{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/43 <br>KARAR NO: 2025/468<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 10/10/2024<br>NUMARASI: 2023/227 E. - 2024/181 K.<br>DAVA: Patent, Menfi Tespit<br>KARŞI DAVA: Patente Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: <br>DAVA;  Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı tarafından Karayolları Genel Müdürlüğü'ne Kartal ... Noterliği'nin ... yevmiye numarası ile yapılan ihbarda ve bunu müteakip Büyükçekmece ... Noterliği'nin 08/12/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde tekraren, patentinin kendisine ait olduğunu söylediği bir mamulü Türkiye'ye izinsiz olarak müvekkili tarafından getirildiği ve pazarlandığının belirtildiğini ve bunun durdurulmasını, durdurulmadığı taktirde aleyhte yasal yollara başvurarak dava açacağını, Gümrük Müdürlüklerine ihbarlarda bulunacağını söylediğini, Karayolları Genel Müdürlüğü'ne yapılmış olan ihbar sonrası davalı tarafa cevap gönderilmiş olduğunu ve müvekkiline ait ürünün, davalı tarafa ait patentli ürün ile aynı olmadığını, tamamen farklı bir teknoloji, farklı patent ve farklı bir ürün olduğunun izah edildiğini, müvekkiline ait ürünün patentinin Avrupa Patent Makamı Almanya'dan olup, 14405012.7-1306 numaralı ve dünyanın Türkiye dahil bir çok ülkesini ve Avrupa'yı kapsamakta olduğunu, firmanın 26 yıla yakın bir süredir bu ürünü üretmekte ve uygulamakta olduğunu ve söz konusu ürünün yeni bir buluş olmadığını ve binlerce kilometre yolda, dünyaca tanınan en önemli asfalt firmaları tarafından uygulanmış olduğunu ve gerek aşınma testlerinde, gerekse diğer tüm testlerde en üstün ürün olduğunun kanıtlamış olduğunu, müvekkiline ait ürünün doğrudan karışıma katılan bir ürün olup, içinde yüksek oranda bitüm ihtiva etmesi sebebi ile modifiye edilmiş bitüm olduğunu, doğrudan asfalt karışımının modifikasyonun yapıldığını, davalıya ait ürünün ise bitüm ihtiva etmediğini, karışımdan önce bitüm içine katılmak suretiyle bitüm modifikasyonu yapılmakta olduğunu, daha sonra bu asfalt karışımına ilave edildiğini, her iki ürünün karışımlardaki  oranları ile yöntemlerinin dahi tamamen farklı olduğunu iddia ederek, davalının patentine bir tecavüz olmadığını ve davalının patent hakkına sahip olduğu ürün ile müvekkiline ait ürünün tamamen farklı ürünler olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP VE KARŞI DAVA; Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile, müvekkilinin Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2010/06122 sayılı \"Vulkanize Edilmiş Toz Lastik Esaslı Bitüm ve Bitümlü Bağlayıcıları” buluş başlıklı patent sahibi olduğunu, davacının müvekkilinin yasal işlemlere başlamasına kadar her yerde ürünün aynı amaçlı modifiye ürün olduğunu belirttiğini, sadece fark olarak davacı ürününün müvekkilinin ürününü modifiye etmek amaçlı bitüme katılan değil de, plente atılarak modifiye eden bir ürün olduğunu belirtmiş ise de, şu an için ürünlerin değişik ürün olduğunu iddia ettiğini, ancak müvekkili şirketin patentten doğan hakkının, hem taklit ürünler üretilmesi hem de söz konusu ürünlerin ticari alana çıkarılması sebebi ile tecavüze uğradığını iddia ederek, asıl davanın reddini, davacı-k.davalı şirketin davada dayanak yaptığı Avrupa Patentinin kendisine ait olmaması ve bu belge üzerinde bir lisans hakkı bulunmadığından, davacı şirket yönünden davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddini, davacı-k.davalı kullanımının müvekkilinin patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, taklide neden olan üretim vasıtalarına el konulmasını, üretimin durdurulmasını, piyasadaki taklit ürün satışının yasaklanmasını ve patent tecavüzüne konu ürünlerin toplatılmasını talep ve karşı dava etmiştir.Mahkememizin 18/06/2019 tarih ve 2014/263 Esas - 2019/218 Karar sayılı kararı ile \" asıl dava yönünden; \"Davacının davasının kabulüne, davacının davalı adına tescilli 2010/06122 patentten doğan haklarına herhangi bir tecavüzünün ve ihlalinin bulunmadığının tespitine, \"karşı dava yönünden \"Davalı-karşı davacının davasının REDDİNE\"  karar verilmiştir. Bu karara karşı  davalı/karşı davacı vekilinin istinaf talebi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2023 Tarih 2020/1714 Esas - 2023/1068 Karar sayılı ilamı ile \"Dosya içerisinde alınan bilirkişi raporunda, hazırlanan karışımlarının başlangıç ham maddelerinin birbirinden farklı olduğu, davacının başlangıç hammaddesinin bitüm olduğu, davalının hammaddesi vulkanize lastikten elde edilen bir NR-SBR-BR karışım malzemesinin olduğu , farklı ve fiziksel işlem metotlarının uygulandığı, her iki ürününün farklı kimyasal yapıda olmasından dolayı, uygulama yapıldıktan sonra yapılan mekanik ve basınç testlerinde farklı sonuçlar bulunduğu, her iki üründe yol yapımında kullanılan farklı kimyasal formüllere sahip ürünler olduğu, ...ne ait ürünün ortaya çıkması için doğrudan kauçuk kullanıldığı, ...’e ait ürünün ortaya çıkması için eski lastiklerin çeşitli kimyasallarla ve fiziko kimyasal yöntemlerle ayrıştırılması ve meydana gelen ürün ile (araç lastik ve kauçuğunu içeren malzeme) bazı kimyasalları karıştırarak yeni bir ürün ortaya çıkardığı birbirinden farklı nitelikte ürünler olduğu kanaati bildirilmiş olup, alınan kimyasal raporda ise  kademeli ısıtılma testinde ürünlerin farklı davranış biçimleri gösterdiği için açıkça ürünlerin farklı yapı ve içerikte olduğu, FITR ile analizde de ürünlerin farklı değer aralıklarında olduğu, XRD Cihazı ile yapılan analizde, inorganik dolgu maddelerinin cinslerinin ve miktarlarının birbirlerinden farklı oldukları tespit edilmiş olup, ilk raporda davalı-karşı davacı patenti ile davacı-karşı davalının dayandığı yurtdışı  patent belgesinin karşılaştırıldığı ancak ürün karşılaştırması yapılmadığı, Tübitak Laboratuarında yapılan değerlendirmede analiz sonuçlarının patent tecavüzü yönünden   yeterli araştırma içermediği, davalıya ait patent belgesinin istem setinin dosya arasında olmadığı, istem setinin getirtilmesi gerektiği, istem seti dikkate alınarak inceleme yapılması gerektiği,dosya kapsamında alınan raporların yetersiz olduğu, davacının üretim tesisinde bilirkişi heyetine inceleme yetkisi verilerek üretim aşamaları da değerlendirilerek davacı-karşı davalı ürününün, davalı-karşı davacının patent belgesine tecavüz edip etmediği konusunda denetime elverişli rapor alınması gerekirken, İlk derece mahkemesince  uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli ve esasa etkili olan delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması\" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak , dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, aldırılan tüm bilirkişi raporları, TUBİTAK tarafından yapılan inceleme raporu ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacı karşı davalı şirket üretici olmayıp, yurt dışından uyuşmazlığa konu ürünleri ithal ettiği görülmekle, üretim tesisi bulunmadığından üretim tesisinde inceleme yapılması mümkün olmamıştır. Bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere davacı- karşı davalı tarafça dayanılan ... tescil numaralı patentin usul patenti,  davalı karşı davacı tarafa ait ... tescil numaralı patentin ise ürün patenti olduğu, dava  tarihinde tescilli olduğu usul patentinde kauçuk ve bitüm içeren malzemeleri modifiye etmeye  yönelik yöntemler koruma altına alınırken davalı tarafa ait patentte kauçuk ve bitüm içeren  malzemeler ve kimyasal bileşiklerin koruma altına alındığı, tarafların ürünlerinde hazırlanan karışımlarının  başlangıç ham maddelerinin birbirinden farklı olduğu, davacının başlangıç hammaddesinin bitüm  olduğu, davalının hammaddesi vulkanize lastikten elde edilen bir NR-SBR-BR karışım malzemesinin  olduğu , davacıya ait ürünün ortaya çıkması için doğrudan kauçuk kullanıldığı, davalıya ait ürünün ortaya   çıkması için eski lastiklerin çeşitli kimyasallarla ve fiziko kimyasal yöntemlerle ayrıştırılması ve  meydana gelen ürün ile (araç lastik ve kauçuğunu içeren malzeme) bazı kimyasalları karıştırarak yeni  bir ürün ortaya çıkardığı birbirinden farklı nitelikte ürünler olduğu, davacının ürününün, davalının patentinin isteminde tanımlanan “toz halinde vulkanize lastikten elde  edilen bir NR-SBR-BR karışım malzemesini” içermediği, bu nedenle, davalı tarafa ait  2010/06122 numaralı patentin istemlerinde tanımlanan özellikleri davacı ürününün içermediği, bu  anlamda davacının ürünlerinin davalının patent hakkını ihlal edilmediği, dosyaya aldırılan tüm bilirkişi raporlarında  ittifakla davalı tarafa ait ... tescil numaralı “VULKANİZE EDİLMİŞ TOZ LASTİK ESASLI BİTÜM VE BİTÜMLÜ  BAĞLAYICILARI” başlıklı patent istemlerinde yazılan bileşik ve hammaddelerin kullanılmadığının belirtildiği ve  ürünlerin  farklı  davalı / karşı davacı tarafa ait ... tescil numaralı  “VULKANİZE EDİLMİŞ TOZ LASTİK ESASLI BİTÜM VE BİTÜMLÜ BAĞLAYICILARI” başlıklı patent hakkının  ihlal edilmediği kanaatinin devam ettiği, davacı- karşı davalı ...ne ait çevirisi yapılmış olan  tescilli patent “KAUÇUK İLE MODİFİYE EDİLMİŞ BİR BİTÜM HAZIRLANMASINA YÖNELİK YÖNTEM” ile  üretilen ürün ve davalı -karşı davacıya ait ... tescil numaralı “VULKANİZE EDİLMİŞ TOZ LASTİK  ESASLI BİTÜM VE BİTÜMLÜ BAĞLAYICILARI” buluş başlıklı patentte yer alan ürünün bitmiş ürün  bakımından benzer  nitelikte ürünler olduğu anlaşılmış olmakla birlikte, patent istemleri, üretim şekli,  üretim proses süreçleri, kullanılan katkı malzemeleri ve kimyasal analiz sonuçları bakımından  birbirlerinden farklı olduklarından,\"  Davacının asıl davasının kabulüne, davacının davalı adına tescilli 2010/06122 patentten doğan haklarına herhangi bir tecavüzünün ve ihlalinin bulunmadığının tespitine, karşı davada Davalı-karşı davacının davasının REDDİNE, karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin aktif husumet ehliyeti bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerekirken mahkemece esasa ilişkin inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, davacının TPE nezdinde tescillenmiş bir buluşu söz konusu olmadığını, bilirkişilerin 22.04.2017 tarihli ek raporunda da davacının ürünü için \"çevirisi yapılmış patent\" ifadesi kullanıldığını, davacı şirketin huzurdaki davayı Avrupa Patent ... no'lu patent başvuru belgesine dayandırdığını, işbu patent başvurusunun ... tarafından yapıldığını, patentin davacı şirketin belirttiği ... Ticaret Limited Şirketi adına olmadığını, ayrıca bu patent kaydı ile ilgili herhangi bir lisans kaydı ya da Avrupa Patent ya da TPE'nin dosya bilgilerinden tespit edilemediğini, yazılı şekilde yapılmayan patent lisans sözleşmelerinin geçersiz olacağını, patente lisans sözleşmelerinin üçüncü kişilere karşı hüküm doğurabilmesi için patent siciline kaydedilmesi gerektiğini, lisans alan ve lisans veren arasında yapılan patent lisans sözleşmesinin sicile kayıt tarihinden itibaren üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir duruma geleceğini, işbu sebeple davacı tarafın aktif husumet ehliyeti olmadığını, davacı şirketin uyguladığını söylediği uygulama usulünün müvekkil adına kayıtlı patent tarifesinde zikrolunduğunu, bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun 2014/263 esas numaralı dosyada mübrez raporların tekrarı niteliğinde olduğunu, mahkemenin 2014/293 Esas 2019/218 karar sayılı kararına karşı yönelttikleri istinaf istemli itirazlarının ve bu dosyada bilirkişi raporlarına karşı yönelttiği itirazlarının dikkate alınmadığını, bu raporun hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, teknik inceleme gerektiren hukuki uyuşmazlıklarda bilirkişi görüşünün öneminin izahtan vareste olduğunu, hükme esas alınabilirlik bakımından sahih nitelikte olmayan bu rapor doğrultusunda verilen kararın hukuka uygun olmadığını, davacı/karşı davalı Lasfalt'ın müvekkili tarafından yasal işlemlere başlamasına kadar her yerde aynı amaçlı modifiye ürün olduğunu belirtmiş olup, sadece fark olarak Davacı/Karşı Davalı Lasfalt ürününün müvekkilin ürünün modifiye etmek amaçlı bitüme katılan değil de plente atılarak modifiye eden bir ürün olduğunu belirtirken, müvekkili arafından yasal sürecin başlatılması ile ürünün farklı olduğunun iddia edildiğini, yapıldığını belirtilen ve dava ekinde bulunan testlerin imalat yapıldıktan sonra müvekkilinin ürünü için de geçerli olan kalite kontrol amaçlı performans testi olduğunu, davacının sunduğu kendisinin de tarafı olmadığı marka tescil belgelerinin de dava ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, bu davanın konusunun patentlerle ilgili olduğunu, davacının sunduğu belgelerden anlaşılacağı üzere kauçuk veya polimer katkılı modifiyeli asfalt üretmenin bitümün modifiye edilmesiyle mümkün olduğunnun bilindiğini, davacının uyguladığını söylediği uygulama usulünün müvekkili şirket adına kayıtdışı patent tarifnamesinde zikrolduğunu, genellikle atık lastikleri bertaraf amaçlı mineral toz yerine kullanılmakta olup yaptığı esnek yüzey sayesinde faydaları bulunduğunu, 10.09.2024 tarihli raporun mahkemenin 2014/293 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarının kopyala yapıştır şeklinde tekrarı olmasının müvekkilinin adil yargılanma hakkını de zikrettiğini, İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi 2020/1714 Esas sayılı dosyası ile bu kararın kaldırıldığını, yapılan testlerin eksiksiz ve tarafsız olarak konusunun uzmanı bir bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğini, BAM tarafından kararın kaldırılmasına sebep gösterilen eksiklik giderilmeksizin karar verildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davacı-karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı/karşı davacı vekilinin usul yönünden itirazlarının haksız olduğunu, davalının müvekkiline kendisine ait olduğu patentli bir ürünün Türkiye'ye getirilerek pazarladıklarını iddia ettiği ihtarnamelerin dosyada mevcut olduğunu, kendisinin Karayolları Genel Müdürlüğü'ne aynı gerekçelerle ihbar ve şikayette bulunmuş olup müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini ve maddi kayıp yaşamasına neden olduğunu, müvekkilinin söz konusu ürünü getirmeye hakkı olmadığı iddiasının dayanaksız olduğunu, bilirkişi incelemesi ile davacıya ait tescilli patent ile davalı/karşı davacıya ait patenti olan ürünün üretim şekli, aşamaları ve kullanılan malzemeler göz önüne alındığında birbirinden farklı nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, kimyasal analiz raporu sonucunda açıkça ürünlerin aynı ürün olmadıklarının ifade edildiğini, bu hususun davalarının haklı olduğunu ortaya koyduğunu, bir ürünün yol ve asfalt yapımında kullanılmasının o ürünün uygulama ve içeriklerinin aynı olduğu anlamına gelmediğini, dosyada alınan kaldırma ikinci bilirkişi raporunda da benzer hususların belirttiğini, davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davanın konusu, 551 sayılı KHK 149 maddede öngörülen; davacının davalı tarafa ait  2010/06122 sayılı patentten doğan haklara tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesine ilişkin olduğu, Karşı davanın konusu, davalı-karşı davacı tescilli   TPE ... başvuru (tescil) numaralı ... başvuru tarihli , ... tescil tarihi ile “VULKANİZE EDİLMİŞ TOZ LASTİK ESASLI BİTÜM VE BİTÜMLÜ BAĞLAYICILARI”  buluş başlıklı PATENTİNDEN, patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile, tecavüzün men ve refi davasıdır.Davalı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunda, davacı-karşı davalının aktif dava ehliyeti bulunmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Dava tarihinde yürürlükte olan 551 sayılı KHK'nın 149. maddesinde \"Menfaatı olan herkes, patent sahibine karşı dava açarak, fiillerinin patentten doğan haklara tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebilir. Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen davanın açılmasından önce, kendisinin Türkiye'de giriştiği veya girişeceği sınai faaliyeti veya bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin patentten doğan haklara tecavüz teşkil edip etmediği hakkında, patent sahibinden görüşlerini bildirmesini noter aracılığı ile talep edebilir. Bu talebin patent sahibine tebliğinden itibaren bir ay içinde patent sahibinin cevap vermemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi kişi tarafından kabul edilmemesi halinde, menfaat sahibi bu maddenin birinci fıkrasına göre dava açabilir.\" hükmü düzenlenmiştir.Davacı- karşı davalının, dava dışı ... unvanlı şirketten alınan lisans hakkına dayanılarak, WIPO ... sayılı Avrupa Patentinin, Türkiye'deki karşılığı ... sayılı \"Kauçuk  ile modifiye edilmiş bir bütüm hazırlanmasına yönelik yöntem\" buluş başlıklı patentinde düzenlenen buluşun kullanılacağı , davalı adına tescilli ... tescil tarihi ile “Vulkanize edilmiş toz lastik esaslı bitüm ve bitümlü bağlayıcıları”  buluş başlıklı patentinden,  kaynaklanan haklara tecavüz patent hakkına tecavüz etmediklerinin tespitini istemekte davacının hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunduğu anlaşılmakla husumet itirazının reddine karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararında, Tübitak aracılığıyla ürün analizi yapılmışsa da, devamında alınan bilirkişi raporunun yeterli  inceleme içermediği ve davalıya ait patentin istem setinin dosya kapsamında olmadığından getirtilerek uzman bilirkişilerden rapor alınması, davacının üretim tesisinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkemece davalı patent belgesi dosyaya celp edilmiş, davacı vekilinden üretim tesisine yönelik açıklama istenilmiş, davacı vekilinin ürünün yurt dışından patent sahibi firmadan getirtildiği, Türkiye'de üretiminin yapılmadığı açıklanmış, mahkemece dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Dairemizin kaldırma kararından sonra, Kimya Mühendisi bilirkişi, Kimya Mühendisi- Sınai Mülkiyet Uzmanı Bilirkişi ve Patent/Avrupa Patent Vekili olan bilirkişiden oluşan heyetten alınan raporda;\" Davacının bu ürünü Türkiye’de üretmediği yurt dışında üretilip ithal edildiği görülmekle zorunlu olarak üretim tesisinde inceleme yapılmadığı ancak dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında davacı tarafa ait ürün üzerinde inceleme yapılmış olduğu dikkate alınarak yapılan incelemede: TÜBİTAK tarafından 29.11.2018 tarihli Analiz Raporunun değerlendirilmesinde incelemenin patent istemleri ile bağlantılı olmadığı, bitmiş ürünler üzerinde farklı kriterlele analiz yapıldığı, Bu anlamda TÜBİTAK tarafından hazırlanan analiz raporunun taraflarca dayanılan patent istemlerine atıf yapmadığı bu anlamda TÜBİTAK analizine göre patent istemleri örtüşmesi incelemesinin yapılamayacağı,  sunulan analiz raporundan  tarafların ürünlerinin aynı tür  (benzer nitelikte) ancak farklı kimyasal formülasyona sahip ürünler olduğu, ürünlerin aynı olmadığı, Davacı, karşı davalı tarafça dayanılan ... sayılı “Kauçuk modifiye bitüm üretimi için yöntem.” Başlıklı usul patenti mahiyetindeki  Avrupa Patentinin ... tescil numarası ile validasyon neticesi Türk Patent Sitemine dahil olduğu, Davalı karşı davacı  tarafa ait   ... tescil numaralı “VULKANİZE EDİLMİŞ TOZ LASTİK ESASLI BİTÜM VE BİTÜMLÜ BAĞLAYICILARI” buluş başlıklı patentin de dava tarihinde tescilli olduğu, Davacı, karşı davalı tarafça dayanılan ... tescil numaralı patentin usul patenti, Davalı karşı davacı  tarafa ait  ... tescil numaralı patentin  ise ürün patenti olduğu, dava tarihinde tescilli olduğu usul patentinde kauçuk ve bitüm içeren malzemeleri modifiye etmeye yönelik yöntemler  koruma altına alınırken davalı taraf ait patentte kauçuk ve bitüm içeren malzemeler ve kimyasal bileşiklerin koruma altına alındığı, Dosya içerisinde alınan bilirkişi raporundaki, tarafların ürünlerinde hazırlanan karışımlarının başlangıç ham maddelerinin birbirinden farklı olduğu, davacının başlangıç hammaddesinin bitüm olduğu, davalının hammaddesi vulkanize lastikten elde edilen bir NR-SBR-BR karışım malzemesinin olduğu , davacıya ait ürünün ortaya çıkması için doğrudan kauçuk kullanıldığı, davalıya ait ürünün ortaya çıkması için eski lastiklerin çeşitli kimyasallarla ve fiziko kimyasal yöntemlerle ayrıştırılması ve meydana gelen ürün ile (araç lastik ve kauçuğunu içeren malzeme) bazı kimyasalları karıştırarak yeni bir ürün ortaya çıkardığı birbirinden farklı nitelikte ürünler olduğu yönündeki tespitler karşısında, davacının ürününün, davalının patenytinin isteminde tanımlanan “toz halinde vulkanize lastikten elde edilen bir NR-SBR-BR karışım malzemesini” içermediğinin anlaşıldığı, bu nedenle, davalı tarafa ait ... numaralı patentin istemlerinde tanımlanan özellikleri davacı ürününün içermediği, bu anlamda davacının ürünlerinin davalının  patent hakkını ihlal edilmediği, Dosyaya sunulan raporlarda davacı tarafça üretilen ürünün incelendiği, tüm raporlar ittifakla davalı tarafa ait ... tescil numaralı “VULKANİZE EDİLMİŞ TOZ LASTİK ESASLI BİTÜM VE BİTÜMLÜ BAĞLAYICILARI” başlıklı patent istemlerinde yazılan bileşik ve hammaddelerin kullanılmadığı, ürünlerin farklı olduğu konusunda ittifak ettiği, davalı / karşı davacı tarafa ait ... tescil numaralı “VULKANİZE EDİLMİŞ TOZ LASTİK ESASLI BİTÜM VE BİTÜMLÜ BAĞLAYICILARI” başlıklı patent hakkının ihlal edilmediği kanaatinin devam ettiği, Davacı karşı davalı ...ne ait çevirisi yapılmış olan tescilli patent “KAUÇUK İLE MODİFİYE EDİLMİŞ BİR BİTÜM HAZIRLANMASINA YÖNELİK YÖNTEM” ile üretilen ürün ve davalı karşı davacıya ait ... tescil numaralı “VULKANİZE EDİLMİŞ TOZ LASTİK ESASLI BİTÜM VE BİTÜMLÜ BAĞLAYICILARI” buluş başlıklı patentte yer alan ürünün bitmiş ürün bakımından benzer nitelikte ürünler olduğu anlaşılmış olmakla birlikte, patent istemleri, üretim şekli, üretim proses süreçleri, kullanılan katkı malzemeleri ve kimyasal analiz sonuçları bakımından birbirlerinden farklı oldukları\" beyan edilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde iade kararımız üzerine mahkemece bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor aldırıldığı, alınan raporda dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile Tübitak tarafından verilen raporda ürünlerin farklı olduğuna dair değerlendirmeler dikkate alındığında, davalının patentinin ana isteminin kapsamının buluş konusu katkı maddesinin içerdiği karışımdaki bileşenlerin özelliklerinin belirli parametrelerle tanımlandığı, davalı tarafa ait patentte verilen referans aralıklarının ve kimyasal bileşiklerin koruma kapsamını belirlediğinin kabulü gerektiği, dosyaya sunulan üç ayrı bilirkişi raporunda davalı tarafın patentinin istemleri ile davacı tarafça ticaret alanına çıkarılan ürünün örtüşmediğinin ifade edildiği, ürün üzerinde yapılan dört ayrı incelemeye itibar edilebileceğinin beyan edildiği anlaşılmakla, mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine ilişkin kararın, usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde Davalı-karşı davacı vekili vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/10/2024 tarih ve 2023/227 E., 2024/181 K. sayılı kararına karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 615,40 TL, karşı dava yönünden 615,40 TL olmak üzere toplam 1.230,8‬0 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan asıl dava yönünden 427,60 TL, karşı dava yönünden 427,60 TL olmak üzere toplam 855,2‬0 harcın mahsubu ile bakiye 375,60 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı-karşı davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95d89fc25e198086","SID":"a038f3474a9a5590"}}