{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/419 Esas<br>KARAR NO: 2025/432 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2024/530 Esas- 2024/1285 Karar<br>TARİH:  24/12/2024<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2024/846<br>ESAS SAYILI DAVA DOSYASI BAKIMINDAN:<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... San.Tic..AŞ.'den alacaklı olduğunu, davacı şirketin öncelikle Kadıköy ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile borçlu şirkete karşı icra takibi başlattığını, yapılan itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu ve itirazın iptali için İstanbul 1.ATM nezdinde açılan davada 29/05/2015 tarih 2014/612 esas ve 2015/488 karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 449.563,11 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verildiğini, borçlu şirketin ticaret sicilden terkin edilmeden önceki merkez adresinin ... Mah. ...No:... Bahçelievler / İstanbul olduğunu, şirketin ticaret sicilinden tasfiye edildiğini, bu nedenlerle tasfiye olunan şirketin ihyası ile şirketle ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya bir kaç kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  sicilden terk edilen ... İnş. San. Tic. Anonim Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, husumetin sadece yasal hasım olan müvekkili müdürlüğüne yöneltildiğini, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ...'ya da yöneltilmesi gerektiğini, sicil müdürlüğünün TTK. m 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/530 esas sayılı dosyası ile şirketin ihyası talepli dava açılmış olup işbu dava kapsamında ... San. Tic. Anonim Şirketinin ihyası için dava açtığını,  tarafına tasfiye memuruna dava açmak için süre verildiğini, bu nedenlerle ihyası talep edilen şirket yetkililerini yasal hasım göstererek açılan işbu davanın Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/530 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  24/12/2024 tarihli  2024/530 Esas ve 2024/1285 Karar sayılı kararında; \"Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/846 esas, 2024/866 karar, 07/11/2024 tarihli kararı ile dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Asıl ve birleşen dava; Dava, Tasfiye Halinde ... San. Tic. Anonim Şirketinin  ihyası istemine ilişkindir. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; birleşen dava davalısı ... ihyası talep edilen şirketin ortağı ve tasfiye memuru olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 09/04/2019 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.) HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir.İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin İstanbul/Bahçelievler ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl ve birleşen davada; ihyası talep edilen şirketin 09/04/2019 tasfiyesinin sona erdiği ve tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, birleşen dava davalısı  ...'nın ihyası talep edilen şirketin yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi olduğu, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ( eski Kadıköy ... İcra Müdürlüğü ) ... Esas sayılı dosyasına özgü olarak dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, vekalet ücreti ve yargılama giderinin, tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memuru olan birleşen dava davalısı ...'dan tahsiline hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır...\"gerekçesi ile, ''Asıl dava bakımından; Davanın kabulü ile 1-Şirketin tasfiyesinin sona erdiği  09/04/2019 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydın terkin edilen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu Tasfiye Halinde ... İnş. San. Tic. Anonim Şirketinin, TTK 547.maddesi gereğinceİstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ( eski Kadıköy ... İcra Müdürlüğü ) ... Esas sayılı dava dosyasına özgü olarak taraf teşkilinin sağlanması ve tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tevdiine, Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/846 Esas sayılı dosyası bakımından; Davanın kabulü ile 2-TTK 547. Maddesi gereğince; tasfiye memuru olarak ... T.C. Kimlik Numaralı  ...'nın görevlendirilmesine, kendisinin şirket müdürü ve eski tasfiye memuru olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına, karar verilmiş ve karara karşı birleşen dosya davalısı tasfiye memuru tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen dosya davalısı tasfiye memuru istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi dosyası ile Tasfiye Halinde ... Ticaret A.Ş'nin ihyası talepli olarak davada yapılan inceleme neticesinde, mahkemece \"... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Ticaret A.Ş'nin TTK 547 uyarınca Anadolu ... İcra Müdürlüğünün (Kadıkoy ... İcra Müdürlüğünün ... esas) sayılı dava dosyasına özgü olarak taraf teşkilinin sağlanması ve tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından ihyasına \" şeklinde hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, Ancak yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira hem asıl dava hem birleşen dava yönünden verilen kararın yeterince araştırılmaksızın gerekli incelemeler yapılmaksızın bu kararın verildiğini, şirket tasfiyesinin usule uygun yapılmış olmasına rağmen bu hususların mahkemece dikkate alınmaksızın ihya karar verildiğini, bu bakımdan ilk derece mahkemesince verilen bu kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca kendisine üsülüne uygun olarak tebliğ edilmeyen dava neticesinde taraf teşkili hukuka uygun bir şekilde sağlanmadan yargılamaya devam edildiğini  neticesinde davanın kısmen kabulğne karar verildiğini, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/530 Esas sayılı dosyasında dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davetiyelerin kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ve işbu davadan karar verildikten sonra haberdar olduğunu, Dava dosyası incelendiğinde dava dilekçesi, tensip zaptı ve diğer eklerin eski adrese tebliğe çıkarıldığı, tebligatın iade edildiği, akabinde ise yeniden aynı adrese tebligat çıkarıldığını, gönderilen ilk tebligatta açıkça \"adres değişikliği nedeniyle yeni adrese sevk\" şerhi konularak tebligatın iade edilmiş olmasına rağrhen, bu adrese yeniden tebligat gönderildiğini ve bu kez “muhtara teslim\" edildiği şerhi nedeniyle tebligatın yapıldığı kabul edilerek yargılamaya devam edildiğini, ancak, işbu tebligatın usulsüz olup yerel mahkemece yargılamaya devam edilmesinin ve yokluğunda yürütülen dava sonucunda kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, savunma ve hukuki dinlenilme hakkının kısıtlandığını, Zira 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi gereğince \"Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.\" denildiğini, dava dilekçesi, tensip zaptı ve diğer eklerin eski adrese tebliğe çıkarılmasına ve bu tebligatın da iade edilmesine rağmen, yeniden aynı adrese tebligat çıkarılarak usulsüz bir şekilde tebligat yapılıp davaya devam edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir. Ayrıca şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona erdiğini, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığını, şirket tasfiyesinin gerçekleştirilmesi sırasında asıl olanın aktiflerin paraya çevrilmesi ve tasfiye sonucunda bir artık kalır ise bunun paydaşlara dağıtılması olduğunu, tasfiye sürecinin eksiksiz olarak yerine getirilmiş olup tahsil edilen bedeller neticesinde şirketin borçları ödenerek tasfiyenin sonlandırıldığını,Davaya konu ihya talebinde hak düşürücü süreler uygulandığını, bu sebeple de tasfiye olmuş ... Ticaret A.Ş.'nin ihya talebinin zamanaşımına uğradığından davanın bu yönüyle de reddine karar verilmesi gerektiğini, Ayrıca dava konusunun ihya davası olduğundan davacı taraf lehine verilen vekalet ücreti kararının hatalı olup hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece verilen kararın yokluğunda ve taraf teşkili sağlanmadan yürütülen yargılama sonucunda verilmiş hukuka aykırı ve isabetsiz bir karar olduğunu istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, ayrıca davanın mahiyeti gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, davalı aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesi ve vekalet ücretinin ihyasına karar verilen şirket aleyhine hükmedilmesi gerekirken tasfiye memuru aleyhine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tasfiye memuru yetkili temsilcisi konumunda olup şahsi herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini beyanla, istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemece asıl dava ve birleşen dava yönünden usul ve yasaya aykırı olarak vefilen kararın kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine, aksi halde yeniden yargılama yapılmak üzere dava dosyasının yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre  ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı  birleşen dosya davalısı tasfiye memuru tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Dosyanın incelenmesi sonucu; Asıl davada ilk derece mahkemesince  dosya üzerinden; \"Davacı vekiline ihyasını talep etmiş olduğu şirketin tasfiye memuruna husumet yönelterek mahkeme dosyası ile birleştirme talepli dava açması ve dava açtığına dair belgeyi dosyaya sunması için 2 haftalık  kesin süre verilmesine , aksi takdirde mevcut delillere göre karar verileceğinin ihtarına,\" ilişkin davacı vekiline meşruatlı davetiye çıkartıldığı, bu davetiyedeki ihtara istinaden davacı tarafından ihyası istenen şirketin tasfiye memuru aleyhine Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde birleştirme talepli dava açıldığı, Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/846 Esas -  2024/866 Karar Sayılı 07/11/2024 tarihli ilamı ile tensiben davanın Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/530 Esas sayılı dosyası ile  birleştirilmesine karar verdiği, birleşen davada mahkemece,  asıl ve birleşen dava dilekçeleri, birleştirme kararı, tevzi formunun birleşen dosya davalısı tasfiye memurunun mernis adresine meşruatlı davetiye ile tebliğe çıkartıldığı, davetiyenin birleşen dosya davalısı ...nın bizzat kendisine 15/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı,  mahkemece dosya üzerinden  24/12/2024 tarihinde istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. HMK'nun 320/1 fıkrası uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun  2017/11-2924 Esas,  2018/1935 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, ihya davaları basit yargılama usulüne tabidir. Mahkemece 06/06/2024 tarihli tensibin 5 nolu kararı ile .... duruşma açılmasına karar verilmediğinde HMK 320/1 maddesi gereği evrak üzerinde karar verilebileceği taraflara ihtar edilmiş, dilekçe teatisi tamamlanarak, tüm deliller toplandıktan sonra dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmiş olup, birleşen dosya davalısı tasfiye memurunun usulsüz tebligat yapıldığı, savunma hakkının kısıtlandığı  ve delillerin toplanılmamasının usule aykırı olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Dosya içinde bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ihyası talep edilen şirketin 09/04/2019 tarihinde tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. Dava, tasfiye memurunun sorumluluğuna ilişkin olmayıp ihyası istenilen şirketin TTK.nun 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesi talebine ilişkin olup TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada ise zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir, bu nedenle davalı tasfiye memuru vekilinin hak düşürücü süre, zamanaşımı süresi içerisisinde dava açılmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Davacı ... Ltd. Şti.  tarafından ticaret sicilden terkin edilen ihyası istenilen şirket hakkında terkin tarihinden önce İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün (kapatılan Kadıköy ... İcra Müdürlüğünün ) ... E. Sayılı icra dosyası ile icra takibi  başlatıldığı, borçlu şirket tarafından yapılan itiraz neticesinde takibin durduğu ve  davacı şirket tarafından ihyası talep olunan şirkete karşı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2014/612 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 29.04.2015 tarih ve 2014/612 Esas - 2015/488 Karar Sayılı kararı ile; Davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Kadıköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 449.563,11 TL. asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz isteminin ve fazlaya ilişkin istemin reddine, takipten itibaren avans faizi uygulanmasına karar verildiği, uyap sisteminden yapılan sorgulamada kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği ve Yargıtay 15 HD.'nin 31.05.2016 tarih ve  2015/4383 Esas - 2016/3108 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği ve İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğünün (kapatılan Kadıköy ... İcra Müdürlüğünün ) ... E. Sayılı icra dosyasında  taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.Somut olayda, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2014/612 Esas -  2015/488 Karar sayılı kararının kesinleşmesi ve müteakiben kararın infazından önce ihyası talep edilen şirketin 09/04/2019 tarihinde tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edildiği, bu durumda ihyası istenilen şirketin tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edilmeden önce hakkında açılan ve karara çıkan dava olduğu, ticaret sicilden kaydı silinen şirket hakkında görülmekte olan bir davanın bulunması halinde tasfiye işlemlerinin tamamlandığından söz edilemeyeceği, davalı tasfiye memuru,  İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2014/612 Esas -  2015/488 Karar sayılı kararı ile hükmedilen alacağı ödemeden ya da tevdi etmeden tasfiyeyi sonuçlandırarak eldeki davanın açılmasına sebep olmuştur. Bu durumda tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olmakta ve kaydı silinen şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması bakımından ihyası gerekmektedir. Mahkemece ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasına karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve  toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddesindeki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, ihya karar verilmesi ve   şirketin son tasfiye memuru olan ...'nın tasfiye memuru olarak atanması TTK. 547/2 madde uyarınca yerindedir. TTK.547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası koşullarının oluşması, davalı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olduğu ve davalı ... sicil memurluğunun yasal hasım olup tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına ticaret sicil müdürlüğünün sebep olmadığı, 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmesine göre, tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekmesi, hükmedilecek bu giderlerin tasfiye ek gideri olarak tasfiye edilen şirketten alınabilecek olması  karşısında, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, birleşen dosya davalısı tasfiye memurunun aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğine yönelik  istinaf sebepleri yerinde değildir. (Yargıtay 11 HD. 2014/7827 Esas- 2014/10350 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11 HD.nin 2019/5292 Esas- 2020/612 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.) Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden,  birleşen dosya davalısı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Birleşen dosya davalısı Tasfiye Memuru ...'nın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden birleşen dosya davalısı Tasfiye Memuru tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden birleşen dosya davalısı Tasfiye Memuru tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden birleşen dosya davalısı Tasfiye Memuru üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 13/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3760d11f2b24b30","SID":"abe640afa5dee9a7"}}