{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1668 <br>KARAR NO:2025/249<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/07/2021<br>NUMARASI:2019/143 Esas -  2021/559 Karar<br>DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:03/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firma davalı firma ile takas araç alımına ilişkin 29.01.2018 tarihli takas araç alım siparişini akdedilmiş olduğunu, ancak davalı yanın talebi üzerine yeniden 31.05.2018 tarihli sipariş metnini imzalamış olduğunu, bu siparişe göre 24 adet 2014 model ve sipariş ekinde özellikleri belirtilen ... marka çekici aracın 150 adet ... çekici satışına karşılık takas olarak alınacağını, takas işleminin Temmuz 2018 tarihi yerine Şubat 2019 itibariyle gerçekleşeceğini, bu işlem için takas araç bedellerine karşılık davacı şirketçe 456.000,00 TL kaparo ödendiği, davalı taraf anılan sipariş ile öngörülen yükümlülüklerini ihlal ettiğini ve ilgili siparişten dönmüş olduğunu, kaparo bedelini yedinde mahsup ettiğini, ihtarname ile tebliğ edilen 05.04.2019 tarihli ve 286.000,00 TL bedelli fatura, fatura içeriği, faturayı doğuran olay ve fatura bedeli davacı şirket tarafından kabul edilmediğini, fatura davacı tarafından kayıtlara alınmadığını, bu nedenlerle davacı şirket ile davalı firma arasında imza edilen takas araç alımı siparişlerine dayanılarak davacı şirketçe davalı firmaya ödenen 456.000,00 TL kaparo bedelinden mahsup edilen 286.000,00 TL’nin şimdilik 20.000,00 TL’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı şirketin davalı tarafça siparişin ihlali sebebiyle maruz kaldığı maddi zarar ve kar kaybına karşılık şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 27/04/2021 tarihinde sunduğu dilekçesi ile, kapora iadesine ilişkin talebine 286.000,00 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı ve davacı arasında 31.05.2018 tarihinde düzenlenen ve imzalanan takas araç alım sipariş sözleşmesi kapsamında, davalı şirket, sözleşmenin 1.maddesinde sözü edilen ve listesi bildirilen 24 adet aracı, davacı tarafa anlaşmaya uygun bir biçimde satmaya hazır bulundurduğunu, Beşiktaş ...Noterliği’nin 28.02.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirdiğini, ihtarnamenin davacı tarafa tebliğini müteakip, davacı araçları sözleşmede belirtilen 173.000,00 TL (KDV dahil) bedelden olmadığını, 148.076,27 TL(KDV dahil) fiyattan alacağını sözlü olarak bildirmiş olduğunu, davalı, davacının bu talebini kabul etmediğini, davalı şirket Beşiktaş ... Noterliği’nin 05.04.2019 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile müzakere süreci devam ederken araçların 3. Kişiye satıldığı, kati bir dönüş yapılmaksızın araçların kendilerine ifa imkanı bırakılmaksızın satılmış olduğunu haricen öğrendiklerini bildirdiklerini, davacının ihtarnamedeki iddialarının doğru olmadığını, davacının araçları sözleşme bedelinden 24.923,73 TL (KDV Dahil) indirimli almak istediğini, teslim süresi dolan araçları zararına üçüncü kişilere davacının teklifinin üzerinde satışının gerçekleştirdiğini, tarafları KDV Dahil anlaştığını, KDV oranının değişmesinin fiyata etkisinin olmayacağını, davacının kardan mahrum kaldığı maddi zarar iddiası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL Maddi tazminat talep ettiğini, dava konusu olayda davalının kar kaybının nedeninin anlaşılır olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ıslaha karşı sunduğu 17/05/2021 tarihli cevap dilekçesinde ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında düzenlenen 31/05/2018 tarihinde Takas Araç Alım Siparişi Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmeye göre Takas araçların 173.000,00 TL (KDV dahil) bedel ile davacı tarafça alınacağı, takas işleminin Temmuz 2018 tarihi yerine Şubat 2019 itibariyle gerçekleştirileceği, bu işlem için takas araç bedellerine karşılık davacı şirketçe 456.000,00 TL kaparonun ödendiği, davalı Beşiktaş ...Noterliği’nin 28.02.2019 tarihli ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeye konu  24 adet aracı, davacı tarafa, anlaşmaya uygun bir biçimde satmaya hazır bulundurduğunu, araçların bursa merkez ... Şti. ikinci el birimine teslim edeceğini,  satış işlemlerinin her bir araç için belirlenen 173.000,00 TL (KDV Dahil) üzerinden gerçekleşeceğini, araç için kaparo olarak ödenen 456.000,00 TL’nin toplam satış bedelinden mahsup edileceğini davacı tarafa bildirdiği, ayrıca davalı tarafından davacı tarafa gönderilen 12.03.2019 tarihli e-mail yazışması ile, anlaşılan bedel üzerinden alım yapılmaması halinde  söz konusu araçlar ile ilgili olarak piyasa araştırması yapılmak sureti ile satışlarının gerçekleştirileceği, satış sonrası arada oluşan bir fark olur ise bu bedelin takas mahsup yolu ile rücu edileceğinin davacı tarafa bildirildiği, davacı tarafın Bursa ... Noterliği'nin 12.03.2019 tarih ve... yev. nolu ihtarnamesi ile  sözleşmenin yapıldığı tarih ile satışın gerçekleşeceği tarihte KDV oranlarının değişmesi yani, satış tarihinde KDV oranın düşük olması dolayısı ile bu oranın satış bedeline yansıyacağı ve dolayısı ile KDV dahil satış bedelinin düşeceği bu sebeple de taraflar arasında her bir araç için anlaşma sağlanmış olan 173.000,00 TL (KDV dahil) fiyat yerine her bir aracın 148.076,27 TL (KDV Dahil) fiyattan satışının yapılması gerektiğinin bildirildiği, davalı tarafça teklifin kabul edilmeyerek, Beşiktaş ...Noterliği'nin 05.04.2019 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesini keşide ederek, dava konusu olan 24 adet aracı piyasadan temin ettiği alıcılara sattığını, davacı sözleşme şartlarında araçları almış olsa idi satış bedelinden toplam 4.152.000,00 TL (KDV Dahil) gelir elde edebilecek iken, piyasadan temin edilen alıcılara araçların, toplam 3.866.000,00 TL(KDV Dahil) satışının gerçekleştiğini, aradaki 286.000,00 TL (KDV Dahil) zararın, davacı tarafından ödenen avanstan takas/mahsup edileceğini, bakiye kısmın davacı banka hesaplarına iade edileceğini bildirdiği ve satış evraklarını dosyaya sunduğu, bundan kaynaklı zararı için 05.04.2019 tarihli ... no.lu “31.08.2018 tarihli Takas Araç Alım Sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden kaynaklanan oluşan zarar” açıklamalı 286.000,00 TL tutarlı faturayı düzenleyerek davacı tarafa ihtarname ekinde tebliğ ettiği, kalan 170.000,00 TL tutarlı bakiyeyi ise 05.04.2019 tarihinde davacı hesabına ödemiş olduğu anlaşıldığından; davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmede araç başı satış bedelinin  173.000,00 TL (KDV dahil) olarak kararlaştırıldığı, sözleşmede davacı tarafın imzası olduğu ve kabulünde olduğu, sözleşmede satış bedeli ve KDV bedeli olarak ayrı olarak belirlenmeyip tek bir bedelin söz konusu olduğu, KDV dahil denmemiş olsa dahi sözleşmede kararlaştırılan bedelin aksi kararlaştırılmamışsa KDV dahil olduğu, sözleşmede KDV oranının değişmesi halinde sözleşme  bedelinin yeniden revize edileceği şeklinde hüküm olmamakla birlikte sözleşmede belirtilen satış tarihi de göz önüne alınarak davacı tarafın bu ihtimali göz önüne alarak sözleşmeyi imzalamış olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davacı tarafın satış tarihinde KDV oranının düşük olması nedeniyle bu durumun satış bedeline yansımasını istemeyeceği, davalı tarafın araçların hazır olduğunun bildirimesi rağmen araçların davacı tarafından belirlenen tarihte alınmaması üzerine  dava konusu olan 24 adet aracı piyasadan temin ettiği alıcılara sattığı, davacı sözleşme şartlarında araçları almış olsa idi satış bedelinden toplam 4.152.000,00 TL (KDV Dahil) gelir elde edebilecek iken, piyasadan temin edilen alıcılara araçların, toplam 3.866.000,00 TL(KDV Dahil) satışının gerçekleştiği, aradaki farkın davalının sözleşmenin davacı tarafça ifa edilmemesi nedeniyle zararını oluşturduğu ve davalı tarafın ödenen kapora bedelinden mahsup etmesinin hukuka aykırı olmadığı, davalının sözleşmeden kaynaklı zararını oluşturması nedeniyle ödenmeyen kapora bedelinin iadesi koşullarının oluşmadığı, davacı taraf kar kaybı talebinde bulunmuşsa kar kaybına ilişkin olarak delillerini ibraz etmediği ve ispatlayamadığı anlaşıldığından davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tbk  madde 177 gereği kaporanın değerlendirilmekle; sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır, denildiğini, düzenlemesine yer verildiğini, bu halde davalı yana ödenen kapora bedelinin bağlanma bedeli olduğu bir cezai şart ya da cayma parası olmadığı tartışmasız olduğunu, mahkemece TBK madde 177 nin hiç tatbik edilmeksizin ve gerekçede yazılmaksızın hüküm kurulması eksik incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı olduğunu, kanunun lafzından sözleşmenin yapılması sırasında taraflardan birinin para ödemesinin hukuki düzlemde öncelikle bağlanma parası olarak kabul edileceği anlaşıldığını, araç satış sözleşmesinin geçerlilik şartının değerlendirilmesi 2918 sayılı karayolları trafik kanunu m. 20 uyarınca araç satış ve devirlerinin geçerli olabilmesi için işlemin noterliklerde yapılmasının zorunlu olduğunu, mahkemece bu husustaki itirazların hiçbiri değerlendirilmemiş, hüküm kurulurken gerekçe dahi kurulmadığını, mahkemece bahsi geçen 2918 sayılı karayolları trafik kanunu m. 20, Türk Borçlar Kanunu ve ilgili içtihatların hiç tatbik edilmeksizin ve gerekçede yazılmaksızın hüküm kurulması eksik incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirdiğini, somut olayda resmi satış sözleşmesi yapılmadığı da nazara alınır ise yerel mahkemenin hatalı irdeleme yaptığı tartışmasızdır yerel mahkeme tarafından dava konusu kapora bedelinin iadesi talebi değerlendirilirken davalının karşı dava açmadığı, takas, mahsup definde bulunmadığı ayrıca araç başına birim net satış fiyatının davacı şirket ile akdedilen sipariş formunda yazan net araç birim satş fiyatından daha yüksek olduğu dahi değerlendirilmeksizin hüküm kurduğunu, her ne kadar davalı yan KDV dahil fiyatlarda yapmış olduğu 3. kişilere satışlarda zarar ettiğini iddia etse de; aksine cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile KDV oranının %18 den %1 e indirilmesi sebebi ile zarar bir yana davalı yanın tamamen kara geçtiği, işbu sipariş formu gereği de edimini ifa etmemesinin yegane sebebi kararname ile lehine olan bu durumu kullanmak olduğu açıkça anlaşıldığını, bu halde davacı yanın MK2'ye aykırı hareket ettiği ve zarar bir yana tamamen kar amaçlı hareket ettiği bu eyleminin mahkemece değerlendirilmeye dahi alınmadığı ve hukuk sistemimizin temel değerlerinden olan iyiniyet ilkesini tamamen göz ardı ettiği anlaşıldığını, gerekçeli kararda hükmün eksik tahsis edildiğini, davalı şirket vekili davacıya hitaben keşide ettiği Beşiktaş ... Noterliğinin 28.02.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde taraflar arasında akdedilen ilk siparişe hiç değinmeksizin; 31.05.2018 tarihinde düzenlenen takas araç alım siparişi çerçevesinde 1. maddede bahsi geçen (24) adet aracın satışa hazır olarak bulundurulduğunu, araçların ... Şti. ikinci el birimine teslim edileceğini, satış işlemlerinin her bir araç için belirlenen 173.000,00 tl (kdv dahil) üzerinden gerçekleştirileceğini, davacı tarafça (24) araç için kaparo olarak ödenen 456.000,00tl’nin toplam satış bedelinden mahsup edileceğini beyan ettiğini, bu ihtarnameye cevaben tarafınca keşide edilen Bursa 10. Noterliğinin 12.03.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde; taraflar arasında akdedilen takas araç alım siparişi metninde plakaları yazılı araçların 173.000,00 TL bedelle davacıya satılacağı ve teslim edileceği, bu bedele KDV’nin dahil olduğu belirtilmiş ise de; siparişin akdedildiği (diğer bir deyişle satış bedelinin hesaplandığı) ve ifa edileceği tarihteki KDV oranının esas alınarak 173.000,00 tl’lik araç satış bedelinin davalı tarafça revize edilmesi ve KDV oranındaki indirimin satış bedeline yansıtılması gerektiği ifade edildiğini, zira; davalı yanın talebi üzerine taraflar arasında ikinci bir sipariş akdedilerek satış tarihinin ötelenmesi neticesinde mevzuat değişikliği gerçekleştiğini,nitekim 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi şu şekilde açıklandığını, bir malın satışı ya da hizmetin ifası konusunda sözlü veya yazılı anlaşma yapılması tek başına KDV’nin doğması üzerinde etkili olmadığını, siparişe konu malın teslimi ya da hizmetin ifası fiilen ne zaman gerçekleşmişse veya gerçekleşecek ise, KDV yükümlülüğünün de o zaman doğduğunu, mevzuat hükümleri ve emsal mahkeme ilamları gereği; taraflar arasında düzenlenen takas araç alımı siparişinde kararlaştırılan takas işleminin gerçekleştirileceği tarih itibariyle geçerli KDV oranı üzerinden hesaplama yapılması, araç bedellerine KDV indirim oranının yansıtılarak her bir aracın toplam satış bedelinin 148.076,27 TL olarak revize edilmesi gerektiği, bu revizyon neticesinde araçları satın ve teslim almaya hazır olduğu 12.03.2019 tarihli ihtarname ile davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirket ise Beşiktaş ... Noterliğinden gönderdiği 05.04.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde; davalı şirketin mail yazısı ile araçları piyasadan bulacağı üçüncü kişilere satacağı ve tarafların anlaşmasından ayrı bir bedel çıkar ise, aradaki farkın davacıya yansıtılacağı ve davalı şirketin üzerinde bulunan, alınacak araçların avansı olarak ödenen 456.000,00 TL’den takas/mahsup yapılarak bakiye avansın davacıya iade edileceğinin peşinen bildirildiğini ileri sürdüğünü, davacının; davalı şirket ile imzalanan 31.05.2018 tarihli “takas araç alım siparişi”nden dönüldüğüne ve/veya siparişin feshedildiğine dair hiçbir bildirimde bulunmamış, ifadan imtina etmemiş, davalı firmadan toplam satış bedelinin KDV oranındaki yasal değişim çerçevesinde revize edilmesinin haklı olarak talep edildiğini, davalı tarafın ihtarnamesi içeriğinde de bu yasal değişikliğin deklare edildiğini, yapılan bildirimin her bir aracın net değerinin aynı kalması konusunda olduğunu, bu araçların net satış bedelleri korunarak verginin tatbik edilmesi gerektiğini ifade ettiğini, bu taleplerimizin dikkate alınması beklendiği halde davalı şirketçe müzakere süreci devam ederken ve kati bir dönüş yapılmaksızın araçların davacıya ifa imkanı bırakılmaksızın üçüncü kişiye satıldığı davacı tarafından haricen öğrenilmiş, davalı şirketçe sürecin sona erdiği tarih dahi bildirilmediğini, davalı tarafın mahsup işleminin geçerli addedilebilmesi, akdedilen sipariş metninin yasanın öngördüğü şekilde noterde düzenlenen satış sözleşmesi niteliklerini haiz olmaması sebebi ile de mümkün olmadığını, her şeyden taraflar arasında imzalanan takas araç alım siparişlerinin, araç satış sözleşmesi / araç satın alma ön sözleşmesi ya da vaadi olarak nitelendirilmesi de olanaksız olup dolayısı ile davacı yanca ihlal edilen bir araç satım sözleşmesinden / sözleşme vaadinden bahsedilmesi söz konusu olamayacağından, davalı tarafın menfi zarar iddiası ile fark satış bedeli olarak adlandırdığı bir tutarı davacı şirket kaparosundan mahsup ve tahsil etmesinde de hukukla bağdaşır hiçbir yön bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu m. 20 uyarınca araç satış ve devirlerinin geçerli olabilmesi için işlemin noterliklerde yapılması zorunlu olup, davalı şirketin mahsup işlemine dayanak gösterdiği sipariş metni / ön sözleşme noterde akdedilmediğinden, bu metne itibarla yapıldığı ileri sürülen mahsup işleminin hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince yapılan tahkikat neticesinde, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmiş, 08.09.2020 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda davacı şirket kayıtları uyarınca davalı yandan 286.576,67 tl alacaklı olduğu, tüm defterlerin usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu belirtilmiş yine dosyada mübrez 14.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda \"sayın mahkemeniz satış tarihinde kdv oranının düşük olması dolayısı ile bu oranın satış bedeline yansıyacağı yönünde karar vermesi durumunda davacı yanın davalı yandan 286.000,00 tl alacaklı olacağı\" ifade edildiğini, hizmetlerinde fazladan tahsil edilen KDV tutarlarının gider pusulası ile iadesi gerektiği bildirilmiş dolayısı ile KDV oranlarındaki değişikliğin sözleşme bedellerine yansıtılması ve sözleşme bedellerinin bu çerçevede revize edilmesi zorunlu olup, bu husus ilk derece mahkemesince yapılan tahkikatta davalı lehine ve açıkça göz ardı edildiğini, davalı yan araçları %1 oranında kdv ile satarak 309.079,00 tl  daha fazla kazanç sağladığını, bu halde davalı yanın TBK 177/1 gereği kaporayı mahsup etmesini gerektiren bir hal olmadığı, sebepsiz zenginleştiğinin tartışmasız olduğunu, mahkemenin 06.07.2021 tarihinde haklı davayı dosyada mübrez bilirkişi raporlarına, taraflar arasında akdedilen siparişin araç satışı sözleşmeleri için öngörülen noterde akdedilme şartını taşımamasına ve KDV oranında meydana gelen değişiklik çerçevesinde sözleşme bedelinin revize edilmesinin zorunlu olduğuna dair tüm bilgi ve belgelere rağmen reddetmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, geçersiz sözleşme nedeniyle yapılan ödemenin eksik iade edilmesi nedeniyle kalan kısmın tahsili ve uğranılan maddi zararın tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, araç satış sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli ise sözleşmenin ifa edilmemesinde kusurun kime ait olduğu ve KDV indiriminin alıcıya yansıtılmasının gerekip gerekmediği noktasındadır.Taraflar arasında 31/05/2018 tarihli \"takas araç alım siparişi\" imzalanmıştır.Davacı tarafça, KDV'nin sözleşmenin ifa anındaki orana göre hesaplanması gerektiği ve bunun satış bedeline yansıtılması gerektiği, davalının kapora bedelinden haksız kesinti yaptığı iddiasıyla kaporanın iade edilmeyen kısmının tahsiline ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf talebin zamanaşımına uğradığını savunmuştur. <br>Davalı tarafından, davacının KDV indiriminin satış bedeline yansıtılması talebi nedeniyle sözleşmede yazılı tutardan araçları almaktan imtina etmesi nedeniyle araçların üçüncü kişilere satıldığı, araçların sözleşme bedeli üzerinden davacıya satılması halinde elde edilecek satış tutarı(4.152.000,00 TL) ile üçüncü kişilere yapılan satışlar nedeniyle elde edilen tutar(3,866.000,00 TL) arasındaki farkın davalının zararı olduğu ve bu farkın davacının kapora bedelinden mahsup edildiği savunulmuştur.Taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşme ekinde var olan listede belirtilen, plakaları, şasi motor numaraları ve km. bilgileri yazılı 24 adet araç (2019) Şubat ayı içerisinde takas olarak alınacağı, ...'ın istemesi halinde takasa vereceği 24 adet ilgili aracın tamamı olmak koşulu İle ...'a satmaktan vazgeçebileceği, işbu takas alım şartlarının 24 adet aracın tamamının ...'a satılması halinde geçerli olacağı, takas araçların, 173.000,00 TL ( KDV dahil) bedel ile alınacağı, toplam takasa alınacak araç bedelinin 456.000,00 TL'sinin .... Şti. tarafından ... A.Ş. ye kaparo olarak ödendiği ifade edilmiştir.Anılan sözleşmede satış bedeli KDV dahil olarak belirlenmiş olup, esasen taraflar arasında bu konuda bir ihtilaf bulunmamaktadır.31/10/2018 tarihli ve 30581 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 287 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın 4/1. Maddesi ile, (G.T.I.P:8701.20) yarı römorkler için çekiciler de dahil bir kısım araçların KDV oranının 31/12/2018 tarihine kadar %1 olarak uygulanmasına karar verilmiş, daha sonra 535 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, tır çekicileri, minibüs, midibüs, otobüs, kamyon, kamyonet (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alanlar hariç) ve bazı özel amaçlı taşıtların teslimlerinde uygulanan KDV oran indiriminin süresi 31/3/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.Davalı tarafından davacı muhatabına çekilen Beşiktaş 17. Noterliğinin 28/02/2019 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile, sözleşmedeki araçların anlaşmaya uygun olarak 173.000,00 TL(KDV dahil) üzerinden satmaya hazır olduklarını ve anlaşmada belirtildiği gibi ... Şti. 2. El birimine teslim edileceği, kapora bedelinin satış bedelinden düşüleceği ihtar edilmiştir. Davacı tarafından, davalı muhatabına çekilen Bursa ... Noterliğinin 12/03/2019 Tarih ve... YN'lu cevabi ihtarnamesi ile, KDV indirimi yansıtılarak satış bedelinin revize edilmesi, bu şekilde araçları teslim almaya hazır oldukları ihtar edilmiştir. Bu kez davalı tarafından davacı muhatabına çekilen Beşiktaş ... Noterliğinin 05/04/2019 Tarih ve ...YN'lu ihtarnamesi ile, mail yazısında araçların piyasadan bulunan üçüncü kişilere satılacağı ve tarafların anlaşmasından farklı bir bedel çıkması halinde aradaki bedelin yansıtılacağı, alınacak araçların avansı olarak verilen 456.000,00 TL'den takas/mahsup yapılarak bakiye avansın iade edileceğinin bildirildiği ifade edildikten sonra satış farkının 286.000,00 TL olduğu, bu miktarın avanstan mahsubu ile 170.000,00 TL'nin iade edileceği ihtar edilmiştir.Davalı tarafından, ihtarnamelerinde bahsi geçen zararına ilişkin olarak 05/04/2019 tarihli ve 286.000,00 TL bedelli fatura düzenlenmiş, ancak bu fatura davacı tarafından kabul edilmemiştir.Davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin yasanın öngördüğü şekilde noterde düzenlenmemiş olması nedeniyle geçersiz olduğunu, davalı ise davacının sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürmektedir. Davalı sözleşmenin geçersizliği iddiasının dava dilekçesinde ileri sürülmediğini iddia etmiş ise de, bu husus dava dilekçesinde ileri sürüldüğü gibi, sözleşmenin geçersizliği iddiası itiraz niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. 2918 salıyı Karayolları Trafik Kanunu(KTK)'nun 20/1-d maddesine göre, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, (...) araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 29/2. Maddesine göre de, Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır. Anılan yasal düzenlemelere göre, araç satışına ilişkin sözleşmeler ile önsözleşmelerin noter tarafından yapılması geçerlilik koşuludur. Taraflar arasında araç devrini amaçlayan 31/05/2018 tarihli \"takas araç alım siparişi\" noter tarafından yapılmadığından geçerli değildir.Geçerli olmayan sözleşmeye dayanarak ifa istenemeyeceğinden herkes aldığını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmek durumundadır. Bu kapsamda, sözleşme bedeline mahsuben verilen kaporanın da iadesi gerekir. Davalı, davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle araçları üçüncü kişilere sattığı ve bu suretle 286.000,00 TL zararının meydana geldiğini iddia etmiş ise de, dayanılan sözleşme geçersiz olup, ifası istenemeyeceğinden sözleşmenin ifa edilememesi nedeniyle zarar meydana gelmesi söz konusu değildir. Aynı durum davacının maddi zarar istemi bakımından da geçerlidir.Davalının, davacı tarafından kendisine ödenen 456.000,00 TL'nin tamamını iade ile yükümlü olup, iddia ettiği zararına ilişkin 286.000,00 TL'yi mahsup etmesi mümkün değildir. Davalı 170.000,00 TL'yi davacıya iade etmiş olup, kalan 286.000,00 TL'yi de iade etmesi gerekir.TBK'nın 117/2. Maddesi gereğince, sebepsiz zenginleşmede zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Kaporanın ödendiği 31/05/2018 tarihli sözleşmede yazılı olup, sözleşme geçersiz olduğundan bu ödemenin yazılı olduğu sözleşme tarihi itibariyle temerrütün gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Buna göre iadesi gerekin kaporanın bakiye kısmına 31/05/2018 tarihinden itibaren, tarafların tacir olduğu da gözetilerek avans faizi uygulanmalıdır. Bu arada davalının zamanaşımı savunmalarının da değerlendirilmesi gerekir. TBK'nın 82. maddesine göre, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Davacının sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının, davalının araçları üçüncü kişilere sattığını bildirdiği Beşiktaş 17. Noterliğinin 05/04/2019 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile öğrendiğinin kabulü gerekir. Buna göre, eldeki dava zamanaşımı süresi içinde açılmıştır. Islah edilen tutar bakımından ise zamanaşımını durduran arabuluculuk sürecinin 30/05/2019-04/07/2019 tarihleri arasında gerçekleştiği nazara alındığında 27/04/2021 tarihli ıslah zamanaşımı süresi içindedir.Dolayısıyla davalının zamanaşımı savunmaları yerinde değildir. Buna göre, ilk derece mahkemesinin kaporanın idesine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Buna karşın  ilk derece mahkemesince maddi tazminat davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince eldeki davanın açılmasında davacının davasını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 35(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın maddi tazminat istemi yönünden REDDİNE,2-Kapora bedelinin iadesi talebi yönünden KABULÜ ile, 286.000,00 TL'nin 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Başlangıçta peşin olarak alınan 358,63 TL harcın  ıslah harcı 4.600,00 TL ile birlikte alınması gerekli olan 19.536,66 TL harçtan mahsubu ile bakiye 14.578,03 TL karar ve ilam harcının davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, 4-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1320,00 TL'nin, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 4,60 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına; dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.315,40 TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu  başvuru harcı 44,40 TL, posta ve tebligat gideri 132,10 TL olmak üzere toplam 176,50 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 175,89 TL yargılama masrafından, davalı  tarafından yargılama sırasında yapılan  bilirkişi ücreti 1.450,00 TL yargılama masrafından kabul-ret oranına göre davacıya isabet eden 5,05 TL'nin mahsubu ile kalan 170,84 TL'ye peşin harç 358,63 TL, ıslah 4600 TL ile birlikte eklenerek sonuç olarak 5.129,47 TL'nin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 0,61 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu yargılama masrafından kalan 1.444,95 TL'nin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.760,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Maddi tazminat davası yönünden davalı  yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 49,10 TL olmak üzere toplam 211,2‬‬0 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 03/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db18c4921781b5ed","SID":"970c38187f82fc0c"}}