{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1319 Esas<br>KARAR NO: 2025/440<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/02/2023<br>NUMARASI: 2021/229 Esas, 2023/119 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine 580.000-TL tutarlı senedin;  100.000-TL’lik  kısmı için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası,  180.000-TL’lik  kısmı için Anadolu ... İcra  Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, 100.000-TL’lik  kısmı için İstanbul  Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ödeme yeri bulunmayan senedin kambiyo vasfı taşımadığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, protestosu çekilmediğinden müvekkiline karşı müracaat hakkını yitirdiğini ileri sürerek, davaya konu senetten dolayı davacının  davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine takiplere konu  asıl alacak tutarı olan 397.445-TL'nin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; konusu edilen senedin kambiyo vasfını yitirmediğini, senette ödeme yeri olarak “İstanbul-  Anadolu” kaydına yer verildiğini, davacının itirazlarını müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, davacıya üç ayrı ödeme emri tebliğ edilmiş olmasına rağmen takip konusu senedin kambiyo vasfı taşımadığına yönelik herhangi bir itirazda bulunmadığını, müvekkilinin yetkili hamil konumunda olduğunu, davacı tarafından müvekkiline gönderilen  e-mailde ödeme yapılması taahhüdünde bulunulduğunu müvekkilinin senedi protesto etme zorunluluğu bulunmadığını, müvekkilinin meşru hamil olduğunu, diğer borçlu ...’ın da  davacının iş ortağı ve arkadaşı savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine  takip tutarının en az %20’si oranında kötü niyet tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, takip dayanağı senedin davacı lehine dava dışı ... tarafından keşide edildiği, davalıya lehdar olan davacının  cirosu ile geçtiği, dava konusu senette düzenleme yeri bulunmadığı gibi, düzenleyen ...'ın adının yanında herhangi bir yerde belirtilmediği, TTK m. 777 f.4'e göre düzenleme yeri  sayılabilecek bir ifadenin de senette yer olmadığı dolayısıyla kambiyo vasfına haiz olmadığı, bu durumda adi yazılı belge olarak değerlendirilmesi gerektiği,  adi yazılı belgeden kaynaklı bir hakkın ciro yolu ile davalıya geçmesinin mümkün olmadığı, ancak alacağın temliki hükümlerine göre  dava konusu adi yazılı belgedeki alacağın davalıya geçebileceği somut olayda adi yazılı belge niteliğindeki senetten kaynaklı alacağın usulüne uygun olarak davalıya geçtiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı,  ispat yükü üzerinde olan davalının alacağının varlığını yazılı delillerle ispatlayamadığı, yemin hakkının  davalıya hatırlatılmış, davalının yemin delilini kullandığı, davacının usulüne uygun olarak yemini eda ettiği, gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının dava konusu senet ve takip dosyaları nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; takip konusu edilen senedin  kambiyo vasfını yitirmediğini,  senedin zorunlu tüm unsurları  taşıdığını, her ne kadar ödeme yerinin olmadığından kambiyo vasfı niteliğini taşımadığını beyan etdilmişse de söz konusu senette ödeme yer olarak \"İstanbul-Anadolu\" kaydina ver verildiğini, başlatılan icra takiplerine karşı davacı tarafından şekil açısından itirazda bulunulmadığını, imzaya itiraz davalarında söz konusu imzaların davacıya ait çıktığını,  daha önce davacı tarafın yapmış olduğu itiraza istinaden süresi içerisinde yapılmadığının da açık olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu belgede düzenleme yeri yazılı olmadığı,  düzenleyenin isminin yanında herhangi bir yer de  gösterilmediği,  yetkili mahkeme olarak belirtilen yerin düzenleme yeri sayılamayacağı, TTK’nun 776. maddesinde gösterilen bono için gerekli zorunlu şartlar bulunmadığı için davaya konu belgenin kambiyo vasfında olmadığı, adi yazılı belgenin ciro ile devrinin mümkün olmadığı, bu belgeye dayanarak kambiyo yolu ile icra takibi yapılamayacağı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 39.619,80 TL harçtan, peşin alınan 10.800,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.819,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1d7764614936908","SID":"e03814288b903fbf"}}