{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/117 - 2025/243<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/117 <br>KARAR NO\t: 2025/243 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.09.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/700 Esas 2022/522 Karar<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 28.02.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03.03.2025<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 30.09.2007 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ...’ın kullandığı ... plakalı aracın dava dışı ...’nin idaresindeki kaza anında tescilsiz olan ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında tescilsiz motosiklette yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağında tescilsiz motosiklet sürücüsü ...’nin birinci derecede, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın ise ikinci derecede kusurlu olduğunun belirtildiğini, davalıların kusur oranında ve limit dahilinde maddi tazminattan sorumlulukları bulunduğunu, 2011 yılında davalılar tarafından yapılan ödemeler dışında zararının karşılanmadığını, geçen sürede sakatlığının iyileşmeyerek durumunun daha da kötüleştiğini, kaza tarihinde gelir getirici herhangi bir işte çalışmadığından asgari ücret üzerinden tazminatın hesaplanmasını talep ettiğini belirterek, belirsiz alacak olarak 500,00 TL fatura edilemeyen tedavi gideri 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL daimi sakatlığı nedeniyle uğradığı iş gücü kaybı için şimdilik 1.500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.11.2016 tarihli ıslah  dilekçesi ile 1.250,00 TL tedavi gideri ve 23.269,17 TL sürekli ve geçici iş göremezlik olmak üzere 24.519,17 TL'nin davalı ... Sigorta AŞ'den, 47.672,00TL'nin davalı ...'ndan tahsiline karar verilmesini istemiştir.  <br>Davalı ..., davanın tescilsiz motorsiklet sürücüsü ...’nin mirasçılarına ihbarını talep ettiğini, davacıya 17.10.2011 tarihinde 32.328 TL yapılan ödeme ile davalının borçtan ve yükümlülükten kurtulduğunu, davacı tarafından imzalanan ibranamenin geçerli olduğunu ve borcu ortadan kaldırdığını, davacıya yapılan ödemede davacının %18 oranında malul kaldığı dikkate alınarak yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hesap edilen rakam ile ödenen arasında fahiş bir fark yoksa ibranamenin geçerli sayılarak davanın reddinin gerektiğini, kusur ve maluliyet iddialarını kabul etmediklerini, davacının motorsiklete kask ve korucuyu elbise giymeden binmesinin zararın gerçekleşmesinde ve artmasında etkili olduğunu, tazminattan müterafık kusur indirimi yapılmasını talep ettiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında kaldığını, alacağa yasal faiz işletilebileceğini belirterek davanın redinne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta (... Sigorta AŞ) vekili zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı tarafından davacıya 13.01.2012 tarihinde 1.221,89 TL, 22.02.2012 tarihinde 4.887,56 TL olmak üzere toplam 6.109,45 TL ödendiğini, davacının tazminat talebini karşılandığını, davacı tarafından davadan önce verilen ibraname gereği de davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davacının içinde bulunduğu iddia edilen aracın motosiklet olduğu ve yolcu taşınmasının yasak olduğunu, davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün ve davacının müterafik kusurlu olduğunun ve kusur oranlarının belirlenmesinde müterafik kusurların da dikkate alınmasını, davacının tedavi gideri ve geçici iş gücü kaybı zararlarının teminat dışında kaldığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, davalının temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece toplanan delillere göre; Dairemizin 2019/1312 E., 2021/1829K. sayılı kaldırma kararından sonra davacı vekili tarafından kaza tarihinde davacının herhangi bir işte fiilen çalışmadığının bildirildiği, aktüer bilirkişi tarafından davacının çalışmadığı beyan edildiğinden geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapmaksızın TRH 2010 yaşam tablosu ve kaldırılan karara esas alınan rapor tarihindeki verilere göre davalı ... davadan önce yaptığı ödemeler de güncellenerek hesaplanacak tazminattan düşülmek suretiyle düzenlenen 15.04.2022 tarihli ek raporda poliçe limitinin sakatlanma ve ölüm ile tedavi giderleri için ayrı ayrı 80.000,00 TL olduğu, %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle ... sorumluluğunun 52.732,41 TL kalıcı iş göremezlik, 1.731,64 TL faturalandırılamayan tedavi gideri olmak üzere toplam 54.464,05 TL olduğunun tespit edildiği, mahkemenin ilk kararının sadece ... tarafından istinaf edilmesi ve bu davalı lehine kararın kaldırıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre ilk verilen karardan daha fazla miktarda (müterafik kusur indirimi yapılmasına rağmen) tazminat miktarının tespit edildiği  ancak bakiye poliçe limitinin (80.000,00 TL-32.328,00 TL (... tarafından önceden ödenen miktar) =47.672,00 TL kalması nedeniyle kazanılmış haklar da gözetilerek ... yönünden bakiye poliçe limiti kadar hüküm vermek gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, mahkemenin 26.12.2017 tarihli ve 2014/960 Esas 2017/1137 Karar sayılı dosyasından verilen hüküm bölümünün davalı ... Sigorta AŞ yönünden karar kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... bakiye poliçe limiti olan 47.672,00 TL tutarındaki tazminatın 20.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının kaza olduğu tarihte Kuaför Çıraklık Eğitimi almakta olup, bu süreçte ve ilerleyen tarihlerde fiili olarak çalışmakta olduğu halde davacının fiili bir çalışmasının olmadığı belirtilerek geçici iş göremezlilik döneminin hesap edilmemiş olması gerçeği yansıtmadığını, davacının 2 yıl boyunca yatağa bağlı kaldığını, bir dizi ameliyat geçirdiğini, halen iyileşemediğini, geçici iş göremezliğinin hesaplanmamasının hak kaybına sebebiyet verdiğini, raporda usuli kazanılmış haklardan bahisle rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, aktif dönem tazminatı hesap edilirken AGİ'nin evli ve 2 çocuklu olarak hesap edilmesi gerekirken, AGİ'li bekar, çocuksuz olarak hesap edilmesinin doğru olmadığını, davacının yolcu olduğu motosiklet sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu bilebilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olmadığını  ileri sürmüştür.<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazaya tescil belgesi olmayan aracın neden olduğu zararı davalının ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmesini, ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yeterliliği araştırılırken o dönemde kullanılmayan TRH yaşam tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu, kurum tarafından 17.10.2011 tarihinde 32.328,00 TL tazminat ödemesinin ödeme tarihindeki verilere göre güncellenerek teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, davacının araçta ekonomik bir karşılığı olmaksızın yolcu olarak bulunması sebebiyle en az %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken indirim yapılmadan hüküm kurulmuş olmasının ve dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. \t\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, davalı ... Sigorta'nın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu tescilsiz motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek araç sürücülerinin kusuru oranında davacının geçici, sürekli iş göremezlik ve tedavi giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemenin 2014/960 E., 2017/1137K. sayılı kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 18.615,33 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 19.615,33 TL tazminatın davalı ... Sigorta AŞ'den, 47.672,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ...tahsiline karar verilmiştir. Mahkemenin ilk kararına karşı ... vekili tarafından geçici iş göremezlik tazminatı, hatır ve müterafik kusur indirimi ile faiz başlangıç tarihi yönlerinden istinaf başvurusu yapılmış, Dairemizin 2019/1312 E., 2021/1829K. Sayılı ilamı ile kaza tarihinde 17 yaşında olan davacının kaza tarihindeki yaşı nazara alınarak, fiili çalışması olup olmadığı değerlendirilerek geçici iş göremezlik zararı talep edip edemeyeceği ve talep edebileceğinin kabulü halinde ise tazminat miktarının belirlenmesi, kazanın meydana gelmesinde ehliyetsiz motosiklet sürücüsünün motosikletine binen davacının müterafik kusuru olduğu kabul edilmesine rağmen davalı ... sorumluluğu açısından değerledirilmemiş olması, davalının ödeme yaptığı tarihine göre hesaplama yapılarak davacının zararı ve tazminat miktarının belirlenmesi, müterafik kusurun varlığı halinde bu miktar indirildikten sonra ödemenin yeterli olup olmadığı değerlendirilerek, ödemenin yeterli olmaması halinde ise kaldırılan karara esas alınan rapor tarihindeki verilere göre, TRH 2010 Yaşam Tablosunun uygulanması, tazminat hesabının ise \"progresif rant yöntemi\" uygulanarak belirlenmesi, kararın davalı ... tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle, davacının diğer davalıdan olan tazminat alacağına ilişkin kesinleşen yönler korunarak, davalı ... sorumlu olduğu zararlar açısından da, davalının davadan önce yaptığını belirttiği ödemede güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsup edilerek ve müterafik kusur nedeniyle makul bir indirim yapılarak, belirlenen tazminatın bakiye sigorta limitini geçmesi halinde bakiye sigorta limitini aşmamak üzere davacının dava dilekçesindeki ve ıslah dilekçesindeki talepleri nazara alınarak bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılamada aktüer bilirkişiden rapor alındığı, neticede davalı ... Sigorta AŞ yönünden mahkemenin 26.12.2017 tarihli ve 2014/960 Esas 2017/1137 Karar sayılı ilk kararı kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... bakiye poliçe limiti olan 47.672,00 TL tutarındaki tazminatın 20.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>Davacı vekili istinaf aşamasında sunduğu 28.02.2025 tarihli dilekçesinde, davalı ... Sigorta AŞ ile dava aşamasında, diğer davalı ... ile istinaf aşamasında anlaşma sağlandığını, her iki davalı yönünden de davanın konusuz kaldığını, davada karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf aşamasında sunduğu 23.01.2023 tarihli dilekçe ile 06.01.2023 tarihinde Konya 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/907 E. Sayılı dosyasına ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile davacının ödeme karşılığında davalıyı ibra ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını belirtmiştir.<br> Mahkemece verilen ilk kararın sadece ... tarafından istinaf edilmesi ve bu davalı lehine kararın kaldırılarak lehe usuli kazanılmış hak oluştuğundan ilk karar gibi 47.672,00 TL tazminatın 20.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekili ve ... vekili karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de istinaf aşamasında dosyaya sunulan 21.02.2025 ve 28.02.2025 tarihli dilekçelerle her iki davalı ile de anlaşma sağlandığı, davanın konusuz kaldığı esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin talep edildiği, davalı ... vekilinin ise 23.01.2023 tarihli dilekçe ile ödeme nedeniyle davalı kurumun ibra edildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, yargılama gider ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirdiği anlaşılmakla davacı vekilinin talebi gibi dava konusu maddi tazminatın ödeme nedeniyle konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına  karar vermek gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalılar ile anlaşma sağlanarak davanın konusuz kaldığına ilişkin beyanı, dava konusu tazminatın istinaf aşamasında ödenmiş olması nedeniyle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın ödeme ile konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve borcun ödenmiş olduğu bildirildiğinden ve talep olmadığından vekalet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına,  dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;<br>1-Davacının maddi tazminat davası ödeme nedeniyle  konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, davacıdan peşin alınan 246,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,82 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından ödeme nedeniyle davanın  konusuz kaldığı bildirildiğinden ve talep olmadığından vekalet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin ödenmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde iadesine,<br>II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde taraflara iadesine,<br>2-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>3-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a7048190b0b4dbb","SID":"95fb2ba4718eda89"}}