{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3134 <br>KARAR NO:2025/882<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/07/2024<br>NUMARASI:2023/418 E - 2024/411 K<br>DAVANIN KONUSU:Alacak <br>KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar  vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ... Aş, ve - ... ile ... Aş arasında dava dilekçesinin 1. Sayfasında belirtilen tabloda bulanan elektrik satış sözleşmelerinin akdedildiğini, ilgili sözleşmeler uyarınca müvekkili şirketlere EPDK tarafından yayımlanan Elektrik tarife tablolarında belirtilen tarife üzerinden iskontolu olarak elektrik satışı yapılacağının davalı tarafından taahhüt edildiğini, müvekkili şirketlere gönderilen 12/10/2022 tarihli faturaları incelendiğinden EPDK tarafından yayımlanan Elektrik tarife tablolarında belirtilen tarife üzerinden iskontolu olarak birim fiyatları yansıtılmadan sözleşmelere aykırı olarak faturalandırma yapıldığının tespit edildiğini, müvekkili şirketler tarafından temürrüde düşmemek için 24/10/2022 tarihinde faturaların ödenmiş olduğunu ve 31/10/2022 tarihinde davalının iletişim maili olarak internet sayfasında paylaşmış olduğu adreslere mail gönderilmek suretiyle faturalara itiraz edildiğini, itirazı kayıtla ilgili faturaların ödendiğinin müvekkili şirketlerce davalıya bildirilmiş olduğunu, 12/10/2022 tarihli faturalar incelendiğinde EPDK tarafından yayınlanan Elektrik tarife tablolarında belirtilen tutarlar üzerinde fiyatlama yapıldığının tespit edildiğini, bu durumun mevzuata ve sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, her iki tarafında basiretli tacir oldukları ve hür iradeleri ile sözleşmeyi imzaladıkları sözleşmelere uymakla mükellef olduğunu, ilgili sözleşmeler dikkate alındığında 12/10/2022 tarihli faturalar ile müvekkil ... Aş'den 40.055,77 TL, müvekkili ... AŞ den 106.545,50 TL fazla tahsilat yapıldığını, Erzurum ... Noterliğinin 02/11/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete ” müvekkili şirket ile tarafınız arasında tanzim edilmiş olan Elektrik satış Sözleşmesine aykırı davranmanız nedeniyle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik tespit edilen fazla tahsil tutarı 146.601,27 TL'nin ödenmesi, 2022 yılı 10. ayı ve devam edecek tüm aylar için EPDK tarafından yayımlanan/yayımlanacak Elektrik tarife tablolarında belirtilen tarife üzerinden sözleşmelerde belirtilen  iskonto oranı uygulanması ihtarı hakkındadır. \" konulu ihtarının çekildiğini, ancak ihtarnameye olumlu bir dönüşün davalı tarafça yapılmadığını, bu nedenlerle; ön inceleme aşamasında, davalıya müzekkere yazılarak müvekkili şirketler ile tanzim edilmiş olan Elektrik satış Sözleşmelerinin istenmesini, müvekkili ... Aş. yönünden 50,00 TL nin 02.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, müvekkili ... Yönünden 50,00 TL'nin 02.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile; davacı ... için  39.146,66 TL nin  02.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont  faizi ile birlikte davalından   tahsiline,davacı... AŞ' 106.545,13 TL nin  02.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont  faizi ile birlikte davalından  tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin 01/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; elektrik piyasası koşulları, taraflar arasındaki sözleşmenin akdedilmesinden sonra hızla değiştiğini ve artan maliyetler karşısında elektrik fiyatları hızlı bir ivmeyle arttığını, hal böyleyken maliyetler, öngörülemez şekilde satış fiyatlarının çok üzerine çıktığını ve davacı ile anlaşılan şekilde sözleşmede yer alan sabit fiyat üzerinden elektrik tedariki sağlamanın imkansız hale geldiğini, tüm bunlara rağmen müvekkilinin, sözleşmeyi feshetme yoluna gitmediğini, iyi niyet çerçevesinde ve davacıları mağdur etmeme amaçlı olarak, fiyatlama modeline ilişkin güncelleme yaptığını ve bu durumu 22.10.2021 tarihli yazısı ile davacılara ... adresine bildirildiğini, güncellenen fiyat modelinin kabul edilmemesi durumunda ise sözleşmede yer alan cezai şart maddesi uygulanmaksızın sözleşmenin feshedilebileceğinin belirtildiğini, davacı ödeme yapmaya devam etmiş, sözleşmenin feshedilmesi için herhangi bir aksiyon almadığını, davacı ile yeni bir fiyat belirlenmesinin sebebinin tüm elektrik piyasasında yaşanan öngörülemeyen sorunlar ve şirketlerinin tedarikçileri ile olan anlaşmalarının, bu tedarikçiler tarafından sonlandırılması ve şirketlerinin maliyetlerinin yaklaşık 3 kat artması olduğunu, muhataba bu durumun izah edildiğini, sunulabilen en iyi fiyatın sunulduğunu, bu doğrultuda yeni bir fiyatta mutabık kalındığını, muhataba 01.11.2021 tarihi öncesinde yansıtılmış bir fiyat farkı da bulunmadığını, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme,\"Taraflar arasında akdedilen elektrik satış sözleşmelerinde davacı şirkete EPDK tarafından yayımlanan tarife üzerinden iskontolu olarak elektrik satışı yapılacağının taahhüt edildiği, ancak tedarikçi şirket tarafından yapılan birim fiyat değişikliği ile ilgili davacı tarafın bilgilendirilmediği ve değişikliği kabul ettiğine dair bir belgenin bulunmadığı da dikkate alınarak; işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve  davacının ıslah dilekçesi ile bağlı kalarak davanın kabulüne karar verilmesi \"gerektiği gerekçesi ile;\"1-Davanın KABULÜ ile; a)Davacı... A.Ş.nin toplam 39.146,66TL alacağının 50,00TL'sinin 02/11/2022 tarihinden, bakiye 39.096,99TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak mezkur davacıya verilmesine, b)Davacı ... A.Ş.nin toplam 106.545,13TL alacağının 50,00TL'sinin 02/11/2022 tarihinden, bakiye 106.495,13TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak mezkur davacıya verilmesine\" karar vermiştir.Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; Piyasa koşullarındaki öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü değişikliğin, müvekkili şirketten kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıktığı ve müvekkili şirketten aynı şartlarda ifanın istenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde değiştirdiğini, bunlara rağmen müvekkilinin  sözleşmeyi feshetme yoluna gitmediği, 22.10.2021 tarihinde,  iyi niyet çerçevesinde ve davacıları mağdur etmeme amaçlı olarak, fiyatlama modeline ilişkin güncelleme yapmış ve bu durumu davacılara ... adresine bildirdiğini, güncellenen fiyat modelinin kabul edilmemesi durumunda ise sözleşmede yer alan cezai şart maddesi uygulanmaksızın sözleşmenin feshedilebileceğinin  belirtildiğini, yerel mahkemece davacının değişikliği kabul ettiğine dair bir belgenin bulunmadığını belirtmişse de müvekkili şirket tarafından davacıların güncel mail adresine fiyat güncellemesi ile cezai şartsız fesih hakkına ilişkin mail atılmasına karşın davacılar tarafından maile dönüş yapılmayarak daha sonrasında ödenen faturalara ilişkin olarak davacılar tarafından yine mail yoluyla itiraz edilmiş olmasının davacılar tarafından müvekkili şirket mailinin alınmış olunduğu ancak kötü niyetli olarak cevap verilmediğini gösterdiğini, davacıların güncellemelere istinaden düzenlenmiş faturalara kanuni süresi içinde itiraz etmemiş olup faturaları ödediğini, davacı tarafın fatura bedellerini itiraz etmeksizin ödemesi yeni fiyatlandırma modelinin kabulü anlamına geldiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın ödemeye devam ettiği sözleşme bedelleri için zarar uğramış olduğu varsayımında herhangi bir harekette bulunmayıp zarara uğramaya devam etmeyi göze alması gerçeklikten uzak olup davacının bunun ötesinde talepte bulunulmasının  haksız ve kötü niyetli olduğunu,bilirkişi  raporunda dava konusu uyuşmazlık konusu olan elektrik piyasasındaki ani artışlara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını,  elektrik piyasasında artan maliyetler karşısında sabit fiyat ile elektrik tedariğinin sağlanması imkansız hale geldiğinde karşı tarafın da itirazı olmaksızın fiyatlama modelinin  güncellendiğini,fiyatlandırma modeli piyasa koşullarına göre güncellenmiş olduğundan bilirkişi heyet raporunda hesaplandığı üzere sözleşmedeki sabit fiyatlardan fazla bir miktarda faturalandırma yapıldığını,davacıların sözleşme sona erdikten sonra aradaki farkı talep ettiklerini,bilirkişi raporunda bu hususa değinilmediğini,fiyat güncellemesinin maliyet artışı ile ilgili olduğunu,heyette hukukçu bilirkişi olmadığını,bu konudaki değerlendirmenin mevcut bilirkişilerin  yetkilerini aştığını belirterek davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,fazladan tahsil edilen fatura bedel farkının iadesine dair alacak  talebine ilişkindir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi heyet raporunda;\" taraflar arasındaki sözleşmede tedarikçi şirket tarafından yapılan değişiklikle ilgili,bu değişikliği tüketicinin de kabul ettiğine dair bir bilgi ve belge (imzalı belge, sözleşme vs.) bulunamadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ...A.Ş. bakımından 4 adet faturadan kaynaklandığı, davacı ... A.Ş. bakımından ise düzenlenen 13 adet faturadaki tutardan kaynaklandığı, teknik, mali ve nitelikli hesaplamalar yönüyle değerlendirmeler doğrultusunda; ... A.Ş.'ne düzenlenen 4 adet faturadaki tüketimler için davalı/tedarikçi şirket tarafından 185.517,20 — 146.370,24 =39.146,66 TL fazla ödeme alındığı, ... A.Ş.ne düzenlenen 13 adet faturadaki tüketimler için davalı/tedarikçi şirket tarafından 494.638,50- 388.138,37= 106.545,13TL fazla ödeme alındığı\" hesaplanmıştır.Davacılar ile davalı arasındaki sözleşme ile birim elektrik satış  fiyatının belirlendiği,buna rağmen davalı tarafça maliyetin artması gerekçesi ile elektrik birim satış fiyatının kendiliğinden güncellenerek arttırıldığı,bu nedenle davacılardan fazladan fatura tahsilatı yapıldığı davacılarca ileri sürülmüş olup,davalının bu fiyat güncelleme işlemine karşı davacıların muvafakatına dair davalı tarafça delil sunulmamıştır. Bilakis davacılar tarafından davalıya fazla ödenen bedelin iadesi yönünden ihtarname keşide edilmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"Aşırı ifa güçlüğü\" kenar başlıklı 138 inci maddesi :\"Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.\"hükmünü içermektedir.Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık (... -beklenmeyen hal şartı- sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır. İşte bu bağlamda hakim, somut olayın verilerine göre alacaklı yararına borçlunun edimini yükseltmeye veya borçlu yaranına onun tamamen veya kısmen edim yükümlülüğünden kurtulmasına karar verilebilir ve müdahale ederek sözleşmeyi değişen koşullara uyarlar. Bununla birlikte her talep vukuunda sözleşmeyi değişen hal ve şartlara uydurmak mümkün değildir. Aksi halde özel hukuk sistemimizde geçerli olan \"irade özgürlüğü\", \"sözleşme serbestisi\" ve \"sözleşmeye bağlılık\" ilkelerinden sapma tehlikesi ortaya çıkar. Sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai, tali (ikinci derecede) yardımcı nitelikte olup, ancak uyarlama kurumun şartlarının mevcudiyeti halinde anılan kurumun uygulanması gündeme gelebilecektir.Aşırı ifa güçlüğü başlıklı bu yeni düzenleme, öğreti ve uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen, “işlem temelinin çökmesi”ne ilişkindir. Ancak az yukarıda ifade edildiği üzere \"sözleşmeye bağlılık\" ilkesi esas olup, sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai nitelikte bir kurum olmakla yasa koyucu tarafından da bu kurumun uygulanması ancak anılan madde de belirtilen dört koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır. Bunlar; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durum ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması, yine bu durumun sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması halidir. Bu dört koşulun birlikte gerçekleşmesi halinde ise borçlunun, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkı bulunmaktadır.Somut olayda , dosya içeriğine göre  taraflar arasında sabit fiyatla elektrik satışına ilişkin sözleşme imzalanmış olup, davalı tarafça davacıya yapılan bildirimde maliyetlerin artması sebebiyle taahhüt edilen sabit fiyat yönünden revizyona gidileceği bildirilmiştir. Ancak ,dosyadaki bilgi ve belgelere göre ,davalı tarafından ,davacı şirkete  elektrik enerjisi vermeye devam edilmiştir.İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde ,tek taraflı revizyona gidilmesi hukuken mümkün değildir. Bu durumda ,taraflarca imzalanan Sözleşme uyarınca “Taraflarının Yükümlülükleri”nin devam ettiğinin kabulü gerekmektedir.Davalının  sözleşmenin uyarlanması yolunda dava açtığı da tespit edilmemiştir.Bu durumda ,davalı şirketçe tek taraflı revizyon ile belirlediği fiyat üzerinden fatura düzenlemesi ve tahsil etmesi sözleşmeye ve  hukuka aykırı olmakla,yöntemince hazırlandığından hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı,istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 9.952,20 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.313,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.639,15 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5dd10e7e8d2e1b0a","SID":"75021d5a00c185bc"}}