{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    \t TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t             GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: Esas<br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI\t:... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br>DAVALI\t:... - ... ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - [<br>DAVA\t: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/03/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;: Davacı kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olup bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapılmış olduğunu, davalının ise davacı kooperatif üyesi olup davacı kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin etmiş olduğunu, davacı kooperatif halen tasfiye sürecine girememiş olup 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edememiş olduğunu, mağduriyetlerin çığ gibi büyüdüğü, üyelerin ve arsa sahiplerinin haklarının temin edilmesi hususunda umudunu yitirdikleri dönemde iflasa sürüklenmekte olan davacı kooperatif, mağdur üyelerin bir araya gelişi ve gayretli çabalarıyla tekrar ayağa kalkmış ve üyelere ve arsa sahiplerine taahhüt edilen konutların yapımı ve teslimi ile seneler öncesine ait borçların ödenmesi için son süratle çalışmakta olduğunu, bu doğrultuda kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığı anlaşılmış ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedelleri talep ve dava edilmiş olduğunu, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açılmış ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, Kayseri Asliye Ticaret mahkemelerinde görülmüş bu 160'dan fazla davada davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu kararlar istinaf mahkemesi tarafından da onanmış olduğunu, İstinaf kararları davalılar tarafından temyiz edilmiş ve temyiz incelemesi nihayetinde lehimize verilen yerel mahkeme kararlarının bozulmasına karar verilmiş olduğunu, Yargıtayın söz konusu kararı sonrasında bir çok yerel mahkeme, bu kararı emsal kabul ederek davanın reddi yönünde karar verirken istinaf mahkemeleri de yerel mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararının kaldırılması yönünde karar vermekte olduğunu, Yargıtay’ın söz konusu kararını kabul etmiş anlamına gelmemek kaydıyla, belirtmek gerekir ki bahsi geçen kesin maliyet dosyalarının tamamında davalılar kooperatif üyesi olmadıklarını, kooperatif ile ilişiklerinin tamamen kesildiğini, ibra edildiklerini iddia etmiş olduklarını, bir nevi davaya konu uyuşmazlığın esas konusu davalıların üye olup olmaması hususu olduğunu hatırlatmak istediklerini, Yargıtay, ilgili kararında söz konusu uyuşmazlığa noktayı koymuş ve davalıların üye olduğu hususunda karar vermiş olduğunu, Yargıtay’ın ilgili ilamında bu husus \" Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir.\" şeklinde ifade edilmiş olduğunu, bununla birlikte Yargıtay ilgili ilamında \"İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.\" şeklindeki ifadeyle kooperatifin üyelerden aidat talep edebileceği, aksi yöndeki taahhütlerin geçersiz olduğu belirtilmiş olduğunu, söz konusu Yargıtay kararının ardından verilen istinaf mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı üzere davalı, istifa edip etmediğine bakılmaksızın aidat borcunu ödemek zorunda olduğunu, (Ek-3: Kayseri BAM 6. HD. ... sayılı ilamı) bununla birlikte davacı kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağı bulunmakta olduğunu, Kooperatif söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep etmiş olmakla birlikte kooperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsa söz konusu aidatı ödemesi gerekmekte olduğunu, ekte bulunan aidat çizelgesine göre (Ek-4: Aidat borç çizelgesi) davalı, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacak olduğunu, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı Nisan ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcu, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmekte olduklarını, bunun yanında davacı kooperatif tarafından yapılan genel kurullarda tüm üyelerin tek seferlik ödeme yapmasına karar verilmiş olduğunu, bu ödeme, aidat borcu gibi her ay ödenmesi lazım gelen ödemeler olmayıp tek sefere mahsus şekilde talep edilmiş olduğunu, ara ödeme, Yargıtay içtihatları tarafından ek ödeme yahut ortakların şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması olarak bilinen tek seferlik bir alacak kalemidir ve yalnızca genel kurul kararı ile alınacağını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihine kadarki ara ödeme alacağına karşılık şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmekte olduklarını, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, mevzuat hükümlerine göre ve kooperatif hukukunun temel ilkelerinden eşitlik ilkesi gereği her üyenin kooperatife ne zaman üye olduğu farketmeksizin tüm üyelerin eşit miktarda aidat ödeyeceği söz konusu olduğundan davalının üyelik tarihinde önceki dönemlere ait aidatların da ödenmesinin lazım geldiği sabit olacağını, bununla birlikte kooperatif ile üye aralarındaki uyuşmazlıklarda zamanaşımı olmadığı, keza tarafların edimini yerine getirmesinde zamanaşımı olmadığı, uygulanacak bir zamanaşımında eşitlik ilkesine aykırılık oluşacağı yerleşik içtihatlarla sabit olduğunu, keza Yargıtay 23. HD. 2018/1339E. 2020/4423K. Sayılı 21.12.2020 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, yine taraflarının talebi üzerine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusu neticesinde Anayasa Mahkemesinin 2022/126E. 2023/29K. Sayılı 16.02.2023 tarihli kararının 11 nolu paragrafında \"üyenin yükümlülüğünün kooperatif tasfiye oluncaya kadar aidat ödemek.\" olduğu hususunu hükme bağlamıştır. Bu şekilde haklı davamızın anayasa mahkemesi kararıyla dahi ispatlanmış olduğunu, arabulucuya başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, taraflarınca açılan dava her ne kadar taşınmazın aynına ilişkin olmasa da nihayetinde davacı konut yapı kooperatifi olduğundan, davalının kooperatiften ferdileşme yoluyla konut edindiğinden ve işbu dava konusunu davalı üyenin aidat borcu teşkil ettiğinden davalının kooperatiften temin ettiği taşınmazın tapu kaydına \"davalıdır.\" şeklinde şerh düşülmesini talep etmekte olduklarını, bununla birlikte davalı ile aynı nitelikteki bir çok kooperatif borçlusu, taşınmazları başkaca kişilere satıp devretme yoluna gitmekte olduğunu, bu şekilde davalının da mal kaçırma ihtimali bulunmakta olduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde taraflarınca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan Kayseri ili Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt mahallesi 6074 Ada 5 Parsel C Blok Bağımsız Bölüm No:....de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine \"DAVALIDIR ŞERHİ\" konulmasını talep etme zarureti hasıl olmuş olduğunu, bu sayede davacı kooperatif, üzerine tedbir konulamayan dava konusu taşınmazın devredilmesi ve davalının mal kaçırması ihtimalinde hak kayıpları yaşamayacak, bir nebze olsun dava konusu hak güvence altına alınacak olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafından açılmış olan davayı kabul etmediklerini, davacının haksız davasının reddini talep ettiklerini, davacı kooperatif ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış  olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirtmiş ve bu kapsamında da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alınmış ve davalının da buna dayanarak kesin maliyet bedelini ödemiş ve tapusunu almış olduğunu, bu  durumda yukarıda belirtilen yasada aranan şartların sağlandığı ve bu kapsamda davalıdan kesin maliyet talep edilemeyeceği hatta kooperatif ile ilişiği kesildiği ve üyeliğinin sona erdiği açık olduğunu, bu sebeple aidat alacağının talep edilmesi mümkün olmadığını, davacı kooperatifin yıllar sonra aidat alacakları ödenmediğinden  bahisle dava açması kötüniyetli olduğunu, zira aidat borcu olup ödemeyen kooperatif üyelerine kooperatifin ihraç prosedürünü uygulayabileceği açık olduğunu, davacı ise aidat ödenmesi noktasında eldeki dava açılana kadar bir talepte bulunmadığı gibi ödenmediğinden bahisle ihraç prosedürü uygulamamış olduğunu, zira kooperatif  de  kesin maliyeti ödeyen üyeye tapusunu verdikten sonra üyeliğin sona erdiğini zımnen kabul edip bu yönde de hareket etmiş olduğunu, davacının davasını kesinlikle kabul etmemekle birlikte davalı tapuyu aldıktan sonra ve davacı kooperatif tarafından hazirunlarda yer verilmediği ve genel kurullara davet edilmediği için aidat alacağının davalının nezdinde muaccel olmadığını, Genel kurullarda alınan aidat kararları davalı hazirunlarda yer almadığı için haberdar olduğu şeklinde yorumlanarak aidat hesabı da yapılamayacağını, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2017/2182 e.  2020/2757 k. Sayılı  sayılı ilamında da açıkça muacceliyet şartı aranmakta olduğunu, ayrıca davacının talebi zamanaşımına uğramış olup bu sebeple de reddi gerekmekte olduğunu, tüm alacaklar alacağın muaccel olmasından itibaren zamanaşımına tabi olduğunu, TBK'nın 147/1-4 bendi gereğince kooperatifle ortağı arasındaki alacak hakkı beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, Yargıtay kararları gereği  ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğu açık olduğunu, davacının talebi gerek 1163 sayılı kanun gerek Borçlar Kanunu gereği zamanaşımına uğramış olduğunu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2018/108 e. 2020/3494 k. Sayılı ilamının  da  bu yönde olduğunu belirterek, davacının davasının esastan ve zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>YARGILAMA VE GEREKÇE<br>Dava, Davalının davacı kooperatif üyesi olup olmadığı, davacının davalıdan aidat ve ara ödeme alacağı olup olmadığı ve varsa miktarı hususlarına ilişkindir.<br>Kayseri Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne, Melikgazi Tapu Müdürlüğüne, Kayseri  Ticaret Mahkemesine, Türk Ekonomi Bankası'na, Kayseri Genel İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. <br>Bilirkişi heyetinden alınan 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Davalının 28.02.2011 tarihli maliyet raporunda belirtilen tutarı ödediği <br>ve bu maliyetten borcu kalmadığı, bu tarihten sonraki tutarları davalının ödemesi gerektiği yönünde mahkemede kanaat oluşması durumunda bahse <br>konu 28.02.2011-30.04.2023 dönemi aidatlar toplamı 197.800 TL olarak <br>hesaplanmış olup, davalının bu aidatlara yönelik bir ödemesi dosyadaki hesap <br>ekstresinde gözükmemektedir.  <br>Davalının maliyet raporunun hazırlandığı 28.02.2011 tarihinden önceki <br>ve sonraki tüm aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda (davacı <br>talebi) davacının aidat alacağı (233.010 TL – 108.279 TL =) 124.731 TL olarak <br>hesaplanmaktadır.  <br>Davacı taraf davalıdan ara ödeme tutarları için şimdilik 100 TL talep <br>etmiştir. Kooperatif genel kurul kararlarına göre ödenmesi gereken ara ödeme <br>toplamı dava tarihi itibariyle 121.000 TL (Ek Tablo-3) olarak hesaplanmış <br>olup davalının bu borç yönünden bir ödemesi gözükmemektedir.  <br>Davacının ticari defterlerindeki kayıtların ayrıntısı niteliğindeki muavin <br>defter kayıtları incelendiğinde davalıya 394.220 TL borç tahakkuku yapıldığı <br>görülmektedir. Davalı ödemesi ise 108.279 TL olarak kayıtlıdır. Bu durumda <br>davacının raporumuz ekindeki muavin defterlerinde kayıtlı davalıdan olan <br>alacak tutarı (394.220 – 108.279 TL=) 285.941 TL hesaplanmaktadır. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki <br>genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak <br>şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali <br>ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar) <br>Yukarıda da ifade edildiği üzere kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını tamamlar ve <br>amaçlarını gerçekleştirir. Bu nedenle bağımsız bölümün alınmış olması kooperatife aidat ödeme <br>borcunu sona erdirmez. Kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması durumunda kooperatifin <br>aidat toplamaya devam etmesi doğaldır. (Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas 2019/5329 Karar) \" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.  <br>Bilirkişi heyetinden alınan 26/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; \"Bordroda yer alan bu kesintilerin davalının hangi icra dairesine ve hangi borç <br>için yapıldığına ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır. Söz konusu tutarların davacıya <br>yapılan ödeme olduğunun somutlaşması halinde kök raporda belirttiğimiz alacak <br>tutarından mahsup edilmelidir.  <br>Davalı vekilinin 30.04.2024 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu ödeme <br>belgelerindeki 650 TL ve 1000 TL tutarlar zaten davalının ekstresinde yer almaktadır <br>ve kök raporumuzda davalı ödemesi olarak dikkate alınmıştır. Davalının sunduğu <br>TEB bankası ekstresi ise kooperatife yapılan bir ödeme olmayıp kullanılan kredinin <br>geri ödemesini göstermektedir.  \" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. <br>Bilirkişi heyetinden alınan 13/02/2025 tarihli bilirkişi 2. Ek raporda özetle; \"Kayseri BAM 6. H.D.’nin kararında işaret edilen hususlar işbu ek raporumuz <br>içinde ayrı ayrı incelenmiştir. Yapmış olduğumuz incelemelerden elde ettiğimiz <br>bulgular şöyledir: <br>1. Davacı kooperatifin ara ödemeye yönelik kararları incelendiğinde <br>08.04.2012 ve 01.06.2014 tarihli genel kurul kararlarında imalatın devamına ilişkin <br>açıklama bulunduğu, diğer ara ödeme kararlarında herhangi bir içerik belirlenmediği <br>tespit edilmiştir. <br>Davacı kooperatif genel kurullarında alınan ara ödeme kararlarının -takdiri <br>mahkemeye ait olmak üzere- bilanço açığını kapatmaya yönelik bir ek yükümlülük <br>olmadığı değerlendirilmektedir.  Kooperatif genel kurul kararlarının iptali veya yoklukla malul olduğuna <br>yönelik açılan davalar incelendiğinde kök raporumuzda ve yukarıda belirttiğimiz ara <br>ödeme kararlarını kapsamadığı anlaşılmıştır.   BAM kararında davacının eşitlik ilkesi doğrultusunda tüm üyelerden ara <br>ödeme talep edip etmediğinin tespiti talep edilmektedir. Davacı vekili yerinde <br>inceleme yaptığımız sırada tarafımıza 60 adet ara ödeme talepli dava dosyasının <br>bulunduğunu tarafımıza ifade etmiştir. Bahse konu hususun UYAP üzerinden <br>mahkemece tespit edilebileceği düşünülmektedir. Dosya içerisine Kayseri Genel İcra Dairesi ... E sayılı dosyası <br>dahil olmuştur. Bu dosya incelendiğinde alacaklısının Sınırlı Sorumlu Beyazıt <br>Kent Konut Yapı Kooperatifi, borçlusunun ise ... olduğu <br>görülmektedir. Davacı tarafından davalının çalıştığı işyerine maaş haciz müzekkeresi <br>gönderilmiş ve neticede, davacının maaşından 22.680,72 TL kesinti yapılmış, harçlar düşüldükten sonra toplam 21.199,08 TL alacaklı (davacı koop) hesabına <br>reddiyat yapılmıştır. Bu durumda 11/03/2024 tarihli kök raporda yapılan hesaplamada; <br>Davalının maliyet raporunun hazırlandığı 28.02.2011 tarihinden önceki ve sonraki <br>tüm aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda (davacı talebi) davacının <br>aidat alacağı (233.010 TL – 108.279 TL =) 124.731 TL olarak hesaplanmaktadır. <br>Davalı tarafından yapılan ödeme bu tutardan mahsup edildiğinde; 124.731,00 TL – <br>21.199,08 TL = 103.531,92 TL olacaktır.   Davacı taraf davalıdan ara ödeme tutarları için şimdilik 100 TL talep <br>etmiştir. Kooperatif genel kurul kararlarına göre ödenmesi gereken ara ödeme <br>toplamı dava tarihi itibariyle 121.000 TL (Ek Tablo-3) olarak hesaplanmış olup <br>davalının bu borç yönünden bir ödemesi gözükmemektedir. Davacının ticari defterlerindeki kayıtların ayrıntısı niteliğindeki muavin <br>defter kayıtları incelendiğinde davalıya 394.220 TL borç tahakkuku yapıldığı <br>görülmektedir. Davalı ödemesi ise 108.279 TL olarak kayıtlıdır. Bu durumda <br>davacının muavin defterlerinde davalıdan alacağının (394.220 – 108.279 TL=) <br>285.941 TL olarak kayıtlı olduğu tespit edilmektedir. <br>\" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı vekilinin sunmuş olduğu 22/04/2024 tarihli dilekçesi ile davanın ıslahına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür. <br><br>       Her ne kadar davalı vekilince Kayseri 1. Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de, alınan son rapor ve davalının taşınmazı iade etmediği sürece aidat ödeme ve inşaat finansman giderine katılma yükümlülüğünün devam ediyor olması da dikkate alınarak talep yerinde görülmemiştir. <br>       Yapılan incelemede davalının davacı kooperatifin üyesi olduğu, davalının sabit ücretli üye olduğuna ya da istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının istifa etmiş olsa bile kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kooperatife iade etmediği, bu durumda sorumluluğunun devam ettiği, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... E sayılı davasına konu 28/11/2022 tarihli olan dışında genel kurul kararlarının iptal edilmediği ve iptale konu davada da davalının taraflar arasında yer almadığı anlaşılmaktadır. Yine açıklandığı üzere aidat borcu süreklilik arzeden bir sorumluluk olduğundan söz konusu yıla ait iptal kararı olsa bile önceki yıl genel kurulları gereğince alınan kararlara ve miktarlara göre borç devam edeceğinden yeniden rapor alınmasına da gerek görülmemiştir.<br>       Davacı vekilinin Mahkememizin 29/05/2024 tarihli celsesinde imzalı beyanında faiz taleplerinin yasal faiz olduğunu belirttiği görülmüştür. <br>       Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının dava konusu aidat ve ara ödeme alacağı olup olmadığının tespiti için Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi'nin ... sayılı ilamı gibi güncel ilamlar dikkate alınarak rapor düzenlemesi için bilirkişi heyetinden 11/03/2024 tarihli rapor alınmış ve rapora itiraz edilmesi üzerine öncelikle 26/06/2024 tarihli ek rapor ve daha sonra Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ... sayılı güncel ilamları gereğince inceleme yapılması için 13/02/2025 tarihli ek rapor alınmış ve raporlarda belirtildiği üzere, davacının davalıdan yapılan ödemelerin mahsubu ile 103.531,92 TL aidat alacağı ile 121.000,00 TL ara ödeme alacağının olduğunun tespit edilmesi üzerine raporların denetime açık ve hükme esas alınabilecek nitelikte olması nedeni ile raporlara itibar edilmiş, ilgili ilamda da açıklandığı üzere aidat alacağının üyelik ilişkisi devam ettiği için zamanaşımına uğramayacağı anlaşılmış, davacı vekilinin 22/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, aidat alacağı ile ara ödeme alacağı için toplam 224.531,92-TL alacağın ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, aidat alacağı ile ara ödeme alacağı için toplam 224.531,92-TL alacağın ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine,<br> 2-Alınması gereken 15.337,78 TL karar ve ilam harcından 179,90 TL peşin harç, 4.194,00 TL ıslah harcı toplamı 4.373,90 TL harcın düşümü ile eksik kalan 10.963,88 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 4.194,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.553,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 148,00 TL tebligat, 17,50 TL posta ve müzekkere gideri, 3.950,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.115,50 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 3.760,46 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan 1.550,00 TL yargılama giderinin red oranına göre hesaplanan 133,72 TL'nın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinden bırakılmasına,<br> 6-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine, <br>7-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 35.925,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>8-Davalı taraf kendisini  bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 21.199,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,<br>9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 2.850,83 TL'nin  davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, <br>10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 269,17 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,<br>Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık<br>süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere<br>verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/03/2025  <br><br><br>Katip ...\t\t\t\tHakim ...<br><br>     ¸e-imzalıdır  \t\t\t                  ¸e-imzalıdır <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4089123a75fcce7","SID":"489973648b82d4f2"}}