{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1511 <br>KARAR NO:2025/333<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/10/2020<br>NUMARASI:2019/329 Esas - 2020/507 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ:19/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı  vekili  dava dilekçesi ile; müvekkili banka  ile kredi lehdarı ... Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredi borcunun ödenmediğini, müvekkili bankanın Bolu ... Noterliğinin 29/02/2012 tarih ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesiyle 655.785,04 TL nakdi ve gayri nakdi 64.000,00 TL alacağın ödenmesini talep ettiği, borcun ödenmemesi üzerine... sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, iflas erteleme davası nedeniyle takibin durduğunu, Anadolu 4.ATM 2014/487 Esas-2018/632 sayılı kararı ile 2018/25 sayılı iflas dosyası açıldığını, müvekkili bankanın müflis şirketten iflas tarihi itibariyle 4.013.507,26 TL nakdi ve gayri nakdi alacağı bulunduğunu, iflas idaresinin 16/05/2019 tarihli kararı ile alacağın tamamının reddine karar verildiğini, müvekkili banka alacağının ipotekle teminat altına alındığı için rüçhanlı alacak statüsünde 3. sıraya kaydedilmesi gerektiğini belirterek reddedilen toplam 4.013.507,26 TL alacağın  iflas tarihinden itibaren işleyecek %72 temerrüt faizi ile birlikte 3. sıraya kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı iflas idaresine usulünce tebligat yapılmış olup, davaya karşı beyanda bulunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, \"...müflis ...Şti. ile davacı banka arasında Genel kredi Sözleşmeleri imzalandığı, ayrıca bu sözleşmelerde dava dışı kefillerin de toplam 2.010.000 TL kefaletleri bulunduğu, borçlu şirkete ...-Borçlu cari hesap ve diğer çeşitli kredi türleri adı altında nakdi kredi ve gayri nakdi çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığı, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından 28/02/2012 tarihinde cari hesabın kesilerek kat edildiği, 655.785,08 TL. nakdi krediden doğan alacaklarının ihtarnamenin tebliğ tarihine müteakip 1 gün içinde %72 oranında temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi ve gayri nakdi çek taahhüt bedeli kredisi 64.000,00 TL. nin depo edilmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağına ilişkin borçluya ihtar gönderildiği anlaşılmıştır. Müflis şirkete ihtarın tebliği sonrasında verilen bir günlük süre eklendiğinde 04/03/2012 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki delil sözleşmesi uyarınca davacı banka kayıtları delil olarak kabul edilmiştir. Banka hesap uzmanı bilirkişi tarafından davacı bankanın müflisten iflas tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarı ile ilgili bilirkişi raporu alınmıştır. Buna göre davacı bankanın iflas tarihi itibariyle 3.836.107,47 TL nakdi alacağı bulunduğu, ayrıca gayri nakdi çek taahhüt bedeli olarak 32.000,00 TL nin ise şarta bağlı alacak şeklinde masaya kaydının yapılabileceği kanaatine varılmakla\" Davanın kısmen kabulü ile 3.836.107,48 TL davacı alacağının davalı iflas masasına kayıt ve kabulüne, 32.000 TL'nin ise şarta bağlı alacak olarak kayıt kabulüne, iflas tarihinden sonra Bolu İcra Dairesinde yapılan satış sonrası tahsil edilen 516.650 TL'lik tutarın yukarıda belirtilen alacak tutarından mahsubuna karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Mahkemece hüküm kurulurken 15.01.2020 tarihli bilirkişi raporu esas alınmış olsa da bilirkişi raporuna vaki itirazlarımız dikkate alınmamış, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, müflis şirketten müvekkil bankanın iflas tarihi itibarı ile toplamda 4.013.507,26 TL muaccel nakit ve gayrinakit alacağı bulunduğunu, müvekkil bankanın alacağın miktarı müflis şirket ile aktedilen genel kredi sözleşmeleri ve dosya kapsamı ile sabit olduğunu, ayrıca davacı şirketçe davalı şirkete verilen çek karnesinden kalan ve riskli addedilen 32 adet çeke ilişkin beher çek başına 1.000,00 TL olmak üzere gayri nakdi çek taahhüt bedeli olarak toplamda 32.000,00 TL şarta bağlı alacak olarak kayıt kabulüne karar verildiğini, ancak çek başına düşen miktar çok düşük belirlendiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı iflas idaresi vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Huzurdaki dava dosyasında, alacak miktarının kahir ekseriyeti, faiz üzerinden hesaplandığını, fahiş orandaki temerrüt faizinin bu hali ile hesaplanarak karara yansıtılması hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketçe davalı şirkete verilen çek karnesinden kalan ve riskli addettiği 32 adet çeke ilişkin beher çek başına 1.000,00 TL olmak üzere gayri nakdi çek taahhüt bedeli olarak toplamda 32.000,00 TL şarta bağlı alacak adı altında kayıt kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu, 31.01.2012 K.T/6273 S.K. m.6 ile eklenen 5941 S.lı Çek Kanunu Geçici Madde 3/4 hükmünde \"Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer.\" ve Ek: 31/1/2012-6273/2 md. ile değişik 3'ncü maddesinin 9 fıkrasında\" Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer\" denildiğini, dava dilekçesi ve bilirkişi raporundan basım tarihleri, yazılı olup olmadıkları, ibraz edilip edilmedikleri, edildiler ise bunun iflas tarihinden önce olup olmadığı belli olmayan mezkur çeklerin, bu hususlar üzerinden ayrı ayrı incelenerek bankanın sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması gerekirken eksik inceleme ile tüm çekler için topluca sorumluluk bedeli  talep edebileceği kararı hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut olayda, İstanbul Anadolu ... İcra İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyası üzerinden gönderilen 19/06/2019 tarihli cevabı yazısı ve eklerine göre; davalı  ... Şti. hakkında İstanbul Anadolu 4.ATM 2014/487 Esas sayılı dosyasından 02/05/2018 günü iflasına karar verildiği, davacının 9 kayıt numarası ile 4.013.507,26 TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, tanzim olunan sıra cetvelinde talep edilen alacak talebinin tamamı reddedildiği, tanzim edilen sıra cetvelinin 18/05/2019 tarihinde ... Gazetesi'nde, 23/05/2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, davacının tebliğ giderini depo etmemesine rağmen verilen karar davacı vekiline 23/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davanın ilanın en son yayınlandığı 23/05/2019 tarihinden 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 29/05/2019 tarihinde açıldığının anlaşılması üzerine işin esasının incelenmesine geçilmiştir.Davacı banka ile ile müflis şirket arasındaki ticari ilişkinin belirlenmesi ve iflas tarihi itibariyle davacının alacağının tespiti noktasında bankacı bilirkişisinden alınan 15/01/2021 tarihli raporda özetle\".\"Davacı alacaklı banka ile müflis kredi borçlusu/lehtarı ... Şti. arasında toplam 2.010.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, anılan işbu sözleşmeyi dava dışı kefillerinde 2.010.000,00 TL kefalet limiti tahtında müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, dosya içeriğine göre müflis kredi lehtarına başta ...-borçlu cari hesap ve diğer çeşitli kredi türleri adı altında nakdi kredi ile gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığı, huzurda görülmekte olan davanın konusunu nakdi kredi borcu ile gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi borcu oluşturduğu,Hesabın Kat'ı ve Temerrüt Tarihi ile Faizinin Tespiti :Davacı banka sözleşmenin 52. M. hükmü uyarınca; Bolu ...Noterliği aracılığı ile 28.02.2012 tarihinde... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ettiği, hesap kesim tarihi 28.02.2012 itibariyle anapara : 624.878,65 TL,  işlemiş faiz : 29.434.170 TL,|BSMV : 1.47173 TL olmak üzere toplam 655.785,08 TL nakdi krediden doğan alacakların ihtamamenin tebliğ tarihine müteakip (1) gün içinde % 72 oranında temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi, beher çek yaprağı için 1.000,00 TL olmak üzere (64) adet çek yaprağından dolayı toplam gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi 64.000,00 TL'nın depo edilmesi ihtar edildiği, dosya içeriğinde bulunan cari hesap ekstreleri üzerinde yapılan incelemeye göre, hesap kat ihtarnamesi ile istenilen nakdi alacağın, cari hesap ekstrelerinde görünen alacak miktarlıya uyumlu ve mutabık olduğu anlaşıldığı,Davalı kredi lehtarı şirketin gösterilen adresinde tevziat sırasında yetkilisinin/temsilcisinin bulunmadığı ve dışarıda olduğundan bahisle, daimi çalışan ...'a 04.03.2012 tarihinde tebliğ edildiği, noter tebliğ şerhinden anlaşıldığı, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere müflis şirkete ödeme için verilen (1) günlük mehil müddeti bitimini izleyen 06.03.2012 tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüş sayılabileceği,Sözleşmenin 53.maddesi. \"...Bankanın bu sözleşmede yazılı olan temerrüt faiz oranları ile bağlı olmadığı, alacakların muaccel kılınmasını teminen keşide edilen ihtarnamede belirtilen temerrüt faiz oranının değişmesi halinde dahi, müşteriye açılmış kredi veya kredilere, takip veya dava tarihinde geçerli olan temerrüt faiz oranının uygulanmasını ve bankanın değiştirilmiş olan bu yeni temerrüt faiz oranını talepte hakkı ve yetkisinin bulunduğunu kabul ve taahhüt eder. Banka, ayrı hesaplara aktarılan bu faiz, komisyon, masraf ve mali yükümlülükleri (BSMV, KKDF resim ve harç v.s...gibi) her birine ait temerrüt faizleri ile birlikte cari hesabı kat etmeden takip ve tahsile yetkilidir. Bu takdirde, işbu sözleşmenin icra takibiyle ilgilitüm hükümleri uygulanacaktır” şeklinde düzenlendiği,sözleşmenin 53 m. hükmüne göre, davacı bankanın temerrüt, takip ya da dava tarihinde geçerli olan temerrüt faiz oranını uygulama hakkı bulunduğu, davacı bankanın 16.11.2006 tarih ve 42-27-32/224 sayılı, 14.03.2007 tarih ve 66 sayılı, 24.10.2007 tarih ve 66-43-58-17-11/222 sayılı, 01.09.2010 tarih ve 890 sayılı faiz oranları, 23.02.2011 tarih ve 1035 sayılı faiz oranları ve 13.02.2014 tarih ve 97 sayılı akdi ve temerrüt faiz oranları genelgesine göre; temerrüt faizinin yıllık %72 oranında olduğu, keşide edilen hesap kat ihtarnamesinde de bu oranın yıllık %72 oranında olduğu görüldüğü,Temerrüt Tarihi ile İflas Tarihi İtibariyle Asıl Alacağın Tespiti :Tarafların sözleşmeyi özgür iradeleriyle imzaladıkları, TBK m. 28 anlamında aşırı yararlanma hali ya da TBK m. 20 anlamında sözleşme hükümleri genel işlem şartı niteliğinde olmadığı farz edilerek  takdiri mahkemeye ait olmak üzere aşağıdaki hesaplama yapıldığı;Kat ihtarıyla istenilen alacak :  655.785,08 Cari hesabın kesildiği tarih:28.02.2012 Temerrüt tarihi:06.03.2012 Akdi faiz (sözleşmede yazılı):% 36 Esas alınarak temerrüt tarihine kadar 3.278,93 TL akdi faiz, 163,95 TL BSMV olmak üzere temerrüt tarihi itibariyle 659.227,96 TL tutarında asıl alacak hesaplandığı, emsal Yargıtay kararlarında, bankanın kullandırmış olduğu krediye, temerrüt tarihine kadar uygulamış olduğu akdi faiz kapital faizi olup, asıl alacak olarak kabulü gerektiği, bir başka deyişle temerrüt tarihine kadar kullandırılan kredinin aslı ile bunun akdi faizi asıl borcu oluşturduğu, bunun sonucu olarak da temerrüt tarihinden itibaren bu toplam borç üzerinden temerrüt faizi uygulaması BK'nun 104/son maddesine aykırılık teşkil etmeyeceği görüşü nazara alınarak hesaplama yapıldığı,Temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak  : 659.227,96 TLTemerrüt tarihi:06.03.2012 İflas tarihi:27.06.2018 Temerrüt faiz:% 72 (kat ihtarı, ... ve faiz genelgesi uyarınca) Temerrüt tarihi (06.03.2012) ile iflas tarihi (27.06.2018) arasında yapılan toplam 104.293,48 TL'lık kısmı ödeme miktarı nazara alınarak TBK'nun 100 m. hükmü uyarınca (yapılan ödemeler öncelikle faiz ve fer'ilerine mahsup edilmek kaydıyla) aşağıda iflas tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre iflas tarihi (27.06.2018 ) itibariyle asıl alacak (anapara) : 679.227,96 TL, işlemiş faiz : 3.006.552,21 TL,  BSMV : 150.327,31 TL olmak üzere toplam 3.836.107,48 TL tutarında alacak hesaplandığı,Davacı bankanın alacağının 1.750.000,00 TL'lık kısmı ipotekle teminat altına alındığı, dosya içeriğine göre rehinli taşınmazların satılmış olduğu anlaşıldığı, kaldı ki, bir an için satılmamış olsalar bile rehin bedeli tüm alacağı karşılamaktan da uzak olduğu, davacı banka ise buna mukabil rüçhanlı alacak statüsünde 3. Sıraya kaydı talebinde bulunduğu, bu hususun nihai takdiri sayın mahkemeye ait olduğu,Çek Depo Talebine İlişkin Değerlendirme;Davacı banka ile müflis şirket arasında imzalanan bila tarihli Çek Taahhüt Kredisi Sözleşmesine/Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesine istinaden, davacı banka nezdinde ...-... no.lu TL cinsi bir Vadesiz Ticari Mevduat Hesabı açıldığı ve bu hesap üzerinden müflis kredi lehtarı şirkete çek karnesi verilmiş olduğu anlaşıldığı, davacı bankanın sunmuş olduğu, Çek Statü raporlarına göre aşağıda belirtilen çek yapraklarının bankaya halen ibraz edilmediği ya da iade edilmediği ve/veya karşılıksız  işlemine tabi tutulup da yasal yükümlülük tutarları talep edilmediği, bahse konu çek yapraklarının seri nosu dökümleri oldukça karışık ve düzensiz olarak dosyaya sunulduğu,  böylece davacı banka açısından riskli addedilen (banka yükümlülüğünü gerektiren) toplam (32) adet çek yaprağı bulunduğu tespit edildiği,Genel kredi sözleşmesinin 8. Maddesi: \"Banka dilediği her zaman kullandırılan kredi karşılığında, müşterinin borçlarından gerekli gördüğü kısmına teminat olmak üzere, tayin edeceği miktarda nakdin depo edilmesini isteyebilir” şeklinde kararlaştırıldığı, bahse konu sözleşmenin anılan hükmü uyarınca, davacı bankanın gayrinakdi çek kredisinden dolayı depo talebinde bulunma hakkının doğmuş bulunduğu kanısına varıldığı, Mülga 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasanın 10. Maddesi: ”Muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için ...TL sına kadar ve kısmen karşılığının bulunmaması halinde ise bu miktarı her çek yaprağı için ....TL'sına tamamlayacak biçimde ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu husus hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmündedir.” şeklinde düzenlendiği, 03.02.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ...'sı Tebliği'ne göre (5941 sayılı Çek Kanunu kapsamına göre ... belirlediği tarife) 2012 yılı için beher çek yaprağı başına bankaların sorumlu oldukları miktarın 1.000,00 TL'sı olarak belirlenmiş olduğu, o  halde (32) adet çek yaprağından dolayı, davacı  bankanın 32.000,00 TL'sını (1.000,00 TL x 32 adet çek yaprağı) faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini müflis şirketten talep etme hakkının doğmuş bulunduğu\" yönünde görüş ve tespitte bulunmuştur.Nakdi Alacak Yönünden ; hükme esas alınan bilirkişi raporu ve rapordaki kat ihtarı, temerrüt tarihi uygulanan akdi ve  temerrüt faiz oranları ile iflas tarihi itibariyle yapılan alacak hesabının  somut delillere uygun, denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu itibarla davacı bankanın, taraflar arasında 01/09/2009-27/10/2020 tarihleri arasında imzalanan  genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalı müflis şirketin kullandığı kredilerden dolayı iflas tarihi itibariyle hesaplanan  3.836.107,48 TL nakdi alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Gayri Nakdi Çek Taahhüt Bedeli Yönünden ;5941 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca, muhatap banka ibraz edilen her çek yaprağı için ibraz eden hamile karşılığının tamamen ya da kısmen bulunması halinde, hükümde belirtilen miktarını ödemekle yükümlüdür. Bu husus hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayrinakdi kredi sözleşmesi hükmündedir. 5941 sayılı Kanun'un 3/son maddesinde \"(Ek fıkra: 31/01/2012-6273 S.K/2. md.) Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi halinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer.\" hükmüne; geçici 3/4. maddede ise, \"Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer.\" hükmüne yer verilmiştir.Dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalı müflis şirket arasında 01/09/2009-27/10/2020 tarihleri arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri gereğince davalı şirket lehine krediler kullandırıldığı ve çek yaprağı tahsis edildiği anlaşılmış ise de söz konusu 32 adet çek yaprağının hangi döneme ait olduğu belirlenmeden davacı bankanın sorumluluğu devam edip etmediği anlaşılamamıştır. Nitekim söz konusu çekler 20/12/2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14/12/2009 tarih ve 5941 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmiş eski tarihli olması halinde 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici 3 maddesindeki \"bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/06/2018 tarihinde sona erer” hükmü uyarınca dava tarihi itibariyle davacı bankanın sorumluluğu sona erecektir. Aksi halde 5941 sayılı Kanun'un 3/son maddesinde \"(Ek fıkra: 31/01/2012-6273 S.K/2. md.) Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi halinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer.\" hükmü uyarınca basım tarihlerinden itibaren dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolup dolmadığı, dava tarihinden sonra 5 yıllık sürenin sona ermesi halinde depo talebi hakkında davanın konusuz kaldığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun nakdi alacak talebi yönünden esastan reddine, gayrinakdi çek sorumluluk bedeli yönünden şimdilik incelemeksizin, davalı vekilinin istinaf başvurusunun gayrinakdi çek sorumluluk bedeli yönünden kısmen kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun nakdi alacak talebi yönünden ESASTAN REDDİNE,2-Davalının istinaf başvurusunun gayrinakdi çek sorumluluk bedeli yönünden KISMEN KABULÜ ile, İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/10/2020 tarihli ve 2019/329 Esas 2020/507 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,4- Taraflarca  yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi taraflara iadesine,5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/03/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d20f4d70daea209e","SID":"1796d8fdeb9c977d"}}