{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/445 - 2025/654<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/445 <br>KARAR NO\t: 2025/654                                                         T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/146 E.  -  2022/432 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka<br>\t\t  Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/12/2022 tarih ve 2022/146 E. - 2022/432 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin  “...” ve “...” markalarının sahibi olduğunu, dershanelerin kapatılması süreci sonrasında birimlerini “...” adı altında güncellediğini,  davalı yanın 41.sınıftaki \"...\" ibareli marka başvurusunun müvekkilinin \"...\" ibareli seri markaları ile iltibas yaratır nitelikte bulunduğunu, taraflar arasında hali hazırda İstanbul 3. FSHHM’nin 2021/322 E sayılı dava dosyasının da derdest bulunduğunu, bu dosyada davalı taraf kullanımlarının müvekkili markaları ile karıştırılmaya sebebiyet vereceğinin kabul edildiğini, dava konusu marka ile birebir aynı esas unsurdan oluşan müvekkili markasının da bulunduğunu, dava konusu başvurunun tescilinin müvekkilinin markalarının tanınmışlığına zarar vereceğini, haksız rekabet oluşturacağını, davalı eylemlerinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 18/03/2022 tarih ve 2021/M-8459 sayılı kararının iptaline, 2020/122155 sayılı \"...\" ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, verilen Kurum kararının yerinde olduğun savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2020/122155 sayılı marka başvuru kapsamında YİDK kararı sonucunda başvuruya iadesine karar verilen 41 sınıf hizmetlerin tamamının, davacı yanın redde gerekçe markası kapsamında da yer aldığı, taraf markalarını oluşturan işaretlerde ortak unsur olan “...” ibaresinden kaynaklı olarak görsel, işitsel ve kavramsal unsurların tamamı açısından yüksek düzeyli bir benzerlik halinin mevcut olduğu, bu nedenle işaretlerin normal şartlarda, ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalini doğurabilecek düzeyde olduğu, davalı yanın, işlem dosyasında müktesep hak iddiasına dayandığı, YİDK kararında da bu hususun gerekçe tutularak dava konusu hizmetlerin, başvuruya iadesine karar verildiği, bu husus bakımından YİDK kararı incelendiğinde, 2004/01722 ve 2004/01723 sayılı davalı yanın önceki markalarının “...” ibaresinin kullanımını aynı şekilde içerdiği, dolayısıyla asli unsurunu muhafaza ettiği, bahsi geçen önceki markaların tescil tarihleri itibariyle çekişme konusu olmaktan çıktığı, davaya konu başvuruya iadesine karar verilen hizmetlerin anılan markalar kapsamında da yer aldığı yönünde bir kanaate varılmış olmakla birlikte işlem dosyasında yer alan delillerden, taraf markalarının, kullanım ile de çekişme konusu olmaktan çıktığı yönünde bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı, davalı yanın hükümsüzlük talepli dava dosyasına zaten bu kapsamda bir savunma da sunmadığı, bu nedenle müktesep hakka ilişkin koşulların somut olayda gerek işlem gerek dava dosyası bakımından oluştuğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2021/M-8459 sayılı kararının tescile konu 41.sınıf mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece \"kullanım konusunun taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıkmış olması\" şartının yanlış ve çok geniş kapsamda değerlendirilerek marka hukuku ilkelerinin dışına çıkıldığını, kullanımın taraflar arasında çekişme konusu olması durumunun “marka hakkına tecavüz” halinde söz konusu olabildiğini, hükümsüzlük davasında olduğu gibi bu halde açılacak davaların da zamanaşımına tabii olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının, davalının tescilli markalarını bildiğini, en azından bilmesinin gerektiğini ve buna on yıldan uzun süredir sessiz kaldığını, nitekim kararda da söz konusu tescillerin çekişme konusu olmaktan çıktığının ifade edildiğini, mahkemece “marka kullanım ispatı” kavramı ile “kullanımın çekişme konusu olmaktan çıkmış olması” durumunun karıştırıldığını, müktesep hak konusunun doğru değerlendirilemediğini, ayrıca davalı tarafın markaları kullandığını, lisans sözleşmesinin ve kullanıma ilişkin delillerin sunulduğunu, somut olayda davacı tarafından davalı yana ait 2004/1722 ve 2004/1723 markalar aleyhine tecavüz davası açılamayacağını, nitekim söz konusu markaların davalı tarafından kullanılmasının, davacının marka hakkının ihlal etmediği gibi davacının bu tescilli markaların kullanılmasını engelleme yetkisinin de bulunmadığını, müktesep hakka dayanak markaların taraflar arasında kullanım açısından da çekişme konusu olmaktan çıktığını, önceki markaların gerek emtia kapsamı gerekse asli unsurları bakımından müktesep hak sağladığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t:  Dava, itirazın reddine dair YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2020/122155 sayılı \"...+şekil\" ibareli marka başvurusu kapsamında bırakılan 41.sınıf hizmetlerin tamamının, davacının redde mesnet 2018/20225 sayılı \"... ...\" ibareli markasının kapsamında da yer aldığı, karşılaştırılan markalar arasında asli unsurlarını oluşturan \"...\" ibaresinin ortaklığından kaynaklanan, görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, ayrıca her ne kadar YİDK sürecinde davalı Şirketçe 2004/1722 ve 2004/1723 sayılı önceki tarihli markalarına dayalı olarak müktesep hak iddiasında bulunulmuş ve YİDK tarafından bu markaların ilişkin olduğu bir kısım 41.sınıf hizmetler yönünden davalı heline müktesep hak sağladığı kabul edilmiş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunmasının gerektiği, somut olayda  marka başvurusunda bulunan davalı Şirket'in müktesep hakka mesnet markalarını, dava konusu markanın başvuru tarihinden evvelki süreçte aktif ve ticari etki doğurur bir şekilde, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde bilfiil kullandığını gösterir herhangi bir delilin dosya içerisinde bulunmaması karşısında davalının müktesep hak korumasından yararlanamayacağı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davalı ...  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aada1402362d696a","SID":"84b95ae7a3c65eda"}}