{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1628 Esas<br>KARAR NO: 2025/463<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/06/2022<br>NUMARASI: 2021/513 E. - 2022/424 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğu iddiası ile müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını,  icra takip dayanağı senedin bir protokole istinaden verilmiş teminat senedi olduğunu, senedin amacı dışında sonradan kötü niyetli olarak doldurulmak sureti ile kullanılarak müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, hukuka aykırı başlatılmış olan icra takibinin iptali için  yasal süre içerisinde İstanbul Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesinde 2021/462 Esas sayılı dosyasından takibin iptaline ilişkin dava ikame edildiğini, dilekçe  ekinde sunulan 10.02.2017 tarihli protokol itibari ile “ İstanbul İli, Kadıköy İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel numarasında kayıtlı ... Zemin No’lu taşınmaza ilişkin 03.06.2014 tarihinde kat karşılığı sözleşme yapıldığını, bu sözleşmede müteahhid sıfatıyla ..., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına yetkili ... ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına yetkili ... satış vaadini kabul eden müteahhitler olarak düzenleme şeklinde kat karşılığı sözleşmesinde ortaklık yapıldığını, maliklerden birinin imzası eksik olunca ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi bu hisselerini ... ve ...’a devir etmek üzere protokol imzalandığını, müvekkili ...'ın buna karşılık 40.000 TL peşin ödeme yaptığını, sözleşmede açıkça noterde resmi devir yapılmaz veya yapılamaz ise müvekkili ...’a 40.000 TL iade edileceğinin belirtilmiş olmasına rağmen müvekkiline iade yapılmadığını, kalan bakiyeye ilişkin olarak ise 8200 ABD doları senet olarak verileceği tarihin devir günü olarak kabul edileceği açıkça belirtildiğini, takip dayanağı senedin düzenleme tarihine bakıldığında sözleşme ile aynı tarih olan 10.02.2017 tarihi olduğunun görüleceğini, protokolde taraf olan ... 10.02.2017 tarihli protokol uyarınca müvekkili ile birlikte 8.200 ABD Doları bedelli düzenlenmiş olan teminat senedini kefil sıfatı ile imzaladığını, takip dayanağı senet üzerine  kefil bilgilerinde T.C. kısmında ...’ın T.C. Kimlik numarası yazılı olmakla birlikte, borçlu bilgileri kısmında da müvekkilinin isminin hemen altında kendi ismi de yazılı olduğunu, kefil sıfatı ile imzasının bulunduğunu, ancak davalı ve birlikte hareket ettiği kişilerden olan ... sanki senette kefil değilmiş gibi sonradan kefil kısmının karşısına “yok” yazıldığını ve ...’ın kefil olarak yazılı bulunan isminin devamına \"ın adresine elden veya havale ile” şeklinde bir ibare eklenerek ödeme yeri olduğunu, ... ve müvekkilinin protokole istinaden düzenlemiş oldukları teminat senedinden başka bir senetmiş algısı yaratılıp adresine elden veya havale ile” şeklinde bir ibare eklenerek ödeme yeri olduğu ... ve müvekkilin protokole istinaden düzenlemiş oldukları teminat senedinden başka bir senetmiş algısı yaratılmaya çalışıldığını, takip dayanağı senedin protokole istinaden verilmiş teminat senedi olduğunu beyanla; davanın kabulü ile borçlu bulunmadığının tespitine, kötü niyetli olduğu sabit olan davalının  %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacı tarafın, takip konusu senedin teminat senedi olduğundan bahisle İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nde ... E. dosya ile başlattıkları icra takibine itiraz ederek, müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 11.İcra Hukuk Mahkemesinde 2021/462 E. sayılı dosya ile takibin iptaline ilişkin dava ikame ettiğini, davanın devam ettiğini, derdest bir dava var iken davacının aynı konuya ilişkin yeni bir dava açması usulen mümkün olmadığını, derdestlik itirazında bulunduklarını, davacı tarafın tüm beyan ve iddiaları müvekkili alacaklı ile ilgili olmayıp, müvekkili alacaklı dışındaki üçüncü kişilere yönelik iddialar olduğunu,  alacağın dayanağı ve takip konusu kambiyo senedi, lehtarı ...'den müvekkili tarafından ciro ve teslim yoluyla alındığını, müvekkilinin meşru hamil olduğunu, her ne kadar davacı taraf, takip konusu senedin 10.02.2017 tarihli protokol gereği düzenlenen bir teminat senedi olduğunu iddia etse de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, söz konusu senedin ön ya da arka yüzünde teminat amaçlı verildiğine ilişkin herhangi bir açıklama, kayıt, ibare bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları protokolde \"Kırk bin Türk lirası peşinat havale yapılamadığından senet teminat verildi. Pazartesi 13.02.2017'de havale EFT yapılacaktır. Senet geri alınacaktır. Kalan bakiye 8.200 ABD Doları senet olarak verileceği tarih devir günü olarak kabul edilir.\" ibareleri yer aldığını,  takip dayanağı senet ile sözleşmede bahsi geçen senedin aynı senet olup olmadığına dair açık bir atıf da  bulunmadığını, davacı tarafın, senedin tahrif edildiği yönündeki iddiasının da gerçek dışı olduğunu, söz konusu kambiyo senedinin üzerine herhangi bir değişiklik, tahrifat yapıldığına dair hiç bir belirti bulunmadığını beyanla; derdestlik İtirazı  nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Somut olayda imzası inkar edilmeyen bono takip konusu yapılmış olup,  davacı taraf söz konusu senedin davalı tarafa kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında imzalanan protokol  teminatı olmak üzere verildiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı senedin kefil kısmına 'yok' ibaresi eklendiğini ve icra takibine konulduğunu, teminat senedine dayalı olarak takip yapılamayacağını ileri sürmüştür. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere;  bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli, ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanmalıdır. Senet üzerine yazılacak olan \"teminattır\" ibaresi dahi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmaz. \"teminat senedidir,\" \"devredilemez\", \"ciro edilemez\", ibareleri de tek başına geçersiz olup, hiç yazılmamış kabul edilir. Aynı yönde  (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 2014/11410 E. 2014/13843 K. sayılı ilamı), bir senedin teminat senedi olduğunu ileri süren taraf bunu yazılı bir belge ile ispatlamalıdır. Somut olayda takip konusu bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, davalının bu yönde bir kabulünün bulunmadığı, davacı tarafça yemin delili hatırlatıldığı halde yemin delinine de dayanılmadığı, bu durumda HMK'nın 200. Maddesine göre senede karşı senetle ispat yükümlülüğü altında bulunan davacı tarafça senedin teminat amacıyl verildiği doldurulduğu hususunun kanıtlanamadığı kanaati ile davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı taraf davaya konu senedin kefil kısmına 'yok ' ibaresi ve kefilin adresine \"ın elden veya havale ile\" kelimelerinin eklenmesi ile senet üzerinde tahrifat yapıldığını ve senedin kambiyo vasfını yitirdiği iddia edilmiş ise de senet üzerindeki imza inkar edilmediği, kefilin senedin esaslı unsurlarından olmadığı, davacının sorumluluğunu etkileyecek bir sonucu doğurmayacağı ve davacı tarafından yapılan şikayet ile açılan ceza dosyasının da takipsizlikle sonuçlandığı anlaşıldığından davacı tarafın bu yöndeki itirazları kabul görmemiştir. Davalı taraf da İcra Hukuk Mahkemesindeki takibin iptali için açılan davayı derdestlik itirazına konu etmiş ise de takibin iptali talebinin eldeki davaya derdestlik oluşturmayacağı görüldüğünden,\" gerekçeleriyle Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde senedin bir protokole istinaden verilmiş teminat senedi olduğundan bahsedildiğini ve dava dilekçesi ekinde bu protokolün sunulduğunu, mahkemece sundukları yazılı belge olmasına rağmen hiç inceleme yapılmadığını ve yazılı belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, 10/02/2017 tarihli protokol ile İstanbul İli, Kadıköy İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel numarasında kayıtlı ... Zemin No’lu taşınmaza ilişkin 03.06.2014 tarihinde kat karşılığı sözleşme yapıldığını, bu sözleşmede müteahhid sıfatıyla ..., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına yetkili ... ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına yetkili ...'ın satış vaadini kabul eden müteahhitler olarak düzenleme şeklinde kat karşılığı sözleşmesinde ortaklık yaptıklarını, maliklerden birinin imzası eksik olunca ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin bu hisselerini ... ve ...’a devir etmek üzere protokol imzaladığını, müvekkili ...'ın buna karşılık 40.000 TL peşin ödeme yaptığını, sözleşmede açıkça noterde resmi devir yapılmaz veya yapılamaz ise müvekkil ...’a 40.000 TL iade edileceği belirtilmiş olmasına rağmen müvekkiline iade yapılmadığını, kalan bakiyeye ilişkin olarak ise 8200 ABD dolarının senet olarak verileceğini, tarihin devir günü olarak kabul edileceğinin açıkça belirtilmiş olduğunu, takip dayanağı senedin düzenleme tarihine bakılırsa sözleşme ile aynı tarih olan 10.02.2017 tarihi olduğunun görüleceğini, protokolde taraf olan ...'ın 10/02/2017 tarihli protokol uyarınca müvekkili ile birlikte 8.200,00 ABD doları bedelli düzenlenmiş olan teminat senedini kefil sıfatı ile imzaladığını, takip dayanağı senet üzerine bakıldığında kefil bilgilerinde T.C. Kısmında ...'ın T.C. kimlik numarası yazılı olmakla birlikte borçlu bilgileri kısmında müvekkilinin isminin hemen altında kendi isminin de yazılı olup kefil sıfatıyla imzası da bulunduğunu, ...'ın sanki kefil değilmiş gibi kefil kısmının karşısına sonradan \"yok\" yazıldığını, ...'ın kefil olarak yazılı bulunan isminin devamına \"ın adresine elden veya havale ile\" şeklinde bir ibare eklenerek ödeme yeri olduğu ... ve müvekkilinin protokole istinaden düzenlemiş oldukları teminat senedinden başka bir senetmiş algısı yaratıldığını, protokole istinaden verilmiş olan teminat senedinin sonradan kötü niyetli ve muvazaalı olarak üzerinde tahrifat yapılmak suretiyle amacının dışında kullanılmış olduğunun çıplak gözle bakıldığında dahi fark edileceğini, senet üzerinde yapılmış olan tahrifat itibariyle senedin kambiyo senedi vasfını yitirdiğni, davalının ve senet üzerinde ismi bulunan diğer şahısların ... ile birlikte hareket etmek suretiyle kötü niyetli olduğunu, mahkemece yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile senet üzerinde ...'a ait imzanın bulunduğunun tespit edilecek olup takip dayanağı senedin bahsetmiş oldukları protokole ilişkin teminat senedi olduğunun görüleceğini, ancak mahkemece herhangi bir inceleme yapılmadığını, davalı ve birlikte hareket ettikleri kişilere yönelik savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, davalının ifadesinde senedi icra takibi yapılması için avukata verdiğini, senedin karşılığı olan 8200 Doların şirketlerine ödenmediğini beyan ettiğini, ...'ın babasının söz konusu senedin teminat senedi olduğunu açıkça beyan ve ikrar ettiğini, davalı ve babasının ifadelerinin çelişkili olduğunu, davalının babasının senedin ...'ya verildiğini aralarında bir ortaklık bulunduğunu beyan etmişse de ...nın yetkilisi olduğu ... San.ve Tic. Ltd. Şti'nin İTO kayıtlarına da bakılacak olursa aralarında bir ortaklık olmadığının görüleceğini, protokolde ...Ltd. Şti'nin hisselerini ... ve ...'a devredecektir şeklinde açık ibare bulunduğunu, icra takibi konusu senedin protokole istinaden verilmiş bir teminat senedi olduğunu, protokolün gereği diğer taraflarca yerine getirilmediğinden ve devir işlemleri yapılmadığı için teminat senedinin geçerliliğini yitirmiş olup kambiyo yolu ile icra takibine konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, senet üzerinde ... ve ...'ın isminin aynı yazı ile yazıldığını, adresine elden veya havale ile yazısının çıplak gözle dahi fark edilecek şekilde sonradan doldurulmuş olduğunu, lehtar olarak ismi yazılı bulunan ... ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki veya alışveriş bulunmamış olmasına rağmen yine sonradan ekleme yapılmış olduğunu, tamamen kötü niyetli olarak davalı veya birlikte hareket ettikleri ... veya diğer kişiler tarafından kötü niyetli olarak değişikliğe uğrattıklarını, bu şekilde müvekkilini borçlu göstererek icra takibi başlattıklarının çok aşikar olduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettikleri, yerel mahkeme kararında bu gayri yasal suç teşkil eden eylemlere ilişkin savcılığa yapılan suç duyurusuna ilişkin olarak soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiğini ifade ettiğini, bu gerekçenin hatalı olup cezaya ilişkin şikayetin huzurdaki dosyada gerekçe gösterilemeyeceğini, savcılığın hiçbir inceleme yapmaksızın verdiği takipsizlik kararına ilişkin itiraz yoluna başvuruda bulunduklarını, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre teminat olarak verilen senedin dayanak gösterilerek icra takibine konu edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlunun tüm beyan ve iddialarının müvekkili ile ilgili olmayıp müvekkili dışındaki üçüncü kişilere yönelik iddialar olduğunu, tüm bu iddiaların yerel mahkemece incelenerek reddedildiğini, davacı tarafın icra takibine itiraz edip müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde dava açtığını, açtığı davanın reddedildiğini, bununla yetinmeyip bu defa huzurdaki davayı açtığını, mahkemece davacının menfi tespit davasının yerinde olarak reddedildiğini, takip dayanağının bir kambiyo senedi olduğunu, davacı tarafından imzasının inkar edilmediğini, kambiyo senetlerinde mücerretlik ilkesi olduğunu, senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalktığını, salt bononun varlığının müvekkilinin alacaklı bulunduğunu göstermeye yeterli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle ortada açık bir senet olsa ve bu senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak durdurulması söz konusu olsa bile bu durumun TTK m.748 kapsamına giren bir husus olmadığını, keşideci hamile karşı poliçenin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu def'ini ileri süremeyeceğini, davacının iddialarının gerek mevzuat, gerek Yargıtay kararları ve gerekse doktrin üzerinde ittifak ettiği görüşleri çerçevesinde reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı dava dilekçesi ile icra takibine konu senedin protokole istinaden teminat amaçlı verildiğini, kefil olarak yer alan  ...'ın  sanki senette kefil değilmiş gibi sonradan kefil kısmının karşısına “yok” yazıldığını ve ...’ın kefil olarak yazılı bulunan isminin devamına \"ın adresine elden veya havale ile” şeklinde bir ibare eklenerek ödeme yeri olduğunu, ... ve müvekkilinin protokole istinaden düzenlemiş oldukları teminat senedinden başka bir senetmiş algısı yaratılmaya çalışıldığını, belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine bonoya istinaden  kambiyo senedine dayalı  icra takibi başlatıldığı ve takip talebinde İstanbul Anadolu ... icra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 8200 TL üzerinden başlatılan takibin USD karşılığının düşümü yapılmak  sureti ile icra takibi başlatıldığı belirtilmiştir.İstanbul Anadolu 11 İcra mahkemesinin 10/12/2021 gün,  2021/462 Esas 2021/846 Karar sayılı ilamında asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne ve İstanbul Anadolu ... icra müdürlüğünün ... Esas Sayılı  icra takibinin iptaline karar verildiği ve kararın 11/03/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.6102 Sayılı TTK 776/b bendinde, bono veya emre yazılı senedin \"kayıtsız ve şartsız belli bir bedeli ödemek vaadini\" içermesi gerektiği düzenlenmiştir. Yerleşik  Yargıtay kararlarında da, senedin teminat senedi olduğunun bunu ileri süren tarafça yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, senet üzerindeki teminat içindir vb ibarelerin  (doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir) yeterli olmadığı, hangi ilişkinin teminatı olduğunun senet üzerinde yada ayrı bir yazılı belgede belirtilmedikçe sadece senedin teminat için verildiğine dair ibarenin senedin kayıtsız şartsız belli bir bedelin ödenmesi vaadini etkilemeyeceğinden, senedin geçersizliği sonucunu doğurmayacaktır. Senedin teminat  senedi olduğunun anlaşılması halinde ise, teminat altına alınan  hususun  gerçekleşmesi halinde  senet takip konusu yapılabileceğinden,  senedin teminat fonksiyonunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerekecektir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından icra takibine konu bononun teminat senedi olduğunu, kefil olan kişinin isminin yanında düzeltmeler yapılarak senedin başka senet olduğu algısı yaratılmaya çalışıldığını ileri sürmüş ise de, dava konusu  bono üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı,yapılan düzeltmelerin olduğu kabul edilse bile davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, dava dilekçesinde senetten dolayı borçlu olmadığının tespitinin istendiği takibin iptaline karar verilmesinin menfi tespit  davasının görülmesine engel olmayacağı  ve protokol tarihi , senet keşide tarihi, tarafların ve senet miktarının aynı olduğu, protokolden  senedin teminat amaçlı değil ifa amaçlı verildiği anlaşılmaktadır. Protokole göre ... İnşaat ve ... İnşaat kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki hisselerini ... ve ...'a devrettiği, harcadıkları masrafı aldıkları, noterde resmi devir yapılmaması halinde ...'ın ödediği 40.000 TL'nın iade edileceği, kalan bakiyenin de hükmünün kalmayacağı, devrin ... İnşaat ve ... İnşaat'ın vazgeçmesi dışındaki bir sebeple gerçekleşmemesi halinde 40.000 TL'nın ödenmeyeceği, kalan bakiye 8.200 ABD doların senet olarak, verilecek tarihin devir tarihi olarak kabul edilerek ödemenin o tarihte yapılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Protokolde senet lehtarı ...'nin taraf olmadığı, dosya kapsamında bulunan ifadesinde ... İnşaat-... İnşaat ve ... İnşaattan protokole konu devir karşılığında 8.200 Dolar komisyon alacağının bulunduğunu, senedin komisyon alacağı karşılığında verildiğini söylediği anlaşılmıştır. Davalı ... (isim tashihinden önce ...) ...'ın, ...'ın kızı olduğu, protokolün ... İnşaat adına ... tarafından imzalandığı, davacının da imzasının bulunduğu, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde, protokolün gereğinin diğer taraflarca yerine getirilmediği ve devir işlemleri yapılmadığı için teminat senedinin geçerliliğini yitirdiği, kambiyo takibine konulamayacağını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Somut olayda, protokol ve senet tanzim tarihinin aynı olduğu, protokol içeriğinde 8.200 ABD doları bedelinde senet verileceğinin kararlaştırıldığı ve senedin verilme sebebinin düzenlendiği anlaşılmakla, mahkemece öncelikle ifadeler ve protokol koşullarının incelenerek, protokol gereğince noterde kat karşılığı inşaat sözleşmesinin devredilmediği davacı tarafın kabulünde olmakla birlikte devrin \"... İnşaat ve ... İnşaat'ın vazgeçmesi nedeniyle yapılıp yapılamadığını\" ispat yükü davacıda olduğundan, davacı tarafa ispat hakkı tanınması, daha sonra hasıl olacak sonuca göre davalının protokol ve devirden bilgisinin bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2022 tarih, 2021/513 E. 2022/424 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4c609a6c973cc53","SID":"0d0bbcda8acc055c"}}