{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2089 <br>KARAR NO: 2025/1018<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/11/2023<br>NUMARASI: 2023/530 2023/1018<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki davada  Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ile  Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesince, \"...Davanın davacı vekili tarafından itirazın iptali ve icra takibine ilişkin dava olduğu ve mahkememize Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla açılmış olduğu ve mahkememizin Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla yargılama yapma yetkisinin bulunmadığı...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"... eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre de bu durumda artık temel ilişkiye bakılarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği, taraflar arasındaki temel ilişkiye bakıldığında yapılan araştırma ile davacının tacir olmaması nedeniyle, uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görev alanına girdiği...\" gerekçesiyle görevsizlik  yönünde karar vermiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Aynı Yasanın 3. maddesinde, \"Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.”Aynı Yasanın 11/1 ve 2. maddesinde, \"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.(2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.\"Aynı Yasanın 12/1.maddesinde \"Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.\", 2 ve 3.fıkrasında ise, \"Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.\"hükmünü amirdir. Bununla birlikte, bir kişinin ticaret siciline kaydının olmaması tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde  \"Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.\" hükmüne yer verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dayanağı olan yatırım işbirliği sözleşmesi hükümlerine bakıldığında davalı şirketin ticari işletmesinde kaz civcivi yetiştiriciliği ve satışı yapmak konusunda taraflar anlaşmış olup, anılan sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi niteliğinde olduğu ve adi ortaklık sözleşmesine konu işin bir ticari işletme faaliyetini gerektirmesinden dolayı bu manada davacının tacir sıfatını haiz olduğunun kabulü gerekmekte olup, davaya bakmak görevi TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca  asliye ticaret mahkemesine aittir. <br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  Bakırköy 1. Asliye Ticaret   Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 27/03/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8536d1300589165","SID":"ee7a68bd73b03163"}}