{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/154 <br>KARAR NO: 2025/474<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/06/2024<br>NUMARASI: 2022/919 Esas -  2024/424 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm  Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/03/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili  dava dilekçesinde özetle; 04/09/2017 tarihinde,...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile  dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı sigortasız otomobilin çarpışması sonucunda  meydana gelen kazada ...'nın vefat ettiğini, meydana gelen zarardan davalı ...'nın sorumlu olduğunu, ölen ...'nın eşi ve çocukları olan davacıların destekten yoksun kaldıklarını, davacıların zararından davalı ...'nın sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile  davacı eş ... için 250,00 TL, çocuk ... için 250,00 TL ve çocuk ... için 250,00 TL olmak üzere toplam 750,00- TL maddi tazminatın  (belirsiz alacağın)  kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;  02/09/2019 tarihli dilekçesi ile talebini davacı ... için 214.131,24-TL, davacı  ... için 49.320,22-TL ve davacı ... için 65.798,54-TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığını, eksik belgelerle başvuru yapıldığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ve sigortasız aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, müteveffanın kask ve koruyucu elbise giymemesi nedeniyle hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesinin; davanın kabulüne, dair kararına karşı, davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvuruları neticesinde, Dairemizin 02/11/2022 tarih ve 2020/123 Esas, 2022/1452 Karar sayılı ilamı ile; ''.... mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca, müteveffanın evli ve iki çocuklu olduğunun kabulü ile poliçe limiti dikkate alınarak talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının belirlendiği ve bu raporun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verildiği; dava dosyası muhteviyatında müteveffa ...’nın nüfus kaydına ilişkin olarak yürütülen Ankara CBS Hazırlık Bürosunun 2020/36271 sorusturma nolu dosyası ile aynı kazaya ilişkin olup karar sureti dosyada bulunan ve müteveffa ...’nın anne ve babası tarafından açılıp karara bağlandığı anlaşılan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/560 Esas - 2019/818 Karar nolu dosyasının getirtilip incelenmesi ve gerektiğinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasıyla, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesinin  doğru görülmediği '' gerekçesiyle, davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabulü ile HMK.nın 353/1-a/6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, Kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...Kaldırma kararı üzerine yapılan araştırmada, müteveffanın annesi ... ve babası ... tarafından  Ankara 5. ATM'nin 2018/560 Esas sayılı dosyasında davaya konu kaza nedeniyle vefat eden oğulları için destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği ve mahkemece yapılan yargılamada davacıların davasının kabulüne karar verilerek tazminata hükmedildiği, davacının eldeki davayı kendi adına asaleten, çocukları adına velayeten açtığı, davacıların müteveffanın eşi ve çocukları olarak desteğinden yoksun kaldıkları, kaldırma kararı sonrasında alınan ve hüküm kurmaya elverişli olan 25/06/2023 tarihli aktüerya raporunda, Ankara 5. ATM 2022/344 esas sayılı dosyasında yer alan müteveffanın anne ve babasının destek payları da dikkate alınarak garame sonucu yapılan hesaplamada davacı ...'in için 170.247,75TL, davacı küçük Hasan' için 22.602,68TL ve davacı ... için 26.465,16-TL destek zararı hesaplandığını iş bu rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği''  gerekçesiyle, Davanın kısmen KABULÜ İLE,170.247,75-TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 22.602,68-TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,  26.465,16-TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı  davalı vekili  tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: davalı vekili; dava açılmadan önce müvekkili kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili kuruma yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmadığından müvekkilinin temerrüde düşmediğini ve müvekkili aleyhine faize hükmedilemeyeceğini, müteveffanın kullandığı araçta 3 kişi seyahat ettiğinden istiap haddinin aşılması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı eşin yeniden evlenip evlenmediği ve müteveffanın başkaca bir evliliği bulunup bulunmadığının araştırılması ve bunun da hesaplamada dikkate alınması gerektiğini  belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm  nedeniyle maddi  tazminat istemine ilişkindir. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun adli yardıma ilişkin 334/3 madde hükmünde de, \"Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri, ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.\" denilmektedir. Dosya kapsamından davacıların Suriye uyruklu olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2022 gün, 2021/13414 E.-2022/10635K. sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12/04/2023 gün 2021/27291 Esas-2023/5354 Karar sayılı ilamı) Her ne kadar, dairemizce daha önce istinaf incelemesi yapılmış ise de velayeten dava açanın dosyadaki bilgi ve belgelerin bir kısmında kimlik numarasının belirtilmiş olması ( yabancı ülke kimlik numarası) nedeniyle sehven TC vatandaşı olduğu hatası ile bu husus gözden kaçırılmıştır. Bu nedenle mahkemece, davacı tarafın teminattan muaf olup olmadıkları hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların ( ...'ın kendi adına asaleten, çocukları ... ve ...'ya velayeten) teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacı tarafa  kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus üzerinde durulmadan ve daha da önemlisi neden durulmadığı konusunda herhangi bir gerekçe oluşturulmadan yazılı şekil ve biçimde karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur. Hal böyle olunca; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan bu sebeple kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/4 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve kaldırma kararının gerekçesi gözetildiğinde davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği  sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/06/2024 tarih ve 2022/919 Esas 2024/424 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,-Kaldırma kararının gerekçesi gözetildiğinde davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davalıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"111d21776c474cb1","SID":"1d36aa6fa0d3aafa"}}