{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/287 - Karar No:2025/350<br>                       <br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/287 <br>KARAR NO\t: 2025/350<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 22/11/2022<br>NUMARASI\t: 2022/38 E-2022/768 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Rücuen Alacak  (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 21.03.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21.03.2025<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı ...... Ltd. Şti. Vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Müvekkili tarafından yapılan hizmet alım ihaleleri kapsamında davalı şirketler bünyesinde müvekkili kurumda davalılar işçisi olarak 01.09.2012- 27.04.2015 döneminde çalışan dava dışı ...'in işçilik alacağı talebi ile müvekkili ve davalılar aleyhine açtığı davada Ankara 20. İş mahkemesinin 17.01.2019 tarih 2015/2373E-2019/26K sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verildiğini, kararın istinaf incelemesinden de geçtiğini, müvekkilince yapılan istinaf başvurusunun 04.03.2021 tarihinde reddedildiğini, kararda hükmolunan alacak kalemlerinin Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2019/26208 sayılı dosyasında ilamlı icra takibine konulması neticesinde icra  dosyasına müvekkili tarafından toplam 37.141,49 TL’nin yatırılarak dosya borcunun kapatıldığını, söz konusu bedelden davalı yüklenicilerin sorumlu olduğunu, arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile neticelendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 37.141,49 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir.<br>\t\tDavalı ...…Ltd.Şti.vekili: Müvekkili şirket yetkilisinin bir arabuluculuk görüşmesi yapıldığını hatırlamadığını, müvekkiline tebliğ edilen bir tutanağın da bulunmadığını, bu nedenle dava şartının yerine getirilmediğini, davada Ankara mahkemelerinin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin müvekkili şirketin merkezi olan İstanbul mahkemeleri olduğunu, davaya konu ilam alacaklısı dava dışı ...'in 15.05.2014 ile 28.04.2015 tarihleri arasında müvekkili nezdinde çalıştığını, bu kişinin müvekkili nezdinde sair alacak hakkı oluşmadığı gibi maaş ve ihbar alacağının da ödendiğini belirterek, yetki, dava şartı ve esas bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince: Davanın, davacı ile davalılar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında iş sözleşmesi sonlandırılan dava dışı işçiye davacı tarafından yapılan işçilik alacağına ilişkin ödemenin sorumlulukları oranında davalılardan alınmasına yönelik alacak davası olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler, davacı tarafından dava dışı işçiye işçilik alacakları nedeniyle yapılan ödemeye ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulduğu, dava dışı işçiye ait iş yeri unvan listesini gösterir hizmet dökümünün dosya arasına alındığı, davalı ...... Limited Şirketi vekili tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de, dosyada bulunan diğer davalı yetki itirazında bulunmadığı gibi taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında yetkili mahkeme olarak Ankara mahkemelerinin belirlendiği anlaşıldığından yetki itirazının reddine karar verildiği, dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacaklarına yönelik olarak Ankara 20. İş Mahkemesinin 2015/2373 esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, davalının ..., ihbar olunanların dosyanın davalıları olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 17/01/2019 tarihli kararı ile 1.094,32 TL kıdem tazminatı, 12.735,40 TL ihbar tazminatı, 7.107,38 TL yıllık izin ücreti alacağı, 1.007,30 TL yargılama gideri ile 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, dava dışı işçi tarafından mahkemece hüküm altına alınan alacakların Ankara 13. İcra Dairesinin 2019/2620 sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği, icra takibi sırasında davacı tarafından 08/05/2021 tarihinde 35.750,65 TL ödeme yapıldığı, mahkeme vekalet ücreti ile icra vekalet ücreti yönünden kesinti yapılmaksızın yapılması gereken ödeme miktarının icra dosyasında yapılan kapak hesabına göre 37.123,49 TL olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi ... tarafından sunulan, dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşmeye, usule, yargı kararlarına, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapora göre, dava dışı işçi tarafından açılan dava sonucunda icra dairesi kanalı ile ödenen miktarlardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek her bir davalı yönünden dava dışı işçinin çalışma sürelerini dikkate almak suretiyle sorumlu olduğu miktarların tespit edildiği, tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, davacı kurum ile davalı ...... Limited Şirketi arasında 16/02/2013 - 28/02/2014 tarihlerini kapsayan dönemde, davalı ... ... ... Limited Şirketi arasında 07/06/2014 - 27/04/2015 tarihlerini kapsayan dönemde hizmet alımına ilişkin sözleşmeler imzalandığı, dava dışı işçinin davalı ... ... Limited Şirketinde 16/02/2013 - 28/02/2014 tarihleri arasında, davalı ... ... ... Limited Şirketinde 07/06/2014 - 27/04/2015 tarihleri arasında iş sözleşmesi karşılığında çalıştığı, iş sözleşmesinin işçilik alacaklarına hak kazanacak şekilde sonlandığı, davacı tarafından dava dışı işçiye işçilik alacakları nedeniyle 08/05/2021 tarihinde başlatılan icra takibi sırasında mahkeme vekalet ücreti ile icra vekalet ücreti stopaj miktarlarını düştükten sonra 35.750,65 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasında imzalanan hizmet alımına ilişkin sözleşmeler ile dava dışı işçinin davalılar yanında çalışma süreleri dikkate alındığında davalı ... ... Limited Şirketinın 1.110,14 TL ödemeden, davalı ... ......Limited Şirketinın 35.500,48 TL ödemeden sorumluluklarının bulunduğu, dava dışı işçi tarafından açılan işçilik alacaklarına ilişkin dava sırasında Ankara 20. İş Mahkemesinin 2015/2373 esas sayılı dosyasında davalı ... ...... Limited Şirketi tarafından dava öncesinde ve dava dışı işçinin iş sözleşmesinin sonlanması sırasında yapılan ödemenin makbuz niteliğinde bulunduğu kabul edilerek işçilik alacaklarının hesaplandığı, davalı ... ......Limited Şirketinin dava öncesinde dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tamamının ödendiğine yönelik itirazının bu nedenle yerinde olmadığı, taraflar arasında imzalanan hizmet alımı sözleşmelerin tip sözleşmeler olduğu, sözleşmeler ve eki şartnameler kapsamında asıl işveren konumunda bulunan davacının işçilik alacaklarından sorumlu olacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, bu hali ile yapmış olduğu ödemeleri sorumluluğu bulunan yüklenicilerden talep etme imkanının olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile davacı tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında alınmasına, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaması nedeniyle her bir davalıya karşı açılan dava ayrı bir dava gibi değerlendirilmek suretiyle vekalet ücretinin belirlenmesine karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, toplam 36.610,62 TL alacağın,  1.110,14 TL alacağın 08/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Tanıtım...Ltd.Şti.'den, 35.500,48 TL alacağın 08/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ... ... Ltd.Şti.'den, ayrı ayrı alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tDavalı ......Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle:  Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin diğer davalı şirketin devam şirketi olmayıp bağımsız bir şirket olduğunu, ilam alacaklısının müvekkili şirketten önce çalıştığı şirketlerin müvekkilince bilinemeyeceğini, bu hususta ne işe alınış aşamasında ne de bahsi geçen iş davasında ... tarafından müvekkili şirkete herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, bu hususun iş davasında açıkça savunulmadığını  ve delillerinin sağlanmadığını, davaya konu ilam alacaklısı ...'ın ise yalnızca 2014 ile 28.04.2015 tarihleri arasında  yaklaşık 11 aylık sürede müvekkili  şirket nezdinde çalıştığını, dolayısıyla bu kişinin müvekkili şirket nezdinde kıdem tazminatı ve  yıllık izin ücreti gibi sair alacak hakkı oluşmadığını, maaş  ve ihbar alacağının da ödendiğini, nitekim fesih tarihinden yaklaşık 2 ay sonra ilam alacaklısı tarafından imza edilmiş \" maaş, fazla mesai, yıllık izin ücreti, ihbar, kıdem tazminatı, yemek yardımı ve benzeri adla herhangi bir alacağı kalmadığına dair\" yasal koşulları taşıyan ibranamenin mevcut olduğunu, bu hususta dosya kapsamında da mevcut olan 05.07.2021 tarihli yazı ile davacı şirkete bilgi verildiğini, dolayısıyla davacının bilgi almaksızın, ilam alacaklısının müvekkili şirket nezdinde doğmayan alacaklarını ödemesinin ve yine  müvekkili şirket tarafından ödenen ihbar alacağını ayrıca ödemesinin sorumluluğunun müvekkiline yükletilemeyeceğini, müvekkili tarafından sorumluluğu kapsamındaki tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ibraname, ödeme gibi sorumluluğu kaldıran hususların incelenmediğini, yine kabul anlamına gelmemekle, raporda müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte hesap edilip mahsubu yapılması gerekmekteyken bu yönlü bir hesaplama yapılmamış olmasının da hatalı olduğunu, bu hususlarda rapora itiraz edilmiş ise de mahkemece itirazları dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, bu nedenle hükmün kaldırılması  gerektiğini, öte yandan her iki davalı şirketin sorumluluğu tek bir nedene dayandırılacaksa ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri yerine tek bir vekalet ücreti takdiri ile sorumluluğun niteliğinin belirtilmesi gerektiğini, kararda yazılı olduğu şekliyle fazlaca vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek,  eksik inceleme ile itirazları değerlendirilmeksizin davanın kısmen kabulü yönündeki mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı ......Ltd.Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde  belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK' nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri  bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK'nın 278-279. maddelerine göre; bilirkişi raporu,  denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.<br>\tHMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların,  bilirkişiye  tamamlattırılmasını,  belirsizlik  gösteren  hususlar  hakkında  ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği,  ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır  .<br>\tBilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksiksiz ve yeter derecede kanaat verici olması, varılan sonucun hukuki dayanakları, dökümleri ve ayrıntılarını göstermesi, tarafların itirazlarını karşılaması ve  denetime elverişli bulunması gerekir. Kanaat verici olmayan, yetersiz ve denetime elverişsiz bulunan rapora dayanılarak hüküm verilemez.<br>\tSomut olayda; mahkemesince açılan davaya ilişkin olarak 16.08.2022 tarihli bilirkişi raporu alınarak hüküm oluşturulmuş ise de, taraflar bilirkişi raporuna itiraz ettikleri gibi davalılardan ......Ltd.Şti.vekilince  dava dışı işçinin maaş ve ihbar alacağının ödendiğini ve işçinin müvekkili şirket bünyesinde çalıştığı süreye göre yasa gereği bir kısım işçilik alacaklarının ise müvekkili şirket nezdinde doğmadığını belirterek kıdem tazminatı alacağı ile yıllık ücretli izin alacağı hususunda itirazda bulunduğu halde itirazları karşılar şekilde ek rapor alınmadan hüküm kurulması doğru olmadığı, kabul şekli itibariyle de mahkemece alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerden ayrılış nedenleri de gösterilmeksizin yazılı miktarlar bakımından hüküm kurulması da doğru olmamıştır. <br>\t Açıklanan nedenlerle, davalı ......Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,  sair istinaf nedenleri ve esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ......Ltd.Şti.  vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.11.2022 gün ve 2022/38 E., 2022/768 K. sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince  kaldırılmasına,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  gönderilmesine,<br>\t4-Davalı ......Ltd.Şti. tarafından yatırılan 606,46  TL peşin istinaf karar harcının istek halinde  kendisine iadesine,<br>\t5-Davalı ......Ltd.Şti. tarafından  ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 21.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br>\t\t<br><br>         Başkan                    Üye             Üye                Katip <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9cc0b6d36bcd83bc","SID":"25ecb66db0f2c35f"}}