{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/275 Esas<br>KARAR NO: 2025/321 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2024/677 Esas -  2024/987 Karar <br>TARİH:  31/10/2024<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı ...’in tasfiye memurluğu gözetiminde tasfiyesi gerçekleştirilen dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ninmüvekkile olan borcunu ödememesi üzerine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasındaki takip kesinleştiğini, takip dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirket, davalı tasfiye memuru gözetiminde 07.04.2023 tarihinde tasfiye edildiği ve davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından ticaret sicilinden terkin edildiği fark edilmiş, icra takibinin henüz sonuçlandırılamadığını beyanla ...San. ve Tic. Ltd. Şti..’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı  ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili kurumun TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili sicil müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 31/10/2024 tarih ve  2024/677 Esas -  2024/987 Karar  sayılı kararında; \"Dava ; TTK.nun 547.maddesine dayalı limited şirketin ihyası istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edilmiş olması nedeniyle adı geçen şirketin  TTK. nun  547.maddesi uyarınca ek tasfiye şartlarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği ; İhyası istenilen ... sicil nosunda kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'NİN sicil dosyası celp edilmiş, adresinin ...  MAHALLESİ ... CADDESİ NO ... ESENYURT olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. Ek tasfiye kavramı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen ve yukarıda izah etmiş bulunduğumuz ihya ile benzerlik gösteren hatta ihyanın kanuna dökülmüş hali de diyebileceğimiz bir kurumdur. Ek tasfiye, kanunun 547. maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Yargıtay yerleşik kararlarında da açıklandığı üzere; 6102 Sayılı TTK'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar şirketlerin veya kooperatiflerin münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, 6103 sayılı kanunun 20/1 ve tebliğin 7.maddesi kapsamında 14/02/2014 tarihine kadar sermayesini asgari tutara yükseltmeyerek münfesih duruma düşülmesi, TTK'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle şirketler veya kooperatifler re'sen terkin edilebilirler. Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere veya kooperatiflere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler veya kooperatifler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin veya kooperatiflerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler veya kooperatifler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatif alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar diğer haklı sebeplerle mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Somut uyuşmazlıkta; Davacının ihyası istenilen şirkette İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... icra sayılı dosyasında işlemlerle  münhasır olmak üzere huzurdaki davanın açıldığı, şirketin ihya edilmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Tüm bu nedenlerle; Davanın ihya talebi yönünde kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde :... sicil nosunda kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ 'nin TTK 547. maddesi uyarınca   İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ..., dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'in (TCKN: ...)  atanmasına,  tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına, karar kesinleştiğinde keyfiyetin ticaret sicilde tescil ve ilanına, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir. Yargılama giderleri bakımında ise Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan davalı ... Sicil Müdürlüğü “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamaz. Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği “Yasal hasım”  konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına  karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \"gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde : ... sicil nosunda kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin TTK 547. maddesi uyarınca İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Tasfiye memuru olarak ...'in (TCKN: ...) atanmasına,  tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına,4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından ayrıca harç tayinine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, ' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhyası istenen şirketin ortağı ve aynı zamanda tasfiye memuru olan ... tarafından tasfiye işlemleri yapıldığını; işbu nedenle borçlu şirketin tasfiye işlemlerini yürüten ...’in müvekkile karşı borçlu olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; tasfiye memuru tarafından şirket defterleri ve belgelerinden şirkette alacaklı olduğu anlaşılan ve yerleşim yeri bilenen kimselere iadeli taahhütlü mektupla şirketin tasfiye halinde olduğunun bildirilmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu fakat işbu tasfiye sürecinin alacaklı müvekkiline bildirilmediğini, Bu bakımdan şirket aleyhine başlatılan ve tasfiye sırasında derdest durumda bulunan icra takibini bilmesine rağmen hukuka aykırı şekilde tasfiye işlemini gerçekleştiren ve müvekkilin borçlu şirketten alacaklarını tahsil etme imkanını elinden alan tasfiye memuru ..., kusurlu davranışları ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin sorumluluğun davalı tasfiye memuruna ait olduğunu( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/1233 E. 2017/2026 K. 10.04.2017 T., Yargıtay 11. H.D. 2019/2336 E.2019/5705 K.23.09.2019 T., Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3227 E. 2022/2344 K. 24.03.2022 T.,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/9203E. 2022/3515 K. 27.04.2022 T., Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/5353 E. 2020/626 K. 21.01.2020 T.), Yargıtay kararlarından da görüleceğini haksız ve hukuka aykırı tasfiyeden dolayı tasfiye memurunun kusur ve sorumluluğu bulunduğundan davalı tasfiye memuru aleyhine harç, yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini; lakin ilk derece Mahkemesince yargılama giderlerinin üzerlerine bırakılması ve hangi hukuki gerekçe ile davalı tasfiye memuru üzerine bırakılmadığının gerekçeli kararda açıklanmamış olması nedenleriyle taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurma zaruretinin hasıl olduğnuu, İleri sürerek, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/677 E. 2024/987 K. sayılı ve 31.10.2024 tarihli ilamının sadece vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden istinaf incelemesine konu edilerek, HMK 353/1-b-2 maddesi gereği düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tasfiye memuru üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava;  6102 sayılı TTK'nun 643 maddesi atfı ile 547 inci maddesine dayalı olarak açılmış olup, Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebebi; ihyası talep edilen şirketin tasfiye memuru davalı ...'in şirket aleyhine derdest icra takibi bulunmasına rağmen tasfiyeyi sonlandırması nedeniyle kusurlu olarak ihya davasının açılmasına sebep olduğu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği yönüdedir. İhyası talep edilen şirketin sicil kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde;  şirketin 15/02/2019 tarihinden itibaren tek ortaklı olduğu ve şirketin tek ortağı ve müdürünün davalı ... olduğu,  şirketin 05/07/2022 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığı davalı ...'in tasfiye memuru olarak atandığı, alacaklılara çağrı ilanlarının yapıldığı, 31/03/2023 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyenin sonlandırıldığı,  tasfiyenin sona ermesi nedeniyle şirketin 06/04/2023 tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.İstanbul .. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası kapsamından,   davacının ihyası talep edilen şirket aleyhine 02/11/2021 tarihinde fatura alacağına dayalı ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin ihyası talep edilen şirketin sicil adresine tebliğe çıkarıldığı fakat şirketin adresten taşındığı şerhi ile bile tebliğ döndüğü, bu kez Tebligat Kanunu'nun 35 maddesine  göre sicil adresine ödeme emrinin tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği ve derdest olduğu anlaşılmıştır. Sicil kayıtları incelendiğinde şirketin terkinden önceki adresinin, icra dosyasındaki bila tebliğ dönen ve Tebligat Kanunu 35 maddesine göre çıkartılan her iki tebligattaki adres ile aynı olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 547/1 maddesinde; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.\" hükmü düzenlenmiştir.Davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan takip tarihinin, şirketin tasfiye nedeniyle terkin tarihi olan 06/04/2023 tarihinden önce olduğu, ihyası talep edilen şirkete ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği,  davacının bu davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Tasfiyenin tamamlanması nedeniyle tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında, terkinden önce başlatılan ve derdest olan takip dosyasının yürütülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası ve şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Mahkemece bu gerekçelerle davanın kabulüne ve terkin öncesi tasfiye memuru olan birleşen davalı ...'in yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesinde, yine yasal hasım olan sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinde  isabetsizlik bulunmamakta ise de,  davalı tasfiye memurunun, ihyası istenen şirket aleyhine başlatılmış derdest dava mevcut iken tasfiyeyi usulsüz sonlandırarak, ihya davasının açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, hükmedilecek yargılama giderlerinin  ek tasfiye gideri olarak ihya edilen şirketten alınabilecek olması da nazara alınarak, davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, gerekçesi açıklanmaksızın yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi ve kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.Sonuç olarak; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile toplanacak başkaca delil ve yapılacak tahkikat işlemi bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak, davanın kabulüne, davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı yararına davalı tasfiye memurundan tahsiline, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı yararına davalı tasfiye memurundan tahsiline karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2024 tarih ve 2024/677 Esas 2024/987 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 2-Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde : ... sicil nosunda kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin TTK 547. maddesi uyarınca İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 3-Tasfiye memuru olarak ...'in (TCKN: ...) atanmasına,  tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden davalıdan alınması gereken 615,40-TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalı tasfiye memuru ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL peşin harç,  427,60-TL başvurma harcı olmak üzere; toplam 855,2‬0-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 2.737,00-TL yargılama giderinin  davalı tasfiye memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine, 7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin  davalı tasfiye memuru ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 11-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının  davalı tasfiye memuru ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e13293f7ef5ec17f","SID":"71ad78f7bf7a65c6"}}