{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/939 <br>KARAR NO:2025/435<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:10/02/2022<br>NUMARASI:2018/327 Esas -2022/105 Karar<br>DAVA:Çek İstirdadı <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/03/2025<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin müşterisinden alıp meşru hamili olduğu 5 adet çekin, ilk cirantalar tarafından çalınarak tedavüle konulduğunu, müvekkilinin işyerindeki kasasından bankaya götürdüğü sırada kaybettiği ihtimali üzerinde durarak İstanbul 3. ATM'nin 2017/1066 esas sayılı dosyasında ödeme yasağı kararı  aldığını, ancak günü geldiğinde çeklerin bir kısmının ...AŞ tarafından, diğer bir kısmının da davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, çeklerdeki 1. cirantanın ...'nin eşi ...'ya ait .... Şti, 2. cirantanın ise ... olduğunu, ...'nin çarşıdan bir esnafın referansı ile müvekkili ile 2-3 defa görüştüğünü muhtemelen bu görüşmelerden birinde çekleri müvekkilinin boşluğundan yararlanarak çaldığını, zira müvekkili ile cirantalar arasında herhangi bir ticari alışveriş bulunmadığını, davalının iyi niyetli hamil olmadığını, basiretli bir tacir olarak çekleri alırken sorguladığında çeklerin sorunlu olduğunun kolayca öğrenilebileceğini, kaldı ki davalı bir eğitim kurumu olup diğer cirantalarla bir ticari ilişki içerisinde olmasının hayatın doğal akışına aykırı olduğunu,çekin İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takibe konulduğunu belirterek, ...Bankası ...Şubesinden verilme ... çek numaralı, 20.01.2018 keşide tarihli 50.000-TL bedelli çekin davalıdan istirdadı ile müvekkiline teslimine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili; müvekkilinin özel okul işletmeciliği yaptığını,çekte cirosu bulunan ...'nin de müvekkili şirketin okulunda okuyan öğrenciler... ve ..nin babası olduğunu,müvekkilinden önceki ciranta ... tarafından çocuklarının eğitim ve öğretim bedeli olarak çekin ödeme amacıyla müvekkiline ciro edildiğini, davaya konu çekin müvekkili şirkete eğitim öğretim ücreti nedeniyle borçlu bulunan ... tarafından, müvekkilinin alacaklısı olduğu İstanbul ... İcra Dairesinin ... İstanbul ... İcra Dairesinin ...ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyalardaki alacaklarına karşılık verildiğini, çekin müvekkilince bankaya ibrazında çekle ilgili olarak İstanbul 3. ATM'nin 2017/1066 esas sayılı dosyasında verilen ödeme yasağı kararı nedeniyle muhatap banka tarafından işlem yapılmadan çekin müvekkilline iade edildiğini, bunun üzerine müvekkilince İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile de keşideci ..., ciranta ... ve ... ile ciranta ... aleyhine icra takibi başlatıldığını ve çek aslının icra müdürlüğüne teslim edildiğini, ...'nin çocukları ... ve ...'in kesintisiz olarak 2012-2013, 2013-2014 ve 2014-2015 eğitim öğretim yıllarında müvekkiline ait ... Okulunda eğitim gördüklerini, ancak ...'nin anlaşılan ödemeleri yapmadığını, bu nedenle aleyhine başlatılan icra takiplerindeki alacağa mahsuben dava konusu çekin alındığını, müvekkilinin çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olmadığını, müvekkilinin muhatap bankaya ibraz edene dek çeklerin akıbeti hakkında bilgisi olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davaya konu çek incelendiğinde, davacının yer almadığı, davalının ise cirosunun arka sayfada 3. sırada yer aldığı, çekin ciro zincirinde şeklen bir kopukluk bulunmadığı, zayi olan çekin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği, bu kapsamda İstanbul C Başsavcılığının 2018/191587 ve 2020/123871 soruşturma sayılı dosyalarında davalı şirket yetkililerinin şüpheli olarak yer almadıkları ve davalıya yöneltilmiş bir suç isnadı bulunmadığı, soruşturma dosyalarının akıbetinin dosyaya bir katkı sağlamayacağı kanaati ile bekletici mesele yapılmadığı, davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığının tarafların kabulünde olması ve işbu dava yönünden davacının ispatlaması gereken hususun davalının kötüniyetli iktisabı olması, kambiyo senetlerinin ticari defter ve kayıtlara işlenmesinin zorunlu olmaması da dikkate alınarak, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, davacı vekilince dinletilmek istenilen vakıa bildirmediğinden davacının tanık dinletme talebinin reddedildiği, dosya kapsamı itibariyle davalı iyiniyetli hamil olup, davacı tarafça davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; müvekkili ve çekin cirantası ile dava dışı ... şirketi arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, keşide tarihinden önce müvekkilince çekin iptalinin talep edildiğini, basiretli bir tacirin ödeme olarak çek kabul etmeden önce bankasından sordurması ve çek üzerinde ödeme yasağı olup olmadığını tespit etmesi gerektiğini, aksi halde basiretli tacir olan davalının çeki iktisap ederken ağır kusurlu olacağını, müvekkilinin çeki keşidecisi ...'ten çek teslim bordrosu ile aldığını, ayrıca tarafların ticari defterleri incelendiği takdirde müvekkili ile keşideci arasında ticari ilişki bulunduğunun ortaya çıkacağını, aynı inceleme neticesinde ilk ciranta ... şirketi ile de müvekkilinin ticari ilişkisinin olmadığının anlaşılacağını, davalı ile çekin cirantası görünenler arasında muvazaalı bir ilişki bulunduğunu, bir eğitim kurumunun yıllarca ödeme almadan hizmet vermeyeceğini, ancak davalının sunduğu belgelerden anlaşılacağı üzere davalının, dava dışı ...'nin çocuklarını yıllarca hiçbir ücret almadan kaydettiğini, çek üzerinde ödeme yasağı kararı bulunduğunu, çekin bankaya ibrazında bu durumun ortaya çıktığını,keşide tarihinden yaklaşık bir ay önce ödeme yasağı kararı alındığını, keşide tarihinden önce iktisap ettiğini ispatlayamayan davalının kötü niyetli olduğunu, ayrıca ceza soruşturması sonucunun da beklenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir.TTK’nın 792. maddesine göre; \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu  olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür\". TTK'nın 790. maddesinde ise, \"cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır\" hükmü düzenlenmiştir. Çek istirdatı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır.Somut olayda; dava konusu...Bankası ... Şubesinden verilme ... çek numaralı, 20.01.2018 keşide tarihli, 50.000-TL bedelli, keşidecisi ... olan hamiline yazılı çekin davacının elinden rızası dışında çıktığı, çekte bulunan cirantaların sırasıyla... Ltd. Şti, ..., ... AŞ,... AŞ, ... Ltd. Şti. ve... AŞ olduğu, davacı tarafça çekin zayi nedeniyle iptali istemiyle dava açıldığı ve mahkemece 19.12.2017 tarihinde ödeme yasağı konulduğu, çekin 22.01.2018 tarihinde bankaya ibrazında tedbir kararı nedeniyle işlem yapılmadığı, çekin davalı Birikim şirketi tarafından borçlular ..., ... şirketi ve ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü takibe konu edildiği anlaşılmaktadır. İspat yükü üzerinde bulunan davacı, yukarıda da açıklandığı üzere öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalıların çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduklarını kanıtlamak zorundadır. Somut olayda davacının çek üzerinde cirosu bulunmamaktadır. Ancak davacı şirket tarafından sunulan ticari defter kayıtları, faturalar ve imzalı çek teslim belgelerine göre, davacı ile dava dışı ... arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu çekin de aralarında bulunduğu bir kısım çeklerin faturalar karşılığında bu kişi tarafından davacıya teslim edildiği, bu nedenle davacının çekte yetkili hamil olduğu, soruşturma dosyasındaki tespitlere göre de çekin rızası dışında davacının elinden çıktığı sabittir.Davacı tarafça davalının çeki iktisapta kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu ileri sürülmüş olup, ispat yükü davacı üzerindedir. Davalı tarafından ise çekin, önceki ciranta ...'nin çocuklarının eğitim ücretlerinden kalan alacağa mahsuben alındığı savunulmuştur. Bu kapsamda davalı Birikim şirketi tarafından sunulan delillerden; davalının çeki teslim aldığı kendisinden önceki ciranta ...'nin iki çocuğunun 2012-2015 yılları arasında davalı şirkete ait eğitim kurumunda eğitim gördükleri, ancak çocukların eğitim ücretlerinin kısmen ödenip bakiye kısımlarının ödenmediği, bu nedenle davalı tarafından ... aleyhine icra takipleri başlatıldığı anlaşılmaktadır.Dolayısıyla davalının çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanamamıştır. Ceza soruşturmalarında davalı taraf olarak yer almadığından, soruşturma dosyalarının da işbu dava dosyasına etkisi olmayacaktır. Açıklanan nedenlerle,davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a25aaf5ae2139b6","SID":"2335cb201e249e9b"}}