{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/896<br>KARAR NO\t: 2024/1254<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/12/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında iş ilişkisi olmakla birlikte davacı aleyhine  .... - Büyükçekmece İcra Dairesi   Esas sayılı   icra dosyası ile icra takibi ikame edildiğini, söz konusu ödeme emrinin tebliğini takiben 11/09/24 tarihinde  borçlu şirketçe itiraz edilmiş ve söz konusu takip durdurulduğunu, dosyaya konu icra takibi 27.08.2024 tarihinde açılmış olup  takibe konu  .... numaralı faturadan kaynaklandığını, söz konusu fatura 18.000,00 TL tutarlı olup borçlu yanca 26.07.2024 tarihinde müvekkiline kısmi ödeme yapıldığından cari hesaba işlenerek bakiye 10.000,00 TL üzerinden takip başlatıldığını, borçlu yan takip başlatıldıktan sonra 03/09/24 tarihinde 10.00,00 TL ödeme yaparak dosyaya itirazda bulunulduğunu, itiraza konu takipte , takibe konu edilen  fatura uyarınca müvekkilinin alacağı sabit olduğunu, ilaveten yerleşik içtihat ve uygulama gereği takip açıldıktan sonra ödeme yapılması vekalet ücretinin , dosya harç ve masraflarının ödenmesi gerektiği yönünde olduğu,  izah edilen nedenlerle borca bağlı tüm feriler yönünden haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin asıl alacağa işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve icra yargılama giderleri kalemleri  yönünden devamına, %20’den az olmamak şartıyla icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine,  yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;taraflar arasında bu davaya konu alacak peyzaj bakım hizmetinden kaynaklandığını, taraflar arasında eser sözleşmesi niteliğinde tüketici işlemi bulunduğunu, davacı yüklenici her ne kadar şirket ise de davalı iş sahibinin tüketici konumunda olduğu buna göre uyuşmazlığın çözümünde TKHK kanun madde hükümleri uygulanması gerektiğini, davalı müvekkili tarafından davacı tarafa fatura miktarı tam ve eksiksiz olarak yapıldığını, davacı taraf da bu durumu kabul ettiğini, ödemelerin geç ödenmesi işin tam olarak yapılmamasından kaynaklı olduğunu, bu süre zarfında açılmış olan icra takibinden müvekkilinin haberi olmadığını, dolayısıyla tam ve eksiksiz olarak almadığı hizmete karşı ödeme yapılmış olması sebebiyle müvekkilinin tekrar mağdur olacağı, yine davacı tarafın yargılama giderleri yanında icra inkar tazminatı talebinde bulunması da usul ve yasaya aykırı olduğu, Yargıtay .... HD ... E. ... K sayılı ilamında da ödeme emri tebliğinden önce yapılmış ödemeler için icra inkar tazminatı talebine hükmolunamaz şeklinde karar verildiğini, izah edilen sebepler ışığında huzurda görülmekte olan davanın öncelikle görev yönünden reddine, davanın esas yönünden reddine karar verilmesini masraf ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE: <br>Dava, sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>6502 Sayılı Kanunun 3/1-(k) maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi; 3/1-(ı) maddesinde sağlayıcı, kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere  ticari veya mesleki amaçlarla  tüketiciye hizmet sunan veya hizmet sunanın adına  ya da hesabına  hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi'; 3/1-(i) maddesinde  satıcı, kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere  ticari veya mesleki amaçlarla  tüketiciye mal sunan veya  mal sunanın adına  ya da hesabına  hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ve aynı kanunun 3/1-(l) maddesinde tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.<br>Davacı tarafın, davalı ... ile sitedeki bir takım işlerin yapılması için sözleşme yapıldığı, sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmesi konusunda taraflar arasında anlaşmazlık olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirket, mesleki ve ticari amaçla hareket eden ve inşaat ve benzeri hizmetleri sunan özel hukuk tüzel kişisi; davalı ... ise, sitede bulunan bağımsız bölüm maliklerinin menfaatleri için hareket eden ve onları vekaleten temsil eden site yönetimi konumunda olup bu yönü ile tüketici sıfatını haizdir. Buna göre davacı şirket, 6502 sayılı Kanun kapsamında mal ve hizmet satışı sunmakta, davalı ... ise bağımsız bölüm maliklerinden aldığı yetki ile tüketicilerin vekili sıfatı ile işlem yapmakta olduğundan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinin görevine girdiği kanaatine varılmıştır (Emsal karar için bkz.  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. H.D. 2022/2274 Esas 2022/2046 Karar;  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 2022/2990 Esas 2022/2571 Karar sayılı ilamları).  <br>Sözleşmenin taraflarından olan davacı takibin başlatıldığı ve davanın açıldığı tarihte yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı TKHK hükümlerine göre, davacı hizmet sağlayıcı, davalı ... ise tüketici konumundadır. O nedenle, bu Kanun’un 73 ncü maddesi uyarınca davaya bakmaya görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir. Bu husus kamu düzeninden olduğundan resen gözetilmiştir. <br>Somut olayda; davacı, davalı siteye verilen yönetim hizmet bedelinin tahsilini talep etmiş olup,   davalı ... Yönetiminin 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici olduğu, tacir konumunda olmadığı, uyuşmazlığın temelinde hizmet sözleşmesi bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması amacıyla görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2016 tarih, 2016/2053 Esas, 2016/5865 Karar sayılı ilamı, 10.05.2017 tarih, 2016/779 Esas, 2017/5751 Karar sayılı ilamı, 02.05.2014 tarih, 2013/32630 Esas, 2014/14235 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)    <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,<br>2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,<br>3-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,<br>4-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,<br>5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,<br>Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2024<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a17eda608847846e","SID":"f2e74747daf7bad8"}}