{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1583 <br>KARAR NO\t\t: 2025/542<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/732 Esas - 2022/540 Karar<br>DAVA TARİHİ \t: 28/10/2021<br>DAVANIN KONUSU\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>KARAR TARİHİ \t: 27/03/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 27/03/2025<br>               <br> İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/06/2022 tarih 2021/732 Esas 2022/540 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br><br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri gereği ticari krediler kullandırıldığını, davalı borçlular ... ve ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile Genel Kredi Sözleşmelerini imzaladıklarını, GKS'den kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefillere kat ihtanamesi tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2019/15732 E sayılı icra dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların itirazları üzerine takibin durduğunu, icra takibinden sonra 8.996,91 TL kısmi tahsilatın taksitli ticari krediye mahsup edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, davalı/borçlular ... ve ... tarafından icra takibine itirazın, takipten sonra yapılan tahsilatların mahsubu sonrasında, biz.card riski dışında kalan alacaklar üzerinden iptali ile takibin devamına, davalı/borçlular hakkında %20'den az olmamak üzere  icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP \t: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ... Ltd. Şti. ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, bu sözleşmelerde davalılar ... ve ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı, dava dışı firmaya 25.10.2016 tarıhiınde kullandırılan 64.000,00 TL taşıt kredisinde, kredinin teminatına 80.000,00 TL bedel ile taşıt rehni alındığı, söz konusu aracın rehin takibi olan İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2019/15933 E. sayılı dosyasında satılarak paraya çevrildiği, bu satıştan gelen 153.353,16 TL tutarın 01.03.2022 tarihinde davacı banka hesaplarına gönderildiği, davaya konu taşıt kredi ve ticari artı para kredi takip hesaplarının anapara borç bakiye ve faizleriyle birlikte tüm riskin kapandığı gereçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bu rapor dikkate alınarak hukuka ve maddi gerçeğe aykırı bir karar tesis edildiğini, mahkeme karar gerekçesinde \"bir başka icra dosyasından yapılan tahsilat neticesinde davaya konu taşıt kredisi ve ticari artı para risklerinin kapandığı, dolayısıyla davalıların kefaletlerinden doğan sorumluluklarının kalmadığı\" kanaatine varıldığını, bu kanaatin gerçeği yansıtmadığını, mahkemece davalıların yalnızca taşıt kredisi ve ticari artı paradan sorumlu olduklarına kanaat getirilerek yalnızca bu iki alacak kalemi incelenmişse de, dava dilekçesinde davalılardan \"ticari kredi kartı (bizcard)\" alacağı hariç diğer tüm alacak kalemlerini talep ettiklerini, alacak kalemlerinin \"ticari kredi, ticari artı para ve teminat mektubu komisyon\" bedelinden oluştuğunu, dava tarihinden sonra diğer icra dosyasından yapılan tahsilat neticesinde öncelikle bazı alacak kalemlerinin anaparasının tahsil olunduğunu, ardından masraf, akdi faiz ve BSMV tahsilatlarının sağlandığını, müvekkili bankanın tahsil olunan parayı dilediği miktarda dilediği kredi borcuna mahsup etme hakkının bulunduğunu, yapılan 153.353,16 TL'lik tahsilatın davalıların sorumlu olduğu alacak kalemleri yanında takibe konulan diğer alacak kalemlerine de mahsup edildiğini, davalıların sorumlu olduğu alacak kalemlerine yapılan toplam tahsilatın 85.549,75-TL olduğunu, bu alacak kalemlerine ilişkin bir faiz hesabı yapıldığında takipten sonra işlemiş temerrüt faizi de dahil olacak şekilde 01.03.2022 tarihi itibariyle davalıların sorumlu olduğu toplam tutarın 142.063,16 TL olarak hesaplandığını, borcun kapanmadığını, mahkeme ve bilirkişi açısından yanlış kanaat oluşturan noktanın, müvekkili bankaca sunulan takip hesap hareketlerinde bakiyenin '0' gözükmesi hususu olduğunu, takip hesap hareketlerinin tahsil edilecek tutar kadar işlem kaydı oluşturularak yapıldığını, anaparanın zaten tamamı tahsil edildiği için bakiyenin '0' olmasının normal olduğunu, ancak kısmi temerrüt faizi tahsilatı yapılmak istenirken 3.251,18 TL'lik işlem kaydı açıldığını, bu rakamın tamamı mahsup edilerek işlem bakiyesinin sıfıra düştüğünü, fakat bunun, toplam faiz alacağının 3.251,18-TL olduğunu göstermeyeceğini, zira takip tarihi ile tahsilat tarihi arasında yaklaşık 2,5 yıllık bir süre bulunduğunu, %38,40 temerrüt faiz oranı üzerinden  47.837,39 TL toplam faiz işlediğini, takip hesap hareketindeki '0' rakamının alacak bakiyesini değil işlem bakiyesini gösterdiğini, bir an için yapılan tahsilatla davalıların sorumlu olduğu alacak kalemleri kapanmış olsa bile müvekkili banka aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tahsilatın, dava açıldıktan sonra yapıldığını, davanın reddine değil, konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava açmakta haklı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br> \tGEREKÇE\t: Dava, dava dışı borçlu ile imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın davalı kefillerden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı banka ile dava dışı borçlu ...Ltd. Şti. arasında 13.04.2016 tarihinde 1.000.000,00 TL ve 17.02.2017 tarihinde 2.000.000,00 TL tutarında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalılar ... ve ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları; dava dışı asıl borçlu şirketin bu sözleşmeler kapsamında 25.10.2016 tarihinde 64.000,00 TL tutarında taşıt kredisi ve 50.000,00 TL tutarında \"Ticari Artı Para Kredisi\" kullandığı anlaşılmıştır.<br>\tİzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2019/15372 E. sayılı dosyasında davacı banka tarafından dava dışı ... Ltd. Şti., ..., ..., ... Ltd. Şti. ile davalılar ... ve ... aleyhine 28.11.2019 tarihinde 107.102,17 TL asıl alacak, 11.013,59 TL işlemiş faiz, 550,67 TL BSMV olmak üzere toplam 118.666,43 TL'nin tahsili istemiyle icra takibi başlatılmış, davalıların itirazları üzerine takip durmuştur.<br>\tİlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı asıl borçlu şirkete 25.10.2016 tarihinde kullandırılan 64.000,00 TL tutarlı taşıt kredisi kapsamında kredinin teminatı olarak imzalanan rehin sözleşmesiyle 80.000,00 TL bedel ile taşıt rehni konulduğu, İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2019/15933 Esas dosyasında araç rehnine konu aracın satılarak paraya çevrildiği, elde edilen 153.353,16 TL tutarın 01.03.2022 tarihinde davacı banka hesaplarına gönderildiği, davaya konu taşıt kredi ve ticari artı para kredi takip hesaplarının anapara borç bakiye ve faizleriyle birlikte tüm riskin kapandığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince, icra takip dosyasındaki borcun eldeki dava tarihinden sonra kapanmış olduğu gözetilerek, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davanın açılmasında davacı bankanın haklılık durumu gözetilerek davalılar aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir. <br>\tBu durumda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.06.2022 tarih 2021/732 Esas 2022/540 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile,<br>\tDavanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t492 sayılı Harçlar Kanunu <br>gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 698,05 TL harcın mahsubu ile bakiye fazla yatan 82,65 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, \t<br>\tDavacı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırılan 615,40 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,<br>\tDavacı tarafça yapılan başvuru harcı 59,30 TL, posta giderleri 89,25 TL, bilirkişi ücreti 600,00 TL olmak üzere toplam 748,55 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6. Maddesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tHUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>\tKullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde yatıran taraflara iadesine,\t <br>\t3-İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,  <br>\t4-Davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı, 60,00 TL  tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 280,70 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8dc7801f24174b09","SID":"496f283ef30e7da0"}}