{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1836 - 2025/322<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1836 <br>KARAR NO\t: 2025/322<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t:16/05/2023<br>NUMARASI\t:2022/45 Esas - 2023/481 Karar<br><br>DAVACI\t:HDI SİGORTA A.Ş. - 0470003295900010 - Sahrayı Cedit Mah. Batman Sk. No:6A Kadıköy / İSTANBUL<br>VEKİLLERİ\t:Av. .... - Av. ....  <br>DAVALILAR \t:1- ...<br>VEKİLİ\t:Av...<br>DAVALI \t:2- ... <br>DAVA\t:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t:12/01/2022<br>KARAR TARİHİ\t:17/02/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:17/02/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, Okan Cam Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından cam emtiasının nakliyesi sırasında doğabilecek olası rizikoyu emtia nakliyat sigorta poliçesi ile teminat altına aldığını, emtianın Kocaeli Yılport limanından Düzce'ye taşınması işinin ... sevk ve idaresinde ... -Çakan Nakliyat tarafından üstlenildiğini ve fiili taşıma gerçekleştiğini, emtianın tahliyesi öncesinde yapılan kontrollerde üst tarafından aldığı darbe sebebiyle tamamen kırık olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz incelemesinde dahili taşıma sırasında nakliye aracının bir köprü yada geçitten geçerken konteynerin tavanından yükün taşan kısmının köprüye çarpması sonucu hasarın meydana geldiğinin tespit edildiğini, nakliye esnasında hasara uğradığına dair tutanak  düzenlendiğini,taşıma irsaliyesine şerh düşüldüğünü, ...'a hasara ilişkin olarak ihtamame gönderildiğini, sigortalının 98.701,22 TL tutarındaki zararın müvekkilince karşılandığını, sigortalının düzenlediği temlikname ile tüm hak ve alacaklarını müvekkiline devretmiş olduğunu, dava konusu taşıma işinin ... -Çakan Nakliyat tarafından gerçekleştiğini, davalı ...'ın taşıyıcı olarak sorumlu olduğunu,dava konusu emtianın taşınmak üzere ... tarafından teslim alındığını, taşımanın ... sevk ve idaresinde gerçekleştiğini alıcısına hasarlı olarak teslim etmiş olduğundan ... ın zarardan sorumlu olduğunu dava ve talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tensip zaptını ve dava dilekçesini içerir tebligat usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkilin bu tebligattan haberdar olmaması sebebiyle davaya cevap veremediğini, müvekkilin tebligatı 20.05.2022 tarihinde öğrendiğini, ekspertiz raporunda iddia edildiği gibi nakliye aracının geçit veya köprüye çarpmasının olanak dahilde olmadığını, konteynerde herhangi bir hasar olmadığını, davaya konu emtianın yüklemesinin de hatalı olduğunu, cam plakaların arasında strafor köpük yerine karton mukavva konulmasının hatalı olduğunu, davaya konu hasarın yükleme hatasından kaynaklandığını, müvekkile atfı kabil herhangi bir kusur olmadığını, huzurdaki davanın reddini talep etme zaruriyetinin hasıl olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere 6098 sayılı BK 73. maddesi uyarınca rücu istemi tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağını, davacının talepleri de bu kapsamda olup 2 yıllık süreyi geçen talepler yönünden zaman aşımı itirazının bulunduğunu, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan mali mesuliyet sigortası bulunduğunu aleyhe karar verilmesi durumunda Groupama Sigorta A.Ş.'ye rücu ihtimali bulunduğundan davanın adı geçen bu sigorta şirketine ihbarını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/21797 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın  iptaline ve  takibin devamına, Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin dayanak olarak kabul ettiği bilirkişi raporlarında ve bu raporların da dayandığı HDİ Sigorta tarafından yaptırılan 12.01.2021 tarihli  ekspertiz raporunda dahili taşıma sırasında nakliye aracının bir köprü ya da geçitten geçerken  konteynerin tavanından yükün taşan kısmının köprüye çarpması sonucu hasarın meydana geldiği iddia edilmiş ise de bunun doğru olmadığını, çünkü iddia edildiği gibi bir çarpma durumu söz konusu olsaydı  emtiayı taşıyan ... plaka sayılı araç ve araç üzerindeki  ... nolu konteynerda da  hasar bulunması gerekeceğini ancak böyle bir hasar kaydı bulunmadığını, 29.03.2023 tarihli ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere; konteyneri örten brandalar yırtıldığı için camlar kırılmamış, camlar kırıldığı için brandalar yırtılmış, bu yön dikkate alındığında kusur durumunun hatalı tespit edildiği ve itirazlara rağmen bu hatanın düzeltilmediğini, bilirkişi raporlarında sorumluluk durumu tespit edilirken eksik ve hatalı incelendiğini yine davacının talepleri 2 yıllık süreyi geçen talepler yönünden zamanaşımı itirazları bulunmasına rağmen bu husus dikkate alınmadan karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, emtianın darbe sonucu hasar almadığı yönündeki savunma ve itirazları dayanaksız olup davalı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini ikrar etmekte kanun gereği taşıyıcının sorumluluğu tersine kusur sorumluluğu, yani, taşıyıcının sorumlu olmadığını savunması yeterli olmayıp bunu ispatlaması gerekdiğini aynı şekilde taşıyıcı en yüksek özeni gösterdiğini de ispatlamalı ancak dosya içeriğine göre davalı taşıyıcı bu savunmalarını ispat edemediğini, müvekkilin sigortalısının hem akdi hem de kanuni  halefi olup katlandığı zararı davalıdan tahsil etmek için işbu davayı açmada hem aktif husumet sahibi hem de menfaat sahibi bulunduğunu, davalının, zamanaşımı itirazları geçersiz omakla ihtilaf taşımaya ilişkin ve kanunda taşımaya ilişkin talep ve dava hakkının 1 yıl içinde ilgilisine yöneltilmesi gerektiği TTK m. 855'te düzenlendiğini, davalı, müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek istemekle, davalı yanın davacının alacağına kavuşmasını kötü niyetli olarak geciktirmek istediğini beyan ederek, davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 16/05/2023 tarih, 2022/45 Esas - 2023/481 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu edilen rücuen tazminat talebi hakkında Gebze İcra Müdürlüğünün 2021/21797 Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı ...'a 09.09.2021 tarihinde, davalı ...'a 10.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği,  davalı ...''ın ödeme emrine 10.09.2021 tarihinde, davalı ...'ın 14.09.2021 tarihinde itiraz ettiği, davalı ...'ın  İcra Dairesinin yetkisine de itiraz ettiği, itirazın iptali için eldeki davanın 12.01.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. <br>1-Kamu düzeni tarafından yapılan istinaf incelemesinde; Davalı ... tarafından ödeme emrine itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz ederek yetkili icra dairesinin Kocaeli İcra Daireleri olduğunu belirttiği, ilk derece mahkemesince 20/10/2022 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında İcra Dairesinin yetkisi hakkında bir karar verilmediği görülmüştür.<br>İcra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olmayıp, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması halinde, icra dairesi kendiliğinden yetkisizliğini gözetemeyeceği için borçlunun itiraz yolu ile bunu ileri sürmesi gerekir. İtirazın iptali davalarında; icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi durumunda; İİK'nın 50. maddesi uyarınca; öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın HMK'nın 164. maddesi hükmü uyarınca; ön sorun olarak incelenmesi gerekir. İcra Dairesi'nin bu konuda re’sen inceleme yetkisi bulunmamaktadır.<br>6100 sayılı HMK'nın 114-(2) maddesi uyarınca, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı tutulmuş olup, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, takibin yetkili icra dairesinde yapılmış olması, itirazın iptali davasının, dava şartlarından biridir. HMK'nın 115-(2) maddesi; “Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir ancak dava şartı noksanlığı giderilmesi mümkün ise bunun giderilmesi için kesin süre verilir. Bu süre içerisinde dava şartı noksanlığı giderilmemiş ise davayı dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddeder\" düzenlemesi karşısında hem icra dairesinin, hem de mahkemenin yetkisine itiraz edildiği durumlarda mahkemece, İİK'nın 50. maddesi gözetilerek öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenerek karar verilmesi gerekmektedir.<br>İcra Dairesi'nin yetkisine yönelik itirazının incelemesi neticesi; mahkeme, icra dairesinin yetkili olduğuna karar verirse; borçlunun, icra dairesine yapmış olduğu yetki itirazı hakkında; Anayasa'nın 141/3 ve HMK'nın 27. maddesi uyarınca gerekçeli olarak icra dairesinin yetkisine vaki itirazın kaldırılmasına karar verilecektir ve bu kararını da taraflara tefhim veya tebliğ edecektir. Mahkeme yapmış olduğu inceleme neticesi; takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirir ise, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilecektir (YHGK. 27/11/2013 Tarih ve E:2013/13-372 Esas - K:2013/1606 sayılı kararı). Mahkemece icra dairesinin yetkisine itiraz konusunda bir karar verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>2-Davalı davalı ...'ın tebligata yönelik istinaf isteminin incelenmesinde; <br>Davalı ... tarafından usulsüz tebligat iddiasında bulunulmuş ve bu kapsamda itirazının kabulüne karar verilerek, davaya cevap dilekçesinin süresinde olduğunun kabul edilmesini talep ettiği görülmüş ve Mahkeme tarafından davalının bu itirazı hakkında bir karar verilmediği gibi herhangi bir araştırma da yapılmamıştır. <br>7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi; \"Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat\" başlığı altında, tüzel kişiler adına tebligatı teslim alma yetkisine sahip kişileri düzenlemektedir. Madde metnine göre; \"(1) Hükmi şahıslara tebliğ, selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. (2) Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.\" şeklindedir.<br>7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 13. maddesinde; \"Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat \" başlığı altına hüküm tesis edilmiştir. Madde metnine göre; \"Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.\" şeklindedir. <br>7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12.ve 13. maddelerinden açıkça anlaşıldığı üzere, tebligat yapılacak tüzel kişiler; ticaret şirketleri (anonim, limited, kolektif ve komandit şirketler, kooperatifler), dernekler, kamu idareleri (mahalli idareler, köy, belediye, il), kamu kurumları (üniversiteler, TRT ve diğerleri) gibi özel veya kamu tüzel kişileri olabilir. Adi şirketler gibi tüzel kişiliği bulunamayan şahıs veya mal toplulukları tebligat muhatabı olamayacağı için bunlar adına tebligat çıkarılıp yapılması da söz konusu olamaz. Bakanlıkların devletten ayrı bir tüzel kişiliği mevcut olmayıp, organı oldukları devlet adına faaliyette bulunurlar. Ancak; dava, icra takibi ve diğer işlerde tebligat muhatabı olurlar. <br>Tüzel kişilerin tebliği almaya yetkili memur veya müstahdemlerine tebliğ yapılabilmesi için tüzel kişilerin selahiyetli kişilerinin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerin işyerinde bulunmamaları ve tebliğ edilecek evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları gerekmektedir. Bu hususun tebliğ memuru tarafından bizzat araştırılıp, tebliğ tutanağına yazılması gerekir. Bu, tebliğin geçerli olabilmesi için zorunlu bir kaidedir. Aksi takdirde yapılan tebliğ usulsüz olur. <br>Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20. ve 21. maddeleri de bu yönde düzenlemeler içermektedir. <br>7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Temsile yetkili kişinin herhangi bir nedenle tebliğ yapıldığı sırada işyerinde bulunmaması veya bizzat alamayacak durumda olması halinde, kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne, bu da olanaklı değilse, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine yapılmalıdır. Bu sıraya uyulması yasal zorunluluk olup, aksi takdirde tebligat usulsüz sayılacaktır. Tebligat tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılmamış ve anılan kişilere yapılmışsa, bunun nedenlerinin açıkça ve ayrıntılı olarak tebligat mazbatasına yazılması gerekir. <br>Somut olayda da; davalıya çıkartılan gerekçeli karar ve istinaf başvuru dilekçesi tebligatlarında ismi yazılan daimi çalışanın, davalının iddiasına göre davalının yanında çalışıp çalışmadığı Mahkemece araştırılmadığı gibi davalıyı temsil yetkisi bulunup bulunmadığı, temsile yetkili şahıs adreste bulunmuyor ise hangi sebeple bulunmadığı veya bizzat alabilecek durumda olup olmadığı, tebligatı alan bu şahsın temsile yetkili kişiden sonra gelip gelmediği, nerede çalıştığı belirli değildir. Tebligatların, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddesine göre yapıldıkları hususu mazbatada açık olmayıp, yasal zorunluluğa uyulmadığından, bu tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. <br>Bu durumda davalının cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunduğu öninceleme aşamasında bu konu ile ilgili herhangi bir karar verilmediği de anlaşıldığından, davalının zamanaşımı itirazı ile ilgili de olumlu veya olumsuz bir karar verilmelidir.<br>3-Kaldırma nedenine göre diğer istinaf istemleri incelenmemiştir.<br>4-Gerekçeli karar başlığında; taraflar ile vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4 ve 6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ...'ın ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4 ve 6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br><br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 16/05/2023 tarih, 2022/45 Esas - 2023/481 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. 17/02/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88c8a8078912c65a","SID":"a5fc3e108572b9df"}}