{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1839 - 2025/334<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1839 <br>KARAR NO\t\t: 2025/334<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/750 Esas - 2023/627 Karar<br>DAVACI\t\t: NETA GAYRİMENKUL OTOMOTİV İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Osmanyılmaz Mah. İstanbul Cad. No:24/4 Gebze/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: ...<br>DAVA TÜRÜ\t\t: İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 02/10/2019<br>KARAR TARİHİ\t\t: 17/02/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 12/03/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin emlakçılık alanında faaliyet gösterdiğini, davacı şikretin Remax Neta olarak davalı ile kiralamış olduğu işyerine ilişkin olarak tellallık (simsarlık) ücretini alamadığını, alacağa ilişkin Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2019/34527 E.sayılı dosyası ile takip dosyası açıldığını, 23/05/2019 tarihinde davalı tarafından ödeme emrinin tebliğ alındığını, 27/05/2019 tarihinde ise davalı tarafından icra takibine konu edilen borcu, borca yürütülen faizi ve fer'ilerine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, bunun üzerine 30/05/2019 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun yaptığı itirazın hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranarak davacıyı mağdur ettiğini, davacının bu sözleşmedeki görevinin sözleşmenin kurulmasına aracılık etmek olduğunu, davalın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamında, %20'den aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalı adına kayıtlı olan malvarlığı üzerine alacağı karşılar miktarı üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz konulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dosyaya sunduğu davalının imzasının bulunmadığını, sözleşmede imzası bulunan ... adlı kişinin ise işbu sözleşmeyi imzalamaya yetkisinin bulunmadığını, bu yönde bir vekaletname kendisine verilmediğini, davacının da bu yönde bir iddiasının olmadığını, bu kapsamda, sözleşmede imzası bulunmayan davalının sözleşmede yazılan emlak komisyon ücretinden sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, davayı kabul etmemekle birlikte davalının davaya konu taşınmazı kiralamış olması nedeniyle emlak komisyon ücretinden sorumlu tutulacağına hükmedilecek olursa dahi hükmedilecek emlak komisyon miktarı, mecurun 1 aylık kira bedeli+KDV miktarını geçemeyeceğini belirterek; davasının reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın REDDİNE ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmede davacının ve ...'in imzası dışında bulunan 3. İmza mahkemece hiç araştırılmadan karar verildiğimi,  sözleşmede bulunan 3. İmza tanık beyanlarıyla da sabit olacağı üzere ...'a ait olduğunu, davacının alacak miktarı yönünden bir ihtilaf bulunmadığını, bu hususun da sayın bilirkişi tarafından yanlış değerlendirildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarında bu hususta da itiraz edildiğini ancak sayın mahkemece dosya tekrardan bilirkişiye gönderilmeden eksik araştırma doğrultusunda dosyada karar verildiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 Tarih -  2021/750 Esas - 2023/627 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br> İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacının, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2019/34527 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;<br>Bilindiği üzere; 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.\t<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(2) maddesi uyarınca davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.<br> 6102 sayılı TTK'nın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda ön görülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. <br>Simsarlık sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.520-525 hükümlerine tabi olan bir aracılık sözleşmesidir. Eğer simsarlık sözleşmesinin taraflari tacirse, bu durumda Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri de devreye girer ve sözleşme ticari nitelik kazanır. Eğer hem simsar hem de müsteri tacir ise, bu sözleşme ticari iş sayılır ve TTK'nın ticari işlere ilişkin hükümleri uygulanır. <br>Eldeki davada; davacı Neta Gayrimenkul Oto İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tüzel kişi tacir olduğu, davalı ...'ın gerçek kişi tacir olduğu ve bilanço hesabına göre defter tuttuğu bu nedenle tarafların tacir olduğu, taraflar arasında düzenlenen simsarlık sözleşmesininde kiralanacak yerin iş yeri olarak kullanılacağı bu nedenle de davanın davalının ticari işletmesinin kiralanmasına ilişkin olduğu değerlendirilmiştir. <br>Eldeki davada, ilk derece mahkemesince; dosyada davacının 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesi uyarınca dava açmadan önce arabuluculuğa başvurup başvurmadığı, başvurduysa davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilerek sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken,  anılan hususlar yerine getirilmeden doğrudan davanın reddine şeklinde karar verilmiş olması hatalı olmuştur.<br>O halde mahkemece yapılacak iş; dava konusu alacağın tarafları tacir olan simsarlık sözleşmesinden kaynaklandığı, TTK'nın 4-(1)-a) maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu bakımında ticaret mahkemesinin görevli olduğu, ticari davalar 01/01/2019 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuğa tabi olup, iş bu davanın 02/10/2019 tarihinde açıldığı ve zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşıldığından, davacının dava açmadan önce dava konusu alacak ile ilgili arabuluculuğa başvurup başvurmadığının tespit edilmesi, davacının arabuluculuğa başvurduğunun tespit edilmesi halinde; 6325 sayılı Yasa'nın 18/A-2 maddesi uyarınca anlaşamamaya ait son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi, tutanağın sunulması halinde yargılamaya devam edilerek esastan bir karar verilmesi, tutanağın sunulmaması veya davacının davadan önce arabuluculuğa başvurmadığının anlaşılması haline davanın usulden reddine karar verilmesinden ibarettir.<br>2-Kaldırma nedenine göre diğer istinaf istemleri incelenmemiştir.<br>3-Gerekçeli karar başlığında; davacı ve vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-3), (4) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 Tarih -  2021/750 Esas - 2023/627 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-3), (4) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>\ta-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>4-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>5-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/02/2025<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a761589580cb408b","SID":"fd311ea914394cc9"}}