{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/314 <br>KARAR NO: 2025/501<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 10/10/2024 ara karar <br>NUMARASI: 2024/101 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili talep dilekçesinde;  Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 31.05.2022 tarih ve ... tescil numaralı ve 43.sınf tescili bulunan davalılara ait “ ...” ibareli markanın görselinde “ ...” olarak yazıldığı, ancak markanın “ ...” ibareli olarak tescil edildiğini, marka örneği alanına yerleştirilen yazılı ibarelerin tamamının, marka adı kısmında aynen bulunmasının zorunluluk olduğunu, markanın SMK 4. Maddesine aykırı olduğunu, markanın SMK 5/1-b maddesi gereğince ayırt edici olmadığını, tanımlayıcı olduğunu, SMK 5/1- c maddesine de aykırı olduğunu, ürünlerin \"...\" tarafından sağlandığı temin edildiğini ifade ettiğini, oysa ..., ... teşebbüslerinin de bulunduğunu, teşebbüslerin tamamının yakın mahallerde 43. Sınıf koduna ilişkin teşebbüsler olduğunu, davalı markasının SMK 5/1-d maddesine aykırı olarak Adana Kebap yemek türüne işaret etmesi nedeniyle de hükümsüzlüğünün gerektiğini, SMK 5/1-f maddesi gereğince de \"Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler\" den olması nedeniyle de tescil edilemeyeceğini, mutlak red sebepleri nedeniyle davalı markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, markanın kullanımının Men'ine,Hükmün ilanına, Markanın olası devrinin dava sonuna kadar önlenmesi için  sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasına ve markadan doğan hakların davacı şirkete karşı kullanımının dava sonuna dek önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/07/2024 tarihli 2024/101 Esas sayılı ara kararı ile;  İhtiyati tedbir TALEBİNİN KISMEN KABULÜ ile davalıya ait olduğu belirtilen \"...\" numaralı marka, davalı adına kayıtlı ise, dava sonuçlanıncaya kadar, 3. kişilere devrinin önlenmesi hususunda  markanın TPMK KAYDINA TEMİNATSIZ OLARAK İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, davalı dava konusu markayı  devretmek için ciddi bir girişimi olur ve müşteri bulduğunu veya ekonomik zararının bulunduğunu ileri sürerek bu konuda delil ibraz etmesi halinde bu hususun tekrar ele alınmasına, bu hususta TPMK'ya müzekkere yazılmasına, -Diğer tedbir taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Davalı  vekili  Av. ... 08/08/2024  tarihli  dilekçesi ile mahkemeye verilen  11/07/2024 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiş  etmiştir. İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/10/2024 tarihli 2024/101 Esas sayılı ara kararı ile;  davalı vekilinin  ihtiyati tedbire yönelik itirazının  reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tedbir talebinin reddine karar verilen kısmı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davalılar adına tescili yapılan markanın tescilinin yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın markasının “...tı” olarak tescil edilmiş ise de davalı tarafın marka başvuru görselinde  markanın;  “...” olduğunu, davalı yanın tescil ettirdiği ibare ile  Kurum’a sunduğu  ve sair evrakta ve internette kullandığı  ibarenin farklı olup 6769 Sayılı SMK'ya aykırılık teşkil ettiğini, marka örneği alanına yerleştirilen yazılı ibarelerin tamamının marka adı kısmında aynen bulunmasının zorunlu olduğunu. davalıların “adana işi by asma attı” markasının Yasanın 4. maddesine aykırı olduğunu. -Davalıların 31.05.2022  tescil  tarihi  itibariyle Kadıköy/Sahrayıcedit Mahallesi’nde bulunan işletmede tescile aykırı  kullanmaya başladıkları  “...” ifadesinin ..., ... isimli teşebbüsler tarafından yakın mahallerde 43.sınıfta kullanıldığını.-Davalı markasının SMK 5/1-b-c-d-f maddelerine de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalı markasının hükümsüzlük koşulları taşıdığını. -Mahkemenin gerekçesinde tedbir taleplerinin  “…. ibareli markanın ticaret alanında herkesçe kullanılabilecek zayıf ibare olduğu iddiası ile hükümsüzlüğü talep edildiği  ve mülkiyet hakkının kısıtlanamayacağı…”  gerekçeleri  ile açıklamış ise de gerekçede,  tedbir taleplerinin eksik ifadesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, tedbir talebinin; davalı markasının yasaya aykırı tescil edildiği  hakkında olup,  davalı tarafın haksız tescil ile elde ettiği hakkının davacı müvekkiline karşı kullanımının engellenmesini talep ettiklerini, aksi durumun müvekkili şirketin hukuka aykırı tescil edilmiş bir marka karşısında çaresiz kalması ve onarılamayacak zarara uğraması sonucunu doğuracağını beyanla mahkeme kararının kaldırılarak, tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Marka hükümsüzlüğü davasında, davacı vekilinin davalı marka görselindeki ibarenin “... olmasına rağmen markanın “...” olduğunu, bu hususun SMK 4. Maddeye aykırılık teşkil ettiği gibi, davalı markasının 6769 Sayılı SMK 5/1-b-c-d ve f bentlerinde düzenlenen  mutlak red sebeplerine de aykırı olarak tescil edildiğinden hükümsüz kılınması ve yargılama süresince müvekkiline karşı kullanılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince devrin önlenmesi yönünde tedbir talebi kabul edilmekle birlikte, markanın davacıya karşı kullanılmaması yönünde tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava dilekçesi ve cevap dilekçesindeki beyanlardan; davacı tarafça davalının işletmesini 1.000.000 TL'ya devraldığı ve ödendiği, davalıların yönlendirmesi ile ... İthalat ve İhracat ve Dış Ticaret A.Ş.'ni kurduğu, davalının izni ve bilgisi ile mal sahibi ile 01/01/2023 tarihli beş yıllık kira akdi imzaladığı, davacının \"...\" ibareli marka başvurusuna davalılarca itiraz edilmesi üzerine davacı marka başvurusunun reddedildiği, davalı tarafça davacı aleyhine İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/235 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı anlaşılmıştır. İşbu dava marka hükümsüzlüğü davası olup, davacı tarafça davacı kullanımının, davalı markasına tecavüz etmediğinin ileri sürülmediği gibi, mahkeme karar gerekçesinde de açıklandığı üzere öncelikli üstün bir hakkın da ileri sürülmediği, davalı markasının tescilli olduğu, hükümsüzlük koşullarının yargılamayı gerektirdiği, tecavüze yönelik davanın ayrı bir dava konusu olduğu, bu davanın konusunu teşkil etmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  10/10/2024 tarih ve 2024/101 E. sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-  Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7b91676f1f4ddba","SID":"ff20c405f0a183da"}}