{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1664 <br>KARAR NO: 2025/387 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/2/2021<br>NUMARASI: 2018/1113 (E) - 2021/307 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 6/3/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince, 4.449,48 TL hasar tazminatının 8/82018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı ... vekili dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporlarda davalının ödemesi gereken hasar tazminatının 12.921,67 TL olarak belirlendiğini, buna karşın olayın nitelendirmesinde hataya düşen mahkemenin bilirkişinin mütalaa bildirdiği konuda heyet raporuna aykırı hüküm kurduğunu, kısmen kabulüne konu 4.449,48 TL'nin nasıl tespit edildiğinin belli olmadığını, dosyaya sunulan yazılı veya sözlü beyanlarında, gerçek zararın kusur oranına yansıtılması biçiminde beyanlarının bulunmadığını, sonuç olarak aracın onarımından sonra tanzim edilen faturaya göre onarım maliyetinin KDV dahil 14.815,48 TL, poliçe özel şartlarındaki muafiyet tutarı olan 3.100 TL'nin tenzilinden sonra hasar tazminatının 11.715,48 TL olarak tespit edildiğini, ispatlanan davada kısmen ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından 4.449,48 TL'nin nasıl tespit edildiğinin açıklanmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davalı ... Sigorta AŞ'ye 8/1/2018 başlangıç 8/1/2019 tarihleri arasında geçerli genişletilmiş kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil cinsinden araç sürücüsü olduğunu beyan eden ... tarafından adı geçen davalı şirkete verilen 7/5/2018 tarihli dilekçede ... plakalı araçla Tirebolu - Giresun arasına seyir halinde iken aracın altını taşa vurması sonucu hasar meydana geldiğini ileri sürmüş; hükme esas alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda ise, davalı ... Sigorta AŞ'ye genişletilmiş kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil cinsinden araçta oluşan hasarın aleni çarpma sonucu gerçekleştiğinin açık olduğunu, kullanıcının aracın altını kontrol edip etmediği bilinmiyor olsa da hasarın büyümesinde kusurunun olduğunun yadsınamayacağını, bu sebeplerle kullanıcının büyüyen hasardan koruma kurtarma yükümlüğünü, fark edememiş olması ihtimalinin teknik varlığı sebebiyle yerine getirememiş olduğundan %50 kusurlu olduğu kanaatinin oluştuğu, eksper raporunda yer alan 826,34 TL'den sigortacının sorumlu olduğu, sigortalının kendi olanaklarıyla gerçekleştirdiği onarımın bedeli 12.555,49 TL dikkate alındığında sigortacının %50 kusur oranına göre sorumluluğunun 5.650 TL olduğu, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu 1.186 TL'de dikkate alınarak 3.100 TL muafiyet uygulandığında ödenmesi gereken hasar tazminatının 3.736 TL + KDV olduğunun belirtilmesi, böylece dava dışı sigortalıya ait otomobilde oluşan hasardan davalı ... şirketinin sorumlu olduğu miktarın yöntemine uygun biçimde, somut olgu ve ölçütlere dayalı olarak belirlendiğinin anlaşılması karşısında,  HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişilerin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla KDV oranının %18 olduğu dikkate alındığında bilirkişiler tarafından hesaplanan tazminatın KDV dahil toplam 7.408,48‬ TL olmasına karşın ilk derece mahkemesince, 4.449,48 TL hasar tazminatına hükmolunduğunun anlaşılması karşısında, davacı vekilinin bu konulara yönelen istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 6/3/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e6d195dd6b26524","SID":"cbe3b1a45eaf51fd"}}