{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/1179 <br>KARAR NO: 2025/211<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/05/2021 <br>NUMARASI: 2020/331 (E) -  2021/521 (K) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının sigortalısı olan ... plakalı aracın müvekkili şirkete ait ... plakalı araca %100 kusuruyla çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkili şirkete ait araçta hasar ve değer kaybı oluştuğunu, davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince  dosyanın bilirkişiye tevdi için davacı vekiline verilen kesin sürede delil avansını yatırmadığı, dosyada mevcut delil durumuna göre yapılan incelemede davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından herhangi bir inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 25/05/2021 tarihli ikinci celsede ücretin yatırılması için ek süre talep edildiğini, dava dilekçesindeki deliller dahi değerlendirilmeden, yargılamanın gereksiz uzamaması adına usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınmadan karar verildiğini, dosyada mübrez belgelerde davalının %100 oranında kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağında, araç için yapılan masrafların ekspertiz raporunda açıkça görüldüğünü, değer kaybının ise bağımsız kuruluş ... Hiz. Ltd. Şti'den alınan ekspertiz raporu ile ispat edildiğini, dosyanın bilirkişi incelemesine bile gerek olmadan sübuta erdirileceği sabitken mahkeme tarafından dosyada mübrez hiçbir delil değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar Rehberinde kusur tespitinin sadece hakimin yetkisinde olduğunun açıkça beyan edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar ve değer kaybı tazminatının karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nin 190/1 maddesine göre, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. TMK'nın 6. maddesine  göre de kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Ayrıca HMK’nın 324. maddesinde taraflardan her birisinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ücreti kesin süre içerisinde yatırmak zorunda olduğu, tarafların aynı delilin ikamesini talep etmeleri halinde gereken avansı yarı yarıya ödeyecekleri düzenlenmiştir. Somut olayda davacı vekili, davalı sigorta şirketine  zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın neden olduğunu ileri sürdüğü trafik kazası sonucunda, davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini ve değer kaybına uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere  750 TL değer kaybı ve 6.145,80 TL hasar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ispat yükü kendisine düşen davacı dava dilekçesinde diğer delilleri yanında bilirkişi incelemesine de dayanmıştır. Mahkemece 02/02/2021 tarihli celsede, HMK’nın 324. maddesi gereği, delil avansına yönelik ara kararında bilirkişi incelemesi için yatırılması gereken miktar belirtilerek  avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususu ihtar edilmesine rağmen mevcut delillerle yetinilerek karar verileceği açıklanmamıştır Bu nedenle delil avansının yatırılmaması durumunda mevcut delillere göre karar verileceği hususunda uyarıda bulunularak davacıya kesin süre verilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7164f09b59fb7609","SID":"f67bca47539881e6"}}