{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1011 <br>KARAR NO:2025/387<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/03/2022<br>NUMARASI:2020/455 Esas - 2022/158 Karar<br>DAVA:Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/03/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; ... Eyüp'te bulunan ... ruhsat numaralı maden işletme ruhsat sahasının müvekkili şirketin uhdesinde bulunduğunu, bu ruhsatın 21/03/2021 tarihine kadar temdit edildiğini, İstanbul bölgesi 3. havaalanı projesi kapsamında kamulaştırma sınırı dahilinde kalan taşınmazların kamulaştırmaya tabi tutulacağını, yapılan incelemede müvekkili şirkete ait ruhsatlı alanın da etkileneceği belirtilerek, müvekkili şirketin ruhsat sahasındaki faaliyetinin sonlanacağını, 31/01/2013 tarihinde idareye sunulan rapora göre müvekkili şirketçe 66.117.232-TL yatırım gideri, kömür ve kum rezervinden oluşan 153.697.008-TL tutarındaki üretim kaybından %25 brüt kâr ile 38.424.252-TL hesap edilerek idareden talep edildiğini, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün ise 14/01/2014 tarihli ve ... sayılı yazısı ile 12.957.058,78-TL yatırım giderinin ödeneceğini belirttiğini, müvekkili şirkete ait ruhsat sahasında hafriyatçı olarak çalışan davalı şirketin de yatırım giderleri yaptığından bahisle bu şirket yönünden de Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından 6.297.532,97-TL yatırım gideri tespit edildiğini, ancak davalı şirket yönünden yapılan tespitlerin gerçeğe uymadığını, ruhsat sahibi müvekkili şirketin 10.439.587,79-TL yatırım giderinin tespit edildiğini, yapılan görüşmeler sonucunda davalı şirket ile ödemenin nasıl yapılacağı konusunda anlaşmaya varıldığını, davalı lehine hesaplanan 6.297.532,97-TL'nin %40'ına tekabül eden 2.518.000-TL'lik kısmın müvekkili şirketin belirtilen banka hesabına ödenmesi konusunda beyan ve taahhütte bulunulduğunu ve aynı zamanda 06/12/2013 tarihli yazısı ile davalı şirketin aynı şekilde olan beyanını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne verdiğini, idarece müvekili hesabına 12.957.587,78-TL ödenmesi gerekirken 9.057.249,19-TL ödeme yapıldığını, Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün 14/01/2014 tarihli ve ... sayılı kararında açıkça müvekkili şirkete 12.957.587,78-TL, davalı şirkete ise 3.779.532,97-TL yatırılacağının belirtildiğini, ancak bedeli yatırması gerekenin Ulaştırma ve  Altyapı Bakanlığı olduğunu, 2.519.013,18-TL kısmın müvekkiline ödenmesi gerekirken davalıya ödendiğini, davalı şirketin anlaşmaya aykırı olarak aldığı bedeli ödemediğini ve uhdesinde tuttuğunu, Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne verilen 31/01/2014 tarihli ve ... sayılı dilekçe ile durumun izah edildiğini, sonuç alınamaması nedeniyle Bakanlık aleyhine İdare Mahkemesinde dava açılmdığını, ancak davanın reddine karar verildiğini belirterek 2.519.013,18-TL'nin 16/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili; taraflar arasında 15/10/2007 tarihinde akdedilen ve 31/05/2012 tarihinde sona ereceği belirtilen kamulaştırma sahasında yer alan maden ruhsat sahasında, sözleşmede belirtilen koordinatlar içinde çalışılacağı öngörülen rödovans sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmenin daha sonra, 01/10/2007 tarihli ek sözleşmeyle 31/05/2020 tarihine kadar uzatıldığını, müvekkili şirketin bu sözleşmeye dayanarak ruhsat sahası içerisinde yapacağı işler için 2020 yılına kadar çalışacağını öngörerek çeşitli masraf ve yatırımlar yaptığını, nitekim müvekkili şirketin dava konusu sahada 2007 yılından kamulaştırma işlemlerinin yapıldığı tarihe kadar çalıştığını, kömür ve kum üretimi yaptığını, yapılan yatırımların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından saptandığını, dava konusu sahadaki tüm dekepaj ve yatırımların müvekkili şirket tarafından yapıldığını ve bunun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından tespit edildiğini, oysa davacı şirketin belirtilen sahada bir yatırımının olmadığının resmi belgelerle tespit edildiğini, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü yetkililerinin baskısıyla imzalatılmış ve ne amaçla imzalandığı belirsiz olan tamamen geçersiz belge ve gerekçelerle talepte bulunulmasının mümkün ve yasal olmadığını, davacı şirketin davasını, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından Ulaştırma ve Altyapı Bakanlı'na yazılan çeşitli yazılardaki 6.297.532,97-TL'nin %40'ına tekabül eden 2.518.000-TL nin yatırım karşılığı olan 6.297.532,97-TL bedelden kesilerek davacı şirketin hesabına ödenmesi istenilen yazılara dayandırdığını, davacı tarafın yatırım bedelinin neden %40'ını istediği konusunda açıklama yapmadığını, müvekkili şirketin böyle bir borcu bulunduğu yönünde bir belge de sunulmadığını Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün yaptığı yanlış değerlendirmelerin müvekkili şirketi bağlamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; 29/11/2014 tarihli \"Taahhütname\" başlıklı belgenin incelenmesinden, davacı ve davalı tarafların, rödovansçı davalı için belirlenen ve hesabına yatırılacak 6.297.532,97-TL'nin % 40'ına tekabül eden kısmın davacı hesabına yatırılması hususunda anlaştıkları, söz konusu taahhütnameyi davacı ve davalı şirketin yetkili temsilcileri imzalamış olup, taraflarca imza inkârı veya söz konusu belgenin sahte olduğu yönünde bir iddia bulunmadığı, ayrıca bu belge düzenlendikten sonra davalı şirket tarafından 06/12/2013 tarihinde Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne dilekçe yazılmak suretiyle başvurularak, 29/11/2013 tarihli taahhütnameye istinaden, davalı şirket adına hesap edilen yatırım bedelinin % 40'ının davacı şirkete ödenmesi talebinde bulunulduğu, bu durumda davalı şirketin, yatırım giderinin % 40'ının davacı şirkete ödenmesini kabul ettiği, bu itibarla davalı tarafça 29/11/2013 tarihli taahhütnameye istinaden, davalı şirket adına hesap edilen yatırım bedelinin % 40'ının davacı şirkete ödenmesinin kabul edilmesi, davalı şirket tarafından 06/12/2013 tarihli dilekçe ile bu yönde ...'e başvuru yapılmış olması hususları dikkate alınarak davanın haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.519.013,18-TL alacağın 16/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün davacı tarafı müvekkilin haklarına ortak etmeye çalıştığını, ... tarafından yapılan yatırımların neler olduğunun Şubat ve Nisan 2013 tarihinde tutanaklarla saptandığını, tutanaklarda davacı şirket yetkilisinin de imzasının bulunduğu, ancak herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, davacının belirtilen koordinatlarla ilgili alanda yatırım masrafı olarak talep edebileceği bir hakkı olmadığını, nitekim Ulaştırma Bakanlığının davacının iddalarını ciddiye almayarak Yatırım bedelini müvekkilin hesabına yatırdığını, ... tarafından yapılan ısrarın Ulaştırma Bakanlığı tarafından hukuka aykırı olarak görüldüğünü, davacının idare mahkemesinde açtığı davanın da reddine karar verildigini, ...'in müvekkili şirket yetkilisine baskı altına alarak imzalattığı taahhütnamenin iki bakanlık arasında da sorun oluşturduğunu, ... tarafından oluşturulmuş taahhütnameyi özgür iradeyle verilmiş bir belge gibi kabul edilmesinin doğru olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin başka türlü davranmış olması halinde kamulaştırma bedelinin ödenmesini imkansız olacağını, bu nedenle ... yetkililerinin baskısıyla imzalatılmış ve ne amaçla imzalandığı belirsiz olan, tamamen geçersiz belge ve gerekçelerle talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararında gerekçe yapılan 29.11.2013 tarihli taahhütname ve 6.12.2013 tarihli dilekçenin birbirleriyle alakası olmadığını, 29.11.2013 tarihli belgenin üzerinde farklı bir tarihte yer aldığından belgede sonradan eklemeler yapıldığını, eklemelerin müvekkili şirketin iradesine uygun olmadığını, 06.12.2013 tarihli dilekçenin 29.11.2013 tarihli taahhütnameye değil 18 Temmuz 2013 tarihli 14 sayılı kurul kararına atıfta bulunduğunu, dolayısıyla bu iki belgenin birbirini bütünler nitelikte olmadığını, her iki yazı altında da ... mührü bulunmasının müvekkili şirket yetkilisine baskı yapıldığının açık kanıtı olduğunu, mahkemenin gerekçesini yerinde olmadığını, bahsi geçen belgelerin borç ikrarı olarak kabul edilmesinin de mümkün olmadığını, mahkemece hiçbir araştırma yapmadan defterleri incelemeden yanlış bir yorumla karar verildigini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, davacı şirketin işletme ruhsatının içinde bulunduğu maden sahasının kamulaştırma sahasında kalması nedeniyle ... tarafından davacıya ödenmesi kararlaştırılan yatırım giderinin bir kısmının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından aynı sahada faaliyet gösteren davalı şirkete ödendiği iddiasıyla davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Davacı şirketin,  ... Mevkii Eyüp'te bulunan ... ruhsat numaralı maden işletme ruhsat sahasının ruhsat sahibi olduğu, davacı şirket ile davalı şirket arasında \"Hafriyat Hizmet Sözleşmesi\" ve \"Rödovans Sözleşmeleri\" düzenlendiği, söz konusu sözleşmeler dahilinde davalı şirketin, davacının ruhsat sahibi olduğu maden sahasında faaliyette bulunduğu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü (...)'nün, 17/12/2012 tarihli ve ... sayılı yazısı ile, 2012 yılı yatırım programında ... proje numarası ile yer alan İstanbul bölgesi 3. havaalanı projesi kapsamında kamulaştırma sınırı dahilinde kalan taşınmazların kamulaştırmaya tabi tutulacağına yönelik karar alındığı, davacı şirkete ait ruhsatlı alanın da etkileneceği belirlenerek ...'in 14/01/2014 tarihli ve .... sayılı yazısı ile davacı şirket için 12.957.058,78-TL yatırım gideri belirlendiği,  davacı şirkete ait ruhsat sahasında hafriyat ve rödovans sözleşmeleri gereğince faaliyette bulunan davalı şirketin de yatırım giderleri yaptığından bahisle bu şirket yönünden de 6.297.532,97-TL olarak yatırım gideri tespit edildiği, ...'in 21/07/2014 tarihli ve ... sayılı yazısı ile davacı şirkete 10.139.655,36-TL yatırım gideri ödeneceğinin belirtildiği, davacı şirkete ait ruhsat sahasında hafriyat ve rödovans sözleşmeleri gereğince faaliyette bulunan davalı şirketin de yatırım giderleri yaptığından bahisle bu şirket yönünden de 6.297.532,97-TL olarak yatırım gideri tespit edildiği, ödemeyi yapması gereken Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından davacı şirketin hesabına 9.057.249,19-TL, davalının hesabına 6.297.532,97-TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık, davalı lehine hesaplanan 6.297.532,97-TL'nin %40'ına tekabül eden 2.519.013,18-TL'lik kısmın davacıya ödenmesi gereken tutar olup olmadığı, davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususunda kaynaklanmaktadır.Davacı ve davalı şirketler arasında yapılan görüşmeler sonucunda 6.297.532,97-TL'nin %40'ına tekabül eden 2.519.013,18-TL'lik kısmın davacı şirketin belirtilen banka hesabına ödenmesi konusunda 29/11/2013 tarihli \"Taahhütname\" başlıklı belge düzenlenmiştir. 29/11/2013 tarihli \"Taahhütname\" başlıklı belgenin incelenmesinden, davacı ve davalı tarafların, rödovansçı davalı için belirlenen ve hesabına yatırılacak 6.297.532,97-TL'nin % 40'ına tekabül eden kısmın davacı hesabına yatırılması hususunda anlaşmaya varmışlardır. Söz konusu taahhütnameyi davacı ve davalı şirketin yetkili temsilcileri imzalamış olup, taraflarca imza inkârı veya söz konusu belgenin sahte olduğu yönünde bir iddia bulunmamaktadır. Ayrıca bu belge düzenlendikten sonra davalı şirket tarafından 06/12/2013 tarihinde Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne dilekçe yazılmak suretiyle başvurularak, 29/11/2013 tarihli taahhütnameye istinaden, davalı şirket adına hesap edilen yatırım bedelinin % 40'ının davacı şirkete ödenmesi talebinde bulunulmuştur. Taraflar arasında düzenlenen 29/11/2013 tarihli taahhütname ve davalı şirketin ...'e hitaben yazdığı 06/12/2013 tarihli dilekçe dikkate alındığında, davalı şirketin, davalı şirket adına belirlenen yatırım giderinin % 40'ının davacı şirkete ödenmesini kabul ettiği sonucuna varılmaktadır.  Davalı tarafça, taahhütname ve diğer belgelerin ... yetkililerinin baskısı ile imzalandığı ileri sürülmüş ise de buna ilişkin bir delil ibraz edilmemiştir. Taraflar tacir olup bahsi geçen taahhütnamenin tarafları bağlayacağı açıktır. Bu nedenle taahhütnameye itibarla davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 172.073,79-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 43.018,46-TL harcın mahsubu ile kalan 129.055,33‬‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 50,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.11/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8298c769e38e0859","SID":"937cb534efc57f07"}}