{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/506 <br>KARAR NO: 2025/633<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/12/2024<br>NUMARASI: 2024/102 E. 2024/1181 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 21/03/2025\t\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 25/12/2024 tarih ve 2024/102 E - 2024/1181  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  Davacı şirketin yeni kurulan bir şirket olması nedeniyle kendi bünyesinde bulunan araçlar ile yurt dışında taşıma yapabilmek adına davalı firma ile sözlü olarak anlaşma yaptıklarını, bu anlaşmaya göre 5 adet aracın davalı firma bünyesinde taşıma yapacağını ve bu taşıma neticesinde davalının müvekkili şirkete ödeme yapacağını, müvekkili şirkete ait araçların taşınan yükün müşteriye teslimi sonrasında müşteri tarafından taşıma bedellerini davalı firmaya ödediğini akabinde müvekkili şirketin yaptığı taşıma işi karşılığı olan navlun bedelini faturalandırarak davalı şirketten talep ettiğini, müvekkili firmaya ait araçların yaptığı taşıma hizmetini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bir süre davalı şirket tarafından ödemelerin yapıldığını ancak 3 adet faturanın ödemesinin yapılmadığını, borçlu firma ile yapılan görüşmelerden bir sonuç alamadıklarını, bunun üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu, icra dosyasına davalının yaptığı itirazın haksız olduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun takip konusu 20.350,00-Euro borcu takip dosyasında belirtilen işlemiş faiziyle ve tüm ferileriyle birlikte ödemesine, alacağın likit olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının haksız ve yersiz talepler olduğunu, öncelikle davacı tarafın sözlü olarak yapıldığını iddia ettiği anlaşmanın ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın elinde yurt dışı taşıma belgesi olmadığı için taşımacılık işlerini müvekkili şirket üzerinde yaptığını, yapmış oldukları taşımacılık ile ilgili ücretleri yani navlun bedellerini elden aldıklarını, davacı şirket yetkilisinin banka hesaplarının incelenmesi neticesinde bu ücretlerin ödendiğinin ortaya çıkacağını, karşı taraf iddialarının soyut ve ispata muhtaç iddialar olduğunu, iddialarının yasal ve inandırıcı deliler ile ispatlanması gerektiğini, davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Davalının icra takibine haksız yere itiraz etmesi ve alacağın likit olması nedeniyle İİK 67/2 maddesi uyarınca takibe konu yabancı para alacağının takip tarihindeki (23/03/2022) kuru (1 EURO=16,3272-TL) üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, yargı harçları ve vekalet ücreti ise dava tarihindeki (30/05/2022) kuru (1 EURO=17,5849-TL) üzerinden hesaplanmıştır.<br>Davalı taraf cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmemiş, davalı vekili 25/12/2024 tarihli karar duruşmasında cevap dilekçesini ıslah ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesi durumunda davacının 6200 EURO bedelli ödemeyi tahsil ettiğini bile bile icra takibi başlatmakla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı süresinde cevap dilekçesi vermiş olduğu için cevap dilekçesinde talep etmediği kötü niyet tazminatı talebini ıslah yoluyla yapabileceği kabul edilmiştir. Ancak davacının kötü niyetli olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığından bu talebin reddine karar vermek gerekmiş ve kanaatimize esas işbu gerekçelerle aşağıdaki hüküm fıkrası tesis edilmiştir. Davanın kısmen kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin 14.150,00-Euro asıl alacak üzerinden devamına, iş bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren başlamak üzere yıllık %9,00'u geçmemek üzere fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi gereğince devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, davacının fazlaya dair isteminin reddine, İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilen 14.150,00-Euro'nun icra takip tarihindeki Türk Lirası karşılığının %20'si olan 46.205,97-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Şartları oluşmamakla davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin  01.11.2023 tarih  ve  2022/ 442 E  2023 /976 K  sayılı kararı aleyhinde istinaf incelemesinin  Kayseri BAM     6. Hukuk Dairesinin 11.01.2024 tarih ve 2023 / 2443 E - 2024/87 K sayılı dosyası ile yapılmış olup , istinaf incelemesi sonucunda  Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesince yerel  mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülebilmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verildiğini, BAM kararında ; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ödeme savunmasının yargılamanın her aşamasında yapılabileceğini, zira ödemenin borcu söndüren/sonlarından hususlardan olduğu, bu nedenle davalı tarafından tüm aşamalarda nitelikleri/bilgileri bildirilen çeklerle ödeme yapıldığının ve davacı tarafça alacağın/çeklerin tahsil edildiğinin bildirildiği/savunulduğu anlaşılmakla, nitelikleri/bilgileri bildirilen ilgili çeklere ilişkin ilgili bankalarından çek suretleri ve ödeme bilgileri celbedilerek TBK'nın 100. maddesi de nazara alınmak suretiyle ve ayrıca dava konusu icra takibinin münhasıran takibe konu faturalara dayandığı da gözetilmek suretiyle takibe konu işbu faturalar yönünden olmak üzere gerek takip tarihi gerekse dava tarihi itibariyle davacı alacağının olup olmadığına,varsa nelerden ibaret ve miktarının ne kadar olduğuna dair bilirkişiden ilgili tüm kayıtlar ve varsa yazılı delil ve belgelerle ispatlanan tüm ödemeler de incelenmek suretiyle ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmediğini, belirtilen gerekçelerle davalı istinafı yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-a.6.maddesi gereğince kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair  hüküm kurulduğunu, istinaf bozma kararından sonra yargılama Kayseri 1.Asliye Ticaret  Mahkemesinin 2024/ 102 E sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, yerel mahkemece Kayseri BAM bozma kararı doğrultusunda   6.200 Euro bedelli çek hususunda ; Türkiye İş Bankası ve ... Şubesi'ne yeniden müzekkere yazılarak keşidecisi ...Limited Şirketi olan, ...seri numaralı, 12/11/2021 vadeli ve 6.200-Euro bedelli çeki ibraz anındaki arkalı önlü görüntüsünün gönderilmesinin istenilmesinine, müzekkere cevabının gelmesi halinde    istinaf kaldırma kararı gereği dosyanın yeniden önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek TBK'nın 100. maddesi de nazara alınmak suretiyle ve ayrıca dava konusu icra takibinin münhasıran takibe konu faturalara dayandığı da gözetilmek suretiyle takibe konu işbu faturalar yönünden olmak üzere gerek takip tarihi gerekse dava tarihi itibariyle davacı alacağının olup olmadığına,varsa nelerden ibaret ve miktarının ne kadar olduğuna dair ilgili tüm kayıtlar ve varsa yazılı delil ve belgelerle ispatlanan tüm ödemeler de incelenmek suretiyle ek rapor tanziminin istenilmesine, karar verildiğini, 6.200 Euro bedelli çeke ait kayıtların mahkemeye geldiğini, davacı şirket, ilgili  çek ödemesinin  dava konusu faturalara ilişkin olmadığı hususunda delil sunamamış olması nedeniyle çek bedeli kadar dava konusu faturalara ilişkin davacıya ödeme yapılmış olduğu hususunun ispatlandığını, yerel mahkeme kararına  dayanak teşkil eden bilirkişi kök ve ek raporları hukuka uygun olmayıp yasal mevzuat çerçevesinde hazırlanmadığını, bu nedenle de yerel mahkeme kararı hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi kök ve ek raporlarında davacı şirket ticari defterlerinin lehine delil olarak dikkate alınmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının  müvekkili şirket aleyhinde  inkar tazminatına hükmedilmiş olması nedeni ile de hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemeden talep etmiş oldukları kötü niyet tazminatının reddedilmiş  olmasının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum ettirilmesine, yargılama   giderleri ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Davacı vekili istinafa  cevap dilekçesinde özetle;  Davalı tarafın  hiçbir hukuki gerekçe ileri sürmeden   istinaf talebinde bulunduğunu, istinaf taleplerinin  esastan reddi gerektiğini, davalı tarafın istinaf dilekçesinde mahkemece lehlerine kötüniyet tazmşinatına hükmedilme-mesinin usul ve yasaya uygun olmadığını beyan ederek istinaf etmiş olup davalının istinaf gerekçesinin yerinde olmadığını, zira taraflarından likit olan alacakları için icra takibi yapılmış olup davalı tarafça borçlarının olduğu bilinmesine rağmen borca itiraz edilerek müvekkilinin alacağını almasına kasıtlı olarak engel olunduğunu, mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/11177 E.  ,  2017/2333 K. sayılı ilamında 'borçlu tarafından, alacaklının, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu kanıtlanamadığına göre, mahkemece, alacaklının tazminat ile sorumlu tutulması isabetsizdir.' denilerek kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli hususları<br>net olarak açıkladığını, ilgili mahkeme dosyasında alacaklı müvekkilinin kötüniyeti ve ağır kusurunun söz komusu olmadığını, bu sebeple davalının yerinde olmayan  istinaf taleplerinin  esastan reddi gerektiğini beyan ederek davalı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini, mahkeme masrafı ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.  <br>Dava, fatura alacağından kaynaklanan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.<br>Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı  dosyası incelendiğinde: Davacı tarafından davalı aleyhine   6950 Euro + 7.950 Euro +5450 Euro Fiili Ödeme Tarihi TİCARİ İLİŞKİDEN KAYNAKLI YURT DIŞI NAVLUN BEDELİ (İstenen: Yıllık En Yüksek Mevduat Faizi(Eur) olmak üzere toplam  20.350 Euro alacak 332.272,765TL (23/03/2022 tarihli TCMB kur üzerinden 1 Euro=16.3279 TL olarak hesaplanmıştır) Fiili Ödeme Tarihli Toplam Alacak üzerinden İlamsız takip başlatıldığı takip dayanağı olarak Ticari ilişkiden kaynaklı yurt dışı navlun bedeli 6.950,00 EURO, Ticari ilişkiden kaynaklı yurt dışı navlun bedeli 7.950,00 EURO, Ticari ilişkiden kaynaklı yurt dışı navlun bedeli 5.450,00 EURO\"olarak gösterildiği görülmüştür.<br>Davacı taraf takip dayanağı olarak 27.08.2021 tarih ...Numaralı 6.950 Euro bedelli, 30.09.2021 tarih ... Numaralı 5.450 Euro bedelli, 01.10.2021 tarih ... Numaralı 7.950  Euro bedelli faturaları göstermiş olup Bahse konu faturaların davalı tarafından ticari defterleri işlendiği dosyada yer alan bilirkişi raporuyla sabittir.<br>Davalı cevap dilekçesinde davacıya 6200 Euro bedelli müşteri  çeki verdiğini, davacıya elden  bir kısım  ödeme  yaptığını, davacı şirket çalışanı ve yetkililerine hesaplarına ödemeler yapıldığını belirterek ödeme savunmasında bulunmuştur. Davacı davalının bu iddialarını kabul etmemiştir.<br>Bu durumda ispat külfeti davalı da olup davalı taraf cevap dilekçesinde belirtiği İş Bankası ...numaralı 12.11.2021 vade tarihli 6.200 €URO bedelli çek  sureti incelendiğinde çekin  davalı tarafından davacıya ciro edildiği davacı tarafından da QNB Banka ciro edildiği banka tarafından tahsil edildiği  görülmüştür.<br>Davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. <br>Davalı taraf  İş Bankası ...numaralı 12.11.2021 vade tarihli 6.200 €URO bedelli çek   bakımından ödeme iddiası ispat etmiş olup cevap dilekçesinde belirttiği 3.kişiler tarafından şirket ve şirket çalışanlarına yapıldığını belirtiği  diğer ödemeler yönünden dosyaya yazılı deliller sunmadığı cevap dilekçesinde de yemin deliline dayanmadığı görülmekle  mahkemece takibin takip tarihi itibariyle 14.150 Euro üzerinden devamına karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.<br>3095 sayılı Yasanın 4/a maddesinde, sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacağı düzenlenmiş olup, mahkemece takip tarihinden tahsil tarihine kadar yazılı şekilde faize hükm edilmesinde  bir isabetsizlik bulunmamaktadır.  (Yargıtay 11. HD 2024/1380 Esas  2024/9115 Karar)<br>Ayrıca, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. <br>Eldeki davada, dava konusu fatura alacağı likit (belirlenebilir) olup, mahkemece hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. (Yargıtay 11. HD 2024/1380 Esas  2024/9115 Karar)<br>Öte yandan yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmesi halinde, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılması yerindedir (Yargıtay 11. HD  2023/2463 Esas  2024/4957 Karar-2023/1561 Esas  2024/4728 Karar  - 2023/963 Esas 2024/3467 Karar  )<br>Somut olayda, çekle  ödeme hususunun  6098 sayılı TBK 102 maddesi gereği takibe konu borç için yapılıp yapılmadığı yargılamaya muhtaç olduğu gibi bu hususta davacı tarafça davalıya yemin teklif edildiği hususu gözetildiğinde davacı alacaklının kötü niyetli olarak icra takibine giriştiği olgusu davalı tarafça ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür. <br>Bununla birlikte yabancı para  olarak talep edilen miktarın dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığını tespit ederek vekalet ücretini ve harcı belirlemesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD  2024/1963 Esas  2024/7720 Karar- 2023/2463 Esas  2024/4957 Karar )Mahkemece bu ilklere doğrultusunda hesaplama yapıldığı görülmüştür.<br>İstinafa konu incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler yerinde  görülmemiştir.  Bu nedenle davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>Anayasa Mahkemesinin 2023/182 esas-2024/203 karar sayılı,04/12/2024 tarihli ve Resmi Gazetenin ... tarihli ... sayılı sayısında yayımlanan kararıyla, 6100 sayılı HMK na 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı kanunun 44. Md ile eklenen ek 1. Maddesinin (2) numaralı fıkrasında yeralan \"...341 inci ve 362 inci...\"  ibaresi ile \"....362 inci...\" ibaresinden sonra gelen \"...ve...\" kelimelerinin Anayasa aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmiş olması, Danıştay 12. Dairesinin emsal 2021/6033 esas-2021/5638 karar sayılı içtihadı ve yerleşmiş istikrarlı  içtihatları ile Anayasanın 153. Maddesinde yer alan Anayasa mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm birlikte gözetildiğinde ; Her ne kadar işbu iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmişse de, Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecek olması nedeniyle, dairemizce verilen işbu istinaf karar ilamı yönünden dava tarihindeki kesinlik/temyiz sınırı dikkate alınmış ve bu sebeple de Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  istinafa konu edilen 25/12/2024 tarih ve 2024/102 E - 2024/1181  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 16.997,32-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 4.249,33 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 12.747,99 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 21/03/2025   <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78a2292055dfd76a","SID":"e7867138bbd6a7fc"}}