{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2904 - 2025/596<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2904 Esas <br>KARAR NO\t: 2025/596<br>KARAR TARİHİ\t: 12/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/800 Esas, 2023/326 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali  <br><br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. <br>Dava, kurum zararının ödetilmesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili, huzurdaki davanın davalıya fazlaca ödendiği tespit edilen huzur hakkı payının iadesine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine dair olduğunu, davalının iş birliği kapsamında protokol imzalanan dava dışı ... Ticaret A.Ş. (Yeni Ticari Unvanı ... Ticaret A.Ş.)'nin yetkilisi olduğunu, kendisine şirketteki görevi sebebiyle huzur hakkı ödemesi yapıldığını, yapılan ödemelerin haksız olduğunu ve iadesinin gerektiğini, belirtilen tüm işlemlerin ticari işletme ve faaliyetiyle ilgili olduğunu ve ticari iş niteliğinde bulunduğunu, işin ticari işletmeyi ilgilendirdiğini, müvekkilinin tacir olduğunu, davalının da dava dışı şirket yetkilisi olup kendisine bu sıfatla ödeme yapıldığını, TTK'nun 4. maddesi gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari nitelikte olup görevli mahkemenin Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, huzur hakkı alacağının iş sözleşmesi veya İş Kanunu’ndan doğan bir alacak olmadığını, TTK’dan doğduğundan karar vermeye Ticaret Mahkemelerinin yetkili ve görevli olduğunu ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br> Göreve dair kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 HMK'nın 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir;  114/1-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115. maddesine göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukuki ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukuki niteleme yapılmalı ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa davanın usulden reddine karar verilmelidir.<br>6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:<br>(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4/1 hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.<br>(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4/1-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür. <br>(iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4/1 hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.  <br>Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dosya kapsamından, davalının olay tarihinde davacı ... AŞ’nin E-Ticaret Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken davacı ... AŞ ile dava dışı ... Ticaret A.Ş. (Yeni Ticari Unvanı ... Ticaret A.Ş.) arasında 09/08/2018 tarihinde imzalanan Altın Ticaret İşbirliği Protokolü kapsamında \"... AŞ’yi temsilen\" gerçek kişi yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirildiği, dava dışı şirketin 06/11/2018 tarihli Genel Kurul Kararı uyarınca davalıya yapılan huzur hakkı ödemelerinin yersiz ve haksız olduğu iddiasıyla tahsili için davalı hakkında davacı tarafından Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2022/11828 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Danıştay 12. Dairesinin 07/12/2022 tarihli, 2022/32 Esas sayılı yürütmeyi durdurma kararında da belirtildiği üzere davalı kamu görevlisi olup tacir olmadığı gibi, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle de ilgili değildir. Davanın, TTK 4/1. maddesi uyarınca nispi ticari dava koşullarını sağlamadığı açıktır. <br>Davanın, dava dışı şirket ile davacı ... arasında akdedilen protokol uyarınca yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirilen davalıya, dava dışı şirket tarafından ödenip, davacıya yansıtıldığı iddia edilen huzur hakkı ödemeleri nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olduğu, huzur hakkı ödemesini yapan dava dışı şirket ile şirketin yönetim kurulu üyesi arasında TTK'nın 394. maddesine dayalı olarak açılmış bir dava olmadığı, davanın; yersiz ödeme ve kurum zararı iddiasına dayalı olarak davacının kendi çalışanına yöneltildiği, bu itibarla mutlak ticari dava niteliğini de taşımadığı, uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp çözümlenmesinin gerektiği, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacı tarafın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; davacı taraftan alınması gerekli 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3)İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere 12/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>e-imza <br><br>Üye<br><br> e-imza <br><br>Üye<br><br>e-imza  <br><br>Katip<br><br>e-imza  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7eaaeefca4f5869","SID":"667ec39b4dbf0a8a"}}