{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/335 <br>KARAR NO: 2025/499<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/11/2024 ara karar <br>NUMARASI: 2024/77 E. .<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: dava dilekçesi ile davalının marka hakkı sahibi olduğu ... tescil numaralı “...Koleji” Markasının ve ... Tescil Numaralı “...” Markasının, 25. Sınıfta “...” ve 26. Sınıfta “nakışlar(aplikeler), giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar” yönünden 6769 Sayılı Kanun’un 25. Maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini, sicilden terkin edilmesini ve davalının dava konusu “... Koleji” ve “...” markalarının yargılama sürecinde 3. kişilere devredilmesinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/03/2024 tarih  2024/77 Esas sayılı 11 numaralı tensip  kararı ile; \"Davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin takdiren teminatsız olarak kabulü ile; davalı adına kayıtlı ... ve ... tescil nolu markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devir ve temlikinin İHTİYATİ TEDBİREN ÖNLENMESİNE, tedbirle ilgili TPMK Markalar Dairesi Başkanlığına bilgi verilmesine\" karar verilmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçesi ile haksız olduğunu ileri sürdükleri ihtiyati tedbir kararından  rücu edilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/11/2024 tarih  2024/77 Esas sayılı ara kararı ile; \"Hükümsüzlük kararının neticeleri ve davada tarafların hak ve menfaat dengeleri nazara alınarak, dava konusu çekişme ve uyuşmazlığın bulunduğu aşama dikkate alındığında, tedbir talep edilen davalıya ait marka tescillerinin üçüncü kişilere devredilmek suretiyle taraf teşkilinde sorunlar yaşanmaması ve usul ekonomisi prensipleri gereği tedbir kararı verilmesinin gerek ilk derece mahkemesi kararları, gerekse Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile yerleşik uygulama haline geldiği, marka tescilinin devrinin önlenmesi tasarruf yetkisine getirilen bir sınırlama ise de, bu yönde tasarrufu gerektiren bir zorunluluğun dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davalıya ait  ... ve ...tescil numaralı markalarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde haklı olduğu anlaşılmakla,\" davalının İhtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF Davalı Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle; ihtiyati tedbir talep eden davacının iddialarını ispata yönelik hiçbir delil ibraz etmediğini, davacı tarafından dosyaya sunulan  yazışmaların bu hususta delil olarak kabul edilemeyeceğini, davacıların, tasarımları ve mülkiyet hakları müvekkiline ait olan kıyafet ürünlerini fason olarak imal ettiğini ve bu kıyafet ürünlerini müvekkiline ait marka ve logolarla sattığını, cevap dilekçesi ve ekleri arasında sunmuş oldukları Asliye Ceza Mahkemesi kararlarında ve bu dosyalar içerisinde yer alan bilirkişi raporlarında davacının suç sebebi sayılan eylemleri ve bu eylemler sebebiyle almış olduğu cezaların ayrıntılı olarak izah edildiğini, davacının TTK ve SMK ya aykırı  eylemlerine kılıf oluşturabilmek için TMK md.2 hilafına huzurdaki davayı açtığını açıkça kötüniyetli olduğunu. -Davacının taleplerinin açıkça hukuka aykırı ve davacı lehine hiçbir delil bulunmamasına rağmen , davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinin TMK  md. 2 'de düzenlenen dürüst davranma ilkesine aykırı olduğunu.-Müvekkilinin  ... KOLEJİ markasının, Türkiye özel eğitim ve öğretim sektöründe en çok bilinen ve güvenilen eğitim kurumu olup, Türkiye çapında tanınmış \"... KOLEJİ\", \"...\", markalarının münhasır sahibi olduklarını, 14.11.2017 başv. tarih ve ... Başv. No sayılı \"... KOLEJİ\", 19.02.2020 tescil tarihi ve ... Tescil No sayılı \"... KOLEJİ\" [Kıyafet Ürünlerine Dair], 22.10.2020 tarih ve ... Tescil No sayılı \"...\" markasının tescilli olduğunu. -Davacı ..., diğer davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin münferiden temsile yetkili kişisi olup, müvekkilinin izni ve onayı olmaksızın müvekkillerine ait marka ve logoların yer aldığı kıyafet ürünlerini sahte olarak ürettiğini ve daha sonra üçüncü kişilere sattığını, en son yapılan şikayet başvurumuz üzerine davacılar aleyhine yürütülen soruşturma neticesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu  tarafından ... sayılı iddianame hazırlandığını, müvekkilinin talebi üzerine davalı adreslerinde arama el koyma işlemleri yapıldığını, sektör bilirkişisi tarafından numuneler üzerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlanan rapora göre dava konusu okul giysilerinin müvekkili tarafından üretilmediği ve giysiler üzerinde yer alan  ... KOLEJİ VE ... & ... markalarının kullanılmasının marka itibarına zarar verecek ve ortalama bir tüketiciyi yanıltacak durumda olduğunun tespit edildiğini, daha önce de yapılan şikayet üzerine davacılar hakkında ceza davası açıldığını ve mahkum olduğunu. -Davacı fiillerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini,müvekkilinin işlettiği okullarda kılık kıyafet serbestisi bulunduğunu, davacıların açıkça kötüniyetli olduğunu ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Davacılar vekilince davalı markalarının hükümsüzlüğü talebiyle dava açılarak, yargılama süresince davalı markalarının devrinin önlenmesi yönünde tedbir talep ettiği, mahkemece ihtiyati tedbirin kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından itiraz edildiği, mahkemece duruşmalı inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tedbire itiraz ve istinaf dilekçelerinde davanın esasına yönelik savunmalarını beyanla, tedbir kararının kaldırılmasını talep etmişse de; hükümsüzlük koşullarının oluşmadığına yönelik savunmaların yargılama sırasında değerlendirileceği, hükümsüzlük davalarında dava konusu olan markaların üçüncü kişilere devredilmek suretiyle taraf teşkilinde sorunlar yaşanmaması ve usul ekonomisi prensipleri gereği tedbir kararı verilmesinin gerek ilk derece mahkemesi kararları, gerekse Dairemizin kararları ile yerleşik uygulama haline geldiği, markaların devrinin önlenmesi tasarruf yetkisine getirilen bir sınırlama ise de bu yönde tasarrufu gerektiren bir zorunluluğun yada zararın davalı tarafça ileri sürülmediği, tedbirin  teminatsız verilmesine yönelik de davalı tarafın itirazı ve istinafının bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin tedbire itirazın reddine yönelik kararının yerinde olduğu kanaatiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/11/2024  tarih ve 2024/77 E., sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın  davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27302c1c6cb701a5","SID":"110021f8a6fafb74"}}