{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1587 <br>KARAR NO\t\t: 2025/531<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/1178 E.  2022/368 K <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 26.03.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26.03.2025<br><br>\tİzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.04.2022 tarih 2019/1178 E. 2022/368 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili,  davalıya ait ... plakalı aracın davacı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunduğu, 11.11.2017  tarihinde, sigortalı minibüste yolcu olarak bulunan dava dışı ...’ın araçtan inerken şoförün aracı erken hareket ettirmesi nedeniyle düştüğü ve kolunun kırılarak bedensel zarara uğradığı, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı tutulmadığı, sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk ettiği, dava konusu olay ile ilgili ceza davası açıldığı, 22.Asliye Ceza Mahkemesi 2018/431 sayılı davanın duruşmasında sigortalı araç sürücüsünün olayın belirtilen şekilde gerçekleştiğini doğruladığı, kazada yaralanan ...’ın başvurusu üzerine açılan hasar dosyasında yaptırılan aktüerya hesabı ile belirlenen 53.698,76.-TL maluliyet tazminatının 47.395,32.-TL'sının  23.11.2018 tarihinde zarar görene ödendiği, ZMSS Genel Şartları B.4.f maddesi hükmü gereğince sigortalısı davalıya rücu hakkının doğduğu, rücu hakkına dayanarak davalı hakkında İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2019/11303 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıkları, gönderilen ödeme emrine süresi içinde yapılan itiraz ile takibin durdurulduğu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu beyan edilerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davalıya ait aracın şehir içi dolmuş olarak kullanılmakta olup, dolmuş içerisinde yolcu konumunda olan ...'ın dolmuştan araç durmadan inmeye çalışması sırasında düşerek yaralanmasına kendisinin sebebiyet verdiği, olayın gerçekleşmesi akabinde sürücü ...'ın yaralıya iyi olup olmadığını sorduğu, yaralanan şahsın iyi olduğunu söylediği, sürücünün derhal ambulansı aradığı ancak ambulans gelmediği için oradan geçen bir araca yaralıyı bindirerek hastaneye ulaşmasını sağladığı, yaralıyı hastaneye gönderirken, sürücü ... seferi tamamlandığında yanlarına geleceğini beyan ettiği, hatta kimliğini ve telefon numarasını onlara vererek, seferini tamamlamak üzere yola koyulduğu, tüm bu ifadeler, beyanlar, ceza dosyası üzerinden müştekinin ve müştekinin eşinin beyanları da bu yönde olduğu, dolmuş seferi biter bitmez, davalı ile birlikte hastaneye ...'ın yanına gittiklerini, gerek sürücü ..., gerekse davalı ... ellerinden gelen tüm iyi niyeti sergiledikleri, kazanın şekli irdelendiğinde dava dışı yolcunun kusurlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 11.11.2017 tarihli kaza ile ilgili kaza tespit tutanağının düzenlenmemiş olduğu, İzmir 27.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/431 Esas sayılı dosyasında mevcut soruşturma sırasında alınan 15/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda; Sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 58. ve yönetmeliğin 110, 110/b-2, 110/b-3 maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda asli kusurlu, yolcu ...'ın bu kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, mahkemece alınan 27/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 58. ve yönetmeliğin 110, 110/b-2, 110/b-3 maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, ayrıca kanunun 81/b ve 81/d maddesine görede trafik kuralını ihlal ettiğinden trafik suçu işlediği, yolcu ...'ın bu kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, ayrıca yine İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas Dairesince düzenlenen 23/09/2019 tarihli raporunda; mevcut bulgulara göre; sanık sürücü ... idaresindeki minibüs ile yolcu indirmek üzere durduğu sırada araçtan inmek isteyen yolcunun inişini tamamlamasını beklemesi gerekirken henüz yolcu araçtan inmeden hareket ederek araçtan inmek isteyen müştekinin düşmesine neden olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu, müşteki yolcu ..., yolcu konumunda bulunurken ineceği sırada gerçekleşen olayda hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından atfı kabil bir kusuru olmadığından sanık sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, müşteki yolcu ...'ın kusursuz olduğu tespit edilerek, 28/12/2021 tarihli kararda, sanık ...'ın 225 gün karşılığı 4.500,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, mahkemenin 8/03/2021 tarihli oturumunda verilen ara kararı ile davaya konu kazada; ceza mahkemesince kusur konusunda alınan bilirkişi raporlarının aynı doğrultuda olduğu, her üç raporda aynı sonuca varılan tespitler benimsenerek davalıya ait .... plakalı hatlı ticari minibüs araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun'un 58, 47/d, 81/b maddesi ile 2918 Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 110/b-2, 110/b-3 maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle kazanın oluşumunda %100 oranında asli, dava dışı yolcu ...'ın kazanın oluş şekline göre kusursuz olduğunun kabulüne, kaza sonrası aranan ambulansın gelmemesi üzerine yaralının başka bir araçla hastaneye gönderilmesi ve sürücünün her ne kadar kimliğini ve telefon numarasını oradakilere vererek araçtaki diğer yolcuları bırakmak üzere seferini tamamlamak için oradan ayrıldığı anlaşılsa da kaza tespit tutanağının tutulamadığı ve yaralanan ve eşi ile diğer görgü tanıkları beyanıyla olayın oluş şeklinin tespit edilmeye çalışıldığı, sürücünün üzerine düşen yükümlülüğe uygun davranmadığı, üstelik tedavi, yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme ve can güvenliği nedeniyle uzaklaşma.. gibi zorunlu ve haklı sebep hallerden biri de bulunmaksızın kaza mahallini terk ettiği, beyanlarında kendisinin de bunu kabul ettiği, belirtilen gerekçeler dahilinde davacı ... yönünden rücu şartlarının vuku bulduğu, aktüerya hesap bilirkişisinin mahkemeye verdiği 22/03/2021 havale tarihli raporunda, 11.11.2017 tarihli trafik kazasında, davalıya ait ve davacı ... şirketinde ZMSS poliçesi bulunan ... plakalı araçtan düşerek bedensel zarara uğrayan dava dışı ...’ın maluliyet derecesinin %10 olduğu, iyileşme süresinin 90 gün ve bakıcıya ihtiyaç süresinin 45 gün olarak tespit edildiği, Adli Tıp raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...’ın asli tam kusurlu olduğu, yaralanan ...’ın kusursuz olduğu, kazada yaralanan ...’ın maluliyet tazminatının 49.833,47.-TL, bakıcı giderinin 2.666,25.-TL tutarında hesaplandığı, davacı ... şirketinin 23.11.2018 tarihinde ...’a 47.395.32.-TL maluliyet tazminatı ödediği, sigortalı araç sürücüsünün  kaza yerini terk ettiği ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları B.4.f maddesine istinaden sigortacının sigortalısına rücu hakkı doğduğunun kabulü halinde İzmir 7.İcra Müdürlüğünün 2019/11303 sayılı takip dosyasında takip tarihi itibari ile asıl alacak tutarının 47.395,32.-TL işlemiş faiz tutarının 3.211,03.-TL.sı olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları da esas alınarak; sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk ettiği ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları B.4.f maddesine istinaden sigortacının sigortalısına rücu hakkı doğduğundan, davanın kabulü ile davalının İzmir 7.İcra Müdürlüğü'nün 2019/11303 Esas sayılı takip dosyasında vaki itirazın iptali ile takibin 47.395,32-TL asıl alacak ve 3.211,03-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplam 50.606,35-TL üzerinden asıl alacağa 3095 Sayılı Kanuni faiz ve Temerrüt faizine ilişkin kanun hükümleri uyarınca yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanarak devamına, alacak miktarı yargılama ile belirleneceğinden ve likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, sürücünün olay yerini terk etmesinin söz konusu olmadığını, davalıya ait aracın şehir içi dolmuş olarak kullanıldığını, dolmuş içerisinde yolcu konumunda olan ...'ın dolmuştan, araç durmadan inmeye çalışması sırasında düşerek yaralanmasına kendisi sebebiyet verdiğini, ancak davacı ... salt olay yeri terk iddiasıyla davalıya rücu ettiğini, olay yeri terk denilebilmesi için sürücünün kaçması ve gerekli bilgi ve belgeleri vermemesi, suçu inkar etmesi anlamına geldiğini, iyi niyetli aynı zamanda kamuya hizmet veren şoförün hizmetini tamamlaması akabinde hastaneye gittiğini, hastaneye gittiğinde yaralıya hastane tarafından henüz hiç bir işlem yapılmadığını, hatta sürücü hastane polisinin yanına gitmiş alkol raporu alınması için talepte bulunmuş ve durumu izah etmiş ancak hastane polisinin her hangi bir yönlendirme ve işlem yapmadığını, bu durumun  bizzat yaralı ...'nın yanında bulunan ...'ın ceza dosyası üzerinden alınan ifadesi ile de sabit olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte olay yerini terk tek başına rücu sebebi olmadığını, sürücü açısından rücu şartlarının oluşup oluşmadığında ispat yükünün davalı ... şirketine ait olduğunu, davalı ... şirketinin bu iddiasını hiçbir şekilde kanıtlayamadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava,  davacı trafik sigortacısı tarafından dava dışı üçüncü kişiye  ödenen maluliyet tazminatı bedelinin davalı sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla davalı sigortalı hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t11.11.2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında sürücü ... idaresindeki ... plakalı ticari minibüs ile yolcu indirmek üzere durduğu sırada araçtan inmek isteyen yolcunun inişini tamamlamasını beklemesi gerekirken henüz yolcu ... araçtan inmeden hareket ederek araçtan inmek isteyen yolcunun düşmesine neden olduğu kazada dava dışı ...'ın yaralandığı, dosyada mevcut ve ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporlarında meydana gelen kazada minibüs sürücüsü ...'ın üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile  yolcu ...'ın yaralanmasına tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. \t \tSigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4.maddesi gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri, üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.<br>\tTaraflar arasında geçerli ZMSS poliçesinin düzenlenme tarihinde yürürlükte bulunan 01.06.2015 tarihli \tKarayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının \"Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı\" başlıklı 4.B.f maddesinde \"Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde\" ibarelerine yer verilmiştir.<br>\tSomut olayda, davalının işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen ve dava dışı yolcu ...'ın yaralanmasına neden olan kaza sonrasında kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığının anlaşıldığı, öte yandan sürücü ...'ın olay yerini zarureten terkettiğini geçerli ve somut delillerle ispat edemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı ... şirketinin aracın işletenine yönelik rücu koşullarının iş bu davada gerçekleştiği değerlendirildiğinden mahkemece verilen kabul kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenlerinin bu nedenle reddi gerekmiştir. \t\t<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.456,91 TL'den peşin alınan 865,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.591,91 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb880c21d0da6c2e","SID":"3fa3001542e241a0"}}