{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1199 <br>KARAR NO: 2025/462<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 04/02/2022<br>NUMARASI: 2020/368 Esas - 2022/132 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 23/06/2020<br>KARAR TARİHİ: 12/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı sigorta şirketine poliçe ile sigortalanmış olan ...'e ait ... plakalı aracın 06/10/2019 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araçta değer kaybı oluştuğunu, bağımsız eksper tarafından müvekkiline ait araçta 18.006,71 TL KDV dahil hasar tespit edildiğini, davalıya 22/11/2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini, davalının ihtarnameye rağmen hasar bedelini ödemediğini, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, hasar onarım alacağından 100 TL'sinin, değer kaybı alacağından 10,00 TL'sinin yasal faizi ile davalıdan tahsiline, ekspertiz ücretinin tarifeye göre davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 12.195,88 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu poliçe teminat kapsamına giren ve araçtaki değişimi uygun görülen parçalar dikkate alınarak müvekkili sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 03/01/2020 tarihinde 5.804,12 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafa söz konusu davaya konu ettiği gerçek hasar bedeli ve değer kaybının ödendiğini, gerçek zarar bedelini aşan ve sebepsiz zenginleşmeye yönelik taleplerin reddi gerekeceğini, değer kaybının bir çok etkene bağlı değişeceğini, gerçek zararı aşan bir talep söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \" Hasar onarım bedeli olarak belirlenen 12.195,88-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacının değer kaybı alacağına ilişkin davanın reddine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ticari nitelikte olmayan dava konusu alacak için temmerrüt tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinin usule aykırı  olduğunu, hasar onarım bedelinin kdv dahil 18.006,71 TL olarak bilindiğini ve bildirildiğini,  davanın  belirsiz alacak ikame edilmiş olmasının  usul ve yasaya aykırı olduğunu, hasar dosyası kapsamındaki bilgilerin değerlendirilmemesini, dava konusu aracın öncesinde ağır hasar kaydının bulunmasının yapılan bilirkişi incelemesinde ve hesaplamada bu hususun gözden kaçırılmış olduğunu, adli tıp kurulundan rapor alınmasına dair istemlerinin reddi nedeniyle, eksik incelemeye dayalı olarak kurulan hükmün kaldırılması isteminde bulunduklarını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda  06/10/2019 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken aracının ön kısımlarıyla önünde kırmızı ışıkta bekleme halinde olan araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki davacıya ait ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Yargıtay  Hukuk Genel Kurulu'nun 16.04.2019 tarih, 2017/17-1099  E. ve  2019/460  K. sayılı kararında \"Somut olay bakımından davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği; aracında oluşan değer kaybının varlığının ve miktarının belirlenebilmesi ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikatten sonra mümkün olabilecektir. Bir başka anlatımla değer kaybının miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir. Belirtilen nedenlerle, davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, aradaki hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirtmek suretiyle dava açabileceği sonucuna varılmıştır.\" yönünde karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta da dava, değer  kaybı ve hasar taleplerine dayanmakta olup   dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği, davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek niteliktedir.  Hükme esas alınan kusur bilirkişi  raporunun  kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre kusur raporuna; hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından hasar raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Davaya konu trafik kazasına sebep olan davalı Sigorta şirketine trafik sigortalı ... plakalı aracın ruhsat bilgilerine göre kullanım şeklinin hususi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren sigortalı araç, ticari olmadığından İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat bakımından temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı faizin türü yönünden düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince faiz türü yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE,1-Hasar onarım bedeli olarak belirlenen 12.195,88-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Davacının değer kaybı alacağına ilişkin davanın reddine,3-Alınması gerekli 833,10 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL peşin harcın mahsubu ile 778,70 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,  4- Davacı tarafından yatırılan 54,40- TL başvuru harcı, 54,40-TL peşin nispi harç, 207 TL ıslah harcı, 7,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 323,60- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,  6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,  7-Davacı tarafından yatırılan 88 TL tebligat müzekkere gideri, 800 TL Bilirkişi ücreti toplamı 888,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,  8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 76,10 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5091c6cf6f529536","SID":"463e1454aa5ef9e4"}}