{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/438 <br>KARAR NO: 2025/941<br>KARAR TARİHİ: 25/03/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/01/2025<br>NUMARASI: 2025/4 2025/4<br>DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi<br>Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı ... tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret  talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı ... tarafından istenilmiş olmakla,  süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Taraflar arasında görülen  dava sırasında davalı ... tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle;Dava konusu olayla ilgili olarak mahkemece bononun lehdarı ...'ın 05/10/2023 tarihli duruşmada isticvaben dinlendiğini, müvekkil ...'ın dava konusu bonoya dayalı alacağının TBK'nın 183 vd. Maddeleri uyarınca bononun lehdarı olan ...'tan temlik alan kişi konumunda olduğunu, borçlu ... ile bononun lehdarı arasındaki ilişki bakımından ise üçüncü kişi konumunda olduğunu,Davanın menfi tespit davası olduğunu, mahkemece 17/03/2022 tarihli ara karar ile aynı nitelikteki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, bu kararın istinaf edilmesi üzerine istinaf talebinin reddedildiğini, yargılama devam ederken davacı tarafın mahkemenin 06/06/2024 tarihli duruşmasında satışın durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep ettiğini ve mahkemece bu duruşmada alınan ara karar ile tedbir konusunda celse arasında ara karar oluşturulmasına karar verildiğini, oluşturulan 10/06/2024 tarihli ara karar ile dava konusu icra takip dosyalarında takibin ve satışın teminatsız olarak durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, verilen ihtiyati tedbire itiraz edildiğini, mahkemece 05/07/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddedildiğin,davanın bu aşamasında ulaşılan yeni deliller karşısında dahi mahkeme heyetinin davayı kabul edeceği anlamını taşıyan şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin, mahkeme heyetinin tarafsızlığını şüpheye düşürdüğünü,Temlik alan sıfatıyla olaya sonradan dahil olan taraf olarak yaptıkları araştırma sonucu öğrendiklerine göre; davacının eski eşi ...'in babası ...in davacı aleyhine Karşıyaka ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile borçlusu ... ve lehdarı ... olan 22/02/2027 tanzim tarihli 22/04/2017 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak  icra takibine girişildiğini, bu takip dosyası ve bu takip dosyası ile ilgili dava dosyalarının ve arabuluculuk dosyasının istenmesinin zorunlu olduğunu, dava konusu bononun davacı tarafından eski eş ...'e verilen bono olmadığı, bu bonodan bağımsız ve başka bir bono olduğunun ortaya çıktığını, davacının davasının dayanağının kalmadığını, bu durumda da dava konusu bononun davacı ile bono lehdarı arasındaki ilişkiye dayanarak verildiğinin kabulünün gerektiğini, hak düşürücü sürenin nazara alınmaması ve buna rağmen davaya devam edilerek mahkeme heyetinin davanın kabul edilmesi anlamını taşıyacak şekilde ihtiyati tedbir kararı vermesi yönünden mahkeme heyetinin tarafsızlığından şüphe edildiğini, HMK'nın 209. Maddesi yönünden ihtiyati kararı verilmesi ve bu karar gerekçeleri yönünden mahkeme heyetinin davanın sonucu yönünden davanın kabulü görüşünü açıkladığını, Mahkemeye sunulan 11/06/2024 tarihli dilekçede belirtilen davacı adına kayıtlı İstanbul Şile'de bulunan taşınmazın değerinin 6.953.570,00-TL değerinde olduğunu, davacı ...'ün bu dava açılmadan önce adına kayıtlı diğer dört adet taşınmazını aile fertlerine satış yapmak suretiyle kaçırdığını, bu şekilde davacının kötü niyetli olup adli yardıma muhtaç durumda değil iken adli yardım kararına devamen teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi nedeni ile mahkeme heyetinin şimdiden davayı kabul ettiği yönündeki görüşünün belli olduğunu, bu nedenle mahkeme heyetinin tarafsızlığından şüpheye düşüldüğünü, sonuç olarak açıklanan nedenlerle mahkeme heyetini reddettiklerini beyan ile mahkeme heyetinin reddi talebinin kabulüne ve davanın bir başka mahkeme heyeti vasıtası ile görülmesine karar verilmesini talep etmiştir. Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup,  HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde  taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.  Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye  kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır. Dosya kapsamına göre, somut olayda  HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi  ve çekilmesini  gerektirecek sebeplerinin  bulunmadığı, reddeden davalı tarafından mahkemece  ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, bu kararın istinaf edilmesi üzerine istinaf talebinin reddedildiğini, yargılama devam ederken davacı tarafın satışın durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep ettiğini ve mahkemece dava konusu icra takip dosyalarında takibin ve satışın teminatsız olarak durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, verilen ihtiyati tedbire itiraz edildiğini, mahkemece  ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddedildiğini; davanın bu aşamasında ulaşılan yeni deliller karşısında dahi mahkeme heyetinin davayı kabul edeceği anlamını taşıyan şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin, mahkeme heyetinin tarafsızlığını şüpheye düşürdüğünü; ; davacının eski eşi ...'in babası ...in davacı aleyhine Karşıyaka ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile borçlusu ... ve lehdarı ... olan 22/02/2027 tanzim tarihli 22/04/2017 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak  icra takibine girişildiğini, bu takip dosyası ve bu takip dosyası ile ilgili dava dosyalarının ve arabuluculuk dosyasının istenmesinin zorunlu olduğunu, dava konusu bononun davacı tarafından eski eş ...'e verilen bono olmadığı, bu bonodan bağımsız ve başka bir bono olduğunun ortaya çıktığını, davacının davasının dayanağının kalmadığını, bu durumda da dava konusu bononun davacı ile bono lehdarı arasındaki ilişkiye dayanarak verildiğinin kabulünün gerektiğini, hak düşürücü sürenin nazara alınmaması ve buna rağmen davaya devam edilerek mahkeme heyetinin davanın kabul edilmesi anlamını taşıyacak şekilde ihtiyati tedbir kararı vermesi yönünden mahkeme heyetinin tarafsızlığından şüphe edildiğini; ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bu karar gerekçeleri yönünden mahkeme heyetinin davanın sonucu yönünden davanın kabulü görüşünü açıkladığını,  davacının kötü niyetli olup adli yardıma muhtaç durumda değil iken adli yardım kararına devamen teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi nedeni ile mahkeme heyetinin şimdiden davayı kabul ettiği yönündeki görüşünün belli olduğunu, bu nedenle mahkeme heyetinin tarafsızlığından şüpheye düşüldüğünü ve  diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği, diğer kısımların soyut nitelikte olduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince,İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/4 D.İş, 2025/4 karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE, Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,  İstinaf giderlerinin  davalı ... üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 25/03/2025 tarihinde  oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62fe0e307a66fafc","SID":"3d6805d5b5e8eb12"}}