{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1707 <br>KARAR NO: 2025/209 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/06/2021<br>NUMARASI: 2020/318 (E) - 2021/436 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/03/2020 tarihinde, davacıya ait, davalıya kasko sigortalı, dava dışı ...'un idaresindeki ... plakalı araç ile meydana gelen tek taraflı kaza sonucu davacının aracında hasar meydana geldiğini, kazanın gece meydana gelmesi ve sürücünün eşinin de yanında bulunması nedeni ile run flat (patlamayan) lastiklere güvenerek seyrine devam ettiğini, akabinde yol yardımını arayarak Avcılar servisine yönlendirildiğini ancak o saatte gidemeyeceği için evine giderek pazartesi günü servise gittiğini, davalı ... şirketine başvurulmasına rağmen hasarın reddedildiğini belirterek müvekkili tarafından tamir bedeli olarak ödenen 115.857,45 TL tazminatın  ödeme tarihi olan 06/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi  ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince; \"Davanın kabulüne, 115.857,45 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 04/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; sigortalının kazadan sonra aracın hasarlı olduğunu bildiği halde aracı kullanmaya devam ederek araçtaki hasarın artmasına sebep olduğunu, mahkemece ilgili durumun incelenmediğini, kazanın oluşu ile araçtaki hasarların örtüşmediğini, aracın kaza öncesinde başkaca hasarlarının bulunduğunu, hasar aşamasında alınan ekspertiz raporunda da  hasarın beyan edildiği gibi bariyere sürtme şeklinde değil başka bir araca veya bir yere çarpma şeklinde gerçekleştiğinin  tespit edildiğini, olayın meydana geliş şeklinin sigortalının beyan ettiği şekilde olmadığını, kaza sonrası aracın servise götürüldüğü iddia edilmiş ise de aracın farklı farklı günlerde trafikte olduğunun tespit edildiğini, sigortalının hasar aşamasında müvekkili şirkete ilettiği çekici faturalarında aracın aynı gün içerisinde Suadiye'den ve Hadımköy'den çekici vasıtası ile taşındığının görüldüğünü, aracın HGS kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini, aracın kaza sonrası hangi saatte hangi gişelerden geçtiği, hangi günlerde kullanıldığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:  Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan hasar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Dosyada bulunan poliçenin incelenmesinde; davacıya ait ... plakalı aracın davalı ... şirketine 26/05/2019-26/05/2020 başlangıç-bitiş tarihli kasko sigorta poliçesi ile kaza tarihini de kapsar şekilde sigortalı olduğu anlaşılmıştır. TTK'nin 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı kanunun 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.  Sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Somut olayda, davalı tarafça rizikonun teminat dışı olduğu konusunda somut delil sunulamadığı anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. HMK'nin 357. maddesi gereğince, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenilmez, yeni delillere dayanılamaz. Davalı vekili, aracın HGS kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirtmiş ise de ilk derece mahkemesinde yargılama devam ederken bu delile dayanmamış olduğundan değerlendirmeye alınmamıştır. İlk derece mahkemesince alınan 22/03/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda;  kasko ekspertiz raporu, onarıma ilişkin fatura ile davacıya ait aracın davaya konu trafik kazasından sonra çekilen fotoğrafları da incelenmek suretiyle; kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'un % 100 oranında kusurlu olduğu, kazanın oluş şekli ile dava konusu ...  plakalı 2017 model ... marka aracın hasar gören parçalarının uyumlu olduğu, dava konusu araçta KDV dahil 124.250,53 TL hasar meydana gelmiş olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği nihai hasar bedelinin 115.857,45 TL olduğu, hasarın Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde düzenlenen teminat dışında kalan zararlar kapsamına girmediği, davalı sigortacı tarafından düzenlenen kasko sigorta poliçesi teminatı altında olduğu tespit edilmiştir. Raporun HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 7.914,22 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.000 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.914,22‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbc68b50c7ae2beb","SID":"74fb6e1abb9d851e"}}