{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/244 Esas<br>KARAR NO: 2025/465 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/1062 Esas- 2024/825 Karar<br>TARİH: 16/09/2024<br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilleri mobilya üretim, satış ve ticaret ile inşaat sektörlerinde aktif olarak faaliyet göstermekte olup yetkili olunan şirketlere ait tüm kayıtların \"..., ... Mah., ... Cad., ... Silivri/İstanbul\" adresinde bulunan faaliyet merkezindeki ofislerde saklandığını,14.10.2023 tarihinde söz konusu adreste bulunan taşınmazda büyük bir yangın meydana geldiğini, yangının ulusal basında da konu olduğunu, 5 saat süren yangın söndürme faaliyetine rağmen taşınmazın büyük bir kısmı içinde bulunan tüm demirbaş, mamul makina, ofis malzemesi ve teknolojik ekipmanın tümü ile yandığını, yangın raporunda da belirtildiği şekilde binanın çatı kısmında bulunan güneş panelleri ile başlayan yangının üst katlarda bulunan ofisleri tamamen kullanılamaz hale getirdiğini, şirketlerin resmi evrakları ve ticari defterlerinin de bu yangın sonrası zayii olduğunu eyanla Türk Ticaret Kanunu m.82/d-7 uyarınca zayii belgesi kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 16/09/2024 tarih 2023/1062 Esas- 2024/825 Karar sayılı kararında;\"Dava, TTK'nın 82.maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;''Davacı tarafın evraklarının söz konusu belgelerin Yangın  sebebiyle yazılarının tamamen birbirine girdiği, okunmaz vaziyette olduğu defter ve belgelerin, okunmaz kurtarılamaz durumda olduğu bu nedenle söz konusu belgeler için söz belgelerin temin edileceği için zayi belgesi talep edilemeyeceği....'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla, tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibrazı hususunda zorunluluk getirilmiştir. Yukarıdaki düzenleme uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler için zayi belgesi verilebilmesi, defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunmasına ve zayinin tacirin iradesi dışında bir durum nedeniyle meydana gelmiş olmasına bağlıdır. TTK'nın 82. maddesinde neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmemiş, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir Bu nedenle, talebe konu belgelerin somutlaştırılması gerekmekte olup, genel kapsamlı bir zayi kararı verilmesi de mümkün değildir. ( Yargıtay 11. HD; 08.12.2014 tarih ve 2014/12543 E.-2014/19170 K. sayılı ilamı) Yine, ticari defter ve belgeleri için zayi belgesi düzenlenmesini talep eden tacirin, zayi olduğunu iddia ettiği ticari defter ve belgelerin mevcudiyetine karine teşkil edecek ve bu konuda olumlu kanaat edinmesini sağlayacak bilgi ve belgeleri ibraz etmesi gerekir. Somut olayda: davacı tarafından dava dilekçesi ve Mahkemece verilen sürede sunulan beyan dilekçesi  bazı yıllara ilişkin ticari defterlerin ve alım satım gider belgeleri, bazı müşterilere ilişkin senet ve sözleşmeler vs bulunduğu, dolayısıyla talep sonucunun somutlaştırılmadığı buna göre aynı yönde İBAM 13. HD. 2024/493 Esas, 2024/860 Karar sayılı ilamıyla da belirtildiği üzere Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile  listede yer alan belgelerin niteliği,  dava tarihi itibariyle davacının saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olduğu ancak başka kurum veya birimlerden temin edilebilmesinin mümkün  olduğu anlaşılmakla somut olayda TTK'nın yukarıda açıklanan maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı değerlendirilerek  davanın reddine  dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile Davanın REDDİNE karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılama neticesinde zayi belgesi verilmesi talebi, talep sonucunun somutlaştırılmadığı gerekçesi ile reddedilmiş ise de verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.01.2024 tarihli ara kararı ile, ziyaa konu ticari defterlerin noter yevmiye numaralarının bildirilmesi için kendilerine iki haftalık kesin süre verildiğini, bunun üzerine, zayi olan belge listesi ve noter yevmiye numaraları bildirilmek suretiyle 26.12.2023 ve 18.01.2024 tarihli ek beyan dilekçeleri ile mahkemeye bilgilerin somut olarak sunulduğunu, bilinen noterlere fiziki başvuru yapılması sonucunda elde edilen yevmiye numaralarının beyan dilekçesi ekinde sunulduğunu, talep sonucunun somut olduğunun aşikar olduğunu, nitekim dava dilekçesinde de ziyaa konu belgelerin detaylı şekilde listelendiğini; Mahkeme gerekçeli kararında, zayi olan belgelerin başka kurum veya birimlerden temin edilebilmesinin mümkün olduğuna ilişkin hüküm kurmuş ise de, bu gerekçenin yerinde olmadığını, dava ve ek beyan dilekçelerinde belirtildiği üzere, 14.10.2023 tarihinde meydana gelen yangında tüm evrakların yanması sebebiyle 5 ayrı şirket için geriye dönük 10 senelik kayıtlara ulaşılmaya çalışıldığını ancak farklı mali müşavirler ile çalışılmış olması ve bu müşavirlerden ... ve ...'un vefat etmiş olması sebebiyle çalıştıkları noter bilgilerine ve dolayısıyla yevmiye numaralarına ulaşılamadığını, sayılan sebeplerle zayi olmuş belgelerin tümünün kurum ve birimlerden temininin mümkün olmadığını, Mahkemenin buna dayanarak hüküm kurmasının yerinde olmadığını; Ayrıca, talepte bulunanların iş yerinde meydana gelen yangın nedeniyle şirkete ait verilerin arşivlendiği bilgisayarların yanması nedeniyle ve bu yangın sonucu bilgisayar serverlarının yanması üzerine şirketin muhasebe kayıtlarına ilişkin e-faturalar dahil olmak üzere bütün kayıtlara ulaşılamadığını, bu nedenle, şirkete ait muhasebe kayıtlarının son beş yıllık fiziki ve dijital veri ve evrakları yok olduğu için temin edilemediğini, talep dilekçesi, 26.12.2023 ve 18.01.2024 tarihli ek beyan dilekçelerinde somut olarak belirtmiş oldukları ve yangın sonucu yok olan belgelere ilişkin olarak zayi belgesinin verilmesi gerektiğini beyanla Bakırköy 5. Ticaret Mahkemesi'nin usul ve yasaya uygun olmayan kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi gereğince açılmış zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. TTK'nın 82/7. maddesinde; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün (01/07/2022 Tarihli 7417 sayılı Kanun ile değişik) içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; davanın ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Şirketi, ... Sanayi Limited Şirketi ve Tasfiye Halinde... Anonim Şirketi'nin ticari defterleri ile bir takım belgelerinin yanarak zayi olduğu iddiası ile açıldığı, dava dilekçesinde defter ve belgeleri zayi olduğu iddia edilen şirketlerin ilgili şirketler, ... ve ...'ın ise istem sahipleri olarak gösterildiği, tüm şirketler ile ... ve ...'ın vekillerinin aynı vekiller olduğu, buna göre davada davacı sıfatının... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ...Sanayi Limited Şirketi ve Tasfiye ... Şirketi'ne ait olduğu anlaşılmıştır. Gerek TTK'nın 82/7 maddesi, gerekse 6100 Sayılı HMK'nın 385/2 maddesi uyarınca; çekişmesiz yargı işi mahiyetindeki zayi belgesi talepli iş bu davada delillerin toplanması bakımından re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. (bkz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 12/05/2016 T. - 2015/16774 Esas - 2016/5820 Karar sayılı ilamı). Mahkemece, davacı şirketlerin zayi olduğu iddia edilen bir kısım belgeleri yönünden somutlaştırma yapılmadığı, bir kısım belgeler yönünden ise başka yerden temin edilebilecekleri gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, davacılar vekilinin 26/12/2023 tarihli dilekçesi ile zayi kararı verilmesi talep edilen belgelerin yıl bazlı olarak somutlaştırıldığı, karara dayanak alınan bilirkişi raporunda davacıların zayi belgesi verilmesini talep ettikleri fatura, personel özlük dosyaları, SGK bildirgeleri, ücret bordroları ve defter beratlarının tamamı için temini mümkün belgeler olduklarının mütalaa edildiği, davacılar vekilinin rapora karşı 01/07/2024 tarihli dilekçesi ile ayrıntılı olarak itiraz ettiği ve yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiği, Mahkemece davacılar vekilinin itirazlarının hukuki kapsamda olduğu belirtilerek talebin reddine karar verildiği ancak gerekçeli kararda bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiği, dava konusu edilen tüm belgeler yönünden başlıklar halinde öncelikle saklanması zorunlu belge olup olmadığı, talep edilen yıllara göre dava tarihi itibariyle saklanması gereken sürenin sona erip ermediği, başka yerden temininin mümkün olup olmadığı hususunun, re'sen araştırma ilkesi de gözetilerek değerlendirilmediği ve bu şekilde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla Mahkemece öncelikle uyap sisteminden davacı tarafın şirketler olarak düzeltilmesi, gerekli olması halinde yeni bir bilirkişiden rapor alınarak davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi ve zayi olduğu iddia edilen tüm belgeler yönünden az yukarıda açıklanan hususlarda değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2024 ve 2023/1062 Esas ve 2024/825 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep eden davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e306eb75967303d1","SID":"69a508f5dbfe5733"}}