{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/745 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/235<br><br>DAVA\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/10/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 25/03/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 30.04.2020 tarihinde müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile ... kara yolunda ... yönüne doğru seyir halindeyken onu arkadan takip eden ... plakalı aracın durmayarak müvekkili şirkete ait araca çarptığını, çarpma sonucunda müvekkile ait aracın sağ stop lambası ve bagaj kapağının zarar gördüğünü, kaza sonrası davalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, bu sebeple davalının kimlik bilgilerinin tespit edilemediğini, kaza neticesinde müvekkili şirketin aracının maddi hasara uğradığını ve aracın 5.685,56 TL tutarında onarıldığını, davalı aracın malikinin de müvekkil şirketin zararının tazmininde karşı araç sürücüsü ile müştereken ve müteselsilen tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davada görevli mahkemenin tarafların tüzel kişi tacir olması sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin ana faaliyet alanlarından birisi otobüsle yolcu taşımacılığı olup her gün Türkiye'nin her ilinden binlerce sefer düzenlediğini, davacı tarafın zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadan bu davayı ikame ettiğini, bu nedenle mahkeme nezdinde görülen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı konu taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu huzurdaki davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, aksine müvekkil şirket kazaya karışan ... plakalı aracın zilyedi veya işleteni olmadığını, bu nedenle huzurdaki davanın müvekkil...A.Ş.açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar karar verilmesi gerektiğini, dilekçe ekinde sunmuş oldukları 29/01/2020 tarihli protokolün 3.maddesinde: \"İşbu protokolün imza tarihinde ekli listede yer alan araçların zilyetliği derhal ALICI'ya verilecek olup araçların tescil işlemleri SATICI'nın belirttiği tarihte yapılacaktır.\" hususunun belirtilmiş olup imza tarihi itibariyle söz konusu araç, protokol ve satış sözleşmesi gereği ihbar edilen şirkete teslim edildiğini, \"Satış Protokolü\" ilgili faturalar ve daha sorasında ... 26. Noterliği'nce tanzim edilen ... tarihli ... Yevmiye Nolu satış sözleşmesiyle aracın işleteni olan ...A.Ş.'ne devredildiği, 29/01/2020 tarihi itibariyle müvekkili davacının davaya konu kaza nedeni ile sigorta şirketlerinden ödeme almış olması ihtimali olduğunu, sigorta şirketlerinden vb. İlgili kurumlardan aldıkları ödemlerin hesaplanacak tazminattan düşürülmesi gerektiğini, kusur zarar ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı olmadığını, talep edilen servis onarım ücretinin fahiş ve şişirilmiş olduğunu, söz konusu aracın ilgili kazada hasara uğradığı kabul edilse dahi ne kadarının kaza sonrası meydana geldiğinin tespitinin gerektiğini, bu kapsamda davacı tarafından yapılan tamirat işlemleri doğrultusunda ibraz edilen faturaların dava konusu kazada mı yoksa kaza sonrası meydana geldiğinin tespitinin gerektiğini, bu kapsamda davacı tarafından yapılan tamirat işlemleri doğrultusunda ibraz edilen faturaların  dava konusu kazada mı yoksa kaza öncesinde de var olan hasarlardan mı mevcut olduğunun tespitinin mümkün olmadığını, kazaya ilişkin olarak mahkemece kusur raporu alınmasının gerektiğini, davacı tarafından haksız ve hukuksal dayanaktan ve re'sen tespit edilecek diğer kurumlara ihbar edilmesini, yargılama gideri, davaya konu zorunlu arabuluculuk vekalet ücreti ve derdest davada doğacak avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İhbar Olunun... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; olay yeri mücbir sebepler yüzünden terk edildiğini karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları B4 ile olay yeri terk durumunda sigortacının sigortalıya rücu hakkı bulunmadığını beyan etmiştir.<br>Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.<br>Uyuşmazlığa konu olayda, davacının servis araç kiralama şirketi olup ticari faaliyeti kapsamında şirkete ait araca davalı şirketin ticari faaliyeti kapsamında bulunan aracı ile çarparak hasar verdiği iddiası ile hasar bedelinin tazminin için açılan davada, her iki tarafından da tacir olup ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlık bulunduğu, bu sebeple mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.<br>...tarih ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca, 6102 sayılı TTK'ya  \"3.Dava şartı olarak arabuluculuk\"  başlığı ile eklenen 5/A maddesi uyarınca; 6102 sayılı TTK'nın  4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir.<br>7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı HUAK'a \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlıklı eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği belirtilmiş olup, devam eden maddelerde arabulucuğa ilişkin düzenlemenin 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. <br>Eldeki dava dosyası, Mahkememize ... 21.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı sonucunda tevzi olunmuştur. <br>Dava dosyasının süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmiş olması halinde, bu dava görevsiz mahkemede açılan dava ile aynı davadır, bir başka deyişle aynı dava kaldığı yerden şimdi de görevli mahkemede devam etmektedir (Yılmaz, Ejder, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, C.I, Yetki Yayınları, 3.Baskı, 2017, s.563).   <br>Dosya kapsamında, Mahkememizce düzenlenen tensip tutanağının 8.ara kararı ve 30/12/2024 tarihli ara kararın 1.maddesi ile \"Davacı vekiline; dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığının bildirilmesi, başvurulduysa arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi ve HMK 115/2 maddeleri gereği 1 hafta KESİN SÜRE verilmesine, kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına,(İHTARATIN İŞ BU TENSİP TUTANAĞININ TEBLİĞİ İLE YAPILMIŞ SAYILMASINA)\" şeklinde ara karar kurulduğu, davacı vekili tarafından buna yönelik sunulan arabuluculuk son oturum tutanağında arabuluculuk başvuru tarihinin 03/12/2024 olduğu, oysa dosyanın Mahkememize 27/11/2024 tarihinde tevzi edildiği anlaşılmıştır.<br>Buna göre, görevsizlik kararından sonra dosya Mahkememize tevzi olunana kadar geçecek süre içinde bu usuli eksikliği gidermek mümkün iken, davacı ve vekili tarafından gerekli başvurular yapılmadığından (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar), dava dosyası Mahkememize tevzi olunduktan sonra artık bu dava şartının yerine getirilmesi mümkün olmadığından, 6235 sayılı HUAK'ın 18/A maddesi emredici şekilde düzenlenmiş olup, arabuluculuk dava şartı noksanlığı yargılama sürecinde sonradan tamamlanabilecek bir dava şartı olarak da kabul edilmediğinden (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar), davacının arabulucuya başvurmaksızın bu ticari davayı açmış olması karşısında 6102 sayılı TTK.m.5/A hükmüne atfen ve 6325 sayılı Kanuna eklenen m.18/A hükmü nedeni ile dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,<br>1-Davacının arabulucuya başvurmaksızın bu ticari davayı açmış olması karşısında 6102 sayılı TTK.m.5/A hükmüne atfen ve 6325 sayılı Kanuna eklenen m.18/A hükmü nedeni ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 97,10-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 518,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 211,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Her ne kadar ... Şirketi davalı olarak kaydedilmişse de, davacı tarafından görevsizlik kararı verilmesi öncesinde veya sonrasında usulüne uygun olarak davaya dahili sağlanmadığından ... Anonim Şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin, davalı vekilinin ve ihbar olunan ... A.Ş vekilinin yüzüne karşı, ihbar olunan ... Sigorta vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025<br><br>Katip <br> <br> <br> <br>Hakim <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b0d187b0109bd12","SID":"f8e8c79761a0ed6c"}}