{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3113 <br>KARAR NO:2025/881<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/09/2022<br>NUMARASI:2021/783 E - 2022/722 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... yetkili bayisi olduğunu, müvekkilinin bu kapsamda bayi sıfatıyla davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ...'na ait ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde oluşturulmuş ... numaralı hasar dosyası kapsamında bakım onarım işlemlerinin yerine getirildiğini, bakım ve onarım işlemlerinin müvekkili şirket tarafından yerine getirilmesi akabinde 29.11.2019 tarihli, ... seri numaralı 860,80TL bedelli faturanın düzenlendiğini, yine aynı şekilde sigortalı ...'a ait ... plakalı aracın da...numaralı hasar dosyası kapsamında bir takım onarımlarının gerçekleştirildiğini ve akabinde 18.02.2020 tarihli ... belge numaralı 17.736,85TL bedelli faturanın düzenlendiğini ve davalı şirkete iletildiğini, hasar onarım hizmeti karşılığında davalını şirketin ödemekle yükümlü olduğu bedelleri ödememesi üzerine çekilen ihtarnameler ile davalı şirketin temerrüde düşürüldüğünü, çekilen ihtarnamelere rağmen ödeme yapılmaması üzerine ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüş, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; alınan bilirkişi raporu ve davacının 08/06/2022 tarihli beyan dilekçesi dikkate alındığında davacının takip tarihi itibariyle kendi defterlerinde davalıdan alacağının olmadığı sabit olduğu, davanın itirazın iptali davası olması sebebiyle takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, davacının kendi defterleri ve sunulan deliller ile takip tarihi itibariyle alacaklı olduğunun ispat edilemediği, takip tarihi itibariyle davacı kendi defterlerinde alacaklı gözükmediğinden davacıya aydınlatma yükümlülüğü kapsamında yemin delili hatırlatılmasının sonuca bir etkisi olmadığı,ayrıca  davalı tarafından 12/07/2022 tarihli dilekçesi ile kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de; davalının süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmaması sebebiyle tazminat talebinde bulunmasının  mümkün olmadığı gerekçesi ile;\"Davanın REDDİNE\" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; mahkemenin alacağın ispatlanamadığına  dair kanaatinin hatalı olduğunu,borçlu şirketin , davacı  tarafından kendisine gönderilen faturalara kanunda yer verilmiş itiraz süreleri içerisinde itiraz etmeyerek müvekkili tarafından sunulmuş hizmeti ve cari hesaba konu fatura bedellerini kabul ettiğini,taraflar arasındaki ticari ilişkileri ve borcun varlığını ortaya koyan davalı şirket adına keşide edilen faturalar, sözleşmeye konu hizmetlere ilişkin tüm belgeler ve sair tüm bu hususlar, davalının faturalar konusu hizmeti eksiksiz aldığının ancak kötü niyetli bir şekilde, bedellerini ödemediğinin ispatı niteliğinde olduğunu,takip tarihi itibariyle alacağın oluşmadığına yönelik tespit hatalı olup; müvekkili şirketin o dönem ortaklığı bulunan başka bir şirketle arasındaki cari hesap düzenlemesi alacağın oluşmadığı çıkarımına sebep olamayacağını,defter kayıtları alacağın mevcudiyeti açısından açıklayıcı nitelikte olup tespit amacı taşıdığı,bilirkişi raporunda faturanın gönderildiğini ve davalı tarafın itiraz etmediğini aynı zamanda 15.11.2021 tarihli defter kaydının incelenmesi sonucunda ise müvekkili davalı taraftan alacaklı olduğunu tespit ettiğini,alacağın muaccel olduğu tarihin tespiti bakımından deftere kaydedilme tarihine değil faturaların düzenlenme tarihi ve borçlu tarafa ihtarname gönderilme tarihlerinin  dikkate alınması gerektiğini,müvekkilinin  faturayı 29.11.2019, 18.02.2020 ve 28.11.2019 tarihlerinde oluşturduğunu,yani 15.11.2021 tarihinde var olduğu tespit edilen alacağın kaynağı \"18.02.2020 tarihli ve... belge numaralı, 29.11.2019 tarihli ve ... seri numaralı, 28.11.2019 tarihli ve ...seri numaralı\" faturalar olduğunu,görüldüğü üzere takibin başlatıldığı tarih olan 25.07.2020'de alacağın  muaccel olduğunu,kesilmiş olan faturanın cari hesaplarda farklı düzenlenmesinin  müvekkilinin  alacağının mevcut olmadığını göstermediğinden  davanın reddedilmesinin  hatalı olduğunu belirterek,kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, araç tamir bedellerinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Mali müşavir bilirkişiden alınan  bilirkişi raporunda özetle, \"...Davacının incelenen 2019-2020-2021 yılları ticari defterlerinin kendi adına delil vasfına haiz olduğu, davalının inceleme günü gelmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, davacının,... sayılı dosyası incelendiğinde, 3 adet fatura karşılığında 20.721.65 TL icra takibi yaptığının görüldüğü,15.11.2021 tarihli dava dilekçesinde davaya konu 860.80 TL ve 17.736.85 TL toplam 18.597.65 TL tutarında alacak talebinde bulunduğu, davacı ticari defter kayıtlarında 25.07.2020 icra takip tarihi itibariyle davalıdan bir alacağının görülmediği, tarafların birbirlerine gönderdikleri ihtarnamelerden, davacı şirketin düzenlemiş olduğu faturaların ve hasar belgelerinin davalı tarafından alındığı ve kabulünde olduğunun anlaşıldığı, davacının ticari defter kayıtlarında takdiri mahkemenin  olmak üzere 15.11.2021 dava tarihi itibariyle davalıdan 18.597.65 TL alacaklı olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında 25.07.2020 icra takip tarihi itibariyle davalıdan bir alacağının görülmediği\" belirtilmiştir.Mali müşavirden alınan bilirkişi raporunda  işbu takip konusu edilen faturalardan kaynaklı tarafların birbirlerine gönderdikleri ihtarnamelerde açıkça belirtildiği ve  davacı şirketin düzenlemiş olduğu faturaların ve hasar belgelerinin davalı tarafından alındığı ve kabulünde olduğu belirlenmiştir.Bunun yanı sıra  yine davacının ticari defter kayıt ve belgelerinin incelenmesinde ise ;15.11.2021 dava tarihi itibariyle davalıdan 18.597.65 TL alacaklı olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında 25.07.2020 icra takip tarihi itibariyle davalıdan bir alacağına rastlanmadığı tespit edilmiş ise de, söz konusu takibe konu faturaların takip tarihinde ticari defterlere kaydedilmediği anlaşılmıştır. Ancak alacak araç tamir bedeline dayandığından ve davalı sigorta şirketi ile olan anlaşma gereği yapıldığı belirtilen araçların onarımına ilişkin olduğu ileri sürülmekle, sadece mali müşavir bilirkişiden rapor alınarak değerlendirme yapılamayacağı,davacının onarımını yaptığı araçlara dair iş emirleri,araçların teslim belgeleri de celp edilerek,takibe konu araç onarımlarının yapılıp yapılmadığı varsa buna dair bedellerin kadri maruf olup olmadığı hususunda makina mühendisi bilirkişi ile bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınması gerektiğinden,eksik inceleme ile karar verildiği görülmüştür.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.Davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak belirtilen hususlarda yargılamaya devamla karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine geri gönderilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf61b24eae39e416","SID":"8031b40774119451"}}