{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/330 <br>KARAR NO:2025/259<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20/10/2021<br>NUMARASI:2020/185 Esas - 2021/759 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/02/2025 <br>Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili, taraflar arasındaki 06/10/2017 tarihli satım sözleşmesi kapsamında 450-USD/m olarak anlaşma sağlandığını, davalının sözleşme gereği 420.982,11-USD ödemesi gerekirken 755.082-TL bedelli 15/01/2018 tarihli ve 755.082-TL bedelli 30/01/2018 tarihli iki çekle ödeme yaptığını, çeklerin karşılığının ibraz tarihinde tahsil edilmesi sebebiyle kur farkı oluştuğunu, kur farkı nedeniyle müvekkilinin davalıdan 21.217,20-USD alacaklı olduğunu, ayrıca bu alacağa gecikme cezası ve faiz uygulanmasıyla birlikte toplam 25.285,24-USD davalıdan alacağının oluştuğunu, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili, müvekkilinin 06/10/2017 tarihli sözleşmeden doğan borcunun 755.082-TL bedelli 15/01/2018 tarihli ve 755.082-TL bedelli 30/01/2018 tarihli çeklerle ödendiğini, ödemenin ihtiraz-i kayıt ileri sürmeden kabul edildiğini, bu nedenle kur farkı talebinin haksız olduğunu ve sözleşmede kur farkı talep edilebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede malzeme fiyatının KDV hariç 450,00$/m olarak belirlendiği, davalı tarafça 15/01/2018 tarihinde 209.745-USD, 30/01/2018 tarihinde 209.745-USD olmak üzere toplam 419.490-USD ödeneceğinin kararlaştırıldığı; davalının 12/10/2017 tarihinde 755.082-TL bedelli 2 adet çeki davacıya teslim ettiği, çeklerin teslim tarihinde USD kurunun 3,6569-TL olduğu, ödenen 1.510,164-TL bedelin ödeme tarihindeki USD karşılığının 412.962-USD olduğu; davacının anlaşmaya ek olarak 2,81 metre fazla imalat yaptığı, karşılığının 1.492-USD tuttuğu; buna göre davacının sözleşme kapsamında davalıdan toplam talep edebileceği alacak tutarının (419.490-USD+1.492-USD)= 420.982-USD olduğu, davalı tarafça 12/10/2017 tarihinde teslim edilen çek bedelinin (çeklerin teslim tarihindeki) USD karşılığının davacının alacağından düşülmesi sonucunda (420.982-USD-412.962-USD)= 8.019,10-USD bakiye alacağının kaldığı; sözleşmede toplam borcun son ödeme vadesinin 30/01/2018 olarak düzenlendiği; yine sözleşmede \"alıcı firma vadesinde ödeme yapmaması durumunda USD bazında yıllık %7 gecikme cezası ödeyecektir\" düzenlemesine yer verildiğinden, davacı tarafça ödenmeyen bakiye alacak için USD bazında yıllık %7 cezai şart talep etme hakkı bulunduğu; sözleşmede ödeme vadesinin  30/01/2018 olarak kesin olarak belirlenmesi nedeniyle davalının 31/01/2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının 31/01/2018 temerrüt tarihinden 09/01/2020 takip tarihine kadar [(31/01/2018-30/01/2019 dönemine ait (8.019,10x4,50x365) = 360,86-USD) + (31/01/2019-09/01/2020 dönemine ait  (8.019,10,10x5,50x343)  = 414,47-USD) olmak üzere (360,86+414,47=775,33-USD)] toplam 775,33-USD takip öncesi işlemiş faiz talep edebileceği, davacı tarafça takip talebinde talep edilen 561,34-USD cezai şart bedelinin sözleşmede kararlaştırılan yıllık %7 faiz oranı dikkate alındığında 31/10/2018 vade tarihinden 09/01/2020 takip tarihine kadar işleyecek cezai şart tutarının talep edilen tutarı aşacağından, davacının takipteki 1 yıllık talebi ile bağlı kalınarak 561,34-USD cezai şart bedeli talep edebileceğinin kabulünün gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine 8.019,10-USD asıl alacak, 775,33-USD işlemiş faiz ve 561,34-USD gecikme cezası alacağı olmak üzere toplam 9.355,77-USD alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin belirtilen miktarlar yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren USD döviz cinsine kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yıllık  mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki ... efektif satış kuru üzerinden ödenmek üzere kaldığı yerden devamına, fazla istemin reddine; alacağın takip tarihindeki karşılığı (8.019,10-USDx5,9004-TL=) 47.315,90-TL'nin %20'si 9.463,18-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:1- Davalı vekili, TL karşılığı iki çeki kabul eden davacının kur farkı talep edemeyeceğini, çek bedelleri ibraz tarihinde tahsil edildiğinden davacının taleplerinin haksız olduğunu; sözleşmede kesin vade düzenlenmediğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, bu nedenlerle cezai şart ve işlemiş faize hükmedilmesinin doğru olmadığını ve icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2- Davacı vekili, her iki çekin de vadeli çek olması sebebiyle 12/10/20107 tarihli kur üzerinden yapılan hesaplamanın doğru olmadığını belirterek, kararın reddedilen kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesi kapsamındaki cari hesap alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki 06/10/2017 tarihli satım sözleşmesinin 8.maddesi \"Alıcı firma KDV hariç 355.500-USD toplam tutarın KDV dahil 209.745-USD tutarını 15.01.2018 tarihli firmaya ait USD çeki ile, KDV dahil bakiye tutar için ise 209.745-USD tutarında 30.01.2018 tarihli firmaya ait USD çeki ile ödeyecektir, Firmaya ait çekler sözleşme İmzalandığında Satıcı firmaya teslim edilecektir. Alıcı Firma vadesinde ödeme yapmaması durumunda USD bazında yıllık %7 gecikme cezası ödeyecektir. Boru teslimatında gecikme olması halinde bu durum derhal alıcı firmaya yazılı olarak gerekçeleri ile bildirilecektir. Söz konusu gecikme karşılıklı iyi niyet çerçevesinde giderilmeye çalışılacaktır. Söz konusu teslimatın gecikmesi (3 günlük teslimat toleransı haricinde) 7 günü aştığı takdirde, alıcı firma'nın inşaat programının aksamasına, ceza ve kayıplara karışlık, beher ilave gün için 200- USD gecikme ceza bedeli satıcı firma tarafından alıcı firmaya ödenecektir. Bu gecikme ceza bedeli hiçbir şekilde toplam teklif tutarının %3' ü aşamaz. İşbu protokolün 4. maddesi 1. paragrafı hükmünde belirtilen Alıcı Firma nedeniyle yaşanan gecikmelerde işbu ceza uygulama alanı bulmayacaktır…\" şeklinde düzenlenmiştir.Buna göre davalı alıcı KDV dahil 209.745-USD tutarını 15.01.2018 tarihli firmaya ait USD çekle ve kalan KDV dahil tutar için ise 209.745,00 USD tutarında 30/01/2018 tarihli USD çekle toplam 419.490-USD ödeyeceği kabul edilmiştir. Davacı davalıya teslim ettiği mallar için 23/10/2017 tarihli 70.405,29-USD (258,112,83-TL) ve 25/10/2017 tarihli 350.576,82-USD (1.303.374,50-TL) bedelli iki adet e-fatura düzenlemiştir. Her iki faturanın toplamı 420.982,11-USD (1.561.487,33-TL)'dir. Davalı söz konusu ödemeler için 12/10/2017 tarihinde davacıya 15/01/2018 tarihli 755.082-TL ve 31/01/2018 tarihli 755.082-TL bedelli toplam 1.510.164-TL bedelli çekleri vermiştir.Davacı takipte 21.217,20-USD asıl alacak, 2.549,84-USD işlemiş faiz ve 1.485,20-USD %7 gecikme faizi olmak üzere toplam 25.252,24-USD talep etmiştir.Söz konu e-faturalara davalının her hangi bir itirazı olmadığından davacının davalıdan olan alacak bedelinin 420.982,11-USD olduğunun kabulü gerekir.Toplam 1.510.164-TL bedelli her iki çeki davacıya verdiği 12/10/2017 tarihinde ... efektif satış kuru 3,6569-TL'dir. Buna göre belirtilen tarihte davalının verdiği çeklerin toplam 1.510.164-TL/3,6569=412.962-USD'dir. Davacı her iki TL bedelli ve ileri vadeli çeki kabul ederek defterlerine kaydetmiş, bu hususta her hangi bir ihtirazi kayıt koymamıştır. Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede ileri vadeli çek verileceği kabul edilmiş ancak çekin vadesindeki kur miktarı üzerinden yapılacak hesaplamaya göre ödemenin dikkate alınacağı şeklinde bir düzenleme bulunmamaktadır.Buna göre 12/10/2017 tarihi itibariyle davalının davacıya (420.982-USD-412.962,90-USD=) 8.019,10-USD alacağının kaldığı kabul edilmelidir. Mahkemece asıl alacağın bu bedel üzerinden belirlenmiş olmasında ve belirlenebilir likit alacak için icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak somut olayda alacağın belgeye bağlandığı ve belirlenen vadelerde de ödeme yapıldığından, sözleşmenin 8. maddesindeki cezai şartın oluşmasına ilişkin koşullar gerçekleşmemiştir. Yine davaya konu edilen cari hesap alacağı için sözleşmede kesin bir vade düzenlenmemiş olup davacı, davalıyı icra takibinden önce temerrüde düşürmediğinden, işlemiş faize de hak kazanmamıştır. Bu nedenle davanın sadece 8.019,10-USD asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, ayrıca cezai şart ve işlemiş faize de hükmedilmesi yerinde bulunmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmuştur.Öte yandan davacının davalıdan kur farkı faturası kabul edebilmesi için taraflar arasında bu hususta bir sözleşme veya teamül bulunması gerekir. Eldeki uyuşmazlıkta böyle bir sözleşme ve teamül bulunmamaktadır. Ayrıca davalı tarafından TL üzerinden düzenlenmiş iki adet çek, davacı tarafından her hangi bir ihtirazi kayıt konulmadan kabul edilmiştir. Bu nedenlerle davacının davalıdan kur farkı talebinde bulunamayacağı ve yukarıda da belirtildiği gibi davaya konu alacağın kur farkı olmayıp cari hesaptan kaynaklanan alacak olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin aksi yöndeki  istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davanın sadece 8.019,10-USD asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken cezai şart ve işlemiş faiz talebinin de kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına yeniden karar verilmesine davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline ,fazla istemin reddine  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, istanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2020/185 Esas - 2021/759 Karar sayılı 20/10/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin... sayılı icra dosyasında davalı tarafından 8.019,10-USD asıl alacağa yapılan itirazın iptaline,alacağa takip tarihinden itibaren USD döviz cinsi 1 yıllık vadeli  mevduatlara  Devlet bankalarınca verilen en yüksek oranda  temerrüt  faizi işletilerek devamına, fazla istemin reddine,Alacağın takip tarihindeki kur karşılığının %20'si oranda hesaplanan 9.463,18-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 3.545,53-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine  yatırılan 1.820,12-TL ile icra veznesine yatırılan 753,51-TL olmak üzere toplam ‬2.573,63‬-TL harcın mahsubu ile kalan 971,9‬0-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 2.628,03‬‬‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 700-TL bilirkişi ücreti ve 106,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 806,50-TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 260-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin 901‬-TL'sinin davacıdan, kalan 419-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davalı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\"Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Yatırılan 1.035-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 45,50-TL istinaf yargı giderinin  davanın kabulü oranında hesaplanan 15-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 35-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e7e7679635068ca","SID":"b2810662dce3bfab"}}