{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/2236 <br>KARAR NO: 2025/353<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/06/2021<br>NUMARASI: 2016/1188 Esas -  2021/480 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminatın Tahsili<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın, davalı .... idaresindeki polis aracının çarpması sonucu savrularak yasak park alanına park eden bir başka araca çarptığını, olay yerine gelen polislerce kroki çizilerek kusurun tamamının müvekkiline verilerek tutanak tanzim edildiğini, ancak kusuru kabul etmediklerini, davalı yana ait aracın kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketinin tutanağı incelemeksizin usule aykırı olarak polislerce yazılan kusur tanımı sebebiyle zararlarını gidermediğini belirterek, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla araçta meydana gelen hasar sebebiyle şimdilik 20.000,00-TL hasar bedeli ile  5.000.00-TL değer kaybı  bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  Davaya cevap verene davalıların avukatları, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; \"...dava konusu olayda davacı şirkete ait araç sürücüsü ...'in % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...nın olayda kusursuz olduğu...\" şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; ilk derece mahkemesinin kararına dayanak olan İTÜ heyetinden alınan bilirkişi raporundaki kanaat ve tespitlerin hukuka aykırı olduğu, yapılan araştırmalar neticesinde yolun T kavşak olduğu sabitken, dört yollu kavşak olduğunun belirtilmesinin hatalı olduğu, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan seçenekli raporda bile müvekkilinin hiçbir zaman tam kusurlu kabul edilmediği, İTÜ bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda müvekkil şirketin tam kusurlu kabul edilmesinin bilirkişilerin tarafsız olmadığını gösterdiği, ATK raporu ile bilirkişi heyeti raporu arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen araç hasarına dayanılarak açılmış, hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemece kusura ilişkin aldırılan 17/08/2018 tarihli bilirkişi heyet raporu, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 06/05/2019 tarihli kusura ilişkin rapor ve keşif yapılmak suretiyle İTÜ bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/02/2020 tarihli rapor birlikte değerlendirildiğinde, kazaya konu yolda T kavşak mı 4 yol kavşak mı bulunduğuna dair çelişkinin ve raporlarının birbirleriyle esasa ilişkin çelişkilerinin giderilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılması gereken iş; işin ehemmiyeti de gözetilerek, trafik (kusur) konusunda uzman Karayolları Fen Heyetinden bilirkişi raporları, davacı tarafından sunulan kaza mahalline ilişkin CD, dosyadaki bilgi, belge ve beyanlar irdelenmek suretiyle, tarafların kusur durumlarının belirlenmesi, kusur konusunda raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için açıklayıcı, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılması, tarafların iddia ve savunmaları, itirazları göz önüne alınarak, işin esası ile ilgili deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, sunulan raporla bir sonuca ulaşılacak ise, yasa yolu denetimine olanak sağlayacak şekilde somut gerekçeleri açıklanmak suretiyle bir sonuca ulaşmaktan ibaret olmalıdır. (Bknz. Yargıtay 17. HD'nin 2016/14680 Esas, 2019/2383 Karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın  belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2021 tarih ve 2016/1188 Esas 2021/480 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"320eb70f5aee6dfb","SID":"5dc97ed204a8eab1"}}