{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1589 <br>KARAR NO\t\t: 2025/528<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/153 E.  2022/532 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 26.03.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26.03.2025<br>\t\t<br>\tİzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.06.2022 tarih 2021/153 E. 2022/532 K sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, 09.07.2012 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Gaziantep Doğu Çevreyolunda seyir halinde iken Hoca Ahmet Yesevi Bulvarına dönüş yapmak için sola manevra yaptığı esnada aracının sol yan kısımlarına yine aynı istikamette seyir halinde olan ve davacı ...’un yolcu konumunda olduğu, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının sağ ön kısımları ile çarpması neticesinde çift taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş, bu kazada yolcu konumunda olan kusursuz davacının yaralandığını, bu kazanın oluşumunda davalı şirket nezdinde ZMMS poliçeli ...  plakalı araç sürücüsü 2918 KTK’ da yer alan sürücülere ait 52/1-A kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle, yine davalı şirket nezdinde ZMMS poliçeli ... plaka sayılı araç ise 2918 Sayılı KTK' da yer alan 84. Maddeyi ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu bulunduğunu, kaza tarihinde kusurlu bulunan aracın davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi bulunduğunu, kaza sonrası davacının tedavisi Kahramanmaraş Necip Fazıl Devlet Hastanesinde yapıldığını, kaza sonucu mdavacı ağır şekilde yaralandığını, bu sebeple ... Anonim Şirketi’nden tazminat talep hakkı doğduğunu, kazanın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2012/10294E. Sayılı soruşturma numaralı dosya ile soruşturma başlatıldığını, yürütülen soruşturma sonucunda dosyada uzlaşmanın sağlandığı, KYOK kararı verildiğini, ancak uzlaşma gerçekleşmiş olmasının davalı sigorta şirketine başvurmaya engel olmadığından davacı mağduriyetinin giderilmesi amacıyla davalı şirkete 18.03.2020 tarihinde başvuru yapıldığını ileri sürerek şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.400,00-TL sürekli maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 6.500,00-TL tazminatın davalıdan tahsili talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili, 30.03.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, geçici iş göremezlik tazminat talebini 2.219,37 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminat talebini 116.331,98 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, soruşturma ya da ceza davasında uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat, eski halin iadesi veya diğer bir tazminat davası açılayacağını, davacı yanın soruşturma veya ceza davasında uzlaşma yaptığının tespiti  durumunda uzlaşma ile tüm hak ve alacaklarını aldığından davanın bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, talepte bulunan  davacı, aracın işleteni, sürücüsü veya  maliki ise alacaklı ve borçlu sıfatı birleşeceğinden davanın reddi gerektiğini, davacı  tarafa davalı şirketçe ödeme yapılmış ise söz konusu ödeme nedeniyle davalı şirketin sorumluluğu kalmamış olup bu nedenle davanın reddi gerektiği, imzalanmış ibranamenin iptal edilebilmesi için 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eksik ödeme iddiasının ileri sürülmesi; ayrıca hesaplama yöntemi vb. nedenlerden kaynaklanmayan açık şekilde eksik ödeme bulunduğunun tespiti gerektiğini, davalı şirket ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın kusuru bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 09/07/2012 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile yine dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki  ... plaka sayılı araçların çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, dava dışı ...'ın  uygun olarak yeterli bir mesafeden sol sinyalini yakarak, hızını azaltıp en sol şeride geçmesi gerekirken kurallara aykırı olarak orta şeritten seyirle geldiği ve arkasından sol şeritte aynı istikamette seyir halinde olan trafik akımını geri ve sol dikiz aynasından kontrol etmeyerek, dikkatsiz ve kontrolsüz olarak sola dönüş yapması ve  bu suretle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47. ve 52. Maddelerine aykırı davranışı nedeniyle kazanın oluşumunda asli ve takdiren yüzde yetmiş beş  oranında kusurlu bulunduğu mahkemece kabul edilmiştir. Karşı taraf araç sürücüsü ise trafik kurallarına uygun olarak hızını mezkun mahal şartlarına indirerek dikkatli, tedbirli ve müteyakkız bir şekilde ışıklı kavşağa girmesi gerekirken hızını azaltmadan kavşağa girmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tali ve takdiren yüzde yirmi beş oranında mahkemece kusurlu kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketi dava dışı ...'un sevk ve idaresinde bulunan ve kazaya karışan ...  plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısıdır. Bu şekilde meydana gelen kazada dosyada mevcut raporlara göre davacının   yüzde yüz oranında daimi maluliyetinin bulunduğu ve üç ay süre ile geçici iş göremezlik durumunun bulunduğu, davacının davalı sigorta şirketinden dava dışı sigortalının kusuruna isabet eden daimi maluliyet tazminatı miktarının 116.331,98 TL ve tedavi süresince geçici iş göremezlik tazminat miktarının 2.219,37 TL tutarında talep edilebileceği anlaşılmaktadır. Söz konusu tazminat tutarları ise davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta poliçesi limitleri dahilinde kalmaktadır. Bu itibarla söz konusu bu tazminatlardan davalı sigorta şirketi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 2.219,37  TL geçici maluliyet ve 116.331,98 TL daimi maluliyet nedeniyle toplamda 118.551,35‬ TL maddi tazminatın 31/03/2020  temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :Davalı vekili, davaya konu kazaya ilişkin olarak yürütülen savcılık soruşturma dosyasında CMK hükümlerince düzenlenen uzlaşma raporu bulunmadığını, dava konusu kaza ile ilgili olarak soruşturma aşamasında davacı ile sigortalı arasında uzlaşma sağlanmış olup Ceza Muhakemesi Kanunu 253. Maddesi hükmü uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul yönünde hüküm kurulmasının hukuka ve kanunun emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun hatalı olarak hesaplandığını, 09.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren ve Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklik ile hesaplamanın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında öngörülen usul ve esaslara göre yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak hesaplanması gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu trh 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiği, bu nedenle tazminat hesaplanmasında bu tablonun kullanılmasını ve teknik faizin % 1,8 olarak esas alınmasını istediklerini, bunun yanı sıra geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin de hem 6111 Sayılı Kanun gereği hem de Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğu, Trafik Sigortası Genel Şartları’na göre; trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında sayılmıştır. Yani davacının çalışma gücünü kısmen veya tamamen yitirmesi sonucunda kalıcı işgöremezlik tazminatı içerisinde değerlendirilmeyen giderler, yani geçici iş göremezliğe ilişkin talepler gideri kapsamında bulunduğu ve işbu giderlerden davalının sorumluluğu olmadığını, Hazine Müsteşarlığının 05.01.2010 tarihli Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ödemelerinde Tedavi Giderleri kapsamına ilişkin sektör duyurusunda; bilindiği üzere, sakatlık teminatı mağdurun trafik kazası nedeniyle iktisadi hayata eksik katılımına bağlı olarak ileride uğrayacağı kayıplara ilişkin teminat sunmaktadır. Tedavi gideri teminatı ise, mağdurun iyileşmesi veya vücut bütünlüğünün zarar veren olay öncesi duruma dönmesi için tıbben yapılması zorunlu giderleri içermektedir. şeklinde tanımlama ile tedavi sürecinin bir uzantısı olan geçici iş göremezlik teminatının da tedavi gideri teminatı içerisinde yer aldığını vurgulamaktadır. Islah tarihi itibariyle de  zamanaşımının mevcut olduğunu, KTK'nın ilgili hükümleri uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan zamanaşımı def'inde bulunarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, ıslah edilen miktar yönünden kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz başlangıcının ıslah edilen tarih itibari ile hesaplanması gerektiğini  istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, 09.07.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçta yolcu konumunda olan davacının karşı araç zorunlu mali mesuliyet sigortacısına yönelik maluliyete ilişkin maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olmakla Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/11180 Esas 2024/5011 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere işin esasına girilerek hüküm verilmesi yerindedir. <br>\tİstinafa gelen tarafın zaman aşımına ilişkin istinaf nedeni yönünden konuya ilişkin yasal mevzuata bakıldığında; 2918 S. KTK'nın zamanaşımını düzenleyen 109.maddesine göre, \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.....\". Trafik Sigortası Genel Şartları c.8. Maddesi 2.fıkrasında (Karayolları Trafik Kanunun 109. maddesi 2. fıkrasına ve B.K 60/2. maddesi (yeni B.K 72. maddesi ) koşut olarak) ölüm ve yaralanmalarda sigortacının sorumluluğu yönünde uzamış ceza zaman aşımı sürelerinin uygulanacağı hükmünün yer aldığı, uzamış (ceza) zaman aşımı süreleri eski 765. sayılı T.CK'nun 455-456 maddelerindeki eylemler nedeniyle 102. maddeye göre bir ölü veya bir yaralı varsa 5 yıl birden fazla ölü ile bir veya birden fazla yaralı varsa 10 yıl iken 5237 sayılı Yeni TCK 66 maddesine göre, 1 yolcu ölmüş veya biri yaralanmış ise zaman aşımı 8 yıl olacak ölü sayısı birden fazla ise ya da bir ölümle birlikte bir veya birden fazla yaralı varsa zaman aşımı 15 yıl olmuştur.<br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında belirtildiği üzere, bedensel bütünlüğün zarar gördüğü ve tedavinin uzunca bir süreye yayıldığı durumlarda, oluşan zararın miktarı tıbbi bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belirli bir açıklığa kavuşmaktadır. Gelişen bir durumun bulunduğu, zararın niteliği ve kapsamının  bu nedenle sonradan  öğrenildiği  hallerde zamanaşımı zararın kesin miktarının öğrenildiği tarihten başlayacaktır. (Yargıtay HGK 21.03.2001 gün ve 2001/4-258 E., 2001/276 K.; 05.06.2002 gün ve 2002/4-470 E., 2002/477 K.; 15.05.2015 gün ve 2013/21-2035 E., 2015/1345 K. ve 01.03.2017 gün ve  2014/21-2372 E., 2017/379 K. Sayılı ilamları) Davanın HMK 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılması da dikkate alınarak gerek asıl alacak gerekse bedel arttırım yoluyla artırılan alacak yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığı değerlendirilmiştir.(Yargıtay HGK 24.02.2022 tarih ve 2019/11-220 E. -  2022/376 K. sayılı ilamı) Davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir. \t<br>\tDavalı sigorta vekili hüküm altına alınan geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre \"trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı\", Yasanın geçici 1. maddesi ile de \"Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği,\" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir.<br>\tYukarıda açıklandığı üzere geçici işgöremezlik talebi yönünden sigorta  şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden mahkemece gecici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. (Yargıtay 4. HD 13.09.2021 tarih 2021/3454 E, 2021/4465 K sayılı kararı)<br>\tDavalı sigorta vekilinin, aktüerya bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089 E, 2021/3441 K).  Tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. 20121/1848 K. sayılı ilamı) Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda bilinmeyen devredeki gelir hesabı yönünden %10 artırılıp %10 iskonto yönteminin uygulanması yerindedir. Davalı vekilinin bu istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. <br>\tDavalı vekilinin ıslahtan sonraki tazminat talepleri için ise ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebinin incelenmesinde; 6100 Sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi hükmüne göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Dava dilekçesinin istem kısmında, davanın açıkça belirsiz davası olarak açıldığının belirtildiği görülmüştür. Bu nedenle,  gerek dava dilekçesinde istenen kısım için, gerekse yargılama sırasında artırılan kısım için temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine hükmedilmesi yerinde olup, davalı sigorta şirketi vekilinin faizin başlangıç tarihine ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 8.098,24 TL'den peşin alınan 2.030,00 TL'nin mahsubu ile bakiye  6.068,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99f9cf13c978796c","SID":"e7a76fdb195db02f"}}