{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1385 - 2025/267<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1385 <br>KARAR NO\t: 2025/267<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/09/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/523 Esas 2024/585 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 26/03/2025<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 29/10/2012 tarihinde davacının, davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olup sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araçta yolcu olduğu sırada meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını, davalı şirket sigortalısı araç sürücüsü ...'in davacının babası olduğunu, davalı tarafın davacıya kısmi bir ödeme yaptığını, ancak gerçek zararın karşılanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 800,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 172.899,36 TL olarak artırmıştır. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazadan dolayı 20/08/2020 tarihinde davacıya 84.103,13 TL ödeme yapıldığını, davalı şirket tarafından yapılan ödeme ile davacının tüm zararının karşılandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan ilk yargılama neticesi, davanın kabulüne, davacı yönünden, 4.144,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 165.896,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.858,33 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 172.899,36 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesi 2022/1084 E.- 2023/875 K. nolu ilam ile kararın ‘mahkemece dosyanın önceki raporu tanzim eden aktüer bilirkişiye tevdii suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan sigorta genel şartları uyarınca davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen poliçe limitinin sakatlık tazminatına ilişkin 225.000,00 TL olduğunun değerlendirilmesi, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin tedavi gideri teminatından karşılanması gerektiği, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ise, davalı şirketin dava öncesi ödeme sonrasında bakiye poliçe limiti belirlenerek davacının talep edebileceği bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı miktarının belirlenmesi hususunda ek rapor tanziminin sağlanması, davaya konu trafik kazasının 29.10.2012 tarihinde gerçekleşmesi ve kaza tarihinden 01.06.2021 ıslah tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olması nazara alınarak davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin süresinde ileri sürdüğü ıslaha ilişkin zamanaşımı definin mahkemece değerlendirilmesi ve bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmesi, neticeten tüm delillerin değerlendirilmesiyle ve istinaf eden taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakların da korunmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği’ gerekçesiyle kaldırılmasına 07/06/2023 tarihinde karar verildiği, mahkemece kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama sonucu davacının davasının dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında kısmen kabulü ile, davacı ...'ın uğradığı geçici iş göremezlik zararı karşılığı 4.144,16 TL, sürekli iş göremezlik zararı karşılığı 140.896,87 TL ile bakıcı gideri zararı karşılığı 2.858,33 TL olmak üzere toplam 147.899,36 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 13.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, karşı yan lehine usuli kazanılmış hak oluşmaması açısından kararı istinaf ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın kısmi dava olarak açılması nedeniyle ıslaha konu edilen taleplerin zamanaşımına uğradığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının teminat kapsamında olmadığını, davalı şirketin tüm zarar kalemleri için bakiye limitinin toplam 140.896,87-TL olması karşısında ıslah dilekçesinde sadece sürekli iş göremezlik yönünden artırılan tutarın 165.896,87-TL olduğu gözetildiğinde lehlerine ret vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacının asgari ücretin üzerinde gelir ettiği belirtilerek hesaplama yapılmasını ve hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, mahkeme aksi kanaatte ise, davacı yanın kaza tarihinden bugüne kadar ayları kapsayan SGK hizmet dökümünün dosyaya kazandırılarak her yılın gelir ortalamasının o yılın asgari ücrete oranı tespit edilerek yıl yıl ayrı hesaplama yapılması ve işleyecek dönem yönünden de 2021 yılının maaş ortalamasının alınarak bu tutar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hesap raporunda PMF tablosu kullanılması gerektiğini, hesap raporunda tespit edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, ıslah dilekçesinde talep edilen tutarlara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, davacının kaza esnasında emniyet kemeri takılı olmadığından tazminattan müterafik kusur indirimi de yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>1-Davacı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğunun anlaşılması karşısında davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>2-Davalı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde, dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece, Dairemizin kaldırma kararından sonra kaldırma kararı içeriği doğrultusunda aktüer bilirkişiden alınan 27.06.2024  tarihli ek rapor uyarınca, meydana gelen kaza nedeniyle yaralanan davacının Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 15.02.2021 tarihli Raporda; 19.08.1991 doğumlu ...'ın 29.10.2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle yaralanması neticesinde tüm vücutta Çalışma ve Meslek Kazanma Gücü Kaybı (sürekli işgöremezlik) oranının %9 olduğu ve geçirmiş olduğu trafik kazası ile nedensellik ilişkisi bulunduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirileceği, kaza tarihini takip eden ilk 3 ay başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda sayılacağı hususlarının belirlenmiş olduğu, belirlenen bu süre ve esaslar göz önüne alınarak hesap bilirkişisi tarafından gerekli hesaplamaların yapıldığı, buna göre davacının 27.08.2018 tarihinde öğretmen olarak memuriyete başladığı, geçici iş gücü kaybına uğradığı 6 aylık dönem olan 29.10.2012-29.04.2013 tarihleri arasında fiili aktif olarak çalışmadığı, bu nedenle geçici iş gücü kaybı süresince gelirinin asgari net ücret olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu davacının bu döneme ilişkin olarak uğradığı zararın net asgari ücretlerin toplamı olan 4.144,16 TL tutarında bulunduğu, davacının uğradığı bakıcı gideri zararına ilişkin olarak yapılan hesaplamanın ise Yargıtay Kararları uyarınca brüt asgari ücret üzerinden yapılarak, davacının 29.10.2012-29.01.2013 tarihlerine isabet eden 3 aylık bakıcı ihtiyaç süresi nedeniyle uğradığı zararın anılan tarihlerdeki brüt asgari ücret toplamı olan 2.858,33 TL olarak hesaplandığı, davacının yaralanması nedeniyle uğradığı geçici bakıcı gideri ve geçici iş gücü kaybı tazminatı toplamı olan 7.002,49 TL'nin “tedavi gideri” teminatı kapsamında bulunduğu, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma ve meslekte iş gücü kaybı oranının ise %9 olarak tespit edildiği, bu orana göre uğradığı sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı, yapılan hesaplamalar sonucu 20.08.2020 tarihinde ödenmiş olan 84.103,13 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının yasal faiz oranına göre 1231 gün için işlemiş 25.528,18 TL yasal faizle güncellenmiş değeri olan 109.631,31 TL tenzil edildiğinde, davacının bakiye sürekli iş gücü kaybı tazminatının 1.652.670,08 TL olduğunun belirlendiği, ancak davalı sigorta şirketinin \"sakatlanma ve ölüm teminatı\" limitinin 225.000,00 TL olup, yapılan 84.103,13 TL ödeme indirildiğinde (225.000,00 TL - 84.103,13 TL) kalan poliçe limiti tutarının 140.896,87 TL olup, buna göre davacı ...’ın yaralanması nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumlu olabileceği sürekli iş gücü kaybı tazminatının poliçe limitinden kalan tutar olan 140.896,87 TL ile sınırlı bulunduğunun belirlendiği, mahkemece anılan raporun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verildiği, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, raporda yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamında davacının araçta emniyet kemeri takmadan seyahat etmekte olduğu yönünde bir belirleme olmaması ve davacının yaralanmasının mahiyeti nazara alındığında zararın meydana gelmesinde/artmasında davacıya atfedilebilecek müterafık kusur bulunmadığı, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının teminat kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Bununla birlikte, kısmi dava olarak açılan davada, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, 26.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin 165.896,87 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin 4.144,16 TL, bakıcı gideri tazminatı talebinin 2.858,33 TL  olmak üzere toplam dava değerinin 172.899,36 TL olarak artırıldığı anlaşılmaktadır. Islah edilen kısım yönünden davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde(15.06.2021 tarihinde) zamanaşımı def'inde bulunulduğu, yaralanmalı trafik kazasına ilişkin eldeki davada kaza tarihinin 29.10.2012 olduğu gözetildiğinde, ıslah tarihi itibarıyla KTK'da düzenlenen 2 yıllık ve ceza kanununda düzenlenen 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, bu kapsamda Dairemizin kaldırma kararında da belirtildiği üzere mahkemece ıslah ile artırılan kısım yönünden talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf konusu yapılmayan kısımlar baki kalmak üzere yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, ıslaha konu edilen alacak kesimine ilişkin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi suretiyle hükmün düzeltilmesiyle, HMK.nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>I-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>II-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 24/09/2024 tarihli, 2023/523 Esas- 2024/585 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-Davanın kısmen kabulüne, 800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 13.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>2-Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin zamanaşımı nedeniyle reddine, <br>3-Hüküm altına alınan 1.000,00‬-TL üzerinden hesaplanan 615,40 TL maktu harcın, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 54,40-TL harç ile yapılan talep artırımı nedeniyle yatırılan 590,00-TL harç olmak üzere  toplam 644,40 TL'den mahsubu ile fazla yatan 29,00 TL harcın davacıya iadesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 54,40-TL peşin harç, 7,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 116,60-TL‬ harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 413,25-TL posta ve tebligat gideri, 2.200,00-TL bilirkişi ücreti ve 723,00-TL Adli Tıp Kurumunca düzenlenen fatura bedeli olmak üzere toplam 3.336,25‬-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre 38,79-TL’nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı tarafın ilk istinaf aşamasında yapmış olduğu harca ilişkin giderlerin Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararında istek halinde harcı yatıran tarafa iadesine denilmiş olduğundan ve davalı tarafça harç giderleri dışında başkaca yapılan bir gider bulunmadığından, davalı tarafın yaptığı yargılama giderleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına, <br>7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 1.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>8-Davalı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen (ve fakat AAÜT uyarınca davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemeyecek şekilde)1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,<br>9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin 15,34-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 1.304,66-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; <br>1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 370,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>3-Davacıdan 615,40 TL istinaf karar harcı alınması gerektiğinden alınan 427,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ie kalan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı tarafından 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı peşin yatırıldığından bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>6-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise  HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>7-Kararın taraflara HMK'nın 359/4. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc44768273f59495","SID":"91f004deac6c7d8f"}}