{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1499 <br>KARAR NO:2025/270<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/07/2021<br>NUMARASI:2016/773 Esas -  2021/843 Karar<br>DAVA:Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz  İktisab Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/03/2025<br>Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.03.2016 keşide tarihli, ... çek numaralı olan ve keşidecisi ... olan sahte çek, davalı banka tarafından takas odası aracılıyla müvekkili  bankaya ibraz edildiğini, çek aslı görülemediği için, müvekkili banka yetkilileri tarafından anılan çekin sahte olduğunu ibraz anında tespit edilemeyerek, keşidecinin hesabında yeterli bakiye olduğu davalı bankaya bildirildiğini ve davalı banka tarafından sahte çek bedeli olan 19.000,00 TL hamil ...’ e ödendiğini,  müvekkili bankanın ... şubesi (Konya) müşterisi olan ... tarafından çeki keşide etmediği itirazı üzerine, davalı bankadan çek aslı istendiğini, çek aslı üzerinde yapılan incelemede yukarıda anılan çek aslının sahte olduğu tespit edildiğini ve bu sahtelik durumu davalı bankaya yazılı olarak bildirildiğini, müvekkili banka, keşideci ...’ un müvekkili banka nezdindeki hesabından sahte çeke istinaden tahsil edilmiş olunan 19.000,00 TL tutarı, müşterisi ...’un müvekkili banka nezdindeki hesabına geri ödendiğini, müşterinin zararı giderildiğini,  müvekkili banka müşterisi ..., anılan sahte çek nedeniyle müvekkil bankayı ibra etmiş ve sahip olduğu tüm dava haklarını da müvekkili bankaya devrettiğini,müvekkili banka tarafından davalı bankaya gönderilen 11.04.2016 tarihli yazı ile sahte çeke istinaden ödenen 19.000.-TL’nin iade edilmesi talep edilmiş ancak davalı banka tarafından bu talep “davalı bankanın müşterisi ...’in iadeyi kabul etmediğine dair beyanı” gerekçe gösterilerek reddedilmiş ve anılan tutar müvekkili bankaya iade edilmediğini, bunun üzerine müvekkili banka tarafından davalı bankaya 28.04.2016 tarihli olan Beyoğlu ...Noterliğinin ... yevmiye numarası ile ihtarname keşide edilmiş ve anılan ihtarname davalı bankaya 29.04.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı banka bu ihtara rağmen de müvekkile karşı sorumluluğunu yerine getirmediğini ve anılan tutarı iade etmediğini, müvekkili banka tarafından diğer davalı ...’e 28.04.2016 tarihli Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş ancak davalı ... adresinden ayrılmış olduğu gerekçesiyle iade olduğunu, davanın kabulü  ile takas odası aracılığıyla davalı banka tarafından ibraz  edilen sahte bir çek nedeniyle müvekkili bankanın ödemek zorunda kaldığı 19.000,00 TL’nin davalı banka tarafından müvekkili bankaya ödenmesine, yargılama giderleri ve  vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar  verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çek bedeli davacı bankanın teyiti ile ödendiğini, davacı yanın kendi dilekçesinde de yinelediği gibi; söz konusu çek, takas odası aracılığıyla davacı bankaya ibraz edilmiş ve bu tip ibrazlarda çek aslının görülemediğinden bahisle çekin sahte olduğunun ibraz anında tespit edilemediği bildirildiğini, ibraz neticesinde davacı banka tarafından ödemenin yapılabileceğinin müvekkili bankaya bildirilmesi üzerine çek bedeli ödendiğini, çekin sahte olduğunun anlaşılması fiziki kontrol ile mümkün olmadığını, davacı banka ancak keşidecinin müracaatı ile çekin sahte olduğunun tespit edildiğini beyan ettiğini, belki çek sahibi banka tarafından yapılacak ilk kontrollerde tespit edilebilecek unsurlar dışında böyle bir durumun üçüncü kişilerce tespit edilebilmesi mümkün olmadığını, çoğu zaman yapılan uzman bilirkişi incelemelerinde dahi bu husus muallakta kaldığını, zaten çeklerin takas odası aracılığıyla ibraz edilmesinde güdülen amaç ve yararlardan bir tanesi de bu şekildeki çekler için ait olduğu bankadan (direkt veya müşterisi aracılığıyla) teyit almak suretiyle hak kayıplarının önüne geçebildiğini, sahte çekle ilgili sorumluların tespit edilebilmesi için her hangi bir şikayet sürecinin bulunup bulunmadığının beyan edildiğini, davacı bankanın her hangi bir idari ve hukuki süreç neticesi belirtmeksizin çek keşidecisi müşterisine ödeme yaparak bu hususla ilgili müvekkil bankaya karşı dava açma yoluna gitmesinin de hakkaniyetli ve iyi niyetli bir yaklaşım olmadığı kanaatinde olmadıklarını, nitekim ortada sahte bir çek varsa ve bu durumla ilgili ihtilaflı bir süreç varsa, bununla ilgili öncelikle cezai bir takibat yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, mevcut durumun ortaya çıkmasında müvekkili bankanın her hangi bir kusuru söz konusu olmadığını, çekin hukuken muteber bir ciro silsilesi ile müvekkili bankaya ulaştığını, kusuru bulunmayan müvekkili bankanın ödeme yükümlülüğününde olmadığını, davanın müvekkili banka açısından reddini,tüm yargılama gider ve masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...davacı vekilinin, ... Bankası ... şubesine ait, ... çek nolu, 15/03/2016 keşide tarihli, 19.000 TL. bedelli çekin takas odası aracılığı ile ibraz edildiğini, çek bedelinin ödendiğini, keşidecinin itirazı üzerine yapılan incelemede çekin sahte olarak üretildiğinin anlaşıldığını, keşidecinin zararının giderildiğini, takas odası aracılığı ile ibrazlarda çeki fiziki olarak gören davalı bankanın oluşan zarardan sorumlu olduğunu beyanla ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep ettiği, davalının ise çekin sahte olarak üretildiğinin fiziki kontrol ile anlaşılamayacağını, davacının çekin sahte olduğuna dair uyarısının olmadığını beyanla davanın reddine savunduğu görülmüştür. Taraflar arasında dava konusu çekin sahte olarak üretildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık sahte olarak üretilen ve takas odası aracılığı ile ödenen çek bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı vekilince sunulan protokolün 16. maddesinin \"çek bedeli muhatap bankadan tahsil edildikten sonra, hesap sahibinin itirazı üzerine çekte imza sahtekarlığı dışında sahtekarlık bulunduğunun, çekin tahrif edilmiş veya geçersiz olduğunun sabit olması nedeniyle muhatap bankanın, keşideciye çek tutarının tamamını veya bir bölümünü iade etmek veya daha fazla bir tutar ödemek zorunda kalması halinde; çekin ibraz edildiği banka muhatap bankaya, muhatap bankanın keşideciye ödemek zorunda kaldığı bu tutarı ... Bankası Bankalar Arası Para Piyasa'sında oluşan ortalama ... (...) faiz oranı (şu anda ... ekranlarında... sayfasında ilan edilen) ortalaması üzerinden hesaplanmış faizi ile birlikte ödeyecektir\" hükmünü içerdiği, dosyaya sunulan protokole göre çekin tahrif edilmiş veya geçersiz olduğunun sabit olması nedeniyle çekin ibraz edildiği banka, muhatap bankanın keşideciye ödemek zorunda kaldığı tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının keşideci zararını giderdiğine dair ibranameyi dosyaya sunduğu, davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çek ödemesinin, davacı çek sahibi gözüken davacı ... Bankası'nın \"ödeme onayı\" ile yapıldığını, ödemenin muhatabı bankaları değil, ödemenin yapıldığı şahıs olan ihbar olunan ... ve keşideci ... olduğunu, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, mahkemece takas protokolünün eksik ve hatalı yorumlandığını, ibraz edilen çekin sahte olduğu Adli Tıp Kurumu gibi bir yüksek ihtisas kurumu tarafından ancak 2 kez incelenerek anlaşılabildiğini, dava konusu çek, davalı bankaya takas odası aracılığıyla, yani fiziken değil elektronik ortamda ibraz edildiğini, davacı bankanın, ödeme öncesi kendi müşterisinden teyit almama noktasında da kusurlu olduğunu, davacı bankanın teyit ihmali yapması nedeniyle de çekin sahteliğinin ortaya çıkmadığını, bankalarının çekin ödenmesinde bir kusuru ve müdahalesi bulunmamakta olup, mahkeme tarafından verilen kararın öncelikle icrasının durdurulması, akabinde kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava,  sahte  çek bedelinin takas yoluyla muhatap bankaca ödenmiş olması nedeniyle, uğranılan zararın takas bankasından tahsili istemine ilişkindir. ndir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut olayda davacı bankaya ait 15.03.2016 tarihli 19.000 TL bedelli dava konusu çekin dava dışı ... tarafından dava dışı ... A.Ş. lehine keşide edildiği, lehdar tarafından dava dışı ...'e ciro edildiği ,  hamil ... tarafından çekin takas odasına ibrazı üzerine davalı banka tarafından çek bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır.Davacı, dava dışı müşterisi olan ...'un ... şubesi nezdinde çek hesabı bulunduğunu, müşterisi tarafından keşide edilmiş görünen 15.03.2016 tarihli  19.000 TL bedelli çekin müşterisi tarafından yapılan başvuru üzerine çekin sahte olduğunun tespit edildiğini ve sahte çekten dolayı çek tutarının müşterisine ödendiğini,  davalı bankanın  Bankalar Arası Takas Protokolünün 16.maddesi uyarınca ödenen bedelden sorumlu olduğunu  ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı ise dava konusu çekin, davalı bankaya takas odası aracılığıyla yani fiziken değil elektronik ortamda ibraz edildiğini, çekin sahte olduğunun anlaşılmasının fiziki kontrol ile mümkün olmadığını, davacı bankanın dahi ancak keşidecinin müracaatı ile çekin sahte olduğunu tespit ettiğini savunmuştur.Eldeki davada davacı, bankalar arası takas yoluyla ibraz edilen çeklerin ödenmesine ilişkin usulün düzenlendiği protokol hükümlerine dayanmış olup, anılan protokolün 9. Maddesi \"muhatap banka dışındaki bankalar, ibraz edilen çeklerin şekil şartlarını, ciro silsilesini, ibraz süresini, çekte tahrifat olup olmadığını, imza dışında sahtelik ve çek hamilinin yetkisi açısından kontrol edeceklerdir\" , 16.maddesi \"çek bedeli muhatap bankadan tahsil edildikten sonra, hesap sahibinin itirazı üzerine çekte imza sahtekarlığı dışında sahtekarlık bulunduğunun, çekin tahrif edilmiş veya geçersiz olduğunun sabit olması nedeniyle muhatap bankanın, keşideciye çek tutarının tamamını veya bir bölümünü iade etmek veya daha fazla bir tutar ödemek zorunda kalması halinde; çekin ibraz edildiği banka muhatap bankaya, muhatap bankanın keşideciye ödemek zorunda kaldığı bu tutarı ... Bankası Bankalar Arası Para Piyasa'sında oluşan ortalama ... (...) faiz oranı (şu anda ... ekranlarında ...sayfasında ilan edilen) ortalaması üzerinden hesaplanmış faizi ile birlikte ödeyecektir\" şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre dava konusu çekin takas odasından ibrazı ile keşidecinin banka nezdindeki hesabından çeki ibraz edene ödenen tutarın davacı banka tarafından keşideciye iade edilmesi nedeniyle davalı bankaya husumet yöneltilmesinde bir isabetsizlik yoktur.  Somut olayda davalı banka tarafından  takasa sunulan çekin elektronik ortamda ibraz edilmesi nedeniyle sahte olup olduğunun anlaşılmasının fiziki kontrol ile dahi anlaşılmasının mümkün olmadığı savunulmuş ise de çekin sahte olup olmadığının tespitine yönelik mahkemece kurulan ara karar sonrasında alınan 16.03.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda  çekin matbu basım özellikleri ve güvenlik unsurlarına bakıldığında bilgisayar ve ekipmanı ile tümden sahte olarak oluşturulduğunun tespit edilmesine ve dosya kapsamındaki delillere göre keşideci ya da davacı bankaya atfı kabil bir kusur bulunduğunun da  ispatlanmamasına göre davalı banka, sahte olarak ibraz edilip davacı banka tarafından keşidecisine bedeli ödenmek zorunda kalınan çek bedelinden sorumludur. Takasa sunulan çeke istinaden yapılan ödemede gerekli incelemenin davalı banka tarafından yapılması gerekmekte olup, davalı bankanın takas protokolünün 9. maddesinde öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmediği ve aynı protokolün 16. maddesi gereğince davacı bankanın zararından sorumlu olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Diğer yandan ihbar olunan ... tarafından istinaf dilekçesi sunulmuş ise de davanın ihbarı, ihbar olunana taraf sıfatı kazandırmayacağından ihbar olunanın kendi adına istinaf etme hakkı bulunmamakta olup, Dairemizce ihbar olunan ...'in istinaf başvurusu hakkında değerlendirme yapılmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 325,00 TL harcın, alınması gerekli olan 1.297,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 972,90 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  06/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"19f19e0c6687a2e6","SID":"663e9771b7207a62"}}