{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/324 <br>KARAR NO:2025/431<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/12/2024<br>NUMARASI:2024/645 Esas - 2024/899 Karar<br>DAVA:Pay devrinin tescili<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/03/2025<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; davalı şirketin müvekkili ile dava dışı ortak ... tarafından 11.02.2016 tarihinde kurulduğunu, 17.04.2019 tarihinde ...'ın şirkete ortak olarak girdiğini, müvekkilinin şirketten ayrılma talebinin diğer ortaklar tarafından da kabul edildiğini, müvekkilinin davalı şirketteki 2400 pay kadarlık hissesini 60.000-TL bedel karşılığında Beyoğlu ... Noterliğinin 16.05.2023 tarihli, ... nolu pay devir sözleşmesiyle şirketin diğer ortağı davalı ...’ya devrederek ortaklıktan ayrıldığını, işbu devir işlemiyle meydana gelen yeni hisse yapısının tescil ve ilanından ... ile şirket yetkilisi ...'ın sorumlu olduğunu, defalarca uyarılmasına rağmen devrin tescil ettirilmediğini, Beyoğlu ... Noterliği'nin 26.08.2024 tarihli ... nolu ihtarnamesi keşide edilerek davalı şirkete ihtarda bulunulduğunu, ihtarın tebliğine rağmen 30 günlük süre içerisinde işlem yapılmadığını belirterek müvekkilinin davalı şirketten ayrıldığının tespitine, tespit edilen bu durumun ticaret sicil müdürlüğünde ve ilgili diğer kurumlarda kayıt ve tescil ettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı şirkete dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davalı şirketin 05.02.2016 tarihinde 180.000-TL sermaye ile kurulduğu, şirket ortaklarının ..., ..., ... olduğu, şirketin son tescilini 11.04.2019 tarihinde yaptırdığı, davacının Beyoğlu ... Noterliğinin 16.05.2023 tarihli, ... nolu \"Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi\" doğrultusunda şirketin diğer ortağı davalı ...’ya devrettiği, davacının Beyoğlu ... Noterliğinin 26.08.2024 tarihli, ... nolu ihtarıyla davalı şirketten devrin tescilini talep ettiği, TTK'nın 595/2. maddesi uyarınca şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğu, TTK'nın 595/7. maddesi uyarınca ortaklık payının devrine ilişkin başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılacağının açıkça düzenlendiği, somut olayda davacı şirketteki paylarını diğer ortak ...'ya devretmiş ise de bu devrin şirket tarafından tescil ve ilan edilmediği, davalı şirketin ihtarnameyi 29.08.2024 tarihinde tebellüğ ettiği, üç aylık süre içinde pay devrine ilişkin ret kararı vermediği takdirde 29.11.2024 tarihi itibariyle onay vermiş sayılacağı, ancak dava tarihi itibariyle henüz üç aylık yasal sürenin dolmadığı ve şirket genel kurulunun zımni onayı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; mahkemenin kararında belirtmiş olduğu kanun maddelerinin somut olayla bir ilgisinin bulunmadığını, taraflar arasında müvekkilinin davalı şirket ortaklığından ayrıldığına ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, mahkemenin hukuki tasnifte hataya düştüğünü, pay devir sözleşmesinin 16.5.2023 tarihinde yürürlüğe girdiğini, ancak davanın 11.10.2024 tarihinde açıldığını, pay değerinin noterde sözleşmenin yapıldığı andan itibaren geçerli olduğu gözönüne alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, diğer ortakların devirden bir yıl sekiz ay süredir haberdar olduklarını, dolayısıyla mahkemenin üç aylık bekleme süresinin dolmadığına dair gerekçesinin hukuka uygun olmadığı,Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere limited şirketteki pay devrini kurucu işlem niteliğinde olduğundan herhangi bir süre beklenmesi koşulunun aranmayacağını, ayrıca TTK’nın 598. maddesine göre esas sermaye payı geçişlerinin tescilini şirket müdürlerinin görevi dahilinde olduğunu, davalı şirketin tescil işlemini gerçekleştirmemekte hiçbir hukuki nedeninin bulunmadığını, müvekkilinin ihtarname keşide etmesine dahi gerek bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Ortaklık payının devredildiğinin tescili istemine ilişkindir. Davalı şirketin 05.02.2016 tarihinde 180.000-TL sermaye ile kurulduğu, şirket ortaklarının ..., ... ... olduğu, şirketin son tescilini 11.04.2019 tarihinde yaptırdığı, davacının Beyoğlu ... Noterliği'nin 16.05.2023 tarihli, ... nolu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile hissesini şirketin diğer ortağı davalı ...’ya devrettiği hususu ihtilaf dışı olup, pay devrinin tescilini talep etmektedir.  TTK'nın 595/2 maddesinde şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şart olduğu, hisse devrinin onayla geçerlilik kazanacağı, TTK'nın 595/7. maddesinde ortaklık payının devrine ilişkin başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda davacı, 16.05.2023 tarihli sözleşme ile şirketteki payını diğer ortak ...'ya devretmiş, ancak bu devir işlemi şirket tarafından tescil ve ilan edilmemiştir. Davacının davalı şirkete hitaben keşide ettiği 26.08.2024 tarihli ihtarla pay devrinin tescil ve ilanını talep etmiş olup bu ihtar şirkete 29.08.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Şirketin pay devrinden daha önceden haberdar olduğuna ilişkin bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda davalı şirket devirden en erken 29/08/2024 tarihinde haberdar olacağından TTK'nın 595/7. maddesi gereğince devre 29.11.2024 tarihi itibariyle onay vermiş sayılacaktır. Ancak eldeki davanın açıldığı 11/10/2024 tarihi itibariyle henüz 3 aylık süre dolmamıştır. Bu durumda davanın erken açıldığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8720d13530d090d4","SID":"89104b1225f19ddd"}}