{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/616 Esas<br>KARAR NO: 2025/520 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ:  İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO: 2025/20 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİHİ: 03/03/2025(Ara Karar Tarihi)<br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>TALEP: İHTİYATİ TEDBİR<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 01/11/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 3., 4., 5., 6., 7. 8. ve 9. maddelerinde alınan kararların geçersizliğine/hükümsüzlüğüne (yoklukla malul olduğuna, butlanla batıl olduğunun tespitine, bu talebinin kabul görmemesi halinde iptaline) karar verilmesi istemi ile açılan davada  gündeminin 6. 7. ve 8. maddelerine ilişkin kararların TTK m. 449 uyarınca yürütülmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 03/03/2025 Tarih ve  2025/20 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı ara kararında;''...Davacının yürütmesinin geri bırakılmasını istediği genel kurul 6. Madde incelenmiş müdürler kurulunun üyelerinin atanması, görev sürelerinin uzatılması, seçim temsil ve ilzama ilişkin olduğu, davacının bu madde oylamasında muhalif kaldığı , müdürlerin görevlerini yapmadığı içi,n ibralarının doğru olmadığı gibi iddialarla karara muhalif kaldığı görülmüş ise de maddenin seçim, görev süresi uzatımına vs . İlişkin olduğu bu madde bakımından tedbir kararı verilmesini gerektirir bir delil olmadığı görülmüş bu madde bakımından talep red edilmiştir. Davacının icrasının geri bırakılmasını istediği 7. Madde incelenmiş şirket müdürlerine verilecek huzur hakkı,ikramiye vs özlük haklarına ilişkin olduğu görülmüştür. Yargıtay bu istemlerde şirketin mali durumu, gelir gider tablosu, benzer şirketlerde görev yapan müdürlerin aldıkları emsal ücretler dikkate alınarak müdürlere takdir edilen özlük haklarının yerinde olup olmadığının denetlenerek karar verilmesi görüşünde olup bu madde bakımından ancak şirket defter ve kayıtları incelendikten ve bu incelemeler tamamlandıktan sonra bir karar verilebilir.İleride yaptırılacak bilirkişi incelemesinden sonra talep üzerine her zaman tedbir hususunda karar verilebilir. Bu aşamada bu talebin reddi gerekmiştir. Davacının icrasının geri bırakılmasını istediği son madde ise 8. Madde olup şirket müdürlerine şirketle işlem yapma borçlanma ve rekabet yasağına ilişkin olup davacının muhalafeti ile oy çokluğu ile müdürlere bu izinlerin verildiği görülmüştür. 6102 Sayılı TTK'nın 436. Maddesi \" - (1) Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları  şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel  nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan  müzakerelerde oy kullanamaz. (2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler,  yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy  haklarını kullanamaz. \" belirtmiştir. 8. Madde oylanırken davacının muhalif kaldığı diğer ortak ve aynı zamanda müdürlerin oyları ile anılan kararın alındığı, müdürlerin kendi oyları ile TTK'nın 395. Ve TTK'nın 626. Maddesinde belirtilen rekabet yasağı hususunda  anılan izinleri kendilerine verdikleri görülmüştür. TTK.nun 619/3 maddesine göre ilgili ortak, rekabet yasağına aykırı faaliyetlerde bulunmasını onaylayan kararlarda oy kullanamaz. Oydan yoksunluğu,  TTK. nun 436/1 maddesindeki oydan yoksunluk hükmü ile birlikte değerlendirme yapmak gerekmiştir. Oydan yoksun kişilerin (Bülent Ögel, Belkıs Ögel) oyları nisaba katılmadığında, gerekli yasal nisap da oluşmamaktadır. Oydan yoksun olan kişilerin oylamaya katılmış olması sebebiyle  genel kurulda alınan 8 numaralı karar yönünden bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleştiği sonucuna varılmış davacının bu madde bakımından tedbir istemi kabul edilmiştir.  (Y.,11. Hukuk Dairesi, 2019/1317 E,8061 K; Y 11 HD, 2018/891 E, 2019/3271 K) Anılan maddenin emredici niteliği,anılan kararın mahiyeti ve davacının şirketteki pay oranı nazara alındığında takdiren teminat alınmamıştır. Tüm bu nedenlerle talebin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ...\"gerekçesi ile, ''1-Davacının tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, Davalı şirketin 01.11.2024 tarihinde icra edilen genel kurul toplantısında alınan 8 numaralı kararların icrasının geri bırakılması hususunda İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, Bu kararların İCRASININ GERİ BIRAKILMASINA, 2-Davacının diğer maddeye dair istemlerinin bu aşamada reddine, '' red edilen talepler yönünden istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati Tedbir Talep Eden Davacı Vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel Mahkemede görülen işbi dosya ile, dava konusu Genel Kurulda alınan 6., 7. ve 8. gündem maddesi kararlarının yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen kabulüne, karar verildiğini, işbu 31/01/2025 tarihli 2 nolu  ara kararın müvekkilinin azınlık haklarını kullanmasını engeller nitelikte olduğunu ve yargılama sırasında telafisi güç zararlara sebebiyet verme ihtimali olduğunu, mevcut Müdürler Kurulu üyelerinin görev sürelerinin uzatılması, müdürler kurulu başkanı seçimi ve temsil ilzam yetkilerinin belirlenmesinin karar altına alınması başlıklı 6. Madde ile; müvekkil dışındaki diğer iki ortağın oylarıyla;\"Şirket müdürleri olarak ... ile ...’in seçilmesine, ...’in aksi karar alınıncaya kadar müdürlük görev sürelerinin 3 yıl olarak belirlenmesine 280 olumsuz, 520 olumlu oy ile oyçoğunluğu ile karar verildiğini, Şirket Müdürü olarak atanan ...’in Türk Ticaret Kanunu’nun 624. Maddesi gereğince kendisi ve ...’den oluşan Müdürler Kurulu’nun Başkanı olarak atanmasına 280 olumsuz, 520 olumlu oy ile oyçoğunluğu ile karar verildiğini, Şirket hissedarı ve Müdürü ...’in ve ...’in Şirket unvanı altına atacakları münferit imzaları ile her konuda, hiçbir sınırlama olmaksızın, tam yetkili olarak, Şirket’i temsil ve ilzam etmeye yetkili kılınmalarına 280 olumsuz, 520 olumlu oy ile oyçoğunluğu ile karar verildiğini, Dava dilekçesinde detayla yer verildiği üzere müvekkilinin azınlık haklarının sabote edildiğini, ortakların, şirket nezdinde müvekkilinin hiçbir şekilde söz sahibi olmaması için aktif çaba halinde olduklarını, Şirket müdürlerin ücreti ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi hakların belirlenmesi hususunun karar altına alınması başlıklı 7. Madde ile de aynı şekilde müvekkili dışındaki diğer iki ortağın oylarıyla  oyçokluğu ile karar verildiğini, Davalı şirketin toplantı tarihinde yıllardır kar dağıtımı yapılmadığını ve toplantıdan sonra da bu denli sembolik rakamlarda kar dağıtımı altında ödeme yapılan şirkette fahiş miktarlarda müdürlere ödeme yapılmasına karar verildiğini, burada tespit edilen rakamın afaki olduğunu, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve bu nedenle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, ülkenin bulunduğu ekonomik durumu öne sürerek 20.000 TL sermayeli şirkette müvekkiline kar payı ödemeyen ortakların aynı toplantı da kendi kendilerini ibra etmeleri gibi bu kere müdürler için aylık 110.000 TL ücret ödenmesini teklif etmelerine ve yine kendi belirledikleri bu fahiş ücreti kendi oyları ile kabul etmelerine itiraz ettiklerini, mali hakların şirket esas sözleşmesi veya genel kurul tarafından belirlenmesi gerekliliğini düzenleyen TTK m. 394 hükmü gereği, yönetim kurulu üyesine, yönetim kurulu üyeliği sıfatı nedeniyle sağlanacak mali hakların genel kurul tarafından onaylanması gerektiğini, somut olaydaki huzur hakkı miktarının, yönetim kurulu üyeliği sıfatı dışında, üyelik görev ve sorumluluklarını aşar bir ücret ödemesi olarak karşılarına çıktığını, Tedbir taleplerinin kısmen kabul yönündeki 8 nolu kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar veren Yerel Mahkemenin gerekçesinin;\"Madde oylanırken davacının muhalif kaldığı diğer ortak ve aynı zamanda müdürlerin oyları ile anılan kararın alındığı, müdürlerin kendi oyları ile TTK'nın 395. Ve TTK'nın 626. Maddesinde belirtilen rekabet yasağı hususunda anılan izinleri kendilerine verdikleri görülmüştür. TTK.nun 619/3 maddesine göre ilgili ortak, rekabet yasağına aykırı faaliyetlerde bulunmasını onaylayan kararlarda oy kullanamaz. Oydan yoksunluğu, TTK. nun 436/1 maddesindeki oydan yoksunluk hükmü ile birlikte değerlendirme yapmak gerekmiştir. Oydan yoksun kişilerin ... oyları nisaba katılmadığında, gerekli yasal nisap da oluşmamaktadır. Oydan yoksun olan kişilerin oylamaya katılmış olması sebebiyle  genel kurulda alınan 8 numaralı karar yönünden bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleştiği sonucuna varılmış davacının bu madde bakımından tedbir istemi kabul edilmiştir. (Y.,11. Hukuk Dairesi, 2019/1317 E,8061 K; Y 11 HD, 2018/891 E, 2019/3271 K) Anılan maddenin emredici niteliği,anılan kararın mahiyeti ve davacının şirketteki pay oranı nazara alındığında takdiren teminat alınmamıştır.\" Şeklinde hukuka uygun olduğunu,Aynı gerekçelerin 6 ve 7 nolu kararlar için de geçerli olduğunun göz önüne alınması gerektiğini, müvekkili dışındaki diğer iki ortağın 8 nolu karar ile nasıl müvekkilinin pay oranının düşük olmasını fırsat bilerek istedikleri kararları alıyor ise 6 ve 7 nolu ara kararlar ile de kendi kendilerine maaş teklif edip bu maaşı kabul ettiklerini, somut olayda 6 ve 7 nolu uygulanmasının, ortak olduğu şirketten kar elde edemeyen müvekkili bakımından telafisi güç zararların doğmasına yol açacak nitelikte olduğunu, bu sebeple tedbir taleplerinin 31/01/2025 tarihli kısmen kabul yönündeki hükmün hukuka uygun olduğunun kabulü ile 2 nolu tedbir taleplerinin reddi yönündeki 6., ve 7. başlıktaki kararların icrasının durdurulması yönünde tedbir kararı alınmasını talep ettiklerini, İleri sürerek, yerel Mahkemenin 31/01/2025 tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılarak 6. ve 7. nolu gündem maddeleri ile alınan kararların yürütmesinin geri bırakılmasına ve yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; davalı şirketin 01/11/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğuna, butlanla batıl olduğunun tespitine, bu talebinin kabul görmemesi halinde iptaline karar verilmesi istemi ile açılan davada  gündeminin 6. 7. ve 8. maddelerine ilişkin kararların TTK m. 449 uyarınca yürütülmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, davacının tedbir talebinin kısmen kabulüne, davalı şirketin 01.11.2024 tarihinde icra edilen genel kurul toplantısında alınan 8 numaralı kararların icrasının geri bırakılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine,  karar verilmiş ve ret edilen talepleri ilişkin ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  İlk derece mahkemesince,  TTK'nın 449. maddesi gereğince, yöneticilerin görüşleri sorulmuş,  davalı şirketin temsilcilerinin görüşü sunulmuştur.  TTK'nın 449. maddesine göre, genel kurul kararlarının  iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır.HMK'nın 389.maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü; aynı Kanun'un 390/3. maddesi ise \"Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" hükmünü içermektedir. Davalı şirketin 01/11/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan tedbir talebine konu gündemin 6. Nolu maddesi ile;''  Mevcut Müdürler Kurulu üyelerinin atanması, görev sürelerinin uzatılması, müdürler kurulu başkanı seçim ve temsil ile ilzam yetkilerinin belirlenmesi,'' 7. Nolu gündem maddesi ile de;'' Şirket müdürlerin ücreti ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi hakların belirlenmesi,'' hususunun görüşülüp  karar alındığı anlaşılmıştır.Somut olayda, ilk derece mahkemesi tarafından davalı şirket yöneticilerine, TTK'nun 449 maddesi uyarınca usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek, tedbir istemi hususlarında görüşlerini bildirmelerinin istenildiği, yöneticilerin dosyaya tedbir istemi hakkındaki görüşlerini sundukları, somut olayda davacının; davalı şirketin dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğu, butlanla batıl olduğu veya iptali koşullarının oluştuğuna yönelik iddialarının esası bakımından mevcut delil durumuna göre bu aşamada yaklaşık düzeyde ispat koşulu oluşmadığı gibi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına ya da tamamen imkânsız hâle geleceğine veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına ilişkin de yaklaşık ispatın sağlanamadığı, mahkemece gündemin 6 ve 7 maddeleri yönünden tedbir istemlerinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin gündemin 6 ve 7 nolu maddeleri yönünden tedbir istemlerinin reddine ilişkin karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"492fe51f02a3a0fa","SID":"657cb2bc7caa670d"}}