{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/254 <br>KARAR NO\t\t: 2025/540<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/81 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Tedbire itiraz<br>KARAR TARİHİ \t: 27/03/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 27/03/2025 <br>                     <br> İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/12/2024 tarih  2024/81 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davalı banka tarafından dava dışı ... Ltd. Şti'nin kredi borcundan dolayı borçlu şirket hakkında İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1103 Esas sayılı dosyasında takibe geçtiğini, tarafların takip devam ederken anlaşmaya vardıklarını, düzenlenen yapılandırma sözleşmesine göre ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde bulunan ... ada ... parsel zemin kat 9 nolu dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün borcun bir kısmın ödenmesi karşılığında davalıya tapuda devredildiğini, ancak davalı bankanın yapılandırma sözleşmesini bozduğunu ve dosyayı ... isimli üçüncü kişiye devrettiğini, bu kişinin takibi olduğu yerden devam ettirdiğini ve bu taşınmaz bedelinin borçtan düşülmediğini, davalı bankanın haksız şekilde müvekkilinin taşınmazını ele geçirdiğini, taşınmazın davalı bankaya devrindeki sebebin ortadan kalktığından davalı bankanın taşınmazı müvekkiline iade etmesi gerekirken bu taşınmazı ihale yolu ile satışa çıkardığını iddia ederek, tapu kaydı davalı banka adına olan henüz üçüncü kişilere satılmamış olan ... İli, ... İlçesi,... Mahallesi, ... Mevkii ... Ada ... Parsel 9 nolu bağımsız bölüm üzerine üçüncü kişilere devrininin önlenmesi ve ayni ve şahsi haklarla kısıtlanmasının önlenmesi bakımından tapu kaydına  ihtiyati tedbir konulmasına, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/230 Esas sayılı dosyasında verilen 22.04.2022 tarihli ara karar ile, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii ... ada ... parsel 9 nolu bağımsız bölüm dükkan niteliğindeki taşınmazın davalı ... Bank A.Ş. adına kayıtlı olması halinde 30.000,00 TL nakdi veya süresiz kesin banka teminat mektubu karşılığında başkasına devir ve temlikinin önlenmesi için HMK 389 vd. maddelerine göre ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. <br>Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli 2022/230 Esas 2023/564 Karar sayılı ilamı ile mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş, dosya İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/81 E. sırasına kaydedilmiştir. <br>Davalı vekili 30.05.2024 tarihli duruşmada yetkisiz mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiş, ilk derece mahkemesince 03.06.2024 tarihli ara karar ile, ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Dairemizin 10.10.2024 tarihli 2024/1162 E. 2024/1706 K. sayılı kararı ile ihtiyati tedbire itiraz eden davalı banka vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Davalı vekili, 19.12.2024 tarihli duruşmada, mahkemece alınan 09.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazdaki tasarruf yetkisinin müvekkili bankaya ait olduğunun tespit edildiğini belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece 19.12.2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik talebin HMK 389. maddesi gereğince reddine karar  verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece 19.12.2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik talebin HMK 389. maddesi gereğince reddine karar  verilmiştir.<br>Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, bilirkişi raporunun müvekkili lehine olduğunu, raporda tedbirin kaldırılması talebine uygun tespit ve değerlendirmeler bulunduğunu, bilirkişi raporunda genel kredi sözleşmesi, kredi borcunun geri ödenmesine dair 29.02.2016 tarihli protokol ve 14.09.2018 tarihli protokolün incelendiğini, davalı banka ila dava dışı ... Ltd. Şti.. arasında 26.09.2013 düzenleme tarihli 3.000.000.-TL limitli ve 18.06.2015 düzenleme tarihli 4.000.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeleri davacı ... ve dava dışı ...'nin 7.000.000-TL kefalet limitli olarak müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmelere istinaden dava dışı şirkete taksitli ticari kredi kullandırıldığı, hesabı üzerine çek karnesi verildiği, kredilerin teminatına taşınmaz ipotekleri alındığı, kredi ödemelerindeki aksamalar üzerine banka ile borçlular arasında kredilerin dayanağı genel kredi sözleşmelerinin eki olarak kredi borcunun geri ödenmesine dair 29.02.2016 tarihli protokol akdedildiği, protokol kapsamında borcun taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ancak borçluların protokol kapsamında borcu ödememesi üzerine kredi hesapları kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiği, ihtar sonrası ipotekli taşınmazlarla ilgili olarak dava dışı asıl borçlu ve ipotek malikleri hakkında İzmir 10. İcra Dairesinin 2018/1103 E. Sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile, müteselsil kefiller aleyhine İzmir 26. İcra Dairesinin 2016/14474 E. Sayılı dosyasından ilamsız icra takiplerine başlandığını, takip sürecinde banka ile borçlular arasında 14.09.2018 tarihinde imzalanan Genel Kredi sözleşmesinin eki olan Kredi Borcunun Ödenmesine İlişkin Uzlaşma Tutanağı ve Borç Tasfiye Protokolü ile davaya konu 9 bağımsız bölüm no.lu dükkan vasıflı taşınmazın 950.000-TL bedelle bankaya devredildiği, banka adına tapu tescil edildiği, davacı tarafça borç tasfiye protokolüne uyulmadığından protokolün ilgili maddelerinde belirtildiği üzere taraflar arasındaki genel kredi sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı banka tarafından İzmir 10. İcra Dairesinin 2018/1103 E. Sayılı takip dosyası 750.000-TL bedel üzerinden Beyoğlu 41. Noterliğinin 12.02.2021 tarih ve 2021/07273 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki alacağın devri sözleşmesi ile ...’ye temlik edildiği, davalı bankanın takip dosyasında alacağının yapılan harici ödemeler ve devredilen taşınmaz bedelleri ile kapanmadığı 08.02.2021 icra kapak hesap tarihi itibariyle 3.915.405.18-TL davalı bankanın faiz ve diğer feriler hariç borç bakiyesinin devam ettiği yönünde tespitler yapıldığı, taşınmazın malikinin müvekkili bankaya ait olduğunu, dolayısı ile tüm tasarruf yetkisinin de müvekkil bankaya ait olduğunu, sözleşmenin ihlali hususunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için protokolün müvekkili bankaca ihlali düşünülse dahi, işbu hususun, taşınmazın devrine ve tapu iptali ve tesciline ilişkin olmayıp, yalnızca tazminat hukukunun bir konusu olabileceğini, bu yönü ile taşınmazın aynına ilişkin karar verilmeyeceği gibi müvekkil banka açısından geri dönülemez hak kayıplarına yol açacağını istinaf nedenleri  olarak ileri sürmüştür.<br>GEREKÇE\t: Talep, davacı şirketin kredi borcu nedeniyle davalı bankaya borca mahsuben devredilen taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescili istemiyle açılan davada, dava sonuna kadar taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>İhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi ve tedbirin  uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir.  Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki kurumu ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.<br>Somut olayda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, davacıların yaklaşık ispat ölçütünü sağladığının anlaşılmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 398,50 TL'nin ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d6c3d7f880bf9cd","SID":"845ebcf4ad4898a1"}}