{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/630 <br>KARAR NO\t: 2025/422<br>KARAR TARİHİ\t: 10/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/03/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACILAR\t: 1-... - TCK NO:... <br>\t\t2-... - TCK NO:..., \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ..., <br>DAVALI\t: ... - ...<br>TASFİYE MEMURLARI\t: 1 -... -  -..., ...<br>\t: 2 -... -TCK NO:..., ...<br>\t: 3 -... -  TCK NO:..., <br>\t: 4 -... - TCK NO:..., ...<br>\t: 5 -... - TCK NO:..., ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 10/03/2025<br>YAZIM TARİHİ                   : 10/03/2025<br><br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br> Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı kooperatifin 1994 - 1995 yıllarından itibaren üyesi olup aidat borçlarını da düzenli olarak ödediklerini, son toplantıya 2003 yılında yapılan davet üzerine katılan müvekkilinin daha sonra herhangi bir çağrı tutanağının kendisine gelmemesi üzerine 2005 -2006 yıllarında kooperatif yönetim kurulu başkanı ... ile görüştüğünü ve görüşme neticesinde; kooperatifin inşaatını yürüten şirketlerle bir takım problemlerin yaşandığını, dolayısıyla inşaata bir süreliğine ara verildiği ve aidat toplanmayacağının söylendiğini, müvekkili ...'ın zaman zaman kooperatif yönetimi ile görüşmeye çalıştığını ve aynı cevapları aldığını, aradan geçen bir süre sonra müvekkilinin kooperatifin inşa edildiği şantiye civarından geçerken natamam bina içerisinde oturanların olduğunu fark ettiğini, yine kooperatif yönetimine ulaşmaya çalıştığını fakat netice alamadığını, yaşananlardan kuşkulanan müvekkilinin 2014 yılı içerisinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne başvurarak kooperatife ait son üye listesini talep ettiğini ve verilen belgelerde kendi isimlerini göremediklerini, müvekkillerinin üyelikten çıkarıldıklarına dair yönetimce her hangi bir karar alınamadığını, ihtar veya çağrı yapılmadığını ve ödeme de yapılmadığını, bir şekilde kooperatif yönetim kurulu başkanı ... ile iletişim sağlayan müvekkiline üye listelerinde bir problem olmadığını, şu anda farklı bir inşaat firması ile iletişim halinde olduklarını ve anlaşmanın sağlanmasıyla yeniden aidat toplamaya devam edip inşaatı bitireceklerinin beyan edildiğini, yapmış oldukları araştırmalar neticesinde kooperatifin ticaret sicilden kaydının silindiğini öğrendiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kooperatif yönetimince üyelikten çıkarıldıklarına dair herhangi bir karar bulunmayan müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olduklarının tespitine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı kooperatif eski tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kooperatif üyeliğinden istifa ettiklerini, davalı kooperatif yönetim kurulunun 21/08/2000 tarihli toplantısında ...'ın istifa ve ödemiş olduğu aidatlara ilişkin talebini, 10/03/2004 tarihli toplantısında ise ...'ın istifasını kabul ettiğini, davacıların kendi talepleri ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiklerini ve yönetim kurulu kararı ile istifalarının kabul edildiğini, davacıların kooperatif üyesi olmadıkları için üye listesinde de yer almadıklarını, ayrıca davacıların istifa ettiği tarihlerde kooperatifi iflasa sürüklemek için üyeler tarafından toplu istifalar olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 13. maddesi ve davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 13. maddesi hükümleri dikkate alınarak ortakların ortaklıktan çıkma irade beyanının tek taraflı olarak kooperatife bildirimi ile sonuç doğuracağı ve bozucu yenilik doğuran işlem olduğu, çıkma bildiriminin bu nedenle kabule bağlı olmadığı, ancak istifa eden ortağın kooperatif tarafından istifanın kabulden kaçınılması halinde Noter aracılığıyla kooperatife bildirdiği tarihten itibaren ortaklıktan çıkmanın gerçekleşeceği, davacılardan ...'ın davalı kooperatif başkanlığına yazdığı 22/03/1999 tarihli yazı ile \"şu ana kadar ödemiş olduğu aidat tutarlarının diğer davacı ...'ın aidatlarına eklenmesi\" şeklinde bildirimde bulunduğu, davacının bildiriminin içeriği dikkate alınarak kooperatif üyeliğinden istifa kapsamında olmadığı, yönetim kurulu tarafından davacının bildirimine yönelik karar alınmayarak 25/06/2020 tarihli genel kurul toplantısında hazirun cetvelinde üye olarak isminin geçtiği, davalı kooperatif tarafından davacının ödediği kooperatif üyeliğinden kaynaklı aidatlarında kendisine ödenmemesi dikkate alınarak davacı ...'ın davalı kooperatif üyeliğinin devam ettiği, yönetim kurulu tarafından da davacının üyelikten çıkartılmasına ilişkin herhangi bir kararın bulunmadığı, davacı ...'ın davasının kabulü ile davalı kooperatifin üyesi olduğunun<br><br> tespitine karar verilmesi gerektiği, diğer davacı ... yönünden ise, 22/06/2003 tarihli olağan genel kurulda hazirun cetvelinde üye olarak isminin geçtiği, davalı kooperatifin tasfiye memuru tarafından verilen cevap dilekçesi ekinde sunulan tarihsiz dilekçe ile davacı ...'ın \"üyesi bulunduğum S.S ... Konut Yapı Kooperatifinden istifa ediyorum\" beyanında bulunduğu, istifa dilekçesinin kooperatif kayıtlarına 30/06/2003 tarihinde girdiğinin davalı tarafından açıklandığı, davalı kooperatifin yönetim kurulunun 10/03/2004 tarihli kararı ile davacının istifasının kabul edildiği, kabul tarihinden sonra yapılan 20/06/2004 tarihli ve daha sonraki genel kurul toplantılarında hazirun cetvellerinde davacı ...'ın isminin yer almadığı, davacı ortağın istifasının yönetim kurulu tarafından kabul edilmesi nedeniyle davacının istifa ettiğinin kabulü gerektiğinden davacının kooperatif üyeliği istifa ile son bulduğu gerekçesi ile davacı ...'ın davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... ...'ın kooperatiften istifa ettiğini, davacı ... ...'ın 22/03/1999 tarihli yazısında kooperatifin üyesi olduğunu, bugüne kadar ödemiş olduğu üyelik aidatlarının eşi ... ...'ın üyelik aidatlarına mahsup edilmesini rica ettiğini belirttiğini, kooperatifle artık hiç bir ilgisinin bulunmadığını, ödemiş olduğu tüm aidatları devrettiğini ve devamında da hiç bir aidat ödemesinde bulunmayarak bu iradesine uygun davrandığını açıkça ortaya koyduğunu, kooperatif üyeliğinden istifanın kooperatifin kabul kararına bağlı olmadığını, Kooperatif Kanunu'nun 13. maddesi ve kooperatif ana sözleşmesinin 13. maddesi uyarınca kooperatiften istifa iradesinin tek taraflı olarak kooperatife bildirim ile sonuçlandığını, Yasa'nın açık hükmü uyarınca üyelikten çıkma kooperatifin kabulüne bağlı olmadığını, kooperatiften istifa iradesinin tek taraflı olarak kooperatife bildirim ile sonuçlandığını, yönetim tarafından bir karar verilmesinin zorunluluk olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, müvekkillerinin 1994-1995 yıllarından bu yana davalı kooperatifin üyesi olduklarını, ancak 2003 yılı kooperatif genel kurulundan sonra müvekkillerine her hangi bir genel kurul çağrısı gönderilmediğini, haricen yaptıkları görüşmede üyelik durumunun çok karışık olduğunu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kayıtlarında üye olarak adlarının bulunmadığını tespit ettiklerini belirterek müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise her iki davacının kooperatife verdikleri istifa dilekçeleri ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiklerini ve istifalarının kooperatif yönetim kurulu tarafından kabul edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davacı ...'ın davasının reddine, diğer davacı ...'ın davasının kabulüne karar verilmiştir. İşbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>1163 sayılı Kanunun 10. maddesine göre her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak istiyen ortağın, muhik bir tazminat ödenmesine dair hüküm anasözleşmeye konulabilir. Yine aynı Kanunun 13. maddesine göre yönetim kurulu,  ana  sözleşmeye  uygun  olarak  yapılacak<br><br> isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.<br>Kooperatiflere üye olmada olduğu gibi, kooperatif üyeliğinden çıkmada da açık kapı ilkesi geçerlidir. Ancak, üyelikten ayrılma belli şartlara tabi tutulabilir. Bu durumda istifanın kooperatif tarafından kabulü kararı, şartın kooperatif tarafından yerine getirilmiş olması koşulu ile sonuç doğuracaktır. Kural olarak, çıkma isteği hakkında yönetim kurulunca bir karar alınması veya karar alınmadığı takdirde ortak tarafından noter aracılığı ile bildirimde bulunulması gerekmekteyse de üyelikten çıkmanın kooperatifçe zımnen benimsenmesi de mümkündür. <br>Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 13. maddesinde \"Her ortak, hesap senesi sonundan en az bir ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabilir. Yönetim kurulu bu hükme uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, yazılı başvurunun kooperatif kayıtlarına girişinden itibaren bir ay içinde kabulden kaçınırsa, ortak, çıkma dileğini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir\" hükmü yer almaktadır.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı ...'ın koopetaife vermiş olduğu 22/03/1999 tarihli dilekçe içeriğine göre adı geçen davacının davalı kooperatife ödemiş olduğu aidatların diğer davacı eşi ...'ın aidat borçlarına mahsup edilmesini istediği, ancak istifa talebinde bulunmadığı, nitekim davacının istifa ettiğine ve bu istifanın davalı kooperatif tarafından kabul edildiğine dair bir yönetim kurulu kararının da sunulamadığı, 25/06/2000 tarihli kooperatif genel kurul toplantısı hazırun listesinde davacının üye olarak adının geçtiği, ayrıca davacının dilekçesindeki aidat mahsup talebinin gerçekleştirildiğine dair bir belgenin de dosyaya sunulamadığı, bu sebeple adı geçen davacının kooperatif üyesi olduğuna dair kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 5.510,06.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.323,12.TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.186,94.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere  ve oybirliğiyle karar verildi.10/03/2025\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34b5960467bb80e5","SID":"1bc2b209b8e306c9"}}