan davacı yüklenici ortaklığın sorumlu tutulmuş olması sebebiyle bu düzenlemelerin HMK'nın 193. Maddesi kapsamında \"delil sözleşmesi\" niteliğinde olduğundan ve resen gözetilmesi gerekeceğinden sözleşme ve şartname hükümleri de değerlendirilerek uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi ve üçüncü kişilere bu kapsamda davalı idare tarafından yapılan tüm ödemelerden davacı ortaklık sorumlu olacağından mahkemece yapılacak işin, iş sahibi olan davalı idare tarafından, yüklenici ortaklığın kusuru nedeniyle mahkeme kararı ile kamulaştırmasız elatma nedeniyle zorunlu olarak tescil kararı verilip bedel ödenildiğinin anlaşılması halinde birlikte ifa kuralı gereğince davalı tarafın ödemiş olduğu bedelin davacılardan rücuen tahsili gerektiği gözetilerek taraflar arasındaki alacak ve borçluluk durumlarının buna göre tespiti ile bu davalarda davalı idare adına tapuya tesciline karar verilen taşınmazlara ait tapu kayıtlarının da iptali ve yüklenici ortaklık adına tapuya tesciline karar verilmesinden ibaret olduğu belirtilerek (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin 2018/4443 Esas 2019/438 Karar sayılı ilamı) bu sebeplerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve mahkeme kararının, 6100 sayılı  HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Dairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemece dava dosyası yeni bir esasa kaydedilerek son raporu düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesi istenilmiş ve bilirkişi kurulunun 13/09/2024 tarihli ek raporu alındıktan sonra bu raporda yapılan belirlemeler dikkate alınmaksızın kaldırma kararı kapsamında davalı yanın takas ve mahsup talebinin değerlendirilmesi gerektiği ancak bir kısım dosyalarda davadan önce yapılmış bir ödeme olmadığı için bu kapsamda takas mahsuba konu edilemeyeceği, diğer bir kısım dosyalar yönünden ise  davalı yanın  bu dosyalara ödeme yaptığını ispatlayamadığı, Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/10 Esas sayılı  ve 2009/470 Esas sayılı dosyaları ile Yunak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/34 Esas sayılı dosyaları yönünden ödemelerin dava tarihinden önce olmasına rağmen mahkemece kamulaştırmaya konu olan dosyalarda tescil kararı verilip bedel ödendiği, ödenen bedelin rücu halinde takas mahsuba konu edilmesi halinde davaya konu taşınmazın da davacılar adına tescil edilmesi gerektiği ancak işbu eldeki davanın alacak davası olup şarta bağlı olarak takas mahsuba konu edilemeyeceği, ayrıca açılacak bedelin iadesi koşuluyla tapu iptal ve tescil davasına konu edilebileceği,  kabul edilerek bu sebeple bu davalar kapsamında davalı idarece ödenen tutarların davacı hakedişlerinden indirime tabi tutulamayacağı kabul edilmek suretiyle davanın yeniden kabulüne ve kabul edilen alacağa dava ve ıslah tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesine dair karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Mahkemece, dairemiz kaldırma kararından sonra  bilirkişi kurulundan kaldırma kararı gerekleri doğrultusunda ek rapor alınmış ise de, ek rapora itibar edilmeden ve dairemizin önceki kaldırma kararı gerekçelerinin aksi yönündeki kabul ile kamulaştırma dosyalarında dava dışı üçüncü kişilere yapılan ödemelerin eldeki dava yönünden takas ve mahsup istemine konu edilemeyeceği, zira bu durumda idare adına tesciline karar verilen taşınmazın da davacı yüklenici ortaklık adına tesciline karar verilmesi gerekeceği, bu davanın ise alacak davası olup, şarta bağlı şekilde takas mahsuba karar verilemeyeceği, ayrı açılacak bir dava ile davacı ortaklıktan bedel iadesi koşuluyla istenebileceği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş olması 6100 sayılı HMK'nın istinafa ilişkin yasal düzenlemelerine aykırılık teşkil etmektedir. <br>İlk derece mahkemesince, dairemiz kaldırma kararından sonra yapılması gereken iş, kaldırma kararı gerekleri doğrultusunda inceleme ve araştırma yapıldıktan ve uzman bilirkişi kurulundan teknik konularda gerekli raporlar alındıktan sonra yine kaldırma kararı gerekleri doğrultusunda davanın kabul veya reddine dair hüküm kurmak olmalıdır. İlk derece mahkemesince dairemiz kaldırma kararında, gerekçelerine ayrıntılı olarak yer verilen hususların bu kapsamda yeniden ele alınarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesi ile kaldırma gereklerinin aksi hususların kabulü ile karar verilmiş olması halinde ilk derece mahkemesince yasada öngörülmeyen şekilde Bölge Adliye Mahkemesi kararına direnilmiş olacak ve bu sebeple yasada olmayan bir yetkinin kullanılması suretiyle verilen kararın da hukuk karşısında yok hükmünde olacağında duraksama bulunmamaktadır. <br>Tüm bu sebeplerle ilk derece mahkemesince dairemiz kaldırma kararı gereklerinin aksi yönünde verilen hukuki kabuller ile ve dairemiz kaldırma gereklerine uygun düzenlenen ve hükme esas nitelikte olabilecek bilirkişi kurulunun ek raporu dikkate alınmadan karar verilmiş olması sebebi ile yine son bilirkişi kurulu raporuna davalı vekilinin yaptığı teknik itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınmadan yetersiz inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olması sebebi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak dairemiz kaldırma kararı gereklerine uygun şekilde yargılama yapılarak davanın esastan sonuçlandırılması için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine ikinci kez gönderilmesine dair karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.     <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>           1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2024 tarihli ve 2024/388 Esas 2024/802 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince İKİNCİ KEZ KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 37.351,66 TL istinaf nispi karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>5-Davalı tarafça  yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>7-Kararın ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>         Başkan  ...                Üye ...                   Üye ...               Katip ...<br>             e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07f5beeabd7ce9cb","SID":"61812a9505493b77"}}