{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2025/527 <br>KARAR NO: 2025/540<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 02/01/2025<br>NUMARASI: 2024/637 Esas - 2025/2 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.01.2022 tarihinde, davalıya ait ...  plakalı araç ile yaptığı kusurlu ve trafik kurallarına aykırı hareketler nedeni ile müvekkil şirketçe sigortalanan ... alakalı araca çarparak zarar vermesi sebebiyle trafik kazası ve hasar meydana geldiğini, kaza neticesinde sigortalı araçta maddi hasar meydana gelmiş olup; ekspertiz raporuyla tespit edilen tazminat tutarı müvekkil şirket taratından karşılandığını, trafik kazası nedeniyle müvekkil şirket tarafından sigorta poliçesi kapsamında ödenmek zorunda kalınan tazminat, kazadaki kusuru oranında borçluya rücu edildiğini, davalı borçlu icra takibine haksız olarak itiraz etmiş ve itiraz neticesinde takip durduğunu, davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davanın konusu davalı müvekkil ile davacı sigortanın ticari işletmelerindeki işleyişten kaynaklı olduğundan dolayı davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 7155 sayılı kanunun 20 ve 23. Maddeleri gereğince usulden reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dayanak BAM Kararı ve yerleşik içtihatları uyarınca, Kasko sigortası nedeniyle sigortacının yaptığı ödemeler için zarar sorumlusuna yönelteceği halefiyete dayalı rücuen tazminat bu dava türü için dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk öngörülmediğini, yargılamayı gerektirir dava haksız fiil niteliğinden kaynaklanan rücuen tazminat davası olması ve zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı şeklinde bildirildiğini, davalı ... yönünden zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulunun bulunduğu ancak diğer davalı ile davacıların gerçek kişi olduğunu, aralarındaki uyuşmazlık, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından ticari dava olarak nitelendirilemeyeceğini, davalı gerçek kişiye yöneltilen davanın, ticari dava olmadığını, dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk şartını ihtiva etmediğinden bu davalı aleyhine açılan davanın tefrik edildikten sonra zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, dava tarihi olan 18/01/2023 tarihinde işbu dava konusu olayda arabuluculuk yöntemine başvurunun zorunlu olmadığını, bu sebeple başvurunun gerçekleştirilmediğini, dava sürecinde dosyanın görevli Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi sonrası arabuluculuğa başvuru yapabilmeleri  için gerekli sürenin taraflarına verilmediğini, 14/01/2022 tarihinde, davalıya ait ... plakalı araç ile yaptığı kusurlu ve trafik kurallarına aykırı hareketler nedeni ile müvekkili şirketçe sigortalanan ... plakalı araca çarparak zarar vermesi sebebiyle trafik kazası ve kaza neticesinde sigortalı araçta maddi hasar meydana geldiğini, ekspertiz raporuyla tespit edilen tazminat tutarının müvekkili şirket tarafından karşılandığını, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin; 02/01/2025 tarih ve 2024/637 E. 2025/2 K. Sayılı Kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava, kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, trafik kazasında hasara uğraması nedeniyle dava dışı sigortalısının zararını ödeyen sigorta şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca  ödediği tazminatın rücuen tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali istemine  dayanmaktadır. Uyuşmazlık, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un  20. maddesi ile  6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile; \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" ve geçici 12. maddesi ile de \"(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.\" düzenlemesi getirilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi getirilmiştir.  Bu yasal düzenlemeler gereğince 01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.  Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekir.  Ticari dava ile ilgili düzenleme TTK'nun 4. maddesinde yapılmıştır. TTK'nun 4/1 maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.  Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944  tarihli  Resmi  Gazetede  yayınlanan)  Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında \"sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur\" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı ... ile sigortacısı ... arasında ... plakalı otomobil için \"Kasko Sigorta\" poliçesi bulunduğu belirtilerek hasar bedelini ödeyen davacı ... kusuru bulunduğunu iddia ettiği davalı aleyhine halefiyete dayalı olarak ödediği hasar bedelinin tahsili için icra takibi başlatmış, davalı borçlunun itirazı üzerine de eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Davacı ve davalı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığından halefiyet kuralı gereğince sigortalı  ile davalı arasında ki hukuki ilişkiye göre değerlendirme yapılması gerekecektir. Bu halde davalı şirketin haklarına halef olduğu sigortalısı  ile davalı gerçek kişi arasında ki uyuşmazlık,  haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından açılan dava ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda eldeki dava,  dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk şartını ihtiva etmediğinden İlk Derece Mahkemesince  zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan davalının ve dava dışı  sigortalının gerçek kişi olması nedeniyle de TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava bulunmadığından ihtilafın çözümünde Asliye Hukuk  Mahkemesi görevlidir. Bu nedenlerle, öncelikle dosyada eksik olan ... plakalı araç için düzenlenen kasko sigorta poliçesinin getirtilmesinden sonra İlk Derece Mahkemesince davanın \"Asliye Hukuk Mahkemesinde\" görülmesi gerektiğinden karşı görevsizlik kararı verilmesi yerine  zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan  HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38ca41dd50e4fe9d","SID":"19a2a279fcb18a79"}}