{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/2186 <br>KARAR NO: 2025/139 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 01/06/2021<br>NUMARASI: 2016/90 (E) - 2021/578 (K) <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'a ait, davalı ...’ın idaresindeki ... plakalı servis aracı ile meydana gelen kaza neticesinde davacının ölümden döndüğünü, davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilsen, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/12/2015 tarihinden itibaren davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş; 05/03/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle 1.658 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kazaya neden olan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ... Sigorta AŞ'ye ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumlu olmadığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, 1.379,73 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... yönünden 30/12/2015, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 278,80 TL tedavi giderinin davalılar ... ve ... yönünden 30/12/2015, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; davacının manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine, 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar .. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'ın yaşanan kazada tam kusurlu olduğunu, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminatların gerçeklikten uzak ve müvekkilinin zararını karşılamak bakımından çok düşük olduğunu, kaza sonrasında bir çok kere hastaneye kontrole gittiğini, eşinin ve anne babasının ziyaretleri refakatte kalmaları dolayasıyla yaptıkları yeme içme vb  gibi   harcamalarda bulunduklarını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacıya ödenmiş olduğunu, bakiye tutarın SGK'den talep edilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davacı vekili istinaf itirazları yönünden: Davacı vekili dava dilekçesiyle işgücü kaybı ve çalışamaması sebebiyle uğradığı zararlarının tespiti ile şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ardından 30/12/2016 tarihli dilekçesiyle dava dilekçesini açıklayarak 500 TL iş gücü kaybı, 500 TL ise kaza nedeniyle yapılan giderler, çalışamama nedeniylde doğan zararlar olarak  açıklamış olup;  05/03/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle de talebini bilirkişi raporunda belirlenen 1.379,73 TL geçici iş görmezlik, tedavi giderleri yönünden 1.158,00 TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda, Mahkemece talep ve ispat edilemeyen dolaylı zararlara (ulaşım, yeme içme, refakat) hükmedilmemesi yerindedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK) manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1. maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı  da yerinde değildir. Mahkemece kabul ve reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplama yapılarak ayrı ayrı vekâlet ücreti belirlenmesinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından tavzih kararına yönelik davacı vekilinin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.Davalı vekili istinaf itirazı yönünden; HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı Kanun'un 341/4. maddesinde de \"alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü  üçbin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.\" düzenlemesi mevcuttur.  Ayrıca HMK'nin ek 1. maddesinin 1. fıkrasında: \"HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.\" hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında: \"HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı\" düzenlenmiş bulunmaktadır.Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu somut olayda yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.888 TL olacaktır.Davacı için maddi tazminat istemine ilişkin kabul edilen miktar geçici iş görmezlik tazminatı için 1.379 TL, tedavi giderleri için 278 TL'dir. Bu halde kabul edilen miktar yönünden kararın verildiği tarih itibarı ile 2021 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından davalı tarafın İlk Derece Mahkemesince verilen karar için HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel mahkemece, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle davalı tarafın maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun 352/1-b maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince reddine,2-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru ve karar harçlarının adı geçen davalıya iadesine,5-Davalı ... ile davacının istinaf kanun yolu başvuruları nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5962cf3d623552e4","SID":"4f0defeb1a199790"}}