{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1453 <br>KARAR NO: 2025/360<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 08/06/2021<br>NUMARASI: 2018/1138 Esas - 2021/437 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde  özetle; davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Muğla-Marmaris İlçesi ... Bulvarı ... Otel yanı ... Sk.tan caddeye çıkmak istediği esnada müvekkili davacıya ait olup sol tarafta park halinde olan ... plakalı aracın sol ön çamurluk ve kaporta kısmına çarpması sonucunda iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 67 maddesinde düzenlenen \"araç manevralarını düzenleyen kurallara\" uymaması nedeniyle kazanın meydana gelişinde tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın diğer davalı ... adına kayıtlı olduğunu ve diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, davalı ... Sigorta A.Ş. sigortalısına ait araç sürücüsü kazanın meydana gelişinde tamamen kusurlu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü haklar saklı kalmak kaydıyla davacının  aracında meydana gelen maddi hasar nedeniyle uğradığı toplam 6.261,54 Euro tutarındaki zararın bakiye kısmına karşılık gelen 4.994,54 Euro tutarındaki maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi  ile birlikte davalılar ... ile ...'tan ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına istinaden davacının aracında inceleme yapılarak düzenlenen oto mecburi mali mesuliyet ekspertiz raporunda gerçek hasar ve hasarın tazmini için gereken maddi değerin belirlendiğini,  bu tutarın davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiğini, açılan işbu davanın haksız olduğunu, davacının kaza sonrası sigorta şirketinin yapılan ekspertiz raporuna göre hasar tazmin ödemesi almayı kabul ettiğini, ödeme aldığını ve sigorta dosyasının kapatıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı olduğunu, dava dilekçesinde de yerleşim yeri adresinin yabancı memlekette olduğunun yazılı olduğunu, HMK'nun 84/1.a bendinde Türkiye'de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması halinde davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılamak üzere teminat gösterme zorunluluğuna hükmedildiğini, dava konusu maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracının sol ön fan, sol ön çamurluğu, sol ön çamurluk davlumbazın hasar gördüğünü, davacının aracı 2005 model ... serisi araç olup, kaza tarihinde veya şimdi bu hasar gören parçaların onarımı veya değişimi bedeli 6.261,54 Euro olamayacağını, davacının meydana gelen kazada %100 kusursuz olmadığını, davacı ... plaka nolu yabancı plakalı aracını hatalı park etmiş olması nedeniyle araçla düşük hızda seyir halinde iken önüne çıkmış olan köpek yavrusuna çarpmamak amacıyla manevra yaptığı esnada davacının hatalı park edilmiş olan aracına sürttüğünü belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile; 1392,12 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'tan 03/10/2017 tarihinden itibaren davalı Sigortadan 17/07/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; usul ve esas bakımından hukuka aykırı olan bilirkişi raporunda varılan kanaatin hükme esas alındığını, raporda aracın Almanya rayiç değerleri üzerinden araştırma yapılmış olmasına karşılık parça işçilik araştırması yapılmamış olmasının da hatalı olduğunu, davacının zararının yabancı para birimi üzerinden doğduğunu, davacının uğradığı zararın aracın kayıtlı bulunduğu Almanya'da geçerli rayiçler üzerinden hesaplanması gerektiğini, yabancı plakalı araçlarda meydana gelen hasar kayıtlı bulunduğu ülke şartları dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, araçta meydana gelen hasarın Türkiye şartlarında belirlenmesinin kabul edilemeyeceğini, araçta meydana gelen hasar tutarının orijınal parça bedelleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, ekspertiz raporunda ve ekspertiz raporunu dayanak alan hükme esas Adli Tıp Kurumu raporunda davacıya ait aracın onarımının hesaplanmasında orijinal parçalar yanında eşdeğer parçaların da esas alındığının anlaşıldığını, gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanacağını, davacının maddi zararının yabancı para birimi üzerinden doğduğunu,  Almanya'da kayıtlı olup tamir giderleri de adı geçen ülke şartlarına göre belirlendiğini keza araç masrafları da zorunlu olarak Euro para birimi üzerinden ortaya çıktığından zararın da taleple bağlılık kuralları gereğince Euro para birimi üzerinden belirlenmesi gerektiğini, dava konusu maddi tazminat taleplerinin somut delillere dayandığını, davacının aracını kayıtlı bulunduğu ülkede tamir ettirme hakkına sahip olduğunu, davacının gerçek zararının  belirlenmesi gerektiğini, hükme esas alınan kusur ve hesap raporuna yöneltilen  haklı itirazları ile ek rapor alınması taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; HMK'nın teminat gösterilmemesinin sonuçları başlıklı 88.maddesinde hakim tarafından verilen kesin süre içerisinde teminat gösterilmez ise davanın usulden reddedileceğinin açıkça düzenlendiğini, davacı tarafın teminatı mahkemece verilen kesin süre içinde mahkeme veznesine yatırmadığı için, HMK'nın açık ve amir hükmü gereği davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,  davanın kısmen de olsa kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,  reddedilen kısım üzerinden davalı müvekkilinin lehine vekalet ücreti taktir edilirken de eksik vekalet ücreti taktir edildiğini, müteselsilen alacak hükmedildiğini, müteselsil borç olabileceğini alacak olmayacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın, ihtarata rağmen teminatı kesin süre içerisinde yatırmadığını, kesin süre geçtikten sonra 09.12.2019 tarihinde yatırdığını, HMK'nın teminat gösterilmemesinin sonuçları başlıklı 88.maddesinde hakim tarafından verilen kesin süre içerisinde teminat gösterileceğini, davacı taraf teminatı mahkemece verilen kesin süre içinde mahkeme veznesine yatırmadığı için, HMK'nın açık ve amir hükmü gereği davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, görevli ve yetkili mahkemelerin Marmaris Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında da bulunulmuşsa da mahkemece dikkate alınmadığını, davacının kaza sonrası sigorta şirketinin yapılan ekspertiz raporuna göre hasar tazmin ödemesini almayı kabul ettiğini, ödeme ile sigorta dosyasının kapatıldığını, davacı hem bu rapora itiraz etmeyerek ve ibraname düzenleyip imza ederek eldeki davadaki gibi bir hak veya tazminat talep etme yasal imkanına sahip olmadığını, davacının hukuki yarar olmadığını, mahkemece bakiye alacağa hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 03/10/2017 tarihinde, saat 16:20 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile 244. sokak üzerinde seyir halinde iken aracının sol yan kısımları ile park halinde bulunan dava konusu ... plakalı ..., 2005 model otomobilin sol yan ön kısımlarına çarpması sonucu, maddi hasarla sonuçlanan dava konusu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır. Açılan davada davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Davacı da davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalı  sigortalısı arasında düzenlenmiş olan bu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayanarak davalı sigorta şirketinden de tazminat talep etmektedir. Bu durumda dava TTK'da düzelenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından  TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava olup ihtilafın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; \"Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.\" Yine Aynı Kanun'un 16. maddesinde ise \"Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.\" hükmü,  7. maddesinde ise “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.” hükmü yer almaktadır.  HMK'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp bir seçimlik yetkidir. Birden çok Mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı uyuşmazlıkta, davacının davasını  davalı sigorta şirketinin  ikametgahının bağlı olduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açarak seçim hakkını kullanmış olduğu, bu durumda İlk Derece Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşıldığından mahkemenin yetkisine ilişkin  istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. HMK.nun 84/ 1- a hükmü ile Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında davaya müdahil olarak katılması veya takip yapması halinde davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat göstereceği düzenlenmiştir. Anılan maddede öngörülen teminat hususu dava açmanın yapmanın ön koşuludur. Somut olayda, davacının dosya içine celp edilen nüfus kaydına göre çifte vatandaşlık sahibi olduğu, dava dilekçesi ekindeki vekaletnamede adresinin yurtdışı adres olarak gösterildiği, nüfus kaydında da yerleşim yerinin Almanya olarak kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda alacaklı HMK.nun 84/1-a maddesi kapsamında \"Türkiye'de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşı\" statüsünde olup takip yapması için teminat yatırması zorunludur. İlk Derece Mahkemesince  19.11.2019 tarihli celsede, davacı  vekiline \"Davacının  çifte vatandaş olduğu  ancak  milletler arası  özel hukuk  ve usul  hukuku  hakkında kanunun  4/1- b maddesi uyarınca davacı hakkında  Türk hukukunun uygulanacağı  dikkate alındığında  6100 sayılı  HMK 'nın  84/1- a ve  85/1-b maddeleri uyarınca  davacının taşınmazlarının  bulunmadığı da  çıkartılan takbis kaydından  görülmüş olup,  davacıya  dava değerinin  % 15'i oranında  teminatın iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılması için süre  verilmesine, aksi taktirde HMK 88/1 uyarınca davanın usulden reddolunacağının ihtarına (ihtarat yapıldı)\"  yazılmak suretiyle  mehil verilmiştir. Davacı vekili 2 haftalık süre geçtikten sonra  09.12.2019 tarihinde 4.500,00 TL yatırılmış ise de duruşma ertelenmesine ve davanın gecikmesine sebebiyet verilmemiş olması nedeni ile yasanın aradığı şart gerçekleşmiş ve amaç hasıl  olduğundan bu yöne ilişkin istinafı yerinde görülmemiştir. Davalı ...ın vekalet ücretine yönelik istinaf talebi bakımından inceleme yapıldığında; Karar tarihinde uygulanması gereken AAÜT'nin 3/2.maddesi gereğince müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde  isabetsizlik bulunmamaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 99.maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Davacı vekili dava dilekçesinde, 4.994,54 Euro’nun kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemece hasarın TL karşılığının hüküm altına alınması  doğru olmamıştır. Kaza yeri Türkiye olsa bile yurtdışında kayıtlı aracın meydana gelen kaza nedeniyle tamir ettirilmeden yurtdışına götürülmesi halinde, tamir bedelinin yurtdışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı taraf bu açıdan aracını Türkiye' de tamir ettirmeye ya da Türkiye koşullarındaki hasar bedeli ile tazmine zorlanamayacaktır. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.6.2013 tarih, 2013/8078 Esas ve 2013/9341 Karar sayılı kararı).Hasar dosyasının incelenmesinde ödeme alındığı görülmekle birlikte ibraname bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda Almanya ve Türkiye piyasa koşullarına göre ayrı ayrı değerlendirme yapılmış ve yeterli veri bulunmadığından Almanya piyasa koşullarına göre hesaplama yapılamadığı açıklanmış ise de dava dilekçesi ile birlikte Almanya'daki belgeler ve tercümelerinin dosyaya sunulduğu görüldüğünden bu belgelerin incelemesi yapılmadan ve davacının 17/11/2020 tarihinde tebliğ edilen rapora 01/12/2020 tarihinde süresinde itiraz ettiği halde itirazları değerlendirilmeden İlk Derece Mahkemesince  Türkiye piyasa koşullarına göre  belirlenen hasar bedeline hükmedilmesi doğru olmamıştır. O halde Mahkemece yapılması gereken, davacının dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği aracın  yurtdışında onarımına ilişkin Almanca belgeler ve tercümeleri incelenmek suretiyle  davacının itirazlarının da değerlendirilmesi sureti ile Almanya piyasa koşullarına göre kaza ile illiyet bağı içerisinde bulunan aracın hasarlı parçalarına ilişkin hasar bedelinin belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor almak tüm dosya kapsamı ve talep dikkate alınarak Euro üzerinden hüküm kurmaktan ibarettir.Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin  istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun   kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-a.Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince  iadesine, b.2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 161,40  TL harcın mahsubu ile bakiye 454,00 TL harcın davalılar ... vekili ile davalı ...'tan müteselsilen   tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı, davalı ... ile davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f54423c4cfdf9666","SID":"dc5132ba661f4222"}}