{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.                                                                                              <br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>18. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/687 <br>KARAR NO: 2025/575<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/01/2025 Ara Karar<br>NUMARASI: 2024/150 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Alacak \" Kıymetli Evraktan Kaynaklanan \"<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:  26/03/2025<br>Taraflar arasındaki alacak davasında; verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede  işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 14/01/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; HMK madde 389 hükmü gereğince ivedilikle ve öncelikle teminatsız olarak davalı adına kayıtlı Tekirdağ / ... - ... Mah ... Ada ... Parsel'de bulunan bir gayrimenkul hissesi üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, sayın Mahkeme aksi kanaatte olunması halinde ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"..Tedbir talebinin uyuşmazlık konusuna ilişkin olmadığından talebin REDDİNE,...\" ara karar verilmiş, bu ara karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını tekrarla, Tekirdağ ..., ... parselde bulunan gayrimenkulün hissesinin davalı tarafından satışa çıkartıldığının müvekkilce öğrenildiği, satışa ilişkin ilan yerel mahkeme dosyasında mevcut olduğu, müvekkil için bu taşınmazın satın alındığı 21/10/2024 tarihli çözümü yapılan ses kaydına ilişkin bilirkişi raporunda da beyan edildiği, dava konusu edilen alacak olan çeklerin kaynağı iş bu taşınmaz olduğu, inançlı işlem sonrasında kayıtlı taşınmaz hiçbir suretle devredilmediği için alacaklı olduğu, bu hususlarla ilgili Yargıtay 9. HD kararlarının bulunduğu, telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracağı, yaklaşık olarak ispat edildiği, HMK 389 şartlarının gerçekleştiği, bu sebeplerle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, aksi halde ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki savunmalarını tekrarla,  davacının müvekkilimden herhangi bir alacağı da yoktur. Gerek dava dilekçesinde gerekse iş bu istinaf dilekçesinde bahsedilen ve icra takibine dayanak yapılan senetlerin sahteliği ortada olup; Yargıtay tarafından da yerel mahkeme kararı onanmış ve senetlerdeki sahtelik kesinlik kazanmıştır. Davacı, sahteliği Yargıtay onayından da geçerek sabit olan senetlerle ilgili müvekkilimi sürekli baskı altında tutmak, yıldırmak ve bezdirmek amacıyla haksız ve hukuka aykırı aynı zamanda suç teşkil eden taleplerde bulunmakta olduğu, TCK 204. Maddesindeki eylemlerin suç olacağının belirtildiği, ayrıca müvekkilim, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ve suç teşkil eden taleplerle dava baskısı ve icra baskısı altında tutulmaya çalışılmaktadır. Bu hususunda Sayın Başkanlığınızca bilhassa dikkate alınmasını talep ediyoruz. Dosyaya celp edilen kayıtlar, davaya vermiş olduğumuz cevap dilekçemiz, beyanlarımız ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında istinaf müracaatının ne denli haksız ve hukuka aykırı olduğu, istinaf dilekçesinin reddini talep etmiştir. Dava,  ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. Davacı tarafça 14/01/2025 tarihli talep dilekçesinde HMK madde 389 hükmü gereğince ivedilikle ve öncelikle teminatsız olarak davalı adına kayıtlı Tekirdağ / ... - ... Mah ... Ada ... Parsel'de bulunan bir gayrimenkul hissesi üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, sayın Mahkeme aksi kanaatte olunması halinde ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 389 – 399.maddelerinde ihtiyati tedbir kararının usul ve esasları düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeye göre; HMK m. 389- \"(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.\" HMK m. 390- \"(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK m. 391- \"(1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. (2) İhtiyati tedbir kararında; a) İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı, c) Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği, ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği, yazılır. (3) İhtiyati tedbir talebinin reddi hâlinde, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.\" şeklinde düzenlenmiştir. İhtiyati haciz ise 2004 s.İİK.nun da düzenlenmiş olup,İİK.nun 257.m.sinde ihtiyati haciz şartları;\" Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2- Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenlenmiştir. Davacı taraf davalıya yurt dışında olduğu için işlerinin yürüttüğü, taraflar arasında inançlı işlemler yapıldığı, davalı tarafından senet verildiği, taşınmaz ise davalı taraf adına kayıtlı olup sonrasında iade edilmediği, müvekkil için alındığına dair ses kaydı olduğu belirtildiği görülmüştür. İş bu taşınmazın dava konusu olduğu ileri sürülerek ihtiyati tedbir aksi halde ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz talep edildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde taşınmazın iade edilmediğinden kaynaklı senetlerin işleme konulduğu icra mahkemesince geçici durdurma kararı verildiğinden bonoya konu alacağın tahsilini talep etmiştir. Davacı taraf 14.01.2025 tarihli beyan dilekçesinde ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz talep edildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK' da  ve 2004 sayılı İ.İ.K. 'da  ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz  talebi  şeklinde yasal bir  düzenleme olmadığı görülmekle ihtiyati tedbir talebinin 6100 s.HMK.nun 389-396.m.leri hükümlerine gerekçeli göre ara kararı oluşturulmuş ise de ,ihtiyati haciz talebi yönünden 2004 s.İİK.nun 257.m.si hükmüne göre  ayrı değerlendirilmesi ve 6100 s.HMK.nun 297.m.si hükmüne göre dosya kapsamındaki tüm taraf delilleri kapsamına göre olumlu veya olumsuz gerekçeli ara kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talepleri bu yön itibariyle yerinde görülmüştür. Tüm bu nedenlerle HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK 297. maddesi gereğince ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebi değerlendirilip ihtiyati haciz talebi yönünden gerekçeli ara karar oluşturup taraflara tebliği ile yasal istinaf süresi sona erdikten sonra istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1.Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK m. 353/1-a-6 uyarınca İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' nin 15/01/2025 Ara Karar ve 2024/150 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,2.Yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında yargılama yapılmak üzere dosyanın kararı veren İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' ne gönderilmesine,3.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4.Davacının yatırdığı istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 5.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine, 6.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,  26/03/2025   tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57c9f1f753a9a306","SID":"7dc30219ca01d5be"}}