{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 25/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tapu İptali Ve Tescil<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından aşağıda yer alan konular nedeniyle ... Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile; \"... numaralı olmak üzere 9 bağımsız bölüm ile, ... numaralı olmak üzere 7 bağımsız bölüm ile, ... numaralı 1 adet bağımsız bölüm ile birlikte; toplam 17 adet toptan ve perakende ticaret hal dükkanı vasıflı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tesciline ilişkin ihtiyati tedbir talepli olarak dava açıldığını ve mahkemece belirlenen teminat karşılığında taşınmazların kaydına ihtiyati tedbir işlendiğini, bu dosyada keşif yapıldığını ancak bilirkişi raporunun henüz sunulmadığını, keşif esnasında ve davalı şirket tarafından 3 adet taşınmazın sahibinden.com'a ilana konulması ile müvekkili şirketin davalı adına kayıtlı 3 adet taşınmazın davaya dahil edilmediğini tespit ettiğini; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,  işbu dosyanın .. Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve .. numaralı olmak üzere 3 adet toptan ve perakende ticaret hal dükkanı vasıflı taşınmazların üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi yolunda tapu kaydı üzerine öncelikle teminatsız olarak cebri icra yoluyla satışına da engel olunması kaydıyla ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatte olması halinde uygun görülecek teminat karşılığında cebri icra yoluyla satışına da engel olunması kaydıyla ihtiyati tedbir konulmasına, ayrıca davalı şirket adına kayıtlı ... numaralı olmak üzere 3 adet toptan ve perakende ticaret hal dükkanı vasıflı taşınmazların tapu kayıtlarının inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı olarak iptalini ve müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi 08/01/2025 tarihli ara kararında; 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince, dava konusu taşınmazların 3 kişilere devri halinde meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin tedbir talebinin kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 84 vd. maddeleri gereğince,  dava konusu taşınmazın değeri belli olana kadar şimdilik takdiren  250.000,00 TL (İkiyüzellibinTürkLirası) tutarında, mahkeme veznesine nakdi teminat yatırıldığı veya bu meblağı karşılayan kesin ve süresiz banka teminat mektubu mahkemeye sunulduğu taktirde; dava konusu \"... numaralı olmak üzere 3 adet toptan ve perakende ticaret hal dükkanı vasıflı\" sayılı taşınmazlar üzerine 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. <br>Davalı vekili 15/01/2025 tarihli itiraz başvuru dilekçesinde, öncelikle mahkemece verilmiş olan işbu ihtiyati tedbir kararının taraflarının beyanları alınmadan yalnızca davacının soyut beyanları ve talepleri doğrultusunda verildiğini, 6100 sayılı HMK'nın 394. Maddesi gereğince tarafları dinlenilmeden verilen işbu ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, mahkemece davaya konu edilen toplamda 3 adet taşınmaza 250.000,00-TL gibi emsallerine kıyasla çok az bir teminat bedeli karşılığında ihtiyati tedbir kararının kabulüne karar verildiğini, tedbir talep eden davacı tarafın muhtemel olarak haksız çıkması durumunda müvekkili şirketin geri dönüşü olmayan zarara uğrayacağını ve mahkemece hükmedilen teminat tutarının da müvekkilinin zararını karşılamayacağını,  davaya konu taşınmazlardan beş tanesine ait 07/05/2024 tarihli Gayrimenkul Değerleme Raporu'nda da açık bir şekilde görüleceği üzere yalnızca beş adet taşınmazın değerinin 50.090.000,00-TL olarak belirlendiğini, yalnızca beş adet taşınmaz için 50.090.000,00-TL değerleme yapıldığı halde davaya konu 3 taşınmaz için teminat tutarı olarak 250.000,00-TL belirlenmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve teamüllere göre teminat tutarının dava konusunun yani somut olayda taşınmazların toplam bedelinin yüzde on beşi tutarında belirlenmesi gerekirken mahkemece hükmedilen teminat bedeli olması gereken tutarın çok altında kaldığını, kaldı ki bu konuda yine aynı dava konusu taşınmazlara yönelik davacı tarafından ... Mahkemesi'nin .. Esas  sayılı dosyasından da ihtiyati tedbir kararı talep edildiğini ve mahkemenin kararında 3.000.000,00-TL karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verildiğini, mahkemenin .. Esas sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararındaki teminat bedeli de taraflarınca asla kabul edilmemek kaydıyla yeni teminat tutarının bu tutarın da aşağısında olmasının yasaya ve usule aykırı olduğunu, bu sebeple öncelikle itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılması ancak mahkeme aksi kanaatteyse de öncelikle keşif yapılarak taşınmazların esas değerlerinin tespit edilerek teminat miktarının arttırılması gerektiğini, davacının inançlı işleme dayalı olarak herhangi bir somut delil dosyaya ibraz etmediğini, kaldı ki taraflar arasında herhangi bir inanç sözleşmesi de bulunmadığını, kaldı ki ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için tedbir talep eden tarafın davasını yaklaşık ispat kuralına göre ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın yaklaşık ispat kuralına uygun olarak dava dilekçesinde herhangi bir açıklama veya herhangi bir yazılı delil sunamadığını, bu sebeple de mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, ayrıca davalının dava konusu taşınmazları davacının da belirtmiş olduğu üzere ve tapu kayıtlarından anlaşılacağı üzere ....'den kesmiş olduğu faturaların karşılığını ödeyerek devraldığını, bu sebeple hukuki işlemlerin davalı olan müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında gerçekleştiğinden dolayı davacının işbu davayı ikame etmesinde herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını, davalının bu taşınmazın satın alımını dava dışı diğer şirketten yaptığını, aktif husumet yokluğundan da davanın reddi gerektiğini, aktif husumet yokluğundan reddedilmesi gereken bir dava dosyasından da ihtiyati tedbir talebinin kabulünün de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin dava konusu taşınmazları tüm iyi niyetiyle dava dışı 3. Şirketten satın aldığını, son olarak değinmek istedikleri hususun da ihtiyati tedbir kararının uygulayacak merci tayinine ilişkin olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbir kararının uygulanması başlıklı 393. Maddesinde özetle \"....Tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir. Mahkeme, kararında belirtmek suretiyle tedbirin uygulanmasında yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir.\" şeklinde düzenleme yaptığını, ancak mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararında kanunun emredici hükümlerinden olan bu düzenlemeye dikkat edilmediğini, ihtiyati tedbir kararının bizzat mahkeme tarafından uygulandığını, kanunun emredici hükmüne yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kararı veren mahkemenin tedbir konusu taşınmazların bulunduğu yer icra dairesine müzekkere yazarak işlemlerin icra dairesi tarafından yürütülmesi gerektiğini bildirmesi gerektiğini, mahkemenin kendisini, icra müdürlüğünün yerine koyarak hem kararı verip hem de kararın icrasını gerçekleştirdiğini ileri sürerek, müvekkili şirket aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi 04/02/2025 tarihli ara kararında ise; somut olayda mahkemenin 08/01/2025 tarihli ara kararı ile, 250.000,00 teminat karşılığında, dava konusu \".. numaralı olmak üzere 3 adet toptan ve perakende ticaret hal dükkanı vasıflı\" sayılı taşınmazlar üzerine 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbirin davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki koruma olduğunu, her ne kadar itiraz eden vekilince, tedbir kararının kaldırılması talep edilmiş ise, davalı vekilinin itirazlarının yargılamayı gerektirdiği  ve teminat miktarının keşif ve bilirkişi raporu alındıktan sonra her zaman mahkemece değiştirilebileceğinden, ihtiyati tedbire itirazların reddine  karar verilmiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itiraz dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davası, inceleme konusu talep ise ihtiyati tedbir  istemine ilişkindir.<br>HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile  ihtiyati tedbir isteminde bulunmuş, mahkemece ihtiyati tedbir isteminin kabulüne dair karar verilmiştir.  Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Davanın açılması ya da mahkemeden geçici hukukî koruma talep edilmesi, harca tabi usuli bir işlemdir. 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (m. 2). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispî esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (m. 15). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (m. 32). 6100 sayılı HMK m. 120/1 hükmüne göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.<br>Harcın kimden alınacağı konusu, Harçlar Kanunu'nun “Mükellef” başlığını taşıyan 11. maddesinde düzenlenmiş; bu madde ile genel olarak yargı harçlarının, davayı açan veya harca konu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerce ödenmesi yükümlülüğü getirilmiştir.<br>6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümleri ile  2004 sayılı İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca, esas hakkındaki hükme kadar taraflar açısından davanın uzamasından kaynaklanan sakıncaları gidermeyi ve geçici hukuki koruma sağlamayı amaçlayan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarife uyarınca başvurma harcına tabidir. Nitekim Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı Tarife hükümlerin \"Yargı Harçları\" kısmının A-III-2-d maddesinde \"Tespiti delil, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarında\" maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.<br>492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlediğine ve emredici nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı belirtildiğine göre, başvurma harcı ilgilisince ödenmedikçe ihtiyati haciz/tedbir talebinin incelenmesi olanağından söz edilemez. Buna göre mahkemece yapılacak iş; ihtiyati haciz/tedbir talep edene başvuru harcını tamamlaması için usulünce ihtarat yapılarak süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa ihtiyati haciz/tedbir talebinin esasının incelenmesi olmalıdır. Bu açıklamalara göre, davanın açılması sırasında veya dava sırasında, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olan başvuru harcı yatırılmadan ihtiyati haciz/tedbir talep edilmesi halinde, ihtiyati haciz/tedbir talep edene başvuru harcını tamamlaması için usulünce ihtarat yapılarak kesin süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa ihtiyati haciz/tedbir talebinin esasının incelenmesi gerekir (Bkz. Yargıtay 3. HD'nin 16/06/2022 tarihli ve 2022/1582 E., 2022/5882 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı).<br>Somut olayda, dosya içeriğinde ihtiyati tedbir talebi için başvuru harcının alındığına dair bir belgeye rastlanılmadığından, davacı vekiline ihtiyati tedbir harcını yatırması için uygun bir kesin süre verilmesi, kesin süreye uymamanın neticelerinin açıkça ihtar olunması, verilen kesin süre içinde harcın yatırılması halinde bundan sonra ihtiyati haciz  talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, ihtiyati tedbir  harcı alınmadan talebin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>Yukarıda belirtilen sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-4 ve m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı  vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ... Mahkemesi tarafından verilen ... tarih ... Esas sayılı ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-4 ve 355. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan istinaf karar harcının  talep halinde başvuran tarafa  iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a ve 362/1-f,g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi....<br>\t\t\t\t<br>...<br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4838f52da8bb7e1","SID":"2854f9be4201806b"}}