{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>57. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/477 <br>KARAR NO: 2025/628<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/454 Esas, (Derdest)<br>DAVANIN KONUSU: Aracılık- Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 06/08/2024<br>KARAR TARİHİ:25/03/2025<br>KARAR Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... şirketi yat alım - satımı, kiralama yönetimi ve yeni inşasında faaliyet gösteren Birleşik Krallık'ta muhkim global bir şirket olduğunu, ... şirketinin yat alımı konusunda alıcı ile satıcı arasında iletişim sağlayan alıcının fiyat, marka, model ve benzeri talepleri doğrultusunda taleplerine uygun bir yat alımı hususunda aracılık ederek bu hizmet karşılığında komisyon ücreti alan kısacası yat alım satımına aracılık sağlayan bir şirket olduğunu, Aralık 2021 tarihinde Türkiye'de mukim davalı ...'a telefon numarasından ... şirketinin internet reklamlarından ve internet sitesinden şirket adına brokerlik hizmeti sağlayan ...'in telefon numarası ile irtibata geçerek şirketten brokerlik hizmeti almak istediğinin belirtildiğini, davalı ...'ın brokere verdiği e-mail adresine ilk olarak 14.12.2021 tarihinde  82 feet (24.99 metre) boyunda ... marka 2006 yılında inşaa edilmiş ... isimli motor yatın tanıtımı yapılarak brokerlik hizmeti verilmeye başlandığını, işbu yatın özellikleri ve fiyatı belirtilmek suretiyle yat sektöründeki teamüllere uygun olarak teklif mektubunun davalı ...'ın mailine iletildiğini, 27.12.2021 tarihinde davalı ... adına ... isimli ... Holding'in internet adresinin yer alan yönetici asistanı imzalı mail adresinden \"signature behalf of the buyer - alıcı adına/namına imzalayan\" olarak ... tarafından imzalandığını ve ekinde ...'ın T.C. kimlik kartı kopyası bulunan teklif mektubunun broker aracılığıyla ...'ye gönderilidğini, teklifin satıcı tarafından düşük bulunması sebebiyle satışa gidilemediğini, 30.12.2021 tarihinde Türkiye'de bulunan ... model 2007 yılında inşaa edilen ... isimli motor yat, ... model 2005 yılında inşaa edilen ... isimli motor yat, ... model 2002 yılında inşaa edilen ... isimli motor yat, ... model 2012 yılında inşaa edilen ... isimli motor yatların tanıtımı yapılarak brokerlik hizmeti verilmeye devam edildiğini, 07.05.2022 tarihinde Lübnan'da bulunan ... model 2010 yılında inşaa edilen yata ilişkin sunum yapılmış fiyat teklifi hususunda aracılık edildiğini ancak satışa gidilemediğini, 07.05.2022 tarihinde İtalya'da bulunan dava konusu ... model 2008 yılında üretimine başlandığını, 2009 yılında teslim  edilmiş ... isimli motor yatın piyasadaki boy, yaş, kondisyon olarak en ucuz yat olduğu belirtilerek yatın tanıtımının yapıldığını, yatın tüm bilgileri ve resimlerini içeren elektronik broşürün davalı ...'a gönderildiğini, Malta'da bulunan ... marka 2009 yılında inşaa edilen ... isimli motor yatın tanıtımının yapıldığını, fiyat hususunda da aracılık sağlanmışsa da satışa gidilemediğini, İspanya'da bulunan ... marka 2009 yılında inşaa edilen ... isimli motor yata ilişkin tanıtım davalı ...'a yapıldığını ve niyet yazısı sunulmuşsa da bu yatta da satışa gidilemediğini, davalı ...'ın ... temsilcisi eşliğinde yurt dışında bulunan sunumu yapılmış muhtelif yatları yerinde ziyaret ettiğini, 07.05.2022 tarihinde ... marka 2009 yılında inşaa edilen ... isimli yatın bilgi ve resimlerinin sunulduğunu, niyet mektubu alıcı tarafına gönderildiğini, fiyat teklifleri hususunda aracılık edildiğini, müteselsilen borçlu olan davalı ...'ın konu yatı ilk başta annesi davalı ... adına kurduğu davalı ... Limited paravan şirketi üzerine, akabinde ikinci bir devir ile kendi adına kurduğu davalı ... Ltimited paravan şirketi üzerine kayıt ettirdiğini, ikinci kayıt işlemini de Londra Limanı'na yaptığı sebep ile yatın resmi numarası değişmeksizin (...) ismini ...'dan ...'a çevirdiğini,  ihtiyati haciz talep ettiğimiz işbu davada teminatsız olarak ya da mahkeme aksi ise uygun görülecek teminat mukabilinde,  borçlu olarak yatın maliki görünen davalı ...'a ait paravan şirket davalı ... Limited'e kayıtlı ... pontonunda bağlı ... isimli yat hakkında ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, yatın yurt dışına çıkışının engellenmesi amacıyla seferden men uygulanmasını ve işbu kararın infazı için kararın Sahil Güvenlik Komutanlığı'na, Göcek Liman Başkanlığı'na, Fethiye Gümrük Müdürlüğü'ne ve gümrüğe beyan edilmiş olan bağlı olduğu yurt dışındaki liman kütüğüne ülkemizde (varsa) geçici sicil kaydı üzerine bildirilmesine karar verilmesini veya  Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bulunan 2023/180 Değişik İş dosyası kararı ile konan ihtiyati haciz kararı gereğince Fethiye İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına şuan geminin (yat) maliki pozisyonunda olan ... Limited tarafından verilmiş ...'a ait ... Seri nolu 13/07/2023 tarihli  teminat mektubu 4.410.000-TL kesin ve süresiz teminat mektubu üzerine  ihtiyati haciz kararı verilmesini, konu yatın gerçek sigorta değerinin hesaplanması ve uluslararası yat alım satımında uygulanan %10 broker (simsar) komisyonu bedelinin ve dava tarihinde kadar olan faizinin sigorta değeri üzerinden hesaplanması için dosyanın bilirkişiye havale edilmesine, fazlaya ilişkin hakları ve davalıların cevaplarına karşı cevap verme ve delilleri sunma hakları saklı kalmak kaydıyla davanın açıldığı tarihte dava esas değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin beklenemeyeceği, bunun olanaksız olduğunu gözetilerek tahkikat sonucunda zarar değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 10.000,00 Euro’nun ve işleyecek olan ticari faizin uğranılan zarar olarak tazminine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Mükrime Yiğit vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuksuz olduğunu, davacı tarafça açılan Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 D İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararının tesis edildiğini, karara karşı itiraz edildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ...’ın annesi olduğunu, müvekkilinin dava konusu tekneyi 07/07/2022 tarihinde satın aldığını, geminin yurtdışında bulunması sebebiyle Türkiye’ye bir ay içerisinde getirildiğini, bu tarihten itibaren neredeyse bir sene beklendiğini ve Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/160 D İş ve 2023/180 D İş sayılı dosyalar ile ihtiyati hacze başvurulduğunu, hasredilen sözleşme türü olan brokerlik sözleşmesinin her gemi için tek seferlik düzenlenen niyet mektubu adı altında imzalandığını, broker niyet sözleşmesi ile alıcıyı tekelleştiremeyeceğini ve genele yayılan bir sözleşme türü olmadığını, dava konusu Alpa isimli teknenin satın alınmasına ilişkin temlik edenin aracılık faaliyeti yürütmediğini, gemi hakkında müvekkili ile Hakan Altınel arasında anlaşma veya niyet mektubunun imzalanmadığını, taraflararasında yazılı bir broker/simsar ücret sözleşmesinin bulunmadığını, teknenin malikinin Starfish Ltd olduğunu, şirketin tek ortağı/pay sahibinin müvekkili olduğunu, geminin 18/04/2023 tarihinde ... Ltd/... şirketine satıldığını, bu satışın geçerli bir satış sözleşmesi ile yapıldığını, geminin zilyetliğinin yeni malike geçirildiğini, geminin müvekkili şirket mülkiyetinden çıktığını ve adlarına kayıtlı gemi ruhsatının da iptal edildiğini, iptal edilen geminin ruhsatının geçersiz hale geldiğini, davacı ile aralarında dava konusu teknenin alım-satımına ilişkin simsar (komisyon) sözleşmesinin bulunmadığını, geminin satışına aracılık edildiğine dair hizmet ve ücret anlaşmasının olmadığını, temlik edenin hizmete ilişkin hiçbir vecibeyi yerine getirmediğini, teknenin satın alınmasında şirkete tellaliye hizmeti veren brokerlik yapan firmanın davadışı ... Hizm ve İnş. Ltd Şti isimli firma olduğunu, satış sözleşmesini imzalattıran tellaliye firmalarının ... İnş Ltd Şti olduğunu, dava konusu teknenin satıcısının Infinite Yachts isimli broker firmasına tek yetkili olarak satış yetkisinin verildiğini, bu firmanın da ... Hizm ve İnş Ltd Şti’ye alt satış yetkisinin verilerek alıcı firma olarak teknenin alınmasında aracılık ettiğini, satışta olan gemilerin satış ilanının taraflarına gönderilmesinin danışmanlık hizmeti olarak değerlendirilebileceğini, danışmanlık hizmetine ilişkin alacak talepleri için genel mahkemelerde davanın açılmasının gerektiğini, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 20232/180 D İş sayılı ihtiyati haciz kararının ek karar ile kaldırıldığını, karşılığında teminat mektubunun üzerine konulduğunu, davacının alacağının rehinle teminat altına alındığını, rehinle temin edilen alacaklarda ihtiyati haciz kararının verilemeyeceğini, müvekkilinin Türkiye’de sabit ikametgahının bulunduğunu, mallarını kaçırmaya veya kaçma girişiminde bulunmadığını, yerel mahkemece alınan teminatın geminin değerinin %1’ine dahi yetmediğini, teminat miktarının arttırılmasının gerektiğini, alacağın temliki sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayandığını, temlik eden şirket yetkilisi ile temlik alan şirket yetkilisi arasında anne-oğul ilişkisinin bulunduğunu, gerçekte her iki şirket yönetiminin de ...’de olduğunu, davacının kötüniyetli olarak ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu ve icra takibine geçtiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine, takip ve davada açıkça haksız ve kötüniyetli olan davacı/alacaklı hakkında takip ve dava konusu alacağın % 20 ‘sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, hakkı olmadığı halde dava açan davacı aleyhine disiplin para cezası ile mahkum edilmesine, alacak miktarının yüksek olması sebebiyle teminatın en az % 100’ü olarak alınmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/160 D İş sayılı dosyası ile talep edilen ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, yine davacı tarafça talep edilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 D İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, ... şirket sahibinin ... olduğunu, dava konusu alacağı temlik alan ve davacı konumundaki şirket sahibinin ise ...’in annesi ... olduğunu, bu nedenle temlik sözleşmesinin muvazaalı ve geçersiz olduğunu, müvekkilinin dava konusu tekneyi 07/07/2022 tarihinde satın aldığını, geminin yurtdışında bulunması sebebiyle Türkiye’ye bir ay içerisinde getirildiğini, bu tarihten itibaren neredeyse bir sene beklendiğini ve Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/160 D İş ve 2023/180 D İş sayılı dosyalar ile ihtiyati hacze başvurulduğunu,  geminin fiziken tanıtma ve survey aşamasına dahi gelinmeden ... isimli motor yatın satın alma girişiminin son bulduğunu, müvekkilce imzalanan niyet mektubunun sadece ... isimli gemi bakımından geçerli olduğunu, İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararının uygulandığı tarihte geminin malikinin ... olmadığını, geminin 18/04/2023 tarihinde ... Ltd/... şirketine satıldığını, bu satışın geçerli bir satış sözleşmesi ile yapıldığını, davacı şirket veya temlik eden şirket ile müvekkili arasında dava konusu gemi ile alakalı gemi alımı veya satımına ilişkin simsar (broker) sözleşmesinin bulunmadığını ve taraflarına hizmetin verilmediğini, Türkiye’de sabit ikameti ve mülkleri bulunan müvekkilinin kaçma veya malları kaçırmaya hazırlanmasının sözkonusu olmadığını, temlik eden tarafından şirkete herhangi bir faturanın düzenlenmediğini, yerel mahkemece alınan teminatın geminin değerinin %1’ine dahi yetmediğini, teminat miktarının arttırılmasının gerektiğini, alacağın temliki sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayandığını, temlik eden ... şirketi yetkilisinin ... olduğunu, temlik alan şirketin ... AŞ, yetkilisinin ise ...’in annesi ... olduğunu, davacının kötüniyetli olarak ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu ve icra takibine geçtiğini belirterek taraflarınca oluşan ve oluşabilecek zararların karşılanmasına teminen tazminat ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın usulden ve esastan reddine, takip ve davada açıkça haksız ve kötüniyetli olan davacı/alacaklı hakkında takip ve dava konusu alacağın % 20 ‘sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, hakkı olmadığı halde dava açan davacı aleyhine disiplin para cezası ile mahkum edilmesine, alacak miktarının yüksek olması sebebiyle teminatın en az % 100’ü olarak alınmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dosyası ilk olarak İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) görülmüş olup  bu mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına  itirazın reddine dair kararına karşı bir kısım davalılar vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine, (dosya istinaf incelemesine gelene kadar Mahkemece davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar verilmesi ve İstinafa konu kararı veren ilk derece mahkemesince tanzim edilen istinaf formunun, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/511 E 2024/213 K sayılı ilamına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş gibi tanzim edilmiş olması nedeniyle) Dairemizin 19/07/2024 tarih ve 2024/1100 Esas, 2024/1242 Karar sayılı ilamıyla bir  kısım davalılar vekilinin istinaf başvurularının ek karara değil asıl karara ilişkin olduğu kanaatiyle sehven asıl karar istinaf edilmiş gibi bir  kısım davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Davalı ... ve ... Ltd vekili Av. ... tarafından verilen 09/09/2024 tarihli dilekçe ile Dairemizce verilen gerekçeli kararın HMK m.304,305,305 A ve 306 maddeleri gereğince talepleri gibi düzeltilmesini talep ettiği anlaşılmakla,  yapılan incelemede; Dairemizce, dosya üzerinden verilen nihai kararın istinaf incelemesi yapıldığı, dosya kapsamındaki davalıların istinaf dilekçelerindeki ihtiyati hacze ilişkin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 12. Hukuk Dairesinin 2024/871 E sayılı dosyasından inceleneceği gerekçesi ile istinaf nedenlerinin incelenmediği, bir kısım davalılar vekilinin talebi üzerine yapılan incelemede ise; zaten iş bu dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2024/871 E dosyasından verdiği aidiyet kararı gereğince Dairemize gelen dosya olduğu  ve davalılar vekillerinin ihtiyati hacze dair istinaf başvurularının bizzat Dairemizce incelenmesi gerektiği anlaşılmakla, bir kısım davalılar vekilinin 09.09.2024 tarihli talebinin HMK 304. Maddesi gereğince kabulü gerektiği kanaatine varılmış olup, Dairemizin 19.07.2024 tarih ve 2024/1100 E 2024/1242 K sayılı kararının, HMK 304 . maddesi gereğince karar verilerek  tamamen tashihine karar verilerek,  19/09/2024 tarihli tashih kararı ile ''...Davalılar istinaf itirazlarında  davacı tarafça ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartı sağlanamadığını,  teminatın  Türkiye'deki olumsuz ekonomik koşullar, yüksek enflasyon ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar dikkate alınarak sayın mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarının dava değerinin %100'üne kadar artırılması gerektiğini belirterek görev itirazı ile birlikte İstinaf talebinin kabulüyle, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/511 E. ve 22.02.2024 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı itirazın reddine dair kararın  kaldırılarak, talep ve itirazları doğrultusunda ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.Öncelikle mahkemece verilen görevsizlik kararı yerindedir. Nitekim 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/2 c. 2’ ye göre ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceğinden söz konusu düzenlemede, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki bir görev ilişkisi olarak kabul edilmektedir. Davalıların ihtiyati hacze ilişkin istinaf itirazları hakkında ise; Hukuk Muhakeme Kanununun  341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada, istinaf incelemesi, Hukuk Muhakeme Kanunu'nun 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı ve takdiren duruşmasız olarak  yapılmıştır.<br>İ.İ.K.'nun 257/1 maddesi uyarınca alacağın muaccel olması halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.İhtiyati haczin yasal koşulları açısından alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarının kesin ispatından ziyade yaklaşık ispat kuralının gözetilmesi gerektiğinden; yaklaşık ispata ve sunulan belgelere göre alacağın varlığı, miktarının tespiti ve muacceliyet hususunda kanaat edinilmesinin yeterli olduğu ileri sürülebilir ise de; yaklaşık ispat ölçütünde mahkemede oluşması gereken kanaatin, alacağın varlığı ve muacceliyetini basit bir ihtimalden ziyade kuvvetle muhtemel göstermesi ve  kanaat olması gerekir.Ayrıca yaklaşık ispat koşulunun somut olayda bulunması tek başına ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşması için yeterli değildir. Bir hakkın mahkeme nezdinde ileri sürülebilmesi hukuki yarar şartının bulunmasına, talep edilen mahkeme kararının korunmaya değer üstün menfaatin hukuki güvence altına alınması açısından gerekli olmasına bağlıdır. İhtiyati haciz bir takip işlemi olmayıp ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki korumadır.Bu aşamada İİK m.258 ve HMK m.390 birlikte değerlendirildiğinde ise geçici hukuki koruma tedbirlerinin dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebileceğinin de dikkate alınması gereklidir.Somut olayda yukarıda izah edildiği şekilde mahkemece verilen görevsizlik kararı da yerinde olduğu anlaşıldığından, istinafa konu kararı veren ilk derece mahkemesinin yargılama yapma görevinin de bulunmadığı, ticaret mahkemelerinin görevli olduğu da dikkate alındığında, görevli olmayan mahkeme tarafından davalılarca yapılan itirazın kabulü ile ihtiyati hacze ilişkin talebin usulden reddine karar verilmesi gerekirken davalıların itirazının reddine karar verilmiş olması yerinde olmamıştır.'' gerekçesiyle; Dosyadaki gerekçeli kararlara, kararların dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki, kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere ve sair istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan inceleme neticesinde; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, HMK m.390 gereğince ihtiyati haciz kararı görevsiz mahkemece verildiğinden, verilen kararın HMK 353/1-b-2 uyarınca kaldırılarak, Dairemizce \"ihtiyati haciz talebinin usulden reddine\" karar verilmiştir. Verilen tashih kararı ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmiştir. Bilahare  İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/511 E 2024/213 K sayılı görevsizlik kararı tarafların karar hakkında istinaf kanun yoluna başvurmaması nedeniyle kesinleşerek, davacının talebi gereğince dava dosyası İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir.Davacı vekili İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu 25/11/2024 tarihli dilekçesinde özetle; İstanbul 57. BAM HD. tarafından İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/511 E. Numaralı dosyası tahtında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, alacağın deniz alacağı olmadığı yönünde tespitte bulunulduğunu, dahası delil incelemesine girerek yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı yönünde hüküm kurulduğunu, bu içerikteki bir kararın tashih kararı olmadığını, açıkça yeni bir hüküm mahiyetinde olduğunun izahtan vareste olduğunu, bir görevsizlik kararının tashih ile düzeltilmesinin mümkün olmadığını, İstanbul 57. HD. tarafından verilen ihtiyati haciz kaldırma kararı yüzünden davacı müvekkilinin telafisi çok güç  zararlara uğrayacağını belirterek  Mahkemenin 15.11.2024 tarihli ara kararından rücu etmesini, davalıların ihtiyati haciz kaldırma talebinin reddini, İstanbul 57. Hukuk Dairesinin 2024/1100 Esas numaralı dosyası tahtında \"tahsis\" adı altında düzenlenen karara karşı 5235 sayılı adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri hakkında kanun’un “başkanlar kurulunun görevleri” başlıklı 35. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendi uyarınca yapmış oldukları kanun yolu başvurusunun sonucunun beklenmesini, TTK m.1352/1-s uyarınca deniz alacağı olduğu hususunda bir tereddüt de bulunmadığından ve ihtiyati haciz talep edilen geminin sahipliğinin davalı yabancı şirket ... Limited (... mukim) ve muvazzalı  şekilde hiç bir ödeme yapılmaksızın yatın sahipliğini devir eden davalı ... Limited (Marshall Adaları Cumhuriyetinde mukim) yüzünden alacaklarının semeresiz kalma ihtimalinin yüksek olması ve alacaklarının her ne kadar TTK m.1352 uyarınca deniz alacağı olsa da TTK m.1320 uyarınca gemi alacağı olmadığından gemiyi de takip etmeyeceğinden,  davalı ... LTD.'in Fethiye İcra Dairesi ... E dosyası içinde yer alan ...'a ait ... seri nolu 13/07/2023 tarihli  4.410.000-TL teminat mektubu üzerine ek ihtiyati haciz kararı verilmesini, Fethiye İcra Dairesi ... E dosyası içinde yer alan ...'a ait ... Seri nolu 13/07/2023 Tarihli  4.410.000-TL teminat mektubu tutarının en az  5.415.000 Türk Lirası olarak artırılmasını yahut da davalı tarafından 150.000 Euro bedelli bir teminat mektubunun ibraz edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/11/2024 tarihli ara kararında; Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin ayrıca Muğla ATM'nin 2023/180 D.iş esas 2023/179 D.iş karar nolu dosya ile verilen ihtiyati haciz kararındaki teminat miktarının artırılmasına yönelik talebinin reddine, \" karar verilmiş olup, bu karara karşı davacı vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi her ne kadar 27/11/2024 tarihli ara kararında ek ihtiyati haciz taleplerini ilk ihtiyati haciz kararının Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verildiğinden bahisle reddetmişse de bu hususun hatalı olduğunu, keza TTK madde 1357/1 uyarınca \"Bir deniz alacağı hakkında, yurt içinde mahkemede dava açıldıktan sonra, ihtiyati haciz kararı, sadece davayı gören mahkemeden istenebilir.\" hükmünün bulunduğunu ve bu kapsamda işbu uyuşmazlığın esasına bakmaya görevli olan mahkemenin ihtiyati haciz kararı verme yetkisinin de bulunduğunun izahtan vareste olduğunu, aynı şekilde, İİK madde 264 (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/62 md.) kapsamında da esas hakkındaki davaya bakmakla görevli mahkemenin ihtiyati haciz kararı vereceğinin hükme bağlandığını, İlk Derece Mahkemesi dosya kapsamı itibariyle ihtiyati haciz için mevcut delil durumu itibariyle henüz dosyada bilirkişi raporunun bulunmaması nedeniyle ihtiyati haciz kararını reddetmesinin de ihtiyati haciz kurumunda kabul edilen yaklaşık ispat kuralına açıkça aykırı olduğunu, bu durumun sunulu emsal karar ile de sabit olduğunu, işbu dava kapsamında pek çok usuli hata yapıldığını, davalılar tarafından da İlk Derece Mahkemesinin yanıltmak suretiyle, işbu uyuşmazlığın esası hakkında görevsizlik kararı veren İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından sanki dava konusu alacaklarının deniz alacağı olmadığı yönünde bir tespit varmış gibi belirtilerek dosya kapsamındaki ihtiyati haczin kaldırılmasına uğraşıldığını, daha vahim olanı ise İstanbul BAM 57. HD. tarafından, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/511 E. Numaralı dosyası tahtında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, alacağın deniz alacağı olmadığı yönünde tashih şerhi ile verdiği bir kararda tespitte bulunulduğunu, bu karara karşı, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un “Başkanlar kurulunun görevleri” başlıklı 35. maddesinin 1. fıkrasının 3. Bendi uyarınca kanun yoluna başvurulmuştur ve dosyanın incelemede olduğunu, İstanbul BAM Başkanlar Kurulu inceleme kararında alacaklarının deniz alacağı olduğunun tespit edildiğini ancak bu tür uyuşmazlıklarda esas hakkında genel yetkili Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verildiğini, alacaklarının TTK m.1352/1-s uyarınca deniz alacağı olduğu hususunda bir tereddüt de bulunmadığından ve ihtiyati haciz talep edilen geminin sahipliğinin davalı yabancı şirket  ... Limited (Liberya Cumhuriyetinde mukim) ve muvazzalı  şekilde hiç bir ödeme yapılmaksızın yatın sahipliğini devir eden davalı ... (Marshall Adaları Cumhuriyetinde mukim) yüzünden alacaklarının semeresiz kalma ihtimalinin yüksek olması ve alacaklarının her ne kadar TTK m.1352 uyarınca deniz alacağı olsa da TTK m.1320 uyarınca gemi alacağı olmadığından gemiyi de takip etmeyeceğinden, davalı ... Ltd.'in Fethiye İcra Dairesi ... E dosyası içinde yer alan ...'a ait ... Seri nolu 13/07/2023 Tarihli  4.410.000-TL teminat mektubu üzerine ek  ihtiyati haciz kararı verilerek müvekkili şirketin haklarının korunmasını talep ettiklerini, ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, aksi takdirde müvekkili şirketin telafisi çok güç bir hak kaybı tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını, yat alım satım sektöründe kabul edilen teamüle göre; brokerlik hizmeti sonucunda kayan skalaya göre bir ücret ödendiğini, 10.000.000- USD'ye (On milyon USD) kadar %10, 10.000.000- USD'den (On milyon USD) %5 Yatın brüt satış bedelinin 20.000.000- ABD Doları (Yirmi Milyon ABD Doları)'na, 20.000.000- ABD Doları (Yirmi Milyon ABD Doları) ve üstü % 2,5 oranında olduğunu, bu hususun müvekkili şirketin müşterileri de dahil olmak üzere, tüm yat alım satım piyasasında bilinen ve geçerli oranlar olduğunu, brokerlık hizmeti için belirlenen ücret yatın satış değerinin %10 oranına tekabül ettiğini, ... Şirketi yatın satın alımı hususunda direkt satıcı ile irtibata geçmiş alıcı ve satıcı tarafından tek komisyoncu (broker) olarak tanındığını, dolayısıyla yatın satış değerinin %10 oranında ... Şirketinin alacağı doğduğunu, yatın bilinen değerinin 1.500.000 Euro olmakla birlikte müvekkili şirkete devredilen alacağın 150.000 Euro olduğunu, dosyada mübrez deliller kapsamında ihtiyati haciz koşullarının ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinin izahtan vareste olduğunu,  kaldı ki, davalıların Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmaması ve yukarıda izah edildiği şekilde malvarlığını elden çıkarma eğilimlerinin ispatlanmış olması dikkate alınarak davalı ... Ltd.'in Fethiye İcra Dairesi ... E dosyası içinde yer alan ...'a ait ... Seri nolu 13/07/2023 tarihli 4.410.000-TL teminat mektubu üzerine ek  ihtiyati haciz kararı verilmesinin zaruri olduğunu, Fethiye İcra Dairesi ... E dosyası içinde yer alan ...'a ait ... Seri nolu 13/07/2023 Tarihli  teminat mektubu 4.410.000-TL olup, gelinen noktada davacının zararını karşılamaya yetecek bir tutar olmaktan uzak olduğunu, keza 10.12.2024 tarihi itibariyle 150.000 Euro'nun merkez bankası Türk lirası karşığı 5.524.500 Türk Lirası olduğunu ve görüldüğü üzere davacının alacağının bu teminat mektubu ile karşılanmasının mümkün olamayacağını, neredeyse bir milyondan Türk lirası eksik kaldığını ve alacaklının alacağını karşılamayacağının açık olduğunu, halihazırda dava konusu yatın üzerindeki ihtiyati haciz işbu teminat mektubu üzerine kaydırıldığından müvekkilinin korunmasının imkansız hale geldiğini, bu nedenle, Fethiye İcra Dairesi ... E dosyası içinde yer alan ...'a ait ... Seri nolu 13/07/2023 Tarihli 4.410.000-TL teminat mektubu tutarının en az 5.524.500 Türk lirası olarak artırılmasını yahut da 150.000 Euro bedelli bir teminat mektubunun ibraz edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek İstinaf Kanun Yolu başvurularının kabulü ile İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/454 E. Numaralı 27.11.2024 tarihli ara kararının kaldırılarak alacaklarının her ne kadar TTK m.1352 uyarınca deniz alacağı olsa da TTK m.1320 uyarınca gemi alacağı olmadığından gemiyi de takip etmeyeceğinden,  davalı ... Ltd.'in Fethiye İcra Dairesi ... E dosyası içinde yer alan ...'a ait ... Seri nolu 13/07/2023 Tarihli  4.410.000-TL teminat mektubu üzerine ek ihtiyati haciz kararı verilmesini, Fethiye İcra Dairesi ... E dosyası içinde yer alan ...'a ait ... Seri nolu 13/07/2023 Tarihli  4.410.000-TL teminat mektubu tutarının en az  5.524.500 Türk Lirası olarak artırılmasına yahut da davalı tarafından 150.000 Euro bedelli bir teminat mektubunun ibraz edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin 10/12/2024 tarihli istinaf başvurusunun reddine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin ihtiyati haczin reddine dair kararının istinafına ilişkin davacı vekilinin 10/12/2024 tarihli istinaf başvurusunun reddini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/454 E. ve 27.11.2024 tarihli ihtiyati haciz red kararına  karşı davacı tarafça sunulan istinaf dilekçesinin reddi ile yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Ltd. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin 10/12/2024 tarihli istinaf başvurusunun reddini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Değerlendirme: Dava, aracılık- simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekili mahkemeye sunduğu 25.11.2024 tarihli talep dilekçesi ile \"TTK m.1352/1-s uyarınca deniz alacağı olduğu hususunda bir tereddüt de bulunmadığından ve ihtiyati haciz talep edilen geminin sahipliğinin davalı yabancı şirket  ... Limited (Liberya Cumhuriyetinde mukim) ve muvazzalı  şekilde hiç bir ödeme yapılmaksızın Yatın sahipliğini devir eden davalı ... Limited (Marshall Adaları Cumhuriyetinde mukim) yüzünden alacağımızın semeresiz kalma ihtimalinin yüksek olması ve alacağımız her ne kadar TTK m.1352 uyarınca deniz alacağı olsa da TTK m.1320 uyarınca gemi alacağı olmadığından gemiyi de takip etmeyeceğinden,  davalı ... ltd.'in fethiye icra dairesi ... e dosyası içinde yer alan ...'a ait ... seri nolu 13/07/2023 tarihli  4.410.000-TL teminat mektubu üzerine ek ihtiyati haciz kararı verilmesine, Fethiye İcra Dairesi ... E. dosyası içinde yer alan ...'a ait ... seri nolu 13/07/2023 tarihli  4.410.000-TL teminat mektubu tutarının en az  5.415.000 Türk Lirası olarak artırılmasına yahut da davalı tarafından 150.000 euro bedelli bir teminat mektubunun ibraz edilmesine,\" şeklinde talepte bulunmuştur. Mahkemece verilen 27.11.2024 tarihli ara kararla ''...İstanbul 17. ATM'nce verilen ihtiyati haciz kararı İstinaf Mahkemesince kaldırılmış olup, dosya kapsamı itibarı ile ihtiyati haciz için mevcut delil durumu itibariyle henüz dosyada bilirkişi raporunun olmadığı da dikkate alınarak, yaklaşık ispatın bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin ek ihtiyati haciz kararı verilmesine yönelik talebinin ayrıca davacı tarafın, Fethiye icra dairesinin ... E. sayılı dosyası içinde yer alan ...'a ait ... seri nolu 13/07/2023 tarihli  4.410.000-TL teminat mektubu tutarının en az  5.415.000 Türk Lirası olarak artırılmasına yahut da davalı tarafından 150.000 euro bedelli bir teminat mektubunun ibraz edilmesine yönelik talebinin de, söz konusu ihtiyati haciz kararının Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 D.iş esas 2023/179 D.iş karar nolu dosyasından verildiği dikkate alınarak ayrıca yaklaşık ispat koşulunun oluşmaması'' nedeniyle davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin ayrıca Muğla ATM'nin 2023/180 D.iş esas 2023/179 D.iş karar nolu dosya ile verilen ihtiyati haciz kararındaki teminat miktarının artırılmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.Hukuk Muhakeme Kanununun  341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada, istinaf incelemesi, Hukuk Muhakeme Kanunu'nun 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı ve takdiren duruşmasız olarak  yapılmıştır. İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İ.İ.K.'nun 257/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin yasal koşulları açısından alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarının kesin ispatından ziyade yaklaşık ispat kuralının gözetilmesi gerektiğinden; yaklaşık ispata ve sunulan belgelere göre alacağın varlığı, miktarının tespiti ve muacceliyet hususunda kanaat edinilmesinin yeterli olduğu ileri sürülebilir ise de; yaklaşık ispat ölçütünde mahkemede oluşması gereken kanaatin, alacağın varlığı ve muacceliyetini basit bir ihtimalden ziyade kuvvetle muhtemel göstermesi ve  kanaat olması gerekir. Ayrıca yaklaşık ispat koşulunun somut olayda bulunması tek başına ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşması için yeterli değildir. Bir hakkın mahkeme nezdinde ileri sürülebilmesi hukuki yarar şartının bulunmasına, talep edilen mahkeme kararının korunmaya değer üstün menfaatin hukuki güvence altına alınması açısından gerekli olmasına bağlıdır. İhtiyati haciz bir takip işlemi olmayıp ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki korumadır.İİK’nun 257/2 maddesi uyarınca alacağın vadesi gelmemiş olması halinde de ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Ancak, bu durumda, yukarıda belirtilen şartlar dışında, karşı tarafın muayyen yerleşim yeri olmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanması yahut kaçması ya da bu maksatla alacaklı/ alacaklılarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması şartlarının da bulunması gereklidir. İİK’nun 258/I hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.Ancak alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Emsal yüksek yargı kararları gereğince de İİK'nun 258. maddesi/1. fıkrası hükmü uyarınca  alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Gemilere ilişkin, TTK’da öngörülen tek geçici hukuki himaye ihtiyati hacizdir. Gemilerin ihtiyati haczi ise yalnızca TTK m. 1352’de sınırlı olarak sayılan ve “deniz alacağı” olarak nitelendirilen alacaklar için mümkündür. Bir başka deyişle, bir gemi yalnızca TTK’da öngörülen deniz alacakları için ihtiyaten haczedilebilir. Böylelikle, deniz alacağı niteliğinde bulunmayan bir alacağa ilişkin alacaklı, gemi malikine karşı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda (“İİK”) yer alan genel hükümlere uygun olarak gemi dışında herhangi bir malvarlığının ihtiyati haczi talebinde bulunabilir.( Atamer, Kerim,  Transport Law, Wolters Kluwer, 2013, s.216) Kural olarak, ihtiyati haciz kararı muaccel olan alacaklar için verilir. Alacaklı, ilk bakışta, alacağın miktarını ve bu alacağın TTK m. 1352 uyarınca deniz alacağı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür. Bununla birlikte, İİK m. 257’ye uygun olarak, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması veya kaçmaya hazırlanması veya kaçması gibi bir durum söz konusu ise, muaccel olmayan alacaklar bakımından da, ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür. Her ne kadar davacı vekili istinaf dilekçesinde  Dairemizin 19.07.2024 tarih ve 2024/1100 E 2024/1242 K sayılı kararının, HMK 304 . maddesi gereğince  yapılan 19/09/2024 tarihli tashih kararı ile alacağın deniz alacağı olmadığı yönünde tespitte bulunulduğunu ve bu karara karşı davacı tarafça 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunu m. 35/1.3 uyarınca kanun yoluna başvurulması neticesinde İstanbul BAM Başkanlar Kurulu inceleme kararında alacaklarının deniz alacağı olduğunun tespit edildiğini iddia etmiş ise de; ne Dairemizin tashih kararında ne de İstanbul BAM Başkanlar Kurulu'nun 13.12.2024 tarih 2024/50 U.G kararında davacının alacağının deniz alacağı olup olmadığı yönünde kesinlikle olumlu ya da olumsuz bir tespit bulunmamaktadır.Somut uyuşmazlık bakımından yapılan değerlendirmede ise;Öncelikle , gerek İİK m.264 gerekse HMK m. 395 gereğince teminat miktarının belirlenmesi ya da değiştirilmesi , kararı veren mahkemenin görev ve yetkisinde olup mahkemece bu talebin ''davacı tarafın, Fethiye icra dairesinin ... E. sayılı dosyası içinde yer alan ...'a ait ... seri nolu 13/07/2023 tarihli  4.410.000-TL teminat mektubu tutarının en az  5.415.000 Türk Lirası olarak artırılmasına yahut da davalı tarafından 150.000 euro bedelli bir teminat mektubunun ibraz edilmesine yönelik talebinin de, söz konusu ihtiyati haciz kararının Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 D.iş esas 2023/179 D.iş karar nolu dosyasından verildiği'' gerekçesiyle reddedilmesi usul ve kanuna uygundur.Davacı vekilinin ek ihtiyati haciz kararı verilmesine yönelik talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, tarafların iddia ve savunmalarıyla birlikte  dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ve taraflarca sunulan ve  toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde  yukarıda izah edilen yasal düzenlemelere göre, alacağın varlığı konusunda  bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.Ayrıca bu aşamada davalılar hakkında İİK m.257/2 gereğince mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğuna dair de davacı tarafça yeterli delil sunulmaması  nedeniyle İİK 257.maddesinin gerek 1. Fıkrası gerekse 2. fıkrası gereğince ihtiyati haciz şartları oluşmadığından mahkemece verilen red kararının yerinde olduğu ve davacının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davalılar lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına, 3.Alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK m. 360 yollamasıyla, m. 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  25/03/2025  tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca5f574ea229447a","SID":"5d1a70da7bd2be96"}}